Senaryolar

Vizyon Okuma
Okunma: 212
Hep de Böy - Mesaj Gönder


SEN HALA OKUMADINMI: DOSYASI. Neyse... Allah'tan ''öyle biri' olmadım, diyebildim. Bu dosya da hiçbir şeyse, ben de zaten ölmeyi bilmiyordum! İnsan sadece gerçek ilahi ilim ile uğraşarak yarınlarını planlarken gerçekten insan gibi ölebilir. Demek ki, insan gibi ölmek için insan yerine konmak gerekiyor ve bunu da Allah en layığıyla yapıyor çok şükür. Yine de açtıkları çirkin tartışmalar: insan yerine koymadıkları birisinin nasıl insan gibi ölemediğiyken bu bir film olacak değil! Çünkü Sheakspeare'in de dediği gibi: to or not to be, yeterince anımsatıyor. Ama beni ne o, ne de bu hale getiriyor! Olmadığım bir sessizlik var... Allah, ölümden sonraki konu. Gel de aklını verme! Çok sıkıldım. Neyime yetmemişti okuduğum 'bela'? Haaa... ben okudum diye. İnsan böyle ne planlayabilir ki ya? Sonra epeyce göbek attılar: evlenmedim hala diye. Yine de bencil olmayın! Belki bazı insanlar ses tekrarlarının tekliflerinin kitaptan daha değerli olduğu bir cehenneme inanıyor! Kimse kimseyi okumaya zorlamasın. Ayrıca Allah onları öyle affettiyse, öyle de kavuşsunlar: elbette cehennemde bir gardiyan olabilir! Zavallı gardiyanlar şimdi işsiz mi kaldı? Gelecek yaşamımda komaya girersem bu sorunun: paraya nası çevirecen kitabı bölümünü şimdiden yanıtlamalıymışım sanki. Böylece ne verirsen onu beklersin. Hiç ya! N'olsun? Normal yani... bizim gene bir kitap ve iyi bir sessizlik. İnşallah şimdi bitmiştir. Hayır, şimdi niye bitmedi biliyor musun? Niye alkışlar eşliğinde geri geldi! Estağfurullah'ın halk arasındaki: yok artık, daha neler... anlamından gerçek anlamına yani mağrifet dilemeye çoktan varmış olsak da, bu İngilizce nasıl denir? Kafanızdaki bekçinin hiç işi yok! Yani sağlık fışkırdığı yerden sorulurken, beş on yıl sadece 'cennet' diyebilmişken, bir daha bana 'şu taş da sağlık kadar sağlık mıdır' diye sormayınız. Allah'a bu dünyadaki hiçbir şeyi sormadım, adını anarken... Sevgilerimle. Bu arada kimsenin haberdar olmadığı şu eğitim sistemine gelince, her ne olursa olsun , ben bu dünya için Allah demedim. E peki her nefesimde ne dedim* Bilmiyorum... sonra çok seveceğim bir şey dedim ama şimdilik sadece bir nefes! Ya da uçmayı öğrensen de bir şarkıda, bir duvar yüzünden hiçbir şey olmuyor. Sessizlik artı yarın düşüncelerim oldukça bereketli ama nedenini anlayamıyorum. Gökyüzüne şükürler olsun ki bu dünya hiçbirşey: bir şemsiye resmi! Sadece bu dosya yeterince 'cool'. Harika bir yeşil Pazar günü de sıradan bir 'hiçbir şey'. Bu arada... komşular mı? Bir matkap sesinin içine gizlensinler diye kaydettim. Ne İyiyim! Bizde bir şey var mı? Yok... ucuz atlattık! Yani şimdi ben kendim dururken, oturmuş harf mi arıyorum? Kitap da ne! Birinin yap dediğine, diğeri yapma diyor. Okumak iyi bir yol dünyada evinden öte hayattaki cenneti dilerken inanmak için. Boşver! Gerisini onlar yapsın. Şarkının sözlerini: itirafın, yaratıcılığın, saklanan kuytudan kurtaranın, o ateş ki söz etmişti, herkesi o affetmişti... Yani alakası yok: şarkıyla! Neymiş KANEPE TV? HİÇ. UZAYDAKİ ÖLÜ UYDU. Ya internet? Küçük bir irade adına umut. Ya eski dostların ama eski arkadaşların? bu hiç de komik değil... Nasıl nefret etmekse kendileri KENDİSİNDEN: olan bana olmuş! Madem ben yani hadi ben hiçbir şeyim... bu durumda 'onlar' var olmasa bile... O yapacağını yapıyor' nedir? Türkiye 'hiçbir şey' değildir. Vardır. Madem gözü göz, dili dil, dişi diş... okursun ya! Yok efendim ben onu da bilmiyorum! Nasıl vaz geçeceğini bilmiyorsan, nasıl bileceğini öğren. Bunun bir kitap olmadığı yalan değil. Herhangi bir ilişki yada iletişim söz konusu olduğunda yani sosyalleşme anlarında insan 'bir bildiğini' saygı ile biliyor... hepsi bu. Yalnızken de evden başını alıp gitmen gerekmiyor normalde, yüzünü bir bildiğine dönmüşken arkandan birilerinin sesleri gibisinden bir oyun monte edilmişse de kafana... gerekmiyor. Dönersin sırtını, öğrenirsin kendin! Tam o aralarda da ne öğreneceğine hazırlıklı olmanın büyük faydası olduğuna inanıyorum. Artık: yok saymayı öğrenir haldeyim! Gene de nerede bu cehalet? Yok işte yok! Yani bu cahillik insanların en önemlilik konusundaki cahilliği. Yani her ne öğrenirsek öğrenelim, sonumuz belli mi yada belirsiz mi? Benim başka derdim var mı! Bu kitapta 'cehalet' kelimesini bile aramazdım. Sanki sonumuz belli mi? Kainatın en önemli kişisi önemlilik nedir biliyor. Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp denilen noktada ben de okumanın önemini vurgulamak istiyorum... Her gece oturup cenneti düşünmek istiyorum ve 'peki ya gecenin körüne kadar süren işlerin, okumadığın romanlar' gibi bahaneler işitmek istemiyorum. Ne kadar önemli, değil mi, aile olmak? Önemlilik en önemli kişinin farkında mı? Evet. Evet. Bizimkine önemlilik sahip ki en önemli kişinin farkında. Şimdi hala yok saymayı öğreniyorum adeta. Ama nerede bu cehalet? Yok işte yok. Öyle ki cahillik insanların en önemli kişiye yönelik cahilliği... o kadar bilememek çok normal. Demek istiyorum ki öğrenmek için ne öğrenebilirim, sonuç tanımlasam da tanımlamasam da net mi? Bu kitapta 'cahillik' kelimesini çağırmazdım bile! Biz şimdi sonuncularız diye mi düşünüyorsun? Kainatın en önemli kişisi yine önemlilik nedir biliyor. Ben utandırılmadan, utanmak bilmeyen bir noktadan okumanın önemini vurgulamak istiyorum. Her gece oturup cenneti düşünmek istemiyorum ve 'alaycı yada geceye kalmış işler, okumadığın roman' kelimelerini duymak da... Aile olmak ne kadar önemli? En önemli kişi önemliliğin farkında mı? Evet. Evet. Sen kime aptal dediğini sanıyorsun?



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:964 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com