Senaryolar

Korona (Covid 19) Çıkarımları
Okunma: 60
YOLCU BANTU - Mesaj Gönder


Yıl 2019 aylardan Aralık yer Çin’in Wuhan şehri ve ortaya çıkan bir virüs Korona Virüsü (Covid 19). Çıktığı yıl kaynaklı bu isim verilmiştir. Dile getirilen bilgiye göre diğer korona virüslerin akrabasıymış ve mutasyona uğramış bir virüsmüş. Bundan yaklaşık olarak tam 101 yıl önce ortaya çıkan bir virüs olan İspanyol Gribi diğer bir ismiyle İspanyol Nezlesi’ne benzemektedir, yıkıcı olması hasebiyle. Yıkıcı olmasının nedeni bilinmeyen ve yeni ortaya çıkan bir virüs olmasıdır. Bilinen bir tedavi yöntemi, ilacı ve aşısı yoktur. Primat-ı mahlûkatlar (insanoğulları) bu tanımadıkları ve bilmedikleri virüsten çok korkmuş ve psikolojik olarak çok olumsuz etkilenmişlerdir. Bu doğaldır, çünkü her canlı gibi primat-ı mahlûkatlar da bilmediği bir şeyle tanıştığında, karşılaştığında korkar. Bu virüsle alâkalı olarak bir çok iddia ortaya atılmıştır; deney amaçlı bilinçli olarak laboratuvarda üretilip primat-ı mahlûkatlara bulaştırıldığı, Çin’in A.B.D’ yle olan yeni süper güç savaşında öne geçmek için bu yola başvurduğu, A.B.D’nin Çin’le olan bu süper güç savaşında onları yıpratmak ve önderliğini sürdürmek için bunu kasten Çin’de yaydığı, dev ilaç holdinglerinin doymak bilmez para kazanma hırsıyla devletlerle işbirliği yaparak kazan-kazan mantığıyla ortaya çıkmasını sağladığı ve kimin isteğiyle olduğu bilinmeyen bir şekilde (devletler ve teknoloji şirketleri arasındaki gizli bir anlaşma olma ihtimali yüksek) primat-ı mahlûkatları çip takarak kontrol altına almaya ve her hareketlerini gözlemeye yönelik olduğu vb… Bu görüşler komplo teorisi de olabilir, gerçekte. Komplo teorisi olma ihtimalleri daha yüksek çünkü; Kapitalist sistemde devletler ve holdingler hayatın durma noktasına gelip kazançlarının kesintiye uğramasını istemezler. Aklı selim herkesin bildiği gibi devletlerin ve zenginlerin canını al ama parasını alma.! Gerçek olma ihtimalleri ise düşük bir ihtimal olmakla birlikte vardır. Burada söz konusu primat-ı mahlûkatlar ve neler yapabileceklerinin bilinmezliğidir, onların olduğu her yerde şüphe ve kuşku vardır. Şüphenin ve kuşkunun olduğu her yerde de her şey ihtimal dahilindedir. Zaman neyin gerçek neyin komplo teorisini olduğunu gösterecektir. Bir halk ozanının güftesinde dediği gibi: “Et kaçar kasap döner, perdenin arkasında türlü türlü hesap döner.!) Değinilmesi gereken bir başka unsur medyadır. Medyanın (yazılı, görsel ve işitsel) ve verdiği, vermediği, sakladığı her bilginin önemi vardır. Günümüzde medya devletlerin kontrolündedir, internet dünyası ve sosyal medya hariç. Önemlidir çünkü kültürleri gereği, alışkanlıkları gereği, bulundukları coğrafi konum ve şartlar gereği yada tercihleri nedeniyle dünya nüfusunda bir çok insan bilgiye medyadan ulaşmaktadır. Bu bilgininde doğruluğu maalesef tartışılır durumdadır ve yanlıdır. Devletler yaptırım gücünü kullanarak medyayı istediği gibi yönlendirmekte ve istediği haberi yayınlatıp istemediğini ise yayınlatmamaktadır. Buradan yola çıkarak medyadaki bilginin güvenirliliği yoktur. Primat-ı mahlûkatların çoğunluğunun da gerçeğe ve doğru bilgiye ulaşma çabası göstermede ne kadar araştırıcı, istekli, kararlı ve mücadeleci oldukları düşünülürse, medyanın yadsınamaz bir gücü ve algısı vardır. Bilgi kirliliği hat safhadadır. Primat-ı mahlûkatların çoğunluğu bu güvenilmez bilgiye maruz kalmakta ve inanmaktadır. Tüm bu veriler ışığında gerçekte neler olup bittiği, tam bir muamma gibi gözükmektedir. Bu salgının güzel yanları da olmuştur; okyanuslar, denizler, ormanlar kısacası doğa kendini az bir sürede olsa (2020 İlkbaharının başından sonuna kadar) yenileme, tazeleme imkânı bulmuştur. Yine belirtilen bu süre zarfında diğer canlı türleri primat-ı mahlûkatlar tarafından maruz kaldıkları her türlü vahşetten (yaşam alanlarının yok edilmesi, keyfi şekilde öldürülmeleri, çevre kirliliğine maruz kalmaları vb…) biraz olsun kurtulmuşlar ve rahat bir nefes almışlardır. Buradan çıkarılacak çok ders vardır, primat-ı mahlûkatlar açısından. Örnek olarak; evde daha çok vakit geçirmenin olabilirliği, sevdiklerinin değerini anlama ve onlarla daha çok vakit geçirme, tüketim çılgınlığına tutulmadan olması gereken minimum ihtiyaçlarla yaşayabilme, özgürlüğü olmayan diğer insanları düşünerek empati yapabilme ve özgürlüğün değerini anlama, yaşamlarının her an bir bilinmez içinde olduğu gerçeği vb... şekilde artırılabilir. Bu salgın şöyle bir çıkarım yapılarak, gelecekte primat-ı mahlûkatlar tarafından kullanılabilir. Çıkarım; ekonomide sarsıntı yaratarak istediğini elde etme. Bunu açarsak; devletler milletler için vardır, milletlere hizmet için vardır. Bazı milletler maalesef bu gerçeğin farkında değildir, hem maruz kaldıkları sistem hem de kendi tembellikleri nedeniyle. Mensubu olmaktan gurur duyduğum Türk Milleti de bu farkında olmayan milletler grubundadır. Salgın sebebiyle bazı iş alanları hariç tüm işler durdu, iş yerleri kapandı. Bu salgının yayılmasını önlemek amacıyla tüm dünyada alınan bir karardı, uluslararası işbirliğiyle. Bu uygulamanın normal bir zamanda, hayat olağan akışında devam ederken yapıldığını bir düşünün? Yani ülkelerde işler yanlış gittiğinde, ülkeler yanlış yönetildiğinde, milletlerin yararına olmayan tam tersine zararına olan yasalar çıktığında tüm ülke ve/veya ülkelerde halk kitleleri harekete geçip tek yapmaları gereken şeyi yaparlarsa yani iş bırakıp, toplu olarak eylemsizlik içinde kalarak sadece sokakları, caddeleri ve meydanları doldurarak otururlarsa ne olur? Tarihten çıkarılan dersler göz önüne alındığında halk kitlelerinin önünde hiçbir engel duramamıştır, duramaz ve duramayacaktır. En iyi eylem, eylemsizliktir.!! Üstelik bunu gerçekleştirmek ve örgütlenmek için günümüz dünyasında çok iyi bir olanağa sahipler: İnternet ve Sosyal Medya.!! Bu eylemsiz eylem durumu; hiç kuşkusuz her istediklerini elde etme ve insanca yaşama fırsatını verecektir, tüm halklara. Bunu gerçekleştirebilmek için ihtiyaç duyulan şeyse sadece bilgi, dayanışma ve kararlı, tutkulu bir duruştur. Şurası unutulmamalıdır ki: Bilinç ve bilgi tüm karanlıkları aydınlatır.!!


...!!
YOLCU BANTU



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:863 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com