Romanlar

gidyorken.
Okunma: 48
mustafa güngörmez - Mesaj Gönder


karanlık odada sadece gözükenler camlardı buğulu camlar ardından nerden geldiği beli olmayan ışıklar da yanıyordu ışığı açmadım önce oturdum yarın olacakları düşündüm çıkış yolu arariken kendimi farklı farklı yerlere koyup farklı farklı sorular sordum kendime ilişkiler sevgililer sanki son bulucaktı yarın herşey düzelicek demek isterdim fakat kendim söylesemde buna izin vermeyen şeyler var tıpkı nefes alınca göğüs kafesimizde ağrıların oluşacağını bildiğimiz halde nefes aldığımız gibi buğulu kısmı silip dürbünden bakıyor gibi yapardım bazı zamanlar fakat o zamanları aşmıştık artık farklı zamanlar başlıyordu veya başlayacaktı tıpkı dışarda yağan yağmurun beni sadece ıslatacağını biliyorum alıp götürmesini istememe gerek bile yok gündüz olmamasını istediğim için zamanın durduğunu sanıyorum sayıyorum sonra tekrar sayıyorum fakat uyuyamıyorum tütün ve tahta kokuları biraz da olsa beni mutlu edebiliyordu başka şeyler hatırlamaya çalışmaya kalkışsam hep aynı şeyleri hatırlamam için bekçi tutmuş gibiyim gündüz olucak en sonunda  tavan daki ışığın  ve gözlerim arasındaki tozları izleyip sabah olmasını beklemiştim hiç uyumadan horazların sesiz ve zamansız ötüşlerini dinleyerek biraz düşünüp biraz uyumaya çalışarak gündüz olmuştu gitme vakti gelmişti bile kendimi savunmadan insanların elerine bırakarak kendimi ezdirerek gidicektim kötü kokuyorum çok konuşuyorum ben tüm insanları rahatsız ediyorum eşim uyuyor gitmemi istedin ben gidiceğim ve sen uyuyorsun neden şahika neden sen  v e insanlar acımasıssınız neden kimse çok fazla düşünmüyor biraz şahikayı  izledim ve pencerinin etrafındaki tozları sildim parmak uçlarımla çizgili ceketim siyah montumu üzerime alıp evdeb sesiz ve kendimi bırakabilmiş bir şekilde ayrıldım adeta şahike yanımda yoktu krndisinin dokunduğu yüzümü sanki o çizmişti bende o yüzü izliyordum araba camlarından ve kapalı iş yerlerinden birbirinden ayrı renkte olan kapılar aynı renk olan sokakların içerisine girdim nereye gideceğimi bilmeyerekten yola çıkmış gibiydim köşe başlarında sıgara yaktım sonra yoluma devam ettim hep biraz zevk alıyordum içinde bulunduğum durumdan hemde şahikayı düşünüyordum şimdi uyandı ve beni düşünmüyor şahika seni düşündüğüm gibi sende beni düşünseydin keşke demek isterdim fakat diyemezdim hem korkağım hem yanlız hep korktum herzaman keşkelerin çoğaldığı dakikalarda ilçenin sonunda bulunan othele doğru yol aldım yürüdüm yanımda hem keşkeler hemde yanlızlıklar var öne doğru eğiyordum omuzlarımı ve karşıya bakamıyordum ezilmiş ve küçülmüş gibiydim othel kütüphane ile aynı yerde idi sol tarafta kütüphane sağ tarafta othel vardı bunca yıl hep kütüphaneye girmiştim merak etiğim şu othele hiç girmemiştim bugün giricektim tahta açıldığında gıcırdıyan kapının önünde çamurdan ayak izleri vardı ayakl izlerine basmamaya özen göstererek içeriye girdim odamı gösterdiler hiç kimseyle göz teması kuramamıştım şahika buna izin vermiyordu sadece onu düşünebiliyordum odanın kapsı bayağı eskimiş idi bir yatak yerler betondan ve çatlak tavan sadece güzel birşey vardı pencereden tüm ilçede olanlar gözükebiliyordu hava kararmak üzere yağan yağmur kara dönüşüyordu pencere kenarından dışarıyı izlerken sanki yağan kar taneleri enseme iniyordu pencereden aşağıya bakınca birbirinden farklı insanlar ve birbirinden farklı şeyler hiseden insanlar görüyorum özelikle gözüme çarpan şu kağıt toplayan ve yanında duran lüx araçlar nekadarda uyumsuz duruyorlardı kar eşliğinde sobadan çıkan dumanlar adeta ilçenin üzerinde güzel denilebilecek manzaralar oluşturmuştu bu karın içerisinde sıgara yakanlar ağlayanlar fotoğraf çekenler ve daha yüzlercesi vardı ben hangilerindenin galibe hiçbirşey hisedecek gücü kalmayan birisi idim son dakikalarda camdan dışarıdakiler beni düşünmüyor ben onları düşünüyorum istemiyorum yinede düşünüyorum kar taneleri kaldırım kenarlarına sesiz sesiz inerken kaldırımın sağ tarafındaki herşeyden habersiz karın tadını  değilde kavganın tadını çıkartıyorlardı insanlar birbirine vuruyor ve fotoğraf çekenlerin dikati kısa süreliğine dağılmıştı biraz sonra eskimiş kanepede otururuken yanan mumdan damlayan yağlarin her tanesine birşeyler eklemiştim isimler koymuştum gece olurken kağıt toplayanlar evine gidiyordu lüx artaçlarda öyle fakat ben şahikamın yanında değildim şimdi beni düşünüyormudur acaba diye soracak kimsenin olmaması kendi kendime sormama yol açıyor olsun ben kendi kendimlede konuşurum ve şahika beni düşünmüyor ben şahikayı ve aşağida pencereden aşağıya baktığımda gördüklermi düşünüyordum saat ilerielrken sokaklar bom boş sayılırdı soba dumanları hayla yerinde arabalar geçmiyor saate bir geçen aratçlar dikat çekmeye başlıyor şahikam uyuyormudur acaba sağ taraftaki kanepede olman için şuan herşeyi yapmak isterdim fakat beni duymuyorsun uyumaya çalışmıyorum çünki yolum beli ve yarın neler olabileceğni görebiiyordum kalkaçağım şahikayı düşüneceğim gezeceğim insanları ve arabaları izleyeceğim sonra yeniden buraya geleceğim uzandım tavanı izledim ve uyumaya çalıştım fakat uyuyamadım mutsuz olmam için ve uyumamam için bir bahanem vardı şahika yanımda değildi ve bu yatak onun kadar güzel kokmuyordu ben nem kokusundan hoşlanmıyorum şahika eve dönmeme izin ver şahika beni duymuyordu ...



mustafa güngörmez



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6560
2 Firari Fırtına 4587
3 Mustafa Ermişcan 4074
4 Hasan Tabak 3725
5 Nermin Gömleksizoğlu 3339
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3244
7 Uğur Kesim 3168
8 Sibel Kaya 3050
9 Enes Evci 2744
10 Turgut Çakır 2401

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1559 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com