Hikayeler

Bir Gazete Aç
Okunma: 60
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Bir gün biter, bir gün başlarken hayatta nerede olmak isterdin? GAZETE! GAZETEDE! GAZETE DE! Böyle bir yerde, hadi neyse... Ben de bu tarz bir kitap okudum önce, sonra o tarz bir başka kitabı gene okudum, sonra da bu tarzdan o tarza geçmeye çalıştım. Şimdi ise düşünüyorum, öyleyse varım. O adam ama... neler çekti biliyor musun? Gazeteler benim hayatımda öyle büyük bir yer kaplamıyor. Mesela her yemekten evvel dua etmek gibi değil benim için, o kadar ciddi bir ritüeli yok. Gazeteyi açıyorum ve bunları şu an düşünen ben miyim, onu da bilmiyorum. Belki o kitabın yazarı yani yazmış bir şey, bunlar da anlaşılıyor. Bizim okul ama öyle miydi? Öyleydi. Varsa anlaşılacak bir şey, mutlaka yazıyorduk. Bu şarkıları açıp açıp kapatsak da, onlar zihnimde o haberlerle aynı yerde durmuyor bir türlü. Benim yazdığım kitaba göre, ne okuduysam, onu anlamadım ya da onu anladım. Bu öyle değil ki! Ondan mı şarkıcılar da gazeteye çıkıyorlar? Bence de bu konu öyle değil... yani mutlaka bir şarkı da yazmış bunu. Peki! Gazetelerin en baş köşesi yeterince anlamlı, korkutucu, caydırıcı ama ben okuyup okuyup saçmalıyorum aynı şey. Peki ama aynı şey miydi? Öyle bir dünyaydı ki 'şey' diyemediğimi sadece Amerikalılar biliyordu. Şimdi: gazetenin bir amacı var mı bilmiyorum, ben her gün okuyorum sadece. Başlıkları düşün -hastayız, yorgunuz, açız, kalıcıyız, gidiciyiz vs. vs.
Yani ben şimdi, boş ver şu sonsuza kadar süren şarkıyı, sen konuş, desem, sana ne dememiş olabilirim? O yüzden de böyle bir şey demiyordum. Konular vardı! Ben demiyordum. Konuların kapatılmasının tek yolu, kapanabilecek bir konu seçmek gibiydi. Ben 'bu konuyu' seçtim. Bu da düşünmüyoruz demek değil, okumuyoruz demek değil. Bu konuyu nasıl kapatacağına karar vermiş olmak. Şu kitap da 1969'dan beri istikbal göklerdedir, diyor. Bu durumda ben yeryüzündeki herhangi bir konuyu kapatabilir miydim? Hayır. O yüzden bunun yeri ayrı, onun yeri ayrı.

Evet ama gazeteye çıkacaktık belki de. Yani şimdi şuna olabilir diyeceğim, günlerden ne? DÜĞÜN. BAYRAM. Çok üzgünüm... ne bu böyle, o konuların kapatılmış hali bu mu? 'Halim perişan' İnsanın kimden bahsettiğini anlatamaması, adının iki harfi dışında aklına getirememesi ayrı şeydi, adını sanını bilip hayatının 'içine edilmesi' başka: bu mürekkep miydi? Yani siz ille de birini affetmek için dünyadaki tüm araçların içinden gazeteyi mi seçiyordunuz? Bitmek bilmeyen haberler tercih edildi. Ben gazete okuyamıyordum! Bunlar hep düşünüldü mü? Tamam. O fotoğraf da gerçekse, gazete onu koymadan edemiyor mu? Ben bu noktada: dünyanın en sinirli insanı olmaya gayret ediyorum, bazıları da kader işte, koymuş gazete diyorr. Bu sorunu yaşayan insanlar bunu hak etmiş mi? Ben nereden bileyim? Yani bitmeyen gün ve gece sen misin şarkıı mı? Bunu ne sebeple bana diyor? O sinir de bitmiyor... bitmeyecek de. Ama bugün burada bitiyor. Bugün burada derken, filmler mi çekilmedi? Evin bahçesine fotoğrafçılar mı gelmedi? BU GÜN! BURADA BİTİYOR. Bitmezse: sonsuza kadar üzülemiyorum. Ben doğduğumda, ağlama sorunum vardı. 



Hep de Böy



Yorumlar (1)
Hep de Böy 25.11.2020 14:51
https://www.youtube.com/watch?v=08t1Vxxv5FU


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6538
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4050
4 Hasan Tabak 3703
5 Nermin Gömleksizoğlu 3321
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3217
7 Uğur Kesim 3151
8 Sibel Kaya 3032
9 Enes Evci 2726
10 Turgut Çakır 2388

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2139 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com