Senaryolar

Vizyon Dedikodu
Okunma: 243
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Üstelik de çocuklar annelerine cennete gidecek olan ta kendisi diyebilir haldeyse, ben de yarın ölecek gibi yalvarabilecektim. BANA ÇALIŞACAK BİR İŞ LAZIMDI. BELKİ ONLAR DA SUSARDI. Böyle zannetsem bile çoktan konu kapanmış olurdu. Sevmem dedikodu... O dedikodu yaptım sanılan hakaret işittiğim bölüme gelince, internetti ya da değil... kediye rıfkı adını verene kadar hakkı diyenin arkadaşı sanılıp da bu bi tarafımız örttü sanmak da vardı. Evde çivi var mı, tam o anda anmak da vardı. Kendi ettiği her lafı unutanı kibirsiz diye adlandırabileceksek... unutmak da vardı. Big bang yasa olabilseydi oracıkta doğmadığını anlamak için karadelikten geçememek bile vardı. Güya... bitmezdi dertleri, bitmez. Oysa bir nedenle benim için basitti. Madem süreyi buralara yönlendirmiyorduk, konuyu hiç açmamak da vardı. Artık konular ilgili ama alakasızdı. Sürekli bir kurtuluş sevdası yaşıyordum yalnız kaldığım anlarda. En kötü ihtimalle bile benim sınırlarım vardı. Nasıl peki herkesi adam edememek vardı? Bu kadar da anlamsız değilmiş, di mi? Demek ki Hakkı vardı. Tam o anda babanın üvey olduğunu falan bilemesen de, sınırlarım diye bağırmadı mı? Anlamadım ama hissetmek de vardı. İşte o hayatta... Göklerden işittiğim hakaret hakaretten sayılmasa da, çiçek diye yerin dibine batırıvermek bile yoktu. Olur mu ama vardı. Co buraya bir virgül koymak için virajı aldı. Bana 'züppe' diye anlatılmasında sakınca olmayan filmin gerçeklerde payı vardı. Öyle kardeş denir mi? Birine göre iyi huylu olmayan kendi karakteri tüm yurttan sorulabilir olmasa bile... baklava yenir mi? Yenik düşmediğim anlarda gerçekten de küsüp giden bir GURURUM vardı. Asla dönüp bakmadıysam, kitap da belki kitaptır. Şimdi yani kadın haklarını değil, kendi en kısa zamandan da kısa inanç zamanı hakkımı istiyorum ve bu böyle istemekle olacak gibi değil. Hem gerçekten bir şarkı çalması lazım. Hem de her zaman dinlediğim gibi aynı düşünceyle şarkıyı dinlemem lazım. Yoksa yani... şarkı da umurumda değil. Yok o dönemde şarkı varmış. Yok ona kısacık an denir miymiş? Yok şarkıdan şarkı çıkar mı fıkrası! Konu öyle olsa da bu kitaba gerçekten de gerek yok mu? Yok. Bir kitap daha diyenler korosu! Aslında şarkı var ya, bana göre: ta kendisi! Artık anlamadığım ne varsa anlamak bile beni deli etmiyor ya... bende bulamadıkları bölüme yazılmış olanlar. Onların soruya dönüşmüş hali. Onların bendeki yanıttan çalmış hali. Hepsinden davacıyım. ve dava böyle açılmıyor... bence suça dönüşmesi için insana dönüşmesi gerekmiyor, konu ses de olsa ben de olsam! Yok o hayvanı susturacak olanlar. Yok önce 'sessizlik' diyen kitabı bul. Kitap da öyle!!! Yani buna da inanamazken fakat gerçekten bazı iğrenç konuşmaları da zamandan kaybettiriyoruz bu durumda ve buna tav olduk sanıldığında biri: avcı diye bağırıyor. Avcının uslanmış hali. Avcıyı uslandıramayanın tüfeğinin çiçeği. Bunlar zaten komik değildi. Bu durumda kitap madem çalmıyor hayatlarından... ki zaten insan değil, hadi bakalım! Diyelim ki o bölümü aklım almıyor! Bu kitaba kendi vermiş olanın yalana dönüşüşünden korkanların sonraki yorumlanışı. Ve de yaratılışıma uygun diye: bir tek son cümleyi demiş olan. Yoksa yani sokağa da çıksan: bir gölge ah bir gölge... Ülkemizde böyle sorun istemiyorum. Ve de nedir alt tarafı bir ben olmuyorum. Bıktım belalarının öbür yüzünün cezaya dönüşme anlarından bile ortaya çıkamayan bir adamdan. Lanet olsun muhabbetinize. Tek olamadığım Allah bilirken, dileğim de olmuyor ama bela da gene belaymış! Bu bölüme çok bozuldum. İyi niyetli olmak ya da olmamak imkansızdı ama yine de... Demek benden bela bile olmuyor öyle mi? Bu durumda bile aslında sadece NE olmuyorum? İnanmasanız da, şarkıları suratıma fırlatsanız da: BEN OLMASAM BİLE NE OLABİLİR? Bela okusam bile tam olarak nasıl okumuşum da geriye bir bela kelimesi ya kalmış ya da kalmamış? Neyse ki bela okunurmuş. Bu kedi geçerken saçını sekme ile aynı kategoride, diye. Ama ne yazık ki belaları batsın sanırım çünkü konu ben olmasaydım geriye bir bela yine kalırdı. Koca şarkı torbaya girer de benden kaçar geriye bir O kalır ve baktığın yerde toprak bile olmazdı. Ne diyememiş olabilirim ona? Aynı belayı bize okuma lütfen... ne de olsa elimizde binlerce iyi hoş ve güzel mevzu da var. ARTIK YALNIZSIN -YOK ÇÜNKÜ ONLAR İNSANCIKLARI HİSSEDİYORKEN BURADA BATAN BİR GÜNEŞ. En az on psikoloğa söyledim, insanlar bir şey anlıyor mu? Ben anlamıyorum... Bu durumda mesleğim ne! Ondan bahsetmiyorum! Yarın elimizde olmayacak bir kitap değil, ellerim olmayacak. Lagaluga kaç anlamlı!



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:919 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com