Hikayeler

Makyajla Uyumaktansa
Okunma: 59
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Şimdi; ben bir keresinde çok kötü bir gün geçiriyordum ama kendim çok kötü değildim, o gün çok kötü bir gündü. Birden bir gazete kayıt cihazına kaydettiğim şarkılarla hiç kimse ilgilenmedi. Diyelim ki çok güzel olmuştu ama şarkı ilk derken do notasından bütün enstrümanlar başka bir sese basıyordu. Diyelim ki ben o enstrümanlara kayıt için ayırdığımdan daha fazla bir kuruş ödemeyecektim. Ya da diyelim ki ben onları bu şarkılar benim diye bir sözleşmeye aldım ama sözleşmede sadece benim imzam yok tabii bunu bir şirket yapıyor. Diyelim ki o ses kayıt cihazına kaydederken ben sevgilerimi yazdığım şeyi fısıldarken sen ne konuşuyorsun diyorum herkese! Ya da diyelim ki o şarkıları unutmamın ardından o şarkıları unutmadım ki... Hatta diyelim ki o şarkılardan sonra binlerce yazı yazdım hiçbiri o şarkılarımla ilgili değil. Şimdi biz belki de diyelim ki, çok çok iyi olurmuş o şarkılar olsaymış, o da yok çünkü o şarkıların sözlerinin aynılarını falan hep duydum sonradan televizyonda bir musiki kanalında, o da bana yetti, Türk Sanat Müziğini de severim ama her gün dinlemiyorum denebilir. İşte o şarkıların altındaki davul, üstündeki zurna, sesindeki tını rezil oldu gitti çünkü bu çok kötü bir dünya ya da harika oldu, ne kadar da mutluyuz diyeceğiniz konu! KOCAMAN BİR ÇARPI İŞARETİ. Hatta o da değil... o da değil... o da değil... o da değil! Her şeyi siliyorsun, aman o şarkı da o şarkı: o da yok. Ben hepsini bir kere dinledikten sonra ne yapmayacağıma çoktan karar vermiştim... Ne yapacağıma da çoktan karar vermiştim. Ayrıca da ne dersen de, o açıdan sen büyük bir yalancı olmaktan öteye tek bir adım bile atamazsın: işte ciddiye aldığınız konu. Ne yani, ben miyim? Evde tek başınayı izle... falan. O şarkıya tek bir nota çalmadı ki kimse: geri kalan her şey doğru olsun! İşte ben de öyle... Tamam da okumuş muydum? Evet. 

Kozmetik: Kozmetik derken daha baktığım şu ilan var ya, aklıma o şarkı geldiği saniyede vaz geçtiğim bir resimden ibaret. Kusmamız şart değil, makyaj mı? Var gene de öyle bir konu ama sürekli sana 'yalancı, yalancı' demiyor mu? neden gene de aklımda tek bir ruj bile yok? Aradığın özgürlüğün içinde daha önce yapılmamış bir şey yapıp da sokaktaki bir eczaneden göz farı almak bile olsa, bu şimdi o seslerle, süslerle o şarkıyı yanına alıp da 'ne desem boş, ne desem yalan' demek mi ya da öyle değilse de peşinden koşmayacağın bir şarkıyı şimdi çok sevmek mi? Makyaj çok da yalanlardan yalan beğen konusu değil bence. O nedenle otuz şarkı daha yazsam yeridir, sen bana ne anlatıyorsun mu diyeceğim? Bütün dünya şimdi senin yüzünden mi yalancı? O zaman sen de bana 'bütün bunlar muhteşem, ben harika bir müzisyenim' demeseydin. Neden dedin ki? Ayrıca da sana soran olmadı dediğim şarkıya da sahip çıkıyorum, tıpkı hislerim gibi. Git makyajını temizle. Dünya bu çöplükten ibaret şarkılar söz konusu olduğunda. Bu kitap ise: inek, diyor, o inek bir şarkı da. O kadar yalancı değil yani. Kozmetik dükkanlarında her şey satılır ama benim aklıma hiç sürmediğimi zar zor anladığım bir kırmızı ruj getiriyor. Dudağıma yaklaştırırken ruju, anlatabiliyorum sürmediğimi. Oysa koca mağaza desen aklıma gerçekten de kırmızı ruj dekorasyonu bile getirebilir. Sen nasıl kırmızı ruj deyince kırmızı rengi değil de ruju düşünürsün, bu da öyle. Salatalık maskesinin de sadece kokusunu merak ediyorum ve o merak benden gidince satın almıyorum. Şimdi yani ne alaka diyeceksiniz ama benim yapmadığım bir makyajı size nasıl anlatacağıma hala karar veremediğim başka konular da var hayatta: bu mu yalan? Yani şu adama var ya ayıp olmasın-mış: 'Sen bana makyaj yaptırdın' soruysa, yanıtı da 'iyi bu da köpekleriymiş' olabiliyor... Ne alaka? yani sevmediğim bir konu da değil ama artık makyaj yaptığımı değil de makyaj konusunu anlatır haldeyim. Ne alaka? O kadar da dert değil, gerçekten mutlaka başka bir nedeni vardır makyaj yapınca kendinizi daha iyi hissedecek olmanızın bence. Önce bu konuyu halledelim de, neyse ne! Ne alaka? Derken o günü unutmak mümkün mü canım, gerçekten de makyaj konusunda yol almak istersem tek yapamayacağım şey eğitim almak gibi sadece. O da o ama... öyle! Burası çift katlı otobüs gibi dersen ben farımı anlayabilir miyim? Öyle bir yer mi? Artık internet varmış. Bu konular yokmuş pek... ne alaka? Sarı renkli bir pantolonum vardı, onu hiç giymedim ama giyseydim çok güzel makyaj yapardım, onun gibi bir şey: mutluluk! O şarkıyı internetten kazıyacağım ama yüzümü zımparalattığımı kimseye söyleyemeyecek miyim artık? Aman o ne ki, limon suyu sürmek gibi bir şey... o kadar yakmıyor kozmetik ürünleri. Ben şahsen basit bir günlük yüz bakım setini tercih ederim, ne demek? Düşünsene bu konuları biraz, hayatında ne kadarı var? Bu hayat yalan. Peki bir şey soracağım, yasak olmasın mı yani kırmızı kazak giyip turuncu ruj sürmek? Senin rimelin o kadar, bilmem ne. Oje ise çok büyük bir kabiliyet istiyor, yine. Uygulanması şart değil. Anlık şeyler. Aynı gün çıkmış mı? Çıkmış. O kadar yorgunum ki, şuraya bayılacağım şimdi... ondan mı? Ayrıca da o aseton yoksa evde, neye yarar? Aseton kokusunu sevmemek için hiç oje çıkarayım dememiş olmak lazım. Ben neredeyim? Vay be! Şimdi biraz iyiyim. Asla biraz daha iyi değilim de ondan. Şey yok mu, bütün yüzü bir salisede toparlayan fırtına gibi dağıtımı yapılmış olan ampullerden? Vardı. Sanma ki bu dünya da yalan. 



Hep de Böy



Yorumlar (1)
Hep de Böy 22.11.2020 22:34
https://www.youtube.com/watch?v=ZERhzpjQ1x4


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6538
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4050
4 Hasan Tabak 3703
5 Nermin Gömleksizoğlu 3321
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3217
7 Uğur Kesim 3151
8 Sibel Kaya 3032
9 Enes Evci 2726
10 Turgut Çakır 2388

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2270 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com