Denemeler

Trafik Psikolojisi
Okunma: 72
Hep de Böy - Mesaj Gönder



Trafik psikolojisi nedir?
Trafikteki insan davranışlarını, bu davranışların trafik kazaları ile ilişkisini neden-sonuç ilişkisi ile inceleyerek, araştırma verilerini kullanarak trafik kazalarının önlenmesi ve azaltılması için önerilerde bulunan bir uygulamalı psikoloji dalıdır.

Türkiye'de trafik kazalarının %88'e yakını sürücü kaynaklı hatalardan meydana geliyor. Bu hatalar nasıl önlenebilir? İnsanlar neden kurallara uymuyor? Trafik neden bu kadar çok stres yaratıyor? Trafik ve ulaşım psikolojisi psikolojinin uygulamalı alt dallarından biridir. Yaya ve sürücülerin trafikteki davranışlarının altında yatan psikolojik süreçleri inceler. Başlıca amacı trafik kazalarını ve sonucunda meydana gelen hasar, yaralanma ve kayıpları azaltabilmektir. Sürücülerin araç kullanma eylemleri sırasındaki algı, dikkat ve biliş süreçleri, sürücünün kişiliği, risk alma davranışı, tutum ve duyguları sayılabilir. Trafik psikologları psikoloji mezunu olup trafik psikologluğunda yüksek lisans ve doktora yapmış uzmanlardır. Zaman ve insan etkileşimlerini incelerler. Trafik işaretlerinin algılanabilirliğinden, yol kenarındaki billboardlara kadar pek çok şey trafik psikolojisinin alanına girer. Aynı zamanda karayolları ve benzeri kuruluşlara ve mühendislere trafik tasarımlarının insan üzerindeki etkisi konusunda da danışmanlık yaparlar. Üniversiteler gibi kurumlara ders vermelerinin yanında duygusal, sosyal, zihinsel kökenleriyle trafik davranışlarını araştırırlar. Trafik stersini nasıl önleyebiliriz. Trafik stresinin nedenleri nelerdir gibi sorunlara odaklanıyorlar. Trafikte güçlük yaşayan herkese yardımcı olabilirler.

- Cep telefonuyla konuşmak alkollü araç kullanmak kadar sürücüleri kötü etkileyebilir
- Günümüzde bazı hastalıklardan korunmak için aynı anda iki iş yapılmaması öneriliyor.
- Cep telefonuyla konuşanların frene basma süresinde uzama olduğu
- Alkollü sürücülerin agresif oldukları bulunmuş

Trafik kuralları da bunlara göre düzenlenmiş.

Elbette psikologların bildirdiğine göre bilim adamları her bireyin belirli verilere tabi tutulması sadece bireyden bireye değil, bir bireyin sabah ile akşam arasındaki herhangi bir saatle diğeri arasındaki farkla da açıklanabilir şekilde farklılıklar gösterir. Bu gibi araştırmalarda genellemelere varmamak daha doğrudur. Trafik psikologları ise insanların mutluluğu için sürekli olarak önerilerde bulunur.












Sorunlar öyle ise, çözümler de insan odaklı olmalıdır.
Bireylerin tüm hareketleri davranış olarak adlandırılabilir. Sürücü davranışını etkileyen faktörler... Sürücü hataları dalgınlık ve unutkanlık ve yanlışlıklardan kaynaklanır. Birincisi planlanmış sürüş eyleminden istemeden sapması. Diyelim ki, gitmeyi planladığınız ve her gün de gittiğiniz bir yer vardır. Ör: Evinize belirli bir saatte her gün gidersiniz. O gün planınızda küçük bir değişiklik olur fakat siz ister istemez eve dönersiniz. Kendinizi evde buluverirsiniz. Çünkü her gün oraya gitmeye alışmışsınızdır. Yanlışlıklar vardır. Doğru bir sürüş için planlayan uygulama yolunun yanlış olması. Ör: Park edeceği boşluğu doğru ayarlayamama, geçmeye çalıştığı aracın hızının yanlış tahmin etme, iki araç arasındaki mesafenin hesaplanamaması, yanlış şeride girme. Bunlar büyük risklere sebep olacaktır. Bir de sürüş yeteneğini etkileyen fiziksel şartlar -yaş, işitme, hastalık ve ilaç kullanımı, görüş, yorgunluk, hız ihlali, hız körlüğü, tünel görüşü, alkollü araç kullanma... Yorgun araç kullanmamızı tehlikeli ve riskli hale getiren tipik yorgun olduğunuzu gösteren durumlar vardır. Göz kapaklarınız isteğiniz dışında kapanır, düşünceleriniz karışır, dikkatiniz kolayca dağılır, esnemeyi engelleyemezsiniz, gözleriniz kapanır ve dalarsınız, geçtiğiniz son birkaç kilometreyi anımsamazsınız, şeritten sapar, yakın takip yapar, trafik işaretlerinden kaçarsınız. Bir iş yerinde bile başımıza gelebilecek bu yorgunluk kaçınılmazsa bir mola vereceğiz, aracın etrafında dolaşacağız, yüzümüzü yıkayacağız ve sonra kullanacağız yada biraz uyuyup sonra devam edeceğiz. Hız ihlali hızın emniyetli sürüş üzerinde olumsuz etkileri vardır. Hız körlüğü artan hızın sonucunda sürücünün yol ve çevresine yönelik görsel verileri yani eşya ve olayları tam olarak algılayamamasıdır.

Sürücüler, önlerinde giden araçları, kendi araçlarının km. cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metre mesafesinden takip etmek zorundadırlar. Örneğin, 90 km./s hızla giden bir aracın öndeki aracı takip mesafesi 45m. dir.
Takip mesafesi aynı zamanda, takip eden aracın 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadardır. Bu sürenin tespitinde, 88-89 yöntemi kullanılır. (Bu sayılar aralıksız söylendiğinde aradan iki saniye geçmektedir.- Kol ve grup halinde araç kullananlar, araçları arasında diğer araçların güvenle gidebilecekleri açıklıklar bulundurmak zorundadırlar. Bu açıklıkların ölçüsü takip mesafesinden az olamaz.
Tehlikeli madde taşıyan araç sürücüleri, yerleşim yerleri dışında diğer araçları 50 m. den daha yakın takip edemezler.
İnsan kırk kilometre ile giderken durduğu zaman 160 derece gibi bir açıyı algılayabilmelidir. Ancak 100 kilometreye ulaştığımız zaman artık kırk beş dereceyi algılayabiliriz. Buna tünel görüşü denir.

Bu nedenle 'birden önüme çıktı' derler sık sık.



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6645
2 Firari Fırtına 4657
3 Mustafa Ermişcan 4149
4 Hasan Tabak 3801
5 Nermin Gömleksizoğlu 3411
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3346
7 Uğur Kesim 3229
8 Sibel Kaya 3119
9 Enes Evci 2801
10 Eyyup Akmetin 2479

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1264 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com