Denemeler

Doğa Ana
Okunma: 157
Furkan Sezen - Mesaj Gönder


Daha önce ,  felsefenin din ve bilim arasında ve her iki alana açık olduğunu söylemiştik. Felsefi idealizm neden dine götürür ? Çünkü felsefi idealizm şöyle düşünür " Tıpkı inşaatçının , bir mimar tarafından düşünülüp geliştirilmiş tasarıma göre bir evi inşa etmesi gibi , tüm dünya ve insanın kendisi de her şeye gücü yeten , bilinmeyen bir mimarın gerçekleştirdiği dar bir tasarımın cisimleşmesinden ibarettir "( Galina Kirilenko a.g.e.s.40 ) Felsefi idealizm çeşitli biçimlere bürünmüştür . Temel özelliklerinden biri şudur : "Tanrı , ruh ve düşünce yüceltilirken , doğa ve insan küçümsenir . Devlet kutsanırken , toplum ve birey küçük görülür . " Ancak tarihteki şu gerçeği bilince çıkarmak gerekir : İlk komünal toplumda insan doğa ile barışık yaşıyordu. Sınıflı toplumun gelişmesi sonucu , sadece insan üzerinde egemenlik kurulmadı , aynı zamanda doğa üzerinde de egemenlik kuruldu . Komünal toplum insanı , doğayı canlı olarak algılıyordu . Doğa , her şeyin nedeniydi . ' Doğa ana ' kavramı komünal toplumdan kalma bir kavramdır . Ne var ki , sınıflı topluma geçişle beraber , doğaya bakış açısı da değişmeye başladı . ' Doğa ana ' kavramı yerini , ' Vahşi doğa ' , ' Zalim doğa ' kavramlarına bıraktı . Doğaya egemen olmak için , doğanın 'vahşi' olduğu mantığı ön plana çıkarıldı . Felsefi idealizm tanrıya götüren bir yoldur . Bu nedenle felsefi idealizm , hem doğa bilimini kendi amaçları için sömürür , hem de doğa bilimini krize sürükler . Materyalizm , insanın doğayı kavrama yeteneğini varsayar . Çünkü insanın bir yargı gücü vardır . Bu yargı gücü ise , binlerce yıl süren deney ve alışkanlıkların sonucu olarak gelişme gösterir . ( Marksizim ve Güncellik s.50 - Yener Orkunoğlu ) 



Furkan Sezen



Yorumlar (1)
Furkan Sezen 25.06.2021 17:11
Saint-Simon'a göre tanrı fikrini temel alan düşünceler bilimsel olamazlar . Çünkü tanrı fikri , deney ve gözlem ötesinde olan bir şeydir . " Tanrının varoluşu , gözlemlenebilir bir olgu değildir ... Dolayısıyla tanrı fikrini temel alan bilimler gerçek bilimler olarak sayılmaz . " ( Saint-Simon , age. s.214 ) Oysa bilim , gözlemi ve dünyasal olguları dikkate almak zorundadır . Saint-Simon , ' bilim , halk arasında yayıldığı takdirde etkili olur ' düşüncesini savunur . Sanayileşmeye dayanmış bir toplum teolojinin etkisinden giderek kurtulduğunu şöyle izah eder : " Sanayiye yönelik olarak örgütlenmiş bir halk , kendi sanatsal ve zanaatsal çalışmalarının ilahiyatçı düşüncelerle hiç bir ilişkisi olmadığını kısa zaman sonra fark eder ." Ayrıca ' günlük çalışmasında kullandığı nesneler konusunda ilahiyatçılar tarafından hiç bir gerçek açıklama getirilemeyeceğini '( Saint-Simon,age. s 105 ) zaman içinde öğrenir . ( Marksizm ve Güncellik s.109-110 ) Acaba bizim toplumumuzda neden hala teoloji çok aktif bir şekilde her alanda kullanılıyor . Neden işçi ve emekçi kitlesi örgütlenemiyor ve bunun (teolojinin ) en büyük destekçisi oluyorlar . sorgulamak ve düşünmek gerek .


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6763
2 Firari Fırtına 4749
3 Mustafa Ermişcan 4245
4 Eyyup AKMETİN 3908
5 Hasan Tabak 3902
6 Nermin Gömleksizoğlu 3504
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3450
8 Uğur Kesim 3307
9 Sibel Kaya 3208
10 Enes Evci 2891

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:694 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com