Senaryolar

Vizyon Geç Kalmak
Okunma: 279
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Yani ben hiç Afterlife Jubelee şarkısı söylemesem bile: bir teli tutmuş! Tam o anda O Konu herkesle bir olmuş! Şimdi ne olmuş? Bilmiyorum ama bu bir benim olmuş! Sonra işte gene bir teli tutmuş! Bu durumda benim bilmediğim ne varmış? Bu noktada şarkının tam kalbinde oturan bir sessizlik bile beni hoş görürken... hoş görü nerede kalmış? Şu şarkıyı da düze çıkaramazsam, göbek atma seansları saat kaça alınmış? Düze çıksam bile şarkıyla bana mı kalmış? Oysaki sadece BİR TELİ TUTMUŞ! O AYNI SESSZİZLİK BANA NASIL KALMAZMIŞ! Nasıl bir telse aklıma bile gelmediği anda aklıma gelmezken ne haberler getirmiş? Bu kadar haberin arasında sorulması en münasebetsiz olan konular nasıl sorulur hale gelmiş? Artık yani o aynı tel lambanın patladığına işaret eden kopukluksa bunu hangi diğer lamba yapamazmış ki? SADECE BİR TELİ TUTMUŞ bu daha. O konu artık ne olmuş: hiç değilse bir teli tutmuş. ŞİMDİ BU NEYİ KAPLAMIYOR... ÖRTMÜYOR: bu konuda aşırı hayal kırıklığına uğradım: bu üzgün olmuş olmalıydı. Ötme bülbül ötme! Bir teli tutuyor o da bu mu? Şarkılar sonsuz da ben sınırlı mı, mahkum mu? Ben her konuşmama 'sen beni de tam anlamazsın ama' diye başlayabilirim... tuhaf bir kapasitem var diyelim. Ne önemi var? Bir anda şarkının ilk yaratıldığı andaki çaresizliğin ortasında aynı dala tutunmadıysam ne önemi var. Biliyor musun, yok! Bilmiyorsun ama uzunca bir şarkının hiçbir dil ile ilgisi olmadığı bir anda bana bugün ne yediğimizi bile anlatışını! Buralarda çözüm değil, küçücük bir anlayış ve hissiyat arayışımı! Kendime döndüğüm bir anda beni başka hiçbir türlü kendime getiremeyeceğini. Şimdi şarkıcıların yüzde elli biri ölü taklidi yapıyorsa... beni bu denizin içine bir daha mı batırmalı!??? Ben istemiyorum şahsen demeyi öğrendiysem de, bir umudu mu geride bırakmalı? Neden bunlar anlatılmıyor? Çünkü bu en önemli konunun üstüne basan cümleydi! Yani ne? Bir teli tutanın bir notası mı tutmuyor yoksa bir nota nedir ki sonsuz olmazken sonsuza taşıyamıyor. Tek kelime konuşmayalım. O zaten: KONUŞMAZ. ANLATIR. Ekmek yesem mi? Ama şimdi reçel almak için artı taa nereye gideceksin, öyle bir durumda kaybolursun da... Ya evde reçel var! Olur mu ama reçel konusu bu şimdi! İşte bu konuyu çözecekler birazdan, uzaylılar ve melekler programında... anneannemin arkadaşının bir arkadaşının mı ne bir duası varmış ama bize hiç ulaşmadı... yani ben aradım evi yok öyle bir şey! Sayın yazarlar, demek ki birbirini ne kadar andırsa da iki şarkıyı sadece birbirleri ile olan iletişimleri nedeniyle saptayamayız ve çoktan kapanmış bir uzay gözlemevi ile anneannemin arkadaşının arkadaşı mı nedir kayıp bir liste ki uzayda melekler ve yabancılar programına giden yolun hemen üstündeki içten dua derken ve bu evde değil demek, hiçbir ilişki kuramayız. Görüyor musunuz? Hayır. Bunu izleyemezsiniz. Biz de peynir ve gösteri dedik mi? Hayır. Yani dünyanın ses dalgaları boyunca bir şey yapmakta olamayız. Zihnimde yer işgal etme konusuna gelince ki iki ilgisiz şarkı gibi fakat sadece evrendeki en aptalca şey değil ve hala açıklamaya çalışıyorsunuz yani bu bir kuruş bile etmeyen gerçekliğin bir dilim ekmeğini bile sofraya koyamıyorken nedir ki uzayda kayıplık hali gösterisi bizce kazayla görmüş olabileceğimiz her şeye yönelik bir alanda sadece bir şarkıdan az uzağa kitlenmiş olma durumunun her bir şarkı ile ilişkisinden çok önce ortaya çıkmış bir diğer TV show'u... daha ben fark edemeden ne olduğunu? ha ağaç görmüşüm ha insan demedik demek yaratılış gereği bir nedenle ailevi iletişimimizi koruma halindeyken tek yapabildiğimiz bu dünyada olmamak olsa bile! Öyle değil mi? Sınırlı bir ses kapasitesizliği bünyesinde, bu konu şarkılar kadar bir özgürlüğe rağmen oluşabiliyorken... bir projenin adeta asırlardır bana anlatıldığını idrak ettim. Birisi bana bunu projelendirip bütün ülkeye açıklayacak ve herkese açıklamadan da bana da anlatmayabilecekti artık. Bu nedenle sanat gibi engin bir kapı duvar olsa bile benim bünyemde test edilmekte olmuş olan sınırlılık ile sınırlı bir 'başına gelmeden belanı bulamazsın' önyargı cümlesi ile nasıl olup da insan yerine konulup daha sonraya bu cümleyi itebilen bir diğer insanla aynı anda bir bela olmaksızın olabilecektim? Bir sinerji bozukluğunu az daha ciddiye alırsam artık kusup hasta olacak gibiydim. hafife aldığımda ise adını auramdan yer uman sinerji bozukluğu falan koymam gerekecekti tekrardan. Birazda bu nedenle bu korkunç rahatsızlıktan sıyrılıp sıyrılıp tekrar umursamayabildiğim bir büyük umarsızlık gelip çatmadan hemen evvel hiç kimsenin beni suçlayamayacağı bir denklemde aslında elimin tersinin hiç bilmediğim bir gelecek potansiyeli ile bu dünyanın olduğunu, kendimin ise bu en kötü ihtimalle herkesle birlikte bağırabilen bir 'elinin körü' boş ancak hoş bir gerçekçiliğe yakınlaşmaya çekindiğini çok algıladım. Artık paparazzilerin önden yürüdüğü bir girdapta zaten yazar olamam: OH BE!



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:950 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com