Romanlar

Kızıl Yüzyıl |1.Bölüm| Part7
Okunma: 58
Burak Çakar - Mesaj Gönder


7

Karakola getirilen Yozgatlı Selim’in suratında pişmanlık, utangaçlık, şaşkınlık
hepsi birden Selim’in suratında vücut bulmuştu sanki. Cengiz, adamı genç ve uzun
boylu beklerken 60 yaşlarında birisiyle karşılaşmıştı. Kafasında hemen başka
şeyler kurgulamaya başlayan Cengiz köstekli saati adama göstererek ilk sorusunu
sordu.

‘’ Bu köstekli saati kime ve ne zaman yaptın?’’

Her saat yapıldığında yapan saatin üzerine farklı bir iz bıraktığından kolayca
ne zaman yaptığını ve kime yaptığını hatırladı. Sonuçta bu bir sanat eseriydi.
Selim kendini köşeye sıkışmış gibi hissetti.

‘’ Çok uzun zaman önce. Kime yaptığımı bilmiyorum.’’

Yalan söylediğini çok belli ediyordu Selim.

‘’ Yalan söylüyorsun. Gözünden bunu anlayabiliyorum.’’ dedi Cengiz.

‘’ Beni neyle suçluyorsunuz anlamadım ki?’’ diyerek Cengiz’i iyice kızdırdı.

‘’ Seni şuan hiçbir şeyle suçlamıyoruz! Sadece sorular soruyoruz. Ve sen bize
durduk yere yalan atıyorsun. Bunu gözlerinden çok iyi anlayabiliyorum.’’

Büyük bir pot kırdığını farkına varan Selim, dudaklarını kemirmeye parmaklarını
kutlatmaya başladı. Daha fazla direnmek istemedi. Her şeyi anlatmaya karar
verdi:

‘’ Tamam. Bütün bildiklerimi anlatacağım.’’

‘’ Bize olayı en başından anlat. ‘’

‘’2 sene önce Yozgat’tan İstanbul’a ailecek göç yaptık. Benim ailem 7 kuşaktır saatçidir.
Bende ata mesleği olarak saatçiliği devam ettiriyorum. Ama 2 seneden beri
işimde bir düzen oturtturamadım. Saat satışları iyi gitmeyince bir bankerden
borç aldım. Bu borcu ödeyecek kadar para kazanamadım. Bende çareyi yeni banker
bulup onun parasını ilk bulduğum bankere parayı vermekti. Bu düzen yaklaşık 1
buçuk -2 sene gitti. Borç katlanarak arttığından diğer bankerlerden borç
alamayacak duruma kadar geldim.’’

Adamın yüzünde pişmanlık duygusu belli oluyordu. Güçlükle hikayesini anlatmaya
devam etti.

‘’ Borç yüzünden banker beni sıkıştırmaya başladı. İlk önce normal sözlerle
tehdit etti. Bende parayı en kısa zaman vereceğim diyerek onu oyalıyordum.
Ondan 1 aylık müddet istedim o da vermişti istediğim süreyi. Ama ben yine
parayı toparlayamadım.  Ayın sonunda adam
geldi parasını istedi. Ben 3 gün süre daha isteyince yine istediğim süreyi
verdi. Ben de parayı toparlayamayacağımı anlayınca ailemle beraber tekrar
Yozgat’a gitmeyi düşündüm. Ama…’’ dedi alnında ki teri elinin tersiyle silerek:


‘’ Aileme bu durumu hiç bahsetmemiştim. Biz 4 kişilik aileyiz 2 çocuğum var.
Biri 20 yaşlarında genç bir kızım var. Biri de 27 yaşında upuzun bir delikanlı.
Her şeye çok çabuk sinirlenir. Delidir. İlk önce bana sonra bankere bir şey
yapmasından korkmuştum. Aileme bir şey söylememiştim…’’

Derin bir nefes aldı bitkin düşmüş adam. Anlamsızca, odada kendi masasında
duran Kadı Hüsrev’e baktıktan sonra devam etti.

‘’  Parayı toparlayamayacağımı anlayan
banker adamlarını gece yarısı evime saldı. 2 tane Sim siyah kıyafetli adamlar
zorla evimize girerek genç kızımı kaçırdı. O gün evde oğlum Murat yoktu. Olsa
ölmeden kardeşini teslim etmezdi adamlara.

Ertesi gün olduğunda Murat eve geldi. Kız kardeşini göremeyince olan biteni
zorla bize anlattırdı. Sonra 2 gün boyunca gözükmedi. 2 gün sonra eve geldiğinde
kız kardeşini getirdi. Sonra çıkıp gitti. Dünden beri ortalıkta yok. Eve geri
geleceğini de sanmıyorum. ‘’

Büyük bir soğukkanlılıkla Kadı Hüsrev adama ‘’ Oğulun şuan nerededir?’’ dedi.

‘’ Kendi kafasına sıkmadıysa arkadaşlarının yanında kalıyordur.’’

Hemen araya Cengiz girdi:

‘’ Arkadaşları nerede?’’

‘’ Hiç söylemedi. Bilmiyorum.’’

Konuşmanın başından beri yine sessiz kalan Palabıyık Osman:

‘’ Yine yalan söyleme.’’ dedi.

‘’ Bu sefer yalan söylemiyor Osman. ‘’ diyerek karşı çıktı Cengiz.

Kadı Hüsrev araya girdi.

‘’ Gerçekten bu sefer yalan söylemiyor. Ve bunu şimdi bize kanıtlayacak. ‘’
dedi.

Zabitlerden birini çağırdı. Bir tane ressam bulmasını emretti. Ressamı bulup
gelen zabit ressamı getirmekle kalmayarak bir haber de getirdi.

‘’ Sahilde kıyıya vurmuş bir ceset bulunmuş. ‘’

‘’ Hemen geliyorum. ‘’ dedi Cengiz ve odadan ayrıldı.

Kadı Hüsrev de, ressam Murat’ı çizince o resimleri çoğaltılıp her yere
dağıtılmasını emretti. Palabıyık’a katili bulma emrini verdi.


Kızıl Yüzyıl |1.Bölüm| Part6
Burak Çakar



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6582
2 Firari Fırtına 4605
3 Mustafa Ermişcan 4091
4 Hasan Tabak 3745
5 Nermin Gömleksizoğlu 3357
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3273
7 Uğur Kesim 3184
8 Sibel Kaya 3068
9 Enes Evci 2758
10 Turgut Çakır 2414

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1363 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com