Denemeler

Bambaşka bir eğitim mümkün: Eğitimde SSCB modeli
Okunma: 160
Furkan Sezen - Mesaj Gönder


Ekim Devrimi’nden sonra hayata geçirilen eğitim politikaları SSCB’yi 1961 yılında okuma-yazma oranı %98.5 olan ve uzaya ilk çıkan ülke konumuna getirmiştir. Bu yazımızda SSCB’deki eğitim sistemini ele alacağız. Esas olarak ise 1936 anayasasıyla da güvenceye alınmış biçimiyle inceleyeceğiz. Çünkü devrimin ilk yıllarındaki iç savaş ortamından ve sosyalist inşanın başlangıç yıllarından inceleme yaparak sosyalist bir ülkede eğitim sistemi nasıl olur sorusuna sağlıklı bir yanıt veremeyiz.                                                          KOLEKTİF ÇABA İLE MÜMKÜN
SSCB’de eğitim sisteminde bilimin ve üretimin, kapitalizm ve sosyalizmdeki farkları karşımıza çıkıyor. SSCB’de eğitim sistemi temel olarak gençlerin kolektifin üretken bir parçası olmasını sağlamak, zihinsel, fiziksel ve ahlaki gelişimlerini maksimum verimlilikte gerçekleştirmeyi amaçlar. Burada ana yaklaşım bir gencin yeteneklerini ortaya çıkarmanın ve bireysel gelişiminin itici gücünün kapitalizmdeki gibi rekabet değil kolektif çalışma olduğudur. 1936 Anayasası’nda eğitim hakkı şöyle tanımlanmıştır: “Bu hak genel ve ücretsiz yedi yıllık öğrenim, on yıllık öğrenimin geniş olarak gelişmesi, yüksek ücretsiz eğitim, yüksekokullarda çalışmalarında üstünlük gösteren öğrencilere verilen devlet bursları sistemi, okullarda ana dilinde öğretim yapılması, fabrikalarda, devlet çiftliklerinde, makine ve traktör istasyonlarında ve kolektif çiftliklerde ücretsiz mesleki, teknik ve tarım eğitimi yoluyla elde edilir.”

DEVRİMCİ BİR GÖREV OLARAK EĞİTİM
Sosyalizmin inşasının ve toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel refahı ve bilincinin geliştirilmesinin yegâne yolu bilimi küçük bir zümrenin ilgilendiği bir mesele olmaktan çıkarıp halka yaymaktır ve bunun gerçekleşmesi için bütün halkın eğitilmesidir. Ekim Devrimi öncesi Rusya’da ve gelişmiş kapitalist ülkelerde dahi nitelikli eğitim ancak küçük bir azınlığın erişebildiği bir şeydi. SSCB ile tarihte ilk kez bütün halkın eğitilmesi için politikalar hayata geçirilmiştir. Eğitim ve bilim alanında hızlı ve ısrarlı adımlar atmanın sadece bir ihtiyaç değil; öncelikli bir devrimci görev olduğunu belirtilmiştir.


KÜÇÜK YAŞLARDA BAŞLAYAN SÜREÇ
Zorunlu eğitim aşamasının öncesinde 3-4 yaş arası çocuklar için yuvalar 5-6 yaş arası çocuklar için ise anaokulları bulunur. Bu kurumlar sadece çocukları ilköğretime hazırlamak amacıyla değil aynı zamanda kadının toplumsal hayata katılmasının önündeki engelleri kaldırmak amacıyla çocuk bakımının toplumsallaşması açısından da önemli bir yer tutar ve oldukça yaygındır. Okul öncesi eğitimin ardından dört yıllık ilkokul (7–10 yaşları arası ve zorunludur), birinci devre orta öğretim (11–13 yaşları arası ve zorunlu) aşaması bulunmaktadır. Bu zorunlu aşamadan sonra öğrenciler fabrika okulları, tekhnikumlar, öğretmen enstitüleri veya ikinci devre orta öğretim okullarından birine yönlendirilir.

İLK DÖRT YIL VE SONRASI
Dört yıllık ilkokul ve üç yıllık ortaöğretim aşamasından oluşan ilköğretim SSCB’de eğitimin zorunlu aşamasını oluşturmaktadır. İlk dört yılda; okuma dersleri, uygulamalar (gösteriler), çevre gezileri ve deneyler yaparak öğrenimler tamamlanır. Üretim eğitimi (politik atölye dersleri) beşinci sınıfta başlar. Politeknik eğitimi genellikle okula yakın olan bir fabrikada, sanayi tesisinde, kolektif çiftliklerde veya okulun atölyesinde yapılır. Eğitimin bu aşamasında çocukların matematik, fen ve sosyal bilimler ile modern politika konusunda temel eğitimi alması sağlanır. Aynı zamanda çocukların çok yönlü gelişimini sağlamak amacıyla çocuklar tarafından yönetilen öğrenci birlik ve kulüpleri de bulunmaktadır.

YETENEĞE VE İSTEĞE GÖRE
Eğitimin zorunlu aşaması bittikten sonra öğrenciler sözlü mülakata tabii tutulurlar. Burada amaç gencin yeteneklerini ve eğilimlerini öğrenerek geleceğini belirlemesinde yardımcı olmaktır. SSCB’de öğrencilerin gelecekteki mesleklerini seçmeleri konusunda kendilerine ve velilerine özgürlük tanınmasına büyük ölçüde önem verilmiştir. SSCB’de fabrika okulları, tekhnikumlar, öğretmen enstitüleri ve ikinci devre ortaöğretim okulları olmak üzere dört tip orta dereceli okul bulunmaktaydı. Fabrika okulları zorunlu eğitim aşamasından sonra fabrikaya veya kolektif çiftliklere çalışmaya gidecek gençlerin yerleştiği okullardı. Burada gençler çalışırken bazı günler ücretli izinli sayılarak eğitimlerine devam ediyorlardı. Hem alanlarıyla ilgili hem de çok yönlü gelişimleri amacıyla felsefe, sosyoloji, müzik gibi dersler görüyorlardı. Tekhnikum okulları yetişmiş teknik eleman ihtiyacı duyulan alanlarda eğitim veren teknik okullardır. Tekhnikumların hangi alanlarda açılacağı ve sayıları Sovyet ekonomisinin planlamaları ile doğrudan bağlantılıydı. Bu okulları bitirenler ya aldıkları eğitim alanlarında teknik eleman olarak işe başlar ya da istemeleri halinde eğitim gördükleri alanla ilgili bir üniversite veya yüksekokula devam edebilirlerdi.

ÜNİVERSİTE VE YÜKSEKOKULLAR
SSCB’de yükseköğretim de eğitimin diğer aşamaları gibi parasızdır. Öğrenciler ortaöğretim aşamasındaki mesleki tercih ve eğilimlerine göre üniversitelere yerleştiriliyordu. Üniversitelerde, ortaöğretim aşamasını çeşitli nedenlerle bitirememiş ama eğitime devam etmeye uygun genç işçi ve köylüleri üniversite eğitiminden mahrum bırakmamak için oluşturulmuş İşçi Fakülteleri de bulunuyordu. Üniversite eğitimi, bilimin her alanında uzmanlar ve eğitimciler yetiştirmek; bilim, sanayi, teknik, sosyal ve siyasal konularda çalışma yürüterek işçi ve emekçilerin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel düzeylerini yükseltmek amacındaydı. Üniversitelere bağlı fakültelerde bilimin çeşitli alanlarında uzmanlar yetiştirilirken, yüksek teknik okullarında da fabrika ve diğer üretim alanları için uzmanlar yetiştirilmiştir. Üniversite öğrencileri, eğitimlerinin önceki aşamalarında katıldıkları öğrenci kulüpleri, genç komünist birlikleri içindeki faaliyetlerini, üniversite eğitimi sırasında da devam ettirir; tiyatro, müzik, spor gibi etkinliklerin yanı sıra ülke ve dünyanın çeşitli meselelerine dair faaliyetlere katılırlardı


SSCB’deki eğitim politikaları üzerine geneli üzerinden bir değerlendirme yapacak olursak yaşamın ve üretimin her alanıyla birleşmiş, kolektif bilincin geliştirilmesine ve bireylerin her türlü yeteneğinin ortaya çıkarılıp geliştirilmesine hizmet eden ve halkın ekonomik, sosyal ve kültürel olarak, yaşam ve bilinç düzeyinin sürekli daha ileriye götürülmesini amaçlayan bir eğitim anlayışı olduğunu söyleyebiliriz. ( Yazan : Alişan DOĞAN - İTÜ ) 



Furkan Sezen



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6763
2 Firari Fırtına 4749
3 Mustafa Ermişcan 4245
4 Eyyup AKMETİN 3908
5 Hasan Tabak 3902
6 Nermin Gömleksizoğlu 3504
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3450
8 Uğur Kesim 3307
9 Sibel Kaya 3208
10 Enes Evci 2891

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:752 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com