Romanlar

fdeerw tr
Okunma: 66
mustafa güngörmez - Mesaj Gönder


vazgeçeceğini bildiğin hayaller kuruyorsun orhan böyle yaparak nemdini üzüyorsun vazgeçmeyeceğin başarabileceğin birşeyler bul dedi bana aslı bende kendimi aşağılanmış hisettim biraz biraz bekledikten sonra benim yapabileceğim şeyler zaten başarabildiklerim dir dedim ve 7. caddeye doğru yol aldım aslıya slının arkadaşlarına göstermeliydim yapabildiklerimi ilk romanımı yayınlıyacaktım ve herkez şaşırıcaktı hataa aslıda ben bir roman yazacağım demiştim gülümsemek kalmıştı insanlara bende üzülmüştüm aslında aslının yanından ayrılıp gidip yazmak geliyordu içimden ama yapmamıştım caddeye varmışım hiç haberim yok oturdum tekrardan okumak yazmak yerine düşündüm böyle olmazdı aslı belkide haklıydı çünki ben tembel bir adamdım herzaman kendini yorgun hiseden bir adam interneten yazarların hayatını araştırdığımda gördüğüm şu yazarların çalışma programı ne kadar okuyorlar bunları duyunca korkuyorum açıkçası bir keresinde bir yazı okumuştum yazarın birisi tam kırkbeşbin sayfa not tutmuş ben bunun yüzde birini bile yapamamıştım hayır vazgeçmeyeceğim bu sefer çok dolmuştum tek çözümüm bir roman yayımlatmaktı çünki sohbet etiğimde nalşılmıyordum ve pek konuşma bilmem yazmak bilirim biraz ve eve doğru yürüdüm dişlerimi sıkacağım tarzdan bir yazma isteği doğdu içime biraz daha hızlı yürüdüm yol karanlık düşüncelerim ak tı eve gitsemde ne yazacağımki herzaman depresif kopmleksli birisiydim mutluluktan çok kez bahs etmeye kalkıştım fakat olmadı çok genç yaşta kitap yayınlayardan daha iyi yazabiliyordum bu kesindi fakat ben hiçbirşey bilmem kim nasıl yazdı nereye yazdı nereye gönderdi yardım alabileceğim birisi olmak bilmedisokağın başına geldiğimde komşu hasan beyin evinden gelen sesler öbür komşuları balkona çıkartmıştı sanki hepsi bir futbol maçı izliyordu bende hakmedim biraz bağrışmaları dinledim sonra kendi evime girdim ne yazıcaktım bilmiyordum evimi mi evimin içindekilerimi yada vücudumdaki ağrılarımı aslında herzaman bunlardan bahs etmiştim artık sıkılmış olmalıyımki farklı şeyler yazmak istiyordum yanlız ben acıdan başka birşeyden bahs etrmek bilmem çünki acıların kalabalık olduğu bir yerde oturuyordum hiç birşey yazmadım kitapta okumadım yeniden uzandım ve sanki bir kapalı kutunun içindeymişim gibi içeriden etrafı izledim yanlızlığım göze çarpıyordu istemsiz oluşan kokular vazgeçmeye hazırlanıyordum hayalimden heey aslı ben bir roman yayınlayamadım bunu bilmeni isterim dedim kendi kendime hayır vazgeçmeyeceğim imm sanırım kendi kendimi kanndırmak konusunda pek güçlü değilim ve vazgeçmiştim bile pişmanlık duygusu hiç bu kadar belirginleşmemişti yenilmişlik hissi ardından suçluluk hissi ve kendimi kara bir kutuya haps etmiştim kısa bir süre içinde ruh halim değişmişti ve hayatımda değişmişti sanki uzandığım yerde kalbim hızlı hızlı atıyor git gide küçülüyordum sanki birisi yardım edebilirmi hayır edemezdi bunu istemezdim zaten kendimi aşağılamak banabayağı yakıştı tam sabaha kadar uyumadım çünki ben kötü tembel korkak bir adamım sanırım şimdi hiç birşey yazmama gerek kalmadı roman yazmamada gerek kalmadı şimdi uzun uzun düşünüp uzun zun üzüleyim sabahın olmasını bekledim uyumadan tabiki bir dakika bir saat gibiydi sanki gözlerimi kapatığımda siyah ekran gibi bir perde vardı ve orada çok kötü bir film oynuyordu gözümü açtığımda da herşey canlı olduğu gibi gözüküyordu bugün aslıya ne diyecevğim çok korkuyordum bu yaşanılacak olan anın hemen bitmesini istiyordum sonrada uzanmayı saat on birde buluşacaktık aslı benimle dalga geçmez umarım ben olsam bende dalga geçerim biraz su içip dışarıya çıktım nekadar yavaş yürüsemde bana hızlı geliyordu sanki odadan mutfağa gidiceğim okadar kısa gözüküyordu halbuki ne kadar uzaktaydı ilçenin meydanında genelde şalvarlı tütün içen adamalrın oturduğu bir yerde buluştuk aslı ile ne yaptın orhan yazımladınmı kitabını bu hemen olacak birşey değilki aslı yaa ne zaman olur bilmiyorum değişiyor ona bu hayalimden vazgeçtiğimi söyleyemedim kendisi neşeli idi bu durumdan ben ise üzgü bir tavırla biraz etrafı biraz alsıyı izliyordum bukadar güzel birisi neden hisisis  olurki  hiç anlam veremiyordum banka oturduk uzun uzun sohbetler ettik arkadaş bile değildik neden bukadar ilgileniyorduk birbirimizle gitmem gerektiğini söyledim ve onu orada bırakıp gittim arkamdan orhan beyy yeni kitabınız çok güzelmiş dedi bende daha hızlı yürümüştüm hiçbirşey düşünmeden yürümek ne kadar güzel olurduki uzanmak vakti gelmişti koşiarak eve gittim evin kapsını kapatığımda kendimi kurtulmuş hisettim ve takrardan uzanmaya koyuldum ..



mustafa güngörmez



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6582
2 Firari Fırtına 4605
3 Mustafa Ermişcan 4091
4 Hasan Tabak 3745
5 Nermin Gömleksizoğlu 3357
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3273
7 Uğur Kesim 3184
8 Sibel Kaya 3068
9 Enes Evci 2758
10 Turgut Çakır 2414

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1274 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com