Hikayeler

Polis -makale
Okunma: 49
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Polisin elleri kan içindeydi. Polis, çocukların ilk kez gördüğü bir şeydi. Daha önce hiç üniformalı bir adam görmedikleri için heyecanlandılar. Polisin en sevdiği konu 'cümle' kurmaktı. Ne kadar çok içinde polis geçen cümle kursa, o kadar iyi olurdu. Her filmde geçerdi polis ama biri 'polis' dediğinde herkes dönüp dünyaya bakardı, filme değil. Polis içki kontrolünü bahane etti. Polis bayanı hastaneye kadar bırakacaktı ama işi vardı. Polis o kadar mutluydu ki bir daha asla sigara içmemeye karar verdiğinde kurduğu en uzun cümlenin bu olduğundan emin değildi. Polis her şarkıda var mıydı, merak edildi çünkü şarkılara göre filmler yazılıyordu. Polis kapıyı çaldı ve davetiye sattı. Tamam ondan dediler ve davayı çaktı. Polis tam o anda oraya geldiğini anlayamadı çünkü uzun zamandır hayattaydı. İletişim kuran üç beş kişinin arasında polisler de vardı. Hepimiz tek bir polisi duyduğumuzu sanıp, arabalarımızın anahtarlarını cebimize sakladık. Polis bu kadar gülünecek ne olduğunu gene anlamadı. Polis hiçbir davaya bakmadığı bir yerdeydi. Konu birini kurtarmak bile değildi. Konu o kadar basitti ki o kadar çok polis dediğimize inanamadı. Biz de arkadaşlarla aramızda o kadar çok polis dememeye karar vermiştik. Polisin elleri ise kanlıydı. O an birden kendimize geldik! Polisin en sevdiği konuların arasında olmak için ne yapabilirdik bilemiyorduk, demek ki işini seviyordu. Polis bunların olmayacağına inanamayacağı bir durumdaydı. Olacağına inanmamak için tek şansı bizleri düşlemekti. Acaba bizi üniforma satan dükkanın önünden geçerken falan mı görmüştü. Polis bu kadar zeki olmaya değecek bir şey bulamadı. Polis gerçekten de iyi bir polisti çünkü iyi bir eğitim almıştı. Polisin bir silahı olduğunu hiç bilmiyordum. Gazeteye çıktığında bile kendimizi üzülürken bulamadığımız belki de yegane oyuncuydu polis. Polis arabaları mesela sanki araba değil de polisti. Polis yüksek bir espri anlayışıyla bizi dinlemeye karar verip hafifçe gülümsedi, hepsi bu. Polisin belgesel izlediğine inanan bir hoca vardı. Polis olarak bazı anılarını anlatması istense, mesela internette günlüğü olsa olur muydu? Olmazdı ve de belki de o da polis olmazdı. Yani polis muhteşem bir öğrenilmesi gereken kelime değildi belki de ama istek şarkı gibi algılandığında ben elimdeki tek dosyadan faydalanmaya çalıştığımı fark ettiğimde artık bana ya da dosyalarıma ihtiyacı kalmamıştı demekti. Şimdi bir şeye durup dururken 'dur' deseydi polis, bu benim tek başıma biraz zor anlayacağım bir şey olurdu. O yüzden de polis 'bana yakalanma da ne yaparsan yap' falan bile demiş olabilirdi. Acaba neden 6 yaşımdayken annemin polis olduğunu söylemiştim kendime, bu yalandı ve bunu kendi kendime uydurmuştum. Bu polis yalanını gene de kendime saklayabilirdim. Polisin silahı kadar yadırgamayacağım bir şey neden kelepçe olsundu ki? Babamı bilmiyorum ama polis beni yakalasa o kadar sinirlenmezdi. Polis için sorun olmayan bir şey varsa o da sahici arkadaşlıklardı ama yandaşlıktan hoşlanmayacağı belki de tüm polisler için geçerliydi. Polis kaderine boyun eğmezdi, eğer yola çıktıysa mutlaka büyük bir plan için önemli başka bir işi vardı. Polisin planlarından biri bile gerçekten de dünyada dünyalı olarak dünya kadar insanla dünya yüzünden bile yaşasa biri, aklı dünyada olduğu için olamazdı. Eğer polisin aklı dünyada olarak benim inandığım her şeye inansaydı, tek bir kelimesini bile uygulayamazdı. Okurdu ederdi. Konuşmazdı. Yaşamazdı aynı düşüncelerle bile. Polis evinin bahçesinde otururken bile kendisini polis gibi hissetmezdi. Polisin elinde iyi bir neden olmasa da polis olarak hayatını sürdürdüğünü unutmazdı. Polis şimdi bu kadar çağırıldığı bir yerde nasıl kimseyi tutuklamayabilirdi ki? Yani şimdi polise ne diyecektim ki, konu dünyalı olmak olmasındı? İnsan kendisini hiç düşünmeden de polisleri düşünebilir miydi ki? Beğenilmeyen her film karesi sanki polise adanmış gibi başka bir boyutta anlam kazanabilirdi ama polis her filmi beğenmezdi. Yani polis emniyet kemerini taktı ve gaza bastı dediğinizde bunu herkes yapar diyemezsiniz. Herkesin yapıp da polisin yapmadığı bir şey olması için de polis olması gerekirdi. Polis büyük hataları görüyor muydu? Polis şimdi her şeyi unutup hayata henüz başlıyormuş gibi yaşamaya başlayabilirdi belki ama benim arkamı döndüğüm anda yok olabilecek planlarım yoktu. Hiç kimse polisi suçlamak ya da polis karşısında suçlu duruma düşmek istemezken sürekli herkesin polis kontrolü altında olduğu günler niye anlatılmasındı? Polisin karşısında asla zor duruma düşmeyeceğini sananların ise ne gibi bir dayanağı vardı ya da ne nedenle bunu düşünmüştü? Ellerinde kanlar olunca sivil polis gibi mi görünmüştü? Polise her konuda fikri sorulsaydı bizim okuldaki anılarını da anlatmazdı. Polise göre kolayca hallolacak bir şey sizce niye hallolmasındı? İçinde polis konusu geçmeyen tek yerde sadece suçlular vardı ve o da bu dünyada değildi. Bu eski masal herkesin hoşuna gitmese de konu bu değildi ki hoşuna gitmesindi, polis o kişiyi yakalasaydı asırlar evvel şimdi dünyada böyle bir konu olmazdı. Vardı ama! İşte yandın, dedi, polis demedin. Ne yani ben sürekli polis demiyordum? Polis kolonyaları çıksaydı zengin olurduk. Polis bunları okusa, beğenmezdi. Yani ben o açıdan 'onlara' polis deseydim, senaryoya uymazdı. Ben ama polis de diyebiliyordum. Polis seçici olsaydı eğer o gün fazladan yediği bir simitle yollara düşer ve de hepimizi aynı mantıkla simit yerken görür ama beni fazladan simit yemiş gibi görürdü. Bu durumda insan polisler üzerine bir film yazmayıp da ne yapabilirdi diye sorulunca, konu aynı yani polis mi konu? Kimilerine göre konu sadece polis için suçlulardı. Polisin elindeki tek silah kanlı elleriydi. Polisin beni boş yere yakalaması için bile uzaklaşıp asıl olduğum yere gitmesi gerekirdi. Kimilerine göre polis asla onları yakalamayacağı için dünya da öyle bir yerdi. Polis şimdi ne yazmaktaydı? Polisler de varken bir iki fotoğraf falan alın bari.  



Hep de Böy



Yorumlar (1)
Hep de Böy 17.11.2020 11:12
DU HAN


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6517
2 Firari Fırtına 4549
3 Mustafa Ermişcan 4034
4 Hasan Tabak 3686
5 Nermin Gömleksizoğlu 3305
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3197
7 Uğur Kesim 3139
8 Sibel Kaya 3016
9 Enes Evci 2712
10 Turgut Çakır 2377

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1483 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com