Hikayeler

Kırtasiyeden Dönüş
Okunma: 40
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Yani kuzenimle herkese vereceğimiz tek mesaj: kitabımı oku
Ona işimi, evimi, hangi sitelere girdiğimi, kaç kitap okuduğumu ve bu nedenle kendisi gibi şarkıcı olup olmayacağımı sorarken...
Hem eğlence hem iş, hem okuma hem de ne dediğim kişiye -çekil git, işimiz var, diyorsunuz öyle mi?
Bunları hiç demeden ideal bir tablo görmek mümkün müydü?
Bu ama o açıdan bana oluyordu ve de yüzüğü kime taktığınıza değinmek bile istemiyorum son kitabımda yine.
O yüzden mi Pitbull'du! N'apalım yani bu da İstanbul'du. Şimdi öyle değil ki.
Aynı şey zaten sevgili olanlar ayrılsın diye oldu diye mi bu bana oldu?
Bu durumda hepimiz birbirimizi rahatlıkla suçlayabilir miydik ki şimdi barışalım?
Aramızdaki yabancı da kim diye sorduğunuzda bana ve şimdi ünlü diye sevdiğime karar verdiğimi düşündüğünüz değerli kişiye;
ben kuzenime baktım diye mi Amerika'da doğdu: sanatçı, demekmiş.
Buna her yazının temeli diyebilsek de hayata uyarlamayalım diye derken, siz de kimmişsiniz ama biz hikaye olmuşuz ne yazık ki.
Şimdi yani herkese açık bu sitede, konu ne ki sürekli üzülmekten söz edelim? Bizmişiz, aman.
Sonsuza kadar kitap okuma diye, ayda bir verilen arada neden berbat dediğimizin hastalıksız tanımı.
Ne de olsa bu mu eğlence derken: BANA BİR MESAJINIZ MI VARDI?
POLİS. AMCAM.
Hani yeğeniydi?
Çok şükür konu böyle oldu.
Bunu güzel anlatmanın bir yolu var mıydı?
Ne yani bu açıdan sadece kitap mı okuyacaktık?
Whatz up icat edildi mi?
İyi de ben okumuyorum ne yapacağım?
Dünyanın durumu bu mu ki bunu anlatalım?
Karnımız nasıl doyacak, çalışmayacak mıyız?
Kuzenine bakıp bulamayacağın adamı bari kendin bul!
BUL EVET DEDİM. PİTBULL ANLADIM. BEN ALMAM.
E o şarkıcı oldu mu ki okuyacaksın
Sahnede var ya zaten muhteşem
Evet ben okurum
Yok ya edebiyatı şimdi
E yani bu da yanında sen gidip kitap mı okuyacaksın ben tanıştırmasam


Wy Clef artık polisi ara diyormuş şarkısında.


Bak şimdi: orada başka bir kişi var mı?
Bu da benim ruh sağlığım için.
E bu durumda okumaya gerek var mıydı?
Vardı.


Kitapçılar: Kitapçılar denildiğinde aklımıza ilk olarak hemen kitaplar gelmeyebiliyor, kitapçılar da gelmeyebiliyor, sanki hep sonradan hatırlıyoruz kitapçıları. Önce sa de ce aklımda var da sonra kitapçı hangi kitapçı ya da ne gibi bir kitap falan derken gidince bakarım, demek aklımıza bir kaç dakika sonra gelebiliyor. Kütüphane öyle değil ama kütüphane deyince hemen binlerce kitap geliyor aklımıza. Sonra da evdeki yarım kalmış kitabımız... hatta kitap deyince de aklımıza ilk olarak 'bir yazar' geliyor, adıyla beraber ya da adından bağımsız kitabının adıyla da olsa, bir yazar. ben mesela şimdi, var mı acaba hiçbir mesajım? Konu da yani sevindirici değil, komik mi? Öyle olmasa da çok iyi olur. Kitap alınca insan sevinir. Şimdi düşünebiliyor musun bütün bunlar bu açıdan? Evet kitaplar güzel kokar, raflar tozlu görünür bazen çünkü kitapları çok iyi tanıyamamışızdır, kitaplar elimize yapışmasa iyi olur, kitap okumanın faydaları anlatmakla bitmez ve kitapçıya girer: hayalinde gördüğü o kitabı bulmaya çalışır ve alır. Adı neymiş diye bakar çünkü aslında sadece sarımtırak sayfaları olan bir şey görmüştür hayalinde. Yani şimdi o kitabı mı alacaktır yoksa aklındaki başka bir kitabı mı? Almasam da olur der. Ama kendisi ne yazacaktır asla bilemez, hayatı boyunca yazacağı her şey zaten yazılmıştır aklında vardı, sa de ce onları bir ara yazmalıdır bilgisayarda. Sen otur hepsini yaz! Tamam kütüphanemin raflarını düzenlerim, fazla kitapları atar, veririm. Kitapçı ise okunmamış kitaptan tek bir iz taşımaz. Yazılmamış kitaptan belki ama hepsi de okunmuş gibidir. Polisiye de okumalıyız. 2020 BUGÜN. Demek ki kitaplar böyle konulara da değinirdi. Kitap insanın dostuydu. İçeride renkli kitaplar varsa biz de bir şey satın alacak gibi hissederdik. Sonra kitapçıyı dolaşıp çıkardık bazen, almazdık. Kuzenime hiç kitap hediye etmiş miydim? İnternet kitapçılarının ufku çok mu parlaktı? Peki ya amcam? Yazdığı şarkı benim için ne ifade ediyordu? Kitapçıda satılan oyuncaklardan daha şımarık bir şey geliyor mu aklınıza? Kırtasiye bölümü biraz küçükmüş. Kitapçıya giderken neden kendini bakımlı hissedersin de sağlıklılık çok umurunda değildir? Kitapların eline geçtiği anda neden aklına hemen okumak gelmez ama gene de okursun ve kitap bitmiş kadar mutlusundur? O kitap diğer kitapçıda var mıdır? Kitapları sevdirmenin yolu okumak değil  midir? Kütüphanede ise bir kitap sana doğru raftakilerden az daha ileri atılmış gibi uzaktan bakar ve bir an evvel okumak diye bir şey yoktur sanki. Normalde tam tersi tabii ama okul kütüphanesi insana asla öyle hissettirmiyor. Kitabı okumadan önce ise hafif bir yorgunluk çöker insanın üstüne, sanki saatlerce öylece oturur okursun. Ne iyi oldu dinlendik biraz, dersin. Fakat işte komikse kitap gerçekten, tek başına gülüyorsundur, belki herkesle birlikte, aynı paragrafa. İnsan kendisi yazarken öyle de, okurken çok farklı oluyor doğrusu. Adeta aradığım kitap hiçbir yerde yoktu. Yani şimdi başka mesajım var mıydı size böyle de mi oluyor? Hayır. Aklını kullan, zamanını iyi değerlendir. Bir kitap sonsuza kadar 'korona' dese de herkese bu mesajı veremeyebilir. Yazar bu konuyu sa de ce düşünmüştür. Acaba dışarıda neler olmaktadır, işte bu biraz üzücüdür. Şartlara uyum sağlamış ve kendini meşgul edecek bir şey bulmuştur. O da şimdi böyledir. Bu şimdi hangi kitaptan bahsetmektedir, yarın yayınlamayacaktır! Artık çok geçtir, finish'e varmıştır. İşte bu beğenilmektir, yazar olarak da olsa!!! O karikatürler 'bu açıdan' nedir? Kitapçılardaki karikatür dergilerini hep alan kişiler gene alırlar nasıl olsa gibi görünür, yeni bir dergi çıkınca biz de seviniriz. Ne demektir? Hiç. Fakat kedi kuzenimin değil, adamındır. Artık mesela kitabı okumamın tek yolu kuzenim gibi görünür. Oysa BEN KENDİM OKURUM. Gene de bütün bunlar bir fotoshop yakıştırması kadar basit değildir. O ama şu anda yapabileceği bir şey olduğunu zanneder. Yani bu muhteşem şarkı diye bir haber yoktu ama telefonumuz öyle çalıyordu. Yarın bu konuyu ele alalım, şimdi bu. Evet ama onca yıl tek bir kitapçıya bile gitmedin Çin'de, bunu daha ne kadar saklayacaksın herkesten? Oysa ben sadece 28 Türkçe şarkı bildiğime göre dinliyordum bunları. Dinlemeden bilemezdim. Sanırım kulaklığım vardır ama yanlış yazdığım tek cümle beni sürekli yazmakla meşgul edebilirdi.



Hep de Böy



Yorumlar (1)
Hep de Böy 22.11.2020 09:44
https://www.youtube.com/watch?v=MWXswkTvxnk


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6517
2 Firari Fırtına 4549
3 Mustafa Ermişcan 4034
4 Hasan Tabak 3686
5 Nermin Gömleksizoğlu 3305
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3197
7 Uğur Kesim 3139
8 Sibel Kaya 3016
9 Enes Evci 2712
10 Turgut Çakır 2377

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1539 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com