Romanlar

Cânilerin Dünyası 5.Bölüm (yerli bir ZOMBİ hikayesidir)
Okunma: 54
emrah öztürk - Mesaj Gönder


Dönüş yolunda hava kararmaya başlamıştı. Bu iyi değildi, çünkü yolda far açmak oldukça tehlikeliydi. Hem diğer kolonilere hem de canilere biz buradayız diye haykırmaktı. Diğer koloniler önemli değildi ama canileri kendi kolonilerinin girişine çekmek isteyecekleri son şeydi. Bu yüzden elinden geldiğince hızlı sürüyordu Efe. Mete yine dışarıya doğru dönmüş ve uzaklara dalmıştı. Kafasından birçok şey geçiyordu. Kolonide ki her işle bizzat ilgilenmeye, kimseye haksızlık etmemeye çalışıyordu. Hem koloni içerisinde hem de dışarıda tüm kontrolü elinde tutmak onu oldukça yoruyordu aslında. Ve bugün her şeyin bir anda yok olabileceğini, kendisinin de diğerlerinden bir farkı olmadığını çok net bir şekilde tekrar anlamıştı. İşte bu yeni dünya da hayatlar böyle birkaç saniyede son bulabiliyordu. Böyle bir dünyada yaşamak zorundaydılar işte. Yol boyunca hiç konuşmadı. O konuşmayınca hiç kimse lafa girmedi. Normalde Efe'nin çenesi hiç durmaz sürekli bir şeyler anlatır ve grubu neşelendirirdi. Ama bugün o da sessizdi. Belki de uzun zamandır yaptıkları en iyi vurgun olmuştu ama bunun sevincinden çok Mete'nin başına gelenleri düşünüyorlardı. Eğer ona bir şey olursa neler olacağını düşünmek herkesin moralini bozmuştu. Ve bu sefer buna gerçekten çok yaklaşılmıştı. Eve döndüklerinde hava iyice kararmıştı. Far açmadıkları için normalden biraz daha uzun sürmüştü yolculuk ama Efe buna alışmıştı artık.
Koloninin girişinde örülmüş yaklaşık beş metrelik bir duvar vardı. Üzeri tel örgülerle donatılmıştı. Giriş kapısı oldukça büyük sürgülü kalın bir demirden yapılmıştı. Duvarın üzerinde boydan boya yürüme yolu için yer yapılmıştı. Buraya yirmi dört saat boyunca iki kişilik nöbetçiler yerleştiriliyordu ve gözetleme yapılıyordu. Geceleri sabaha kadar on kişilik bir ekipte arkada silahlı ve hazır bir şekilde oturuyordu. Güvenliği her zaman en üst düzeyde tutmak istiyordu Mete. Özellikle de geceleri. Dışarı çıkılan günlerde genelde herkes dışarıda merak ve biraz da korku içerisinde gidenlerin dönmesini beklerdi. Herkesin sağ salim dönmesi için dualar edilirdi. Sonunda yukarıdaki nöbetçilerden beklenen haber gelmişti.
"-Kapıyı açın, döndüler!"
Herkes biraz olsun rahatlamıştı ama hepsinin sağ salim döndüğünü görmek istiyorlardı. Kapı açıldı ve araba içeriye girdi. Tekrar kapatıp kilitlediler. Nöbetçiler görevlerine döndü. Dört kişi de araban indi. Bütün koloni halkı rahat bir nefes almıştı. Arabanın kasasının dolu olması da ekstra bir keyif vermişti. Mete;
"-Kalanı siz halledersiniz. Gidip biraz dinlensem iyi olacak. Yarın sabah kahvaltıda görüşürüz." Diyerek gruptan ayrıldı. Arabadaki malzemeler el birliği ile ambara götürüldü. Hikmet ve Asya'da odalarına çekildiler. Efe'de arabayı garaja park ettikten sonra odasına gitti. Mete direkt küveti sıcak su ile doldurdu. İçerisine girip saatlerce yatmak istiyordu. Üzerindekileri çıkardı. Su biraz fazla sıcaktı, girerken biraz zorlandı ama buna ihtiyacı vardı. Suyun içinde bütün kemiklerine kadar rahatlamıştı. Ve düşüncelere daldı. Bugün yaşadıkları ve yaşayamadıklarıyla ilgili türlü düşünceler geçti aklından. Asyayı düşündü. Bugün aslında kendi düşündüğünden bile daha fazla değer verdiğini anladı. Ve daha da önemlisi bu değerin karşılıksız olmadığını anladı. Onun için nasıl endişelendiğini, gözlerinin nasıl dolup taştığını, elini tuttuğunu, söylediklerini düşündükçe neredeyse iyi ki başıma bu olay geldi diyecekti. Ama diyemedi. Çünkü o rüyadan uyanması gerekti. Yapılması gereken, ilgilenmesi gereken birçok konu vardı. Yarın hayat kaldığı yerden devam edecekti. Ama sadece bugünlük sabaha kadar Asyayı düşünmek için kendine izin verdi. Bunu hak ettiğini düşündü. Banyodan çıkıp giyindi ve kendini yatağa bıraktı. Gözlerini kapattıktan sonra da rüyalara dalana kadar aklında ki tek şey Asya idi.
Sabah olduğunda günlük rutin hayat başlamıştı. Herkes görevli olduğu işiyle ilgileniyordu. Mete uyanmıştı. Üzerini değiştirip yemekhanenin yolunu tuttu. Herkes mutlulukla selam veriyordu. Dün getirilen erzakların bulunmasındaki baş rolü onun olduğunu öğrenmişlerdi. Ama detayları bilmiyorlardı. Mete bu konuda dışarı çıktığı herkesi uyarırdı. Eğer dışarıda başlarına kötü bir şey gelirse bu kendi aralarında kalırdı. Ahaliyi boş yere telaşlandırmak istemezdi. Yemekhaneye geldiğinde içeride fazla kişi kalmamıştı. Saat on civarı olduğu için herkes kahvaltısını yapmış işlerine koyulmuştu. Ama orada oturan ve hala yemeye devam eden Efeyi gördü. Arkasından yanaşıp,
"-Hiç şaşırmadım. Bize bu erzakların neden yetmediğini şimdi anlıyorum. Birileri sekiz, on kişilik yemek tüketiyor sanırım" dedi gülerek. Fatma ablaları her zaman olduğu gibi yine tezgahın başında yemek dağıtımını yapmış, öğlen için hazırlıklara başlamıştı. Fatma ellili yaşlarının başındaydı. Koloninin mutfağından ve yemeklerinden o sorumluydu. Önceki hayatta da zaten aşçılık yapıyordu. O yüzden hem bildiği hem de sevdiği işi yapıyordu. Ve herkes durumdan oldukça memnundu. Mete'nin kahvaltıya gelmediğini bildiği için onun tabağını ayrı hazırlamıştı. Öz oğlu gibi seviyordu onu. Kolonisi için, aynı çatı altında yaşadığı insanlar için neler yaptığını çok iyi biliyordu. Mete'de ona saygıda asla kusur etmez ve severdi.
"-Fatma annemin verdiğinden fazlasını istemem. Birilerinin biraz daha fazla yiyerek, bazılarının hayatını kurtarması gerekiyor." Diye cevap verdi Efe gülerek. Ama bir pot kırmıştı. Fatma, gittikleri son seferde bir terslik yaşadıklarını anlamıştı ama bozuntuya vermedi. Mete'nin de suratı değişmişti. Böyle şeyleri koloni içinde duyurmayı sevmiyordu. Bu yüzden dışarı çıkıldığında eğer kötü bir durumla karşılaşılırsa, yaşananlar orada kalacak, koloni içinde anlatılmayacak diye her seferinde uyarırdı. Efe'de durumu anlamıştı ve toparlamaya çalıştı.
"-Yani dışarı çıktığımızda şoförünüz her zaman benim. Gidip geldiğimiz süre boyunca hayatınız bana emanet."
"-Evet, bu yüzden kolonide yeni şoför aramaya başlasam iyi olacak. Canilerden değil de senin elinden bir şey olacak diye korkuyorum"
Gülüşmeler eşliğinde Fatma ablasının verdiği tabağı alarak Efe'nin karşısına oturdu. Ekmek, yoğurt, peynir, zeytin her şeyi kendileri yapıyordu. Tarıma da önem vermişti Mete. Her şeyi kendi tohumlarıyla üretmeyi başarmıştı ve yiyecek konusunda çok sıkıntı çekmiyorlardı. Bir bardak çayını da aldı. Çay ve kahve gibi içecekler zor bulunduğu için istihkaklar kısıtlı oluyordu. Ama kahve konusunda Mete kendine bir miktar torpil yapıyordu. Çok az uyuması gerektiği için kahvenin çok yardımını görüyordu özellikle geceleri. Mete kahvaltısını yaparken bir yandan da Efe ile sohbet ediyorlardı. Günlük rutin işleri, kimin ne iş ile ilgileneceği ve nöbet listeleri hakkında konuşuyorlardı. Bu arada Fatma abla da öğlen yemeğini hazırlamaya başlamıştı bile. Efe kolonideki hem en yakın dostu hem kardeşi hem de en büyük yardımcısıydı. Çoğu işi beraber planlarlardı. Fikirlerine önem verir, yapacağı bir şeyi ona danışır ve önerisini dinlemek isterdi. En önemlisi kolonideki iş dağılımını yaptıktan sonra bunların tebliğ edilmesi işini Efe'ye yaptırırdı. Böylece üzerinden büyük bir yük kalkmış oluyordu. Mete koloninin başkanı seçildiğinde zor bir dönemden geçmişlerdi. Neredeyse bir kaos ortamı oluşmuştu. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Herkes bir yandan ne olacağını konuşurken, bir yandan başa kimin geçeceğini tartışıyordu. Çıkarcılar ve ortamı boş görenler mevki uğruna gözlerini hırs bürümüş şekilde başa geçmek için uğraş veriyorlardı. Herkeste bir gerginlik ve belirsizlik vardı. Kolonidekiler liderlerini kaybetmişti. Ama Mete sadece liderini değil aynı zamanda babasını kaybetmişti.



emrah öztürk



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6582
2 Firari Fırtına 4605
3 Mustafa Ermişcan 4091
4 Hasan Tabak 3745
5 Nermin Gömleksizoğlu 3357
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3273
7 Uğur Kesim 3184
8 Sibel Kaya 3068
9 Enes Evci 2758
10 Turgut Çakır 2414

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1178 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com