Hikayeler

Sıdıka ve Turgut- 4! Yeni Bir İş
Okunma: 50
Yasin Numan Yılmaz - Mesaj Gönder



 ‘Sığıntı!’

      Sıdıka evliliğinin ilk yılını doldurmadan hamile olduğunu öğrendi.
      Turgut, sevincinden mahalleyi birbirine kattı. Komşular ‘hâyırlı olsun’ a gelmeye başladı. Dokuz ayın sonunda İsmail’ i kucaklarına aldılar. Annesi, babası ve Nazire de Sıdıka’ nın sevincine ortak oldu.
 
      Cahit’ in düğün tarihi kararlaştırıldı. Kız tarafının evine, Mersin’ e gidilecekti. Sıdıka, Turgut ve Nazire Aydın’ dan yola çıktılar.
      Mersin Otogarı’ nda Rüştü ve ailesi dünürlerini karşıladı. Öpüşüp, koklaştıktan sonra iki arabaya doluşup eve doğru yol aldılar.
      Rüştü Mersin’ de müteahhitlik yapıyordu. Hac vazifesini yerine getirdiği için ‘Hacı Rüştü’ olarak tanınırdı. Turgut’ un marangoz olduğunu öğrendi. Ev oturmasında yakından tanıma fırsatı buldu. İşinin ehli biri olduğunu öğrenince iş teklifinde bulundu. Yeni yapacağı sitede kapı, pencere ve dolap işlerinin olduğunu söyledi.
      Turgut, büyük bir iş olduğunu görerek teklifi kabul etti.
      Yalnız, Didim’ deki evi Mersin’ e taşımak gerekiyordu. Sıdıka ile konuştu. O da, Cahit ile aynı şehirde olacağı için sevinmişti. Turgut’ un kararına itiraz etmedi. 
      Düğünden sonra Turgut Aydın’ a döndü. Eşyaları yükleyip evi kapattı. Kamyon Mersin’ e doğru yola çıktı.
   
      Rüştü’ nün yaptırdığı sitede marangoz atölyesi vardı. Üstündeki daireyi Turgut ve ailesine tahsis etti. Boyasını, badanasını yaptırıp pencerelerini taktırdı. Elektrik ve su tesisatını bağlattı. Odalara da ufak tefek eşyalar koydurdu.
 
      İsmail beş yaşına gelmişti. Atölye ve boş inşaat oyun alanı olmuştu. İnşaatın arkası ıspanak tarlasıydı. Kadınlar, ıspanak toplamaya geldiğinde Sıdıka’ yı da görüyordu. Zaman geçtikçe arkadaş olmuşlardı. Sıdıka, İsmail’ i de alıp tarlaya gidiyor; iş bitene kadar birbirlerine yarenlik ediyorlardı.
 
      İnşaatın kaba işleri bitmişti.
      Rüştü ve karısı, tamamlanan yerleri görmeye geldi. Turgut, misafirlerini karşılayıp evine davet etti. Sıdıka, çay demleyip yanına da yiyecek bir şeyler ikram etmişti. İki erkek işlerden konu açınca kadınlar mutfağa geçti.
      Beyhan, evi dolaşmaya başladı.
      “Çok güzel olmuş!” Sıdıka, yıkadığı bardakları diziyordu.
      “Sağ ol abla!”
      “Valla hazır eve konmuşsunuz!” Sıdıka anlamamazlıktan geldi.
      “Efendim?”
Beyhan:
      “Kira vermeden oturun bakalım.”
      Beyhan’ ın iğneleyici laflarına şaşırmıştı. Hem kardeşinin kayınvalidesi, hem de annesinin akrabası olduğu için gülümsemekle yetindi. Fakat Turgut, boş bardakları mutfağa getirdiği sırada konuşulanları duymuştu. Karısının içerlediğini, Beyhan’ ın karşısında ezildiğini hissetmişti.
      Rüştü, Turgut’ u da alıp inşaatı gezmeye başladı.
      Turgut’ un yaptığı işten memnun olduğunu anlatsa da onun aklı halâ Sıdıka’ daydı. Beyhan’ nın sarf ettiği sözler Turgut’ u bıçak gibi kesmişti. Sığıntı olmayı, Sıdıka’ nın bu lafları işitmesini kendine yediremedi.
 
      Hafta sonuydu!
      
      Turgut, kahvaltı etmeden evden çıktı. Adımları hızlı ve sertti.
      Bastığı yerleri ezer gibiydi. Bir an önce oturdukları yerden taşınmalıydılar. Karısını sığın olmaktan kurtarmalıydı.
      Evi sıfırdan yapıp içine girmeyi zaman kaybı olarak düşündü. Bahçe içinde güzel bir yer bulursa parasına bile bakmazdı. Gerekirse iki iş yapar yine de ailesini rahat ettirirdi.
      Sanki duaları kabul olmuştu!
      Bahçe içinde, terk edilmiş, tek katlı bir evin önünde durdu. Yıkık dökük diye düşünmedi. İnşaat işlerinden anlayan arkadaşları vardı nasıl olsa!
      Yıkılmış duvardan atladı.
      Bahçesi, otları ve çöpleri saymazsak kullanışlı sayılabilirdi. Evin duvarlarına bir boya badana... Pencereleri de yeniledik mi, tamam!
      Demir kapısını araladı.
      Basamakları çıkıp içeri girdi. İki oda, bir salon! Ampuller alınmış, camlar kırık! Buralara da boya, badana... Kapılar kırılmış, sıvalar dökülmüş, lavabolar desen... Yere parke, kartonpi-yerleri yenileriz...
      Banyo ve tuvaleti sökmüşler. Yenisini koymak lâzım! Musluklar desen zaten yok... Elektrik ve su tesisatına da bakım yaptık mı, al sana sıcak bir yuva!
      "Bir hafta da adam ederim!"
      Bahçeye çıktı. 'Satılık' ilanındaki numarayı çevirdi. Ev sahibinin söylediği saatte buluştular.
      Ev sahibi; evin bulunduğu yerden, binanın işlevsizliğinden dert yandı. Paraya ihtiyacı olduğunu, fiyatta uygun bir şeyler yapacağını söyledi. Bir, iki rakamdan sonra parada anlaştılar.

-SON-
 
 



Yasin Numan Yılmaz



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6464
2 Firari Fırtına 4507
3 Mustafa Ermişcan 3976
4 Hasan Tabak 3634
5 Nermin Gömleksizoğlu 3262
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3133
7 Uğur Kesim 3106
8 Sibel Kaya 2973
9 Enes Evci 2673
10 Turgut Çakır 2347

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1302 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com