Denemeler

PAZAR KANSERİ
Okunma: 1293
.. .. - Mesaj Gönder


 
      Klasik müziğin, ineklerin süt verimini bile artırdığı bilimsel olarak kanıtlansa da, klasik müzik dinleyenlere inek gözüyle bakarlar nedense ülkemizde…
      Kaçımızın arabasında klasik müzik Cd’si vardır mesela? Ya da kaçımız ömrümüzde bir defa konser salonlarında filarmoni orkestrası dinlemişizdir?
      Ortalama bir Türk, ömründe iki kez klasik müzik dinler. İlki, evlenenler Mendelssohn’un düğün marşıyla dünya evine girerken, ikincisi de devlet büyüğü cenazeleri Chopin’in Cenaze Marşı ile götürülürken… Ha, telefon santralleri ve asansörleri saymazsak tabii…
      Ama ben bu müziğin, bizim kulağımıza neden antipatik geldiğini biliyorum sanırım.
      Tek kanallı dönemin en Red Kit’li, en John Wayne’li günüydü Pazar… Şimdiki gibi 24 saat çizgi film veren kanallar, paralı sinema locaları falan yoktu. (Zaten teknolojik açıdan o kadar bahtsız hissediyorum ki kendimi; abartmıyorum, şu mp3 denilen olay benim ergenliğimde olsaydı, kasetlere verdiğim, rahatlıkla bir otomobil alınabilecek para cebimde kalmış olurdu.)
Babamda kovboy filmi, annemde Türk filmi, abimde futbol, bende de çizgi film arzusu doruk noktasındayken, reklamların bitimini müteakiben ekrana gelen şu VTR şok etkisi yaratırdı evde: "PAZAR KONSERİ"
      Kıvırcık saçlı amcamız Hikmet Şimşek’in yönetimindeki konser 1 saat kadar sürerdi. Bu süre zarfında anneme kahvaltı sofrasını toplama, babama bulmaca çözme, abime gezme, bana da tek kale maç yapma fırsatı doğardı. Televizyon içinse bir dinlenme molasıydı Pazar Konseri. Tabii ki, konservatuarda okuyan bir çocuğunuz, askeri bandoda subay olan bir babanız falan yoksa…
      Tek kanallı dönem nasıl ki insanımızda bir dansöz açlığı oluşturduysa, Mozart’ı, Bach’ı, Haydn’ı Pazar günü o neşeli kahvaltı masalarına oturtmakla, Türkiye’de klasik müzik dinleyicisi oluşmasını da baltalamış oldu.
      Ben de o eskinin, Pazar Konseri’ne “Pazar Kanseri” ismini veren izleyici grubunun içindeydim. Ama müzik zevkimin oturmasıyla birlikte inanılmaz haz duymaya başladım Vivaldi’den, Mozart’tan, Rossini’den… Yine çizgi filmler sayesinde, kulaklarım bu müziğe aşinalık kazanmaya başladı. (Bkz. The Rabbit of Seville - Elmer Fudd ve Bugs Bunny; Figaro’nun Düğünü Operası - Tom ve Jerry v.b.)
      Klasik müzik insanda inanılmaz bir gevşeme ve rahatlama hissi uyandırıyor. Artık yadırgıyorum çocukluğumda “Mozart’ın bilmem kaçıncı zartı…” diye dalga geçtiğim günleri.
      Hatta Mozart’sız bir dünyayı neyleyim diyenlerdenim şimdi…
 
                           
 
 


ÜSTAT HİKMET ŞİMŞEK'İ DE RAHMETLE ANMADAN GEÇMEYELİM...
 
 

.. ..



Yorumlar (9)
A'Gül ... 18.7.2011 16:41

Bence Klasik müziğe dikkatini çeken,yine de Pazar Kanseri'ymiş Mustafa.
küçük yaşta kulağımıza kaçan ezgiler,belleğimize yerleşen görüntü ve renkler,daha sonraki yaşamımızda tecrübelerimizle zenginleşir ve yerini alır.Sanat,sadakatle izledikçe tanınan ve sevilendir.
Mozart'sız,Tchaikovsky'siz.........sanatsız kalmayasın.

.. .. 18.7.2011 19:04
Haklısınız hocam. Şİmdi olsa yine izlerim. Ama şu da bir gerçekti: Siz bir çocuğa sürekli ve zorla ıspanak yedirmeye çalışırsanız, o çocuk ömrü billah ıspanak sürmez ağzına. 80'ler Türkiyesi'nde, haftanın tek tatil günü sabah kahvaltısında Klasik Batı Müziği dinleyecek kaç tane entelektüel aile vardı?
1930'larda, radyolarda Türk Halk ve Türk Sanat Müziğini yasaklayıp, Batı Müziği dinlemeyi zorunlulaştıran kesimin torunlarıydı bunlar sanırım.

Yanlışlık yok Merve, başlığın esprisi o...

.. .. 18.7.2011 19:15
Hocam, yazının sonuna Mozart abimizin en sevdiğim rondosunun videosunu koydum. Dinleyelim lütfen...

EROL BİTİREN 18.7.2011 21:33
Wellcome aboard Mustafa'cığım,şu anda Digitürk MEZZO Kanal 102 açık,gıda gibi bir şey,hele bir araştırma yaparken.Sürekli pazar,sürekli konser var artık hayatımızda,olmayan CD'im de yok klasiklerden,operalar dahil, övünmek için değil söylemim,sahiplendiğimi anlatmak sadece.Bu arada,her klasik müzik bestesinin bir teması ve yazılı bir öyküsü vardır,yani klasik müzik sesli bir edebiyattır azizim.Bizim dergaha cuk oturur,herkese de yakışır.Ama Mustafacığım şu başlığa fena takıldım,espri de olsa bir illetin adını kulaklarımın tacına pek yakıştıramadım,yazının adı Pazar Konseri olsaydı ne o kaliteli anlatımın ne de o kaliteli kalemin eksilirdi diye düşündüm.....Hayatını bu işe adamış Hikmet Şimşek Ustamızı yad etmen ince bir düşünce.......Mozart dinletisi fikri de güzel ancak bu kültür buralarda zor yayılır be Mustafacığım,çok zor yayılır...sevgiler

.. .. 18.7.2011 22:48
Benimde bir DVD arşivim var Erol. Hatta -üzülerek söylüyorum ki- o genişlikte Türk müziği arşivim yok. Ben klasik dinlerken notaları gördüğümü hissetmişimdir hep. Nasıl bir duygudur bilmem, öyle geliyor bana.
Başlığa gelince; o dönem ki çoğu ev ahalisinin, programa taktığı isimdi bu. Anonim bir espri yani...

Veysiciğim, teşekkürker bizden...

.. .. 18.7.2011 22:51
Bu da nefis bir keman dinletisi; madem hızımızı aldık, devam edelim.


---- ---------------- 18.7.2011 23:42
İçimden geçen, arabesk parçalarından oluşan bir dizi eklemek ama eksantrik olacak.Bunu yapmayacağım bende dinliyorum klasik müzüği yazarken iyi gidiyor, Fazıl Sayı anmadan da geçemeyecem ilk aklıma gelenlerden. Black Earth sık sık dinlerim.

Nermin Gömleksizoğlu 19.7.2011 00:56
O günleri dün gibi hatırladım Mustafa, bu başlığı o günlerde ilk amcamın ağzından duymuştum ikinci sen oldun ne tesadüf meğer yaygınmış bilmiyordum:) yazını mozart'la dinlemek ayrı bir keyif verdi Mustafa...
Bazı şeyleri anlamanın ya bir zamanı var ya da dediğin gibi dayatmayla değil gerçekten seversen seviyorsun var bir şeyler ama...

Comert Sen 19.7.2011 10:27
Sevgili Mustafa, yazini icten ve samimi buldum. Bazi satirlarinda kendimi buldum, gulumsedim okurken. hayat bir muzik konseridir,bazen bir senfoni. Sen, uygun bir zaman ve mekan da degilsenanlamsizlasir, gurultu ve senin deyiminle"Kanser" olur. demek bir seyi sevmenin zaman ve mekan kavrami varmis. Keske, her sey muzik gibi olsa ve dinledikce icimizi isitsa.Biz duygu ve dusuncelerimizle kendimize ait olsak. O zaman daha cabuk severiz.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6151
2 Firari Fırtına 4218
3 Mustafa Ermişcan 3404
4 Hasan Tabak 3292
5 Nermin Gömleksizoğlu 3000
6 Uğur Kesim 2901
7 Sibel Kaya 2726
8 Enes Evci 2423
9 Ömer Faruk Hüsmüllü 2359
10 E.J.D.E.R *tY 2213

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:517 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com