Hikayeler

Sıraselviler
Okunma: 39
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Evde oturmuş kitap okumak isteyen ya da kitap okuyamamaktan yakınarak ya da o hikaye de o kadar dert değil de, nasıl olacak iş güç, diyerek, bir sonraki an ne olacağını pek de düşünmeyen bir kız vardı. Çok nadiren ödevlerini bile yapıp yapmadığını düşünürdü. Hemen hemen hiçbir şey düşünmezdi ve de hayatı hiç de muhteşem ya da vasat bulmazdı. Sürekli evinde olduğuna şükreder ve arkadaşları dürtmediği sürece de evden çıkmazdı. Arkadaşları aradıkça o bilmediği anların içinde neler neler olduğunu, düşünecek ne çok şey olduğunu öğrendi sanki ama bunu da anlamadı. Bilmiyordu sadece. Bilmediği şeyler arasında sürekli arayıp sorduğu bir dost dışında hiçbir şey yoktu artık. Onlar kendisini suçladılar ya da çok sevdiler. Onlar derken neden bahsettiğini bile bilmiyordu. Öyküler böyle mi yazılıyordu? Arkadaşlıklar böyle mi kuruluyordu? Böyle mi eziliyorduk hep beraber suçluluğun altında? Öyle mi oluyordu şimdi aklına gelen her insana? Sanata olan bu düşkünlüğü de neydi? Yaşadığı ülkede çalışmak şöyle dursun, işten eve dönene kadar başına gelmedik kalmasın diye ne yapması gerekiyordu? Bu da neydi şimdi, bilinç mi? Herkesin suçladığı kişiler arasına katıldığında onlara barbunya satamamaktan korkmuyor muydu? Ne zamandan beri 'iyi ben de bir gün beşte çayı demlerim' diyemiyordu da, 'bugünü sevdiğin biriyle geçirdin farz et' denildiğinde sevdiği herkesi yitiriyordu, bir olasılık dahilinde de olsa. Şimdi ne olur? Bana hiç acımazlar mı? Benim bir bardak çaya mı ihtiyacım var? Şimdi ben kendimi suçlayamayan biri miyim? Şimdi yani kendi kaderimden mi taştım? Sizin sayfanıza ay ışığı diye mi vurdum? Şimdi yani sıkıntıdan ölür müyüm? Şimdi çaresiz miyim? Her güne perişanım diye mi yazılırım? Şimdi onlar birbirlerini suçlasalar, yerine bir bardak çay bile koyamaz mıyım, üzeri örtülü ciddiyetimin soyut saklanışının karşısına? Şimdi yaşlanıp cam kenarına oturursam, elimde sigara, camın önünden geçenler efkarlandırır da sizi, benim tek bir damla göz yaşımı göremezsin. Şimdi ne bileyim ben kimin davetinin çayını içtim de davet etmedim, taktım evet, bunu beş kez yazdım! Şimdi ne anlar onlar, hayatta mı? Şimdi kopup gitmek yasallaştı da dünyanın en çirkin olayları mı onları ele aldı? Şimdi herkes az da olsa üzülemez miydi? Şimdi kalbimin içi de mi safsatayla doldu? Artık gözlerim kirli mi? Şimdi duysam haberini aklım alır mı? Zerre kadar aklı olan bulunur mu? O da yokmuş. Onlar herkesti, biz hiçbir şey. O zaman herkese yazılmış kitapları yorumlamanın, şarkıları sevmenin de önemini anladım ama şu mail kutusundan ne farkım vardı? Tamam işte, evde bulunsun! Sadi bey için Semra hanımın söylediği bir şey gibi... sussun. Şuraya aynı başlığı koyamasan aklındakiyle, ölecek gibi olursun ama yazık ki daha da aşağılıksın, dedi, içimden bir ses. Şu giden insanlar var ya, onlar dünyalı bile değil, yine de kitaplarda görünsün. 
 
                                                                          SON 



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6537
2 Firari Fırtına 4566
3 Mustafa Ermişcan 4049
4 Hasan Tabak 3702
5 Nermin Gömleksizoğlu 3320
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3216
7 Uğur Kesim 3150
8 Sibel Kaya 3031
9 Enes Evci 2726
10 Turgut Çakır 2387

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1751 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com