Romanlar

KİTAP: ŞEYTAN YANMIYOR -Beat Kuşağı
Okunma: 110
Hep de Böy - Mesaj Gönder


KARAKTERLER DO & LA
Şu şimdi şurada önce mesleğini bulmuş, sonra o konuda emek vermiş biri mi? O konu öyle olsaydı biz kitap okur tanışır, yirmi yıl kitap falan okumaz, şimdi okurduk. Şimdi de okumaya başlardım ve bir daha bırakmazdım ki zaten öyle. Ama ben zaten okumaya başlamıştım, bu konu bile edilmedi, çok kırgınım. Ayrıca da o şarkı yüzünden yapmadığım bir şey neden bana şarkı perdesinden duyuruluyor. Çok gereksizdi ve de çok yanlıştı, çok çirkindi. Ne yani şimdi böyle mi olmuş, böyle diyebilecek misiniz, diyorlar güya! Ben zaten okuyorum, keyfim de yerinde... Konu ne yani? Her dakka tövbe mi edeceğiz sizin gibi? O kadar çirkin bir şeye umutlar falan mı yüklemişler yani? Hayatı mı kurtulurmuş bu konu da aynen o şarkıdaki gibi olursa, ben kendi anlayışıma diyorum onlar yediğim bisküviye. İşte o da zehirliymiş. Anladın mı konuyu? Zehir! Bildiğin zehir bu açıdan. Oradaki ağaç, bu açıdan zehir yada zehirli yılan. Hiç okumadan etmeden hoca taklidi yapanlara ne diyelim yani? Şu da olmuyor işte... okumakla ilgili değiller bu açıdan. O da zehir. Neymiş? Allah'ın belası şarkıdan yansımış, öteki de benim şarkımmış. Lanet olsun... benim şarkıma da lanet olsun. Zehir zıkkım olsun. Kim kiminle ne zaman nerede tanışmış mış da, kimin mesleği fakirlik üzerine kurulmuş. Mümkün değil beni ikna etmeniz bu açıdan. Asla diyorum. Bu da şimdi şöyle kandıracakmış yılanı boğabilirse: okursan da iyi olur, müzik dinlersin, müziğin tutar, paran bok olur... bilmem ne! Bu nedenle yaptığım bir şey değil!!! Asla olmadı böyle bir araç. Bunu bana mı yutturacağını sanıyorsun: bu zehir. Anladın mı beni? Beni de anladın mı zıkkımın peki... evet öyleyim. Bu dünyada kendim dahil herhangi bir nedenle yapmadığım bir şeyi, kime kader diye kakalayacaklar? Yani şimdi bunu mu merak ediyorsun? Bu da zehir. Bir de pazarlığa oturmuşlar bunlar; kim okumadıysa yıllarca o şekilde canına okuyacaklarmış. Sanki o yemek programı neydi? Hiç yoktu sanki burada zehir zıkkım da herkes bana yemeklerini anlatacaktı? Yani şimdi bana ne diyebilir! Bu ne özgüven? !!! Anası babası yok mu bu insanların? Ne alaka kaynanaları... benim iğrenç bir bakış açısı. Bakanı da zehirlerim bu. Anladın mı beni hiç? Hiç anladın mı ki resimli barış çubuğu sanıyorsun kendini? Bana ne senin kaynanandan. Ben anne derken seni mi kaybettim ki, beni buldun? Geri zekalı. Mal gibi bana bakacağına kitaba baksaydın: stratejimi deniz yosunu gibi çiğnediler. Bunlar gökten yağan hediyelerdi ve ben bunu gökteki için hayata geçirdim. Onun spastik köyü varmış. Ortada dünyada bir kitap varmış. O kitap elimize yarın gökyüzünde geçecek. Kendini cennetten mi indi sandın? Ben burada kitap okuyorum deli gibi, onu da yarın cennete varmaz mı sandın? O kadar salak bi şarkı da şiir de bilmiyorum. Şarkı da o kitabı anlatıyor: cennet nedir bilmez mi sandın? Kötü bir insansın sen. Senin gibilere film mi yapıyorlar sandın? Bizim evde ayı mı oynatıyorlar sandın? Buradaki toprak da öyleydi. Benim canımı alacak değil ya. Şu yapılanları şeytan bile yapmıyor. O nedenle sanatı ona hediye etmişler. Ne şimdi kendini insan mı sandın? Yani o kadar sürükleyici bir kitap. Anlatamam doğrusu. Çok keyifli benim için her zamanki gibi. Beni pek çekemezler düşmanlar, inançsızlar. Yanımda biraz zevzek kalırlar genellikle. Şimdi de kraliçe mi sandın? Bugüne kadar yüzlerce şarkıya yorum yazdım. Benimki de böyle oldu. Yok yok. Özgür Roman'a yollamayalım hiç. İşte öyle de ödlek mi sandın? Kitabın bile öngörüsü var benim yok mu sandın? Yarın da bunlar olacak. Üzgünüm. Anlaşma anlaşmadır:) Öyle değil mi sandın? Duyulacak bazı şeyler. Selamlar G.
O Kadar Zor Olmasaydı Ne bu, niye diye sorma, şeytanları musallat etmeselerdi Etmeselerdiiyiydi Yanioku;okudumbiraz...başladımokumaya...başlamıştımkitaba.Bir şarkı çalıyor kafamda, o da ne aslında bir kitap da. Kafam dediğim havada bir yerde. Belki şarkı öyle, iki kelime. Birine mektuplar yazıyorum, hiç hayat yok okumamda. Okusaydın iyi olurdu. Örnek olsaydın bize. Kimsin sen ayrıca. O olsaydı, bu da olurdu. Şunun yüzünden oldu, bunun yüzünden oldu. Bir kavgaya tutuştu insanlar. Susturmak ne mümkün. Geçiyordu yıllar da. Duyuyordu gerçek sevdiğim. Ben sürekli bir övgü ile dilimde, inancımı korumaya çalışıyordum. Faydası var mı, gönül bu dediler. Belki olur, belki olmaz ama belli varacağın yer. Unuttum ertesi gün. O bin yıllık plana kader dememek ne mümkündü? Ne mümkün? Hastalar iyileşti. Misafirler gitmedi, çay hala kaynıyordu sanki. Öylesine okumuştum. Hep daha kötü bir durum, benden daha zor durumda biri vardı dünyada adeta. Okursan olur denilen şeyler bin yıl çeneni tutmak gibiyse, fazla da konuşmazdım ya, öyle de, çok daha büyük bir disipline ihtiyaç duyuyordu. Ben ingilizce olan kitabı türkçeye çeviririm demiştim, türkçe olanı da okurum. Bu tarz bir kavram hayatımda vardı. Ama olacaklar göründüğünde, belki memnun olurdum. Hiç de gerçek değildi. Göklerde çalan şarkı benimdi. Gittikçe zorlaştı. Sessiz sakin biriydim. Belli ki yerin kulağı vardı. Umudetmek zorlaştı. Umut güven meselesiydi. Güvenemezdik aklımda kalan bir kaç satıra. Pek çok kişi daha az bir çabayla kıyıya yanaştı. Bu yavaş bir yarıştı sanki ama herkese mi ilan edilmişti. Kudurdukça kudurdu denizler... çoğunluk bu konuda anlaştı. Hatırlarsam eğer, asla terk edilmeyecekti. Ne var bunda, belki okumak isteyecekti. Mutlaka vardı bir hayır ama neydi işte, neydi? Okudum demek artık yasaktı belki, çok ses çok gürültü oldu. Olsun öyle de okuyorum denilebilirdi. Ama kime yani? Ne alaka? Unutmasam iyidi. Her hatırladığımda hatırlattı. Kitabı piyese çevirdiler. Korkunç bir telaştı. Bir şeyler anlayabildiğimde bu sahildeydim. Evin tavanı aksa sevmeyen beni, havalar güzelse kalalım aman. Neydi ki hayal? Çok daha masumdu. Sinirli Lick O açıdan o kadar sinirliyim ki siz bol bol film izleyin Bir şarkı size dua okusun Tutarsa kendiniz bir albüm yapın Ve her şeyin gereksiz olduğunu bağırın çağırın Bu kitapta var Bende yok Kitabın da türkçesi yok Git oku Beni unut şarkısı iyi okuyor onu Unut Üzgünüm Öleceğiz Hafife alma Bana bakma Şahane olacak sizin ev de Adam Bir gün bir arkadaşımla buluşmuştuk bana bir kitap hediye etti, oku seni sınava çekeceğim dedi. Bir diğer arkadaşım öyle sınav mı olur, sen çoktan sınıfta kalmışsın dedi. Bir diğer arkadaşım hep bunlar sen okumadığın için dedi. Bir diğeri de sen kim kitap okumak kim dedi. Bir başkası benim için o kadar değersiz ki yaptığın şey dedi. Böyle geçti yıllar. İkiyüzlülüğü araştırırken nedir diye gitti şarkıcı oldu. Neymiş; bugün burada olan her şeye olmadı baştan diyormuşsun ve de bedelini de söke söke istiyormuşsun. Sen kendi eşine dostuna bakmıyormuşsun da, filmleri bahane ediyormuşsun. Bu adam için şu anda ben öyleymişim. Görenlere duyurulur: yarın çıkar gazetede unutulur. Ha ha ha! Böyle kitap yok diye oyuncu oluyor, sen ise böyle şey olmaz diye yazar oluyorsun. Gene niye gelip yol ayrımı şiirini okusun. Kesin başka şey okuyordur o diyorsun ve bir sen eksikmişsin. Ay şimdi ne kadar enteresanbunlar...neredenbakıyorsanız,rağbetvarsanırım. Kadın Bugünyemek yemeyeceğim; tüh tüh, öf öf! Bugün bir muhabbet dinleyeceğim; dinleme yok yok, vah vah! Bugün bir kitap okuyacağım; ne alaka bilmiyorum, anlamadım, beğenmiyorum! Şimdi ne alaka senin evin, ne alaka senin evladın, ne alaka senin sevgin, ne alaka senin vergin, ne alaka senin işin, evin, barkın, mesleğin. Bir gün olsun dedin mi, iyi; yok dışarısı pislik kaynıyor. Demek ki bu konunun en kötü haliyle ele alınmasının bir önemi yokmuş. En berbat haliyle ele alınmasının bir de önemi varmış. Bu açıdan bak: yarınlar yerinde duruyor mu? E, ben nereden bileyim? Bilmiyorum işte... Çok kötü, çok. Erkek egemen toplumu anlatan bu kitap örnek alınsın diye değil, örnek vermek için değil, bunlara kulak asılmasın diye. Neymiş bu da böyle: erkeklerle kadınlar eşit olmazmış. E ama çocuğa izin vermişsin, ateşle oynasın, güçlü olsun çalışsın... sevdiğini kaybetmiş bir kişinin umurunda değil. Sen bana mı diyorsun ki, ben kitaba diyemeyeyim? Bu Kadar Olmaz Şimdi yani siz, ben her gün gezerim 12'de
evde olurum, ben çok yerim kilo almam, ben yarın dünya turuna çıkarım her yeri gezerim, ben yeni arkadaşlar bulurum geçmişi bir kalemde silerim, ben yüz kitap okurum birini yazarım falan biliyor musunuz? Niye! Çünkü geçmişte daha fena ne olmuştu? Böyle saçma şey için kimi göndermiş dünyaya da beni gönderecek! Kimi iyi etti böyle de şimdi hasta olursam bu yöne döneceğim. Gene de bazı şeyler vardır ki... böyle geçiştirilmiştir. Aklımı buna mı yoracağım sanıyorsunuz? Ne kadar yanlış anlayabiliyorsunuz da, o mu olacak sanıyorsunuz? İki öğüt yanında bu neyin promosyonu zaten. Ben tek kelimesine inanmıyorum. Hiç inanmadım diyebileceğim. Sen ne yapacaksın? Beni anlayışsızlıkla mı suçlayacaksın? O zaman ben de seni suçlayacağım. Yazın bunları... yazık etmeyin insanlara. Öyle olursa bunlar mı beni suçlayacak sanıyorsun? Korkunçtu! Ona hı hı, buna ı ıh... olmaz. Olmuyor. Gece bizim evde geçirdiğimiz on iki ayı sonlandıralım mı? Disco tanıtımında tıpkı okul yıllığımda olduğu gibi yanlış tahmin edilmişliğimi simgeleyen bir kaç adam duruyor. Ne kadar ilgilenmesem de bazıları için dünya öyle dönüyor. Hangisini beğendin şarkı değil de sanki menüye eklenmiş adamlar, diye ayrıca bir kaç ülke tanıtılıyor. Benim kusur olmayan şeyler kitapta bir sayfa gibi yüzüme vuruluyor. Bu konuda bir şarkı dinliyorum, sanki discolardan disco beğenemiyorum. Üstelik de bir teklifi reddetmek gerekse ne ayıp diye beni boğarlar. Kimseyi discoya çağırmadım, biliyor musun? Şimdi sarhoşun dans edesi yok, nesi var halâ merak ediliyor. İnsanlar içkiden kusacağına öpüşüyor. S evgilim yok sevgilimle böyle bir anım yok demek. Zorĺa güzellik olsa belki de kitap olurdu. Ne yapalım? Ben de bu: dans kursum var. Demişim bir kere... üzülme tavernaya gideriz. Kız korkup evlenmek istiyor. Yazsan roman olur. Konuşulur mu hiç... Yani bu! Korkma Birinci Olmazsın ÇocukluğumayrıcaanlatabiliyordemekamanasılÖtekitürlüşiirianlatıyor Neyse beş yaşındayken 15'i düşündün Aradaki onbeş yıl onbeşe eklendi O da inançlı biri olduğun için Ondan 30 manevi yıl çıkarıldı ve yerine yirmi yıl daha eklendi Şimdi sonsuzu seviyorsun Niye O da belli değil Tamam nefes alıyorsun Ama aklında ne varken ben de varım O da belli değil Çok sıkılmış Yazık Niye O konu da böyle değil Bu konu da öyle değil Benim iyiyaninormaldeOlmasaKeşke UzunmutlubiryaşamdiliyorumSevmediğimkonular olunca ne yazık ki Dilesem ne dilesem olmuyor Amma da zıttı yoktu Normalde ne dilesen olur Böyle ďe olmuyordu Yani ben bi insanı niye seveyim niye sevmeyeyim Bir insan herkesin sevdiği birini sever de herkesi mi sever Herkesi seven biri benim ne sevdiğimi bilemez mi Ama Olmuyor Sonra sanıyorsun ki sevmediğim diğer konular yüzünden Değil Ben sesten küfürden nefret ediyorum da ondan Ne yani sevmiyormuşum şu anda Kırk yıllık konulardan Ki onları da sevmiyorum Sevmiyorum işte anlaşamamayı anlaşılmamayı Küfür sanayakışıyorBengenedesevmiyorumBüyükAcılar Şarkılaraçısındandadurumhiçde farklı değil... öyle değil mi? Bütün dünya bir şarkıymış yada bir notaya koca evren sığmış. Ben şimdi çalışmalıyım (kitap okumalıyım) ve de bu kimsenin tahminine muhtaç değilmiş. Yarın da sabahtan sonra evimde bir şarkı dinleyip belki okulda arkadaşlarıma da bir gösteri hazırlayacağım. O konu o kadar mühim değil diyerek evime dönüp tekrar çalışacağım. Bir kaç arkadaşımla bir iki saatliğine çay içip, kurabiye yapıp, sonra dağılacağız evlerimize. Sonra gene kitap okuyacağım ve bu böyle sonsuza kadar sürmeyecek de, bu mu böyle sonsuza kadar sürecek. Hiç önemi yok bu mu? Gökyüzüne bir ışık varıyormuş... gerisini bilmiyorum, hiçbir açıdan. Peki şimdi önemli miymiş? Yılışık Ses Hadi canım yani! Aynı şey değil tabii, ben savaşa hayır diyorum şimdi müzik dinlerken, sen alfabe bilgimi kontrol ediyorsun. Daha da saçması hemen hemen bütün edebi eserlerde var. Seslerin en çirkini ki çok ahlaklı hayvandır, eşekmiş. Baktın şimdi ben bir yaşımdayken eşek demişim... daha neler neler. Bakmayın dermişim hep... bakmayın. Şimdi falım fallanacakmış. Konu ne: okumakla bitmeyen kitap! Aynı şey mi şunu savaşta okumakla, evinde okumak. Ben kendimi bilmiyorum diyeceğim, yokum yokluklar kadar, kendini bil lafını dinleyeceğim şarkıdan sorup da dinlediğim günü yabana atmak. Ben dedim ki neyse ne, okurum ben, göründüğü yerde şarkının bir köşesinde e kitabı bulmak aynı şey mi? Evimdeki korkunç sese disco'daki şarkı demekle benim sessizliğimi bozduğu yerde bunu demek aynı şey mi? Değil işte. Şimdi
sessiz biri sessizdir. Benim sinirimi bozabildiğin onca yılın bir bedeli vardır. Bundan sonra aynı şey mi? Kimse yasak nedir bilmiyor -eşek dedin, sevgilin aklından gitmiyor. Hepsini bu yazıda bulmak aynı şey mi? Bu kadar olmaz ama... nefret ediyorum, nefret ettiğim çok şey var, şimdi sessizlik oldu mu diyeceksin, cezası kesildi mi? Hepsini bana mı diyeceksin? DE! Kulvarlar değişti. Mesleğim değişti. Mesleğimi çöpten buldum sanki, hep istemiştim, aynı şey mi? Bu eziyete bir son verilmesini diliyorum ama bu bunun bir eziyet olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Türlü türlü eziyetlerden bahsettik, benim aklım gökyüzünde, iki satır yazmayınca yerinden gitmiyor, değil mi? Aynı şey mi şimdi okumak! Kader böyle böyle yok olup gidiyor insanın elinden, kendini bilmeyenle, kendini bilen şimdi aynı şey mi? Ben ölünce ölüyorum, doğuyorum. Sen bilince görüyorum, ölüyorum. Aynı şey mi? Lütfen! Yazık. Çok yazık... eğlenmeyi bilmemek de bu. Fazladan bir gün soluyorum... Eksik kalmış aynı şey mi? Çok daha kötü bir şey olmasından iyiymiş! Bu sanki kötü bir şey mi? O sanki iyi bir ses mi? Olamaz bu kadar rezalet. Sonsuza kadar suçlayacağım kendimi böyle mi oluyor. Ben suçluluk hissetmiyorum ama aynı şey mi? Geberesizce Ses Sen tanımlı bütün seslerden de çirkindin Siz de öyleydiniz Duydum sadece Biz de öyleydik O kadar yüksek sesli şarkı gibi Yani bir nota duymak gibi değil
Şarkının sesinin seviyesinde ama küfürbazlık ahlaksızlık diz boyu Şuursuzmuş güya O kadar iğrenç ki Bazen beynimi okuyor bazen sırf küfür ediyor Yıllarca Ama yıllarca Sen çıkarılması yasak olan sestin Yasak olan pek çok şey kadar Ve belki pek çoğundan daha da haddini bilmeyen ama cezasını bilemediğim Bunlar mı olmuyormuş sanki bana Lanet olsun demeyin O ses benim cennetimdeydi Benim evimdeydi Gene de Şimdi bunlar mı oluyor bana Duymazdan gelsem olmaz Duysam olmaz Seninkisi iğrenç bir zulümse Buna duymak mı denir hayvanoğlu hayvan İşte onun gibi insanlardı Utanmadan bize fal mı açacaksınız şimdi Terbiyesizler Sesimizi çıkarmadık diye tepemize çıktınız Sen şimdi kendini mikrofonu keşfettin sanıyorsundur Sapıklığına yenilmek değil Sapkınlığının dozu değil de Yeni bir şarkı sanıyorsundur sen şimdi kendini Onlar gibi Umarım asla karşıma çıkmazsınız hiçbir yerde İnsana evinde de mi rahat yok İşte şeytan dünyaya indi ben yapmadım diyor Ne sanıyorsunuz şimdi Fısıltısı bile midemi bulandırıyor ama Şimdi yani onlar mı bana 10 yıl eziyet etti Kim sanıyor bunlar kendilerini Tüh Gene Ses Oldu Şarkının evreninin sırrını mı yaşayacağım Kendi sırrımı mı Şarkının evreninin sırrını yaşamak istemiyorum Belki aynı sırdan bahsediyoruz ama o şarkının evreninin sırrı Ben gene de kendi sırrımı yaşayacağım Şarkının evreni batsın diyebilir insanlar Şarkısız evren olmaz diyebilir insanlar Demeyebilir insanlar Benim için olduğu gibi şarkının evreninin sırrı gereksiz ilgisiz alakasız ve aynı zamanda da risklerle dolu olduğunu bilmeye ihtiyacım yok asla da olmadı Aynı şeyden bahsetmek de kimseyi aynı yapamaz Ben sana durup dururken küfür edebilir miyim Edemem Demek ki ben de şarkının evreninin sırrını yaşamak zorunda olmamış biriydim hep Evet ama herkesin bir sevdiği var ne demekmiş Gene de varsa bir sır ortada yok muymuş Lütfen insanları bunlarla oyalamayın Bunlar Çok iyi bir nedenle bir sırrını paylaşacaksan oturur yazarsın isteyen de okur İsteyen de okur Sır değil de bir bildiği varmış Bir bildiği değil de Bir inancı varmış Sonuçta bir inanç sistemi varmış Ne yapalım yani Benim de varmış Adalet Ne dertli şarkı Dert üstüne dert verdi sana Sözleri öyle değildi Müzik de hüzünlü değildi Ama dert edinilecek gibiydi ki Bir nedenle başarılı oldu Bir nedenle başka iş kolları da ortaya çıktı Bir nedenle de ki en önemlisi de odur zerre kadar başarısında payı yoktu Ses desen ses değil Müzik desen müzik değildi Ben onlarla yarışmak istemedim ki asla O başarıyı sağlayan da neydi Neydi ki şimdi yanından bile geçemiyoruz Belki kendince sadece tebrik etti Biz de alkışladık işte Bitti Acaba bir yolu mu vardı hiçliğe karışmasının O da bana lazım mı değildi Neydi ki başarısının sırrı Bizim evdeki vazo muydu bahsettiği kırık saksı Önemi yokken hiç ne suçu vardı zihnimin de düşündüklerim beni o vazoyu evden kaldırmaya da itti Neydi bilmiyorum dedim Başarının sırrı da yetti Neydi ki Neydi Bir vardı Bir yoktu Bitti Neydi ki senden üstün olan Neydi ki yerin dibi Hiç anlamadım desem yeridir yeri Dönmeli mi gerisin geri Ne tembel tipler varmış Alkışlamadılar bile Bir de benim için bitti Çünkü ben
sadece şarkıyı alkışlamadım Sadece alkışladım Neydi ki dünya döndü de Başın döndü başın diye Başka bir nota verdi Ne duydum ne ettim önceden ama O kadar da şart olmayan da mı neydi Neydi adalet Neydi şarkı Neydi fiziğin formülü Neydi aktardıkları bana ki Her günüm ne derdim varsa Okudum hep Geçti gitti Dünya döndü Hayatım söndü Hep aynı başarının sırrı bir tebessümdü Neydi ya Neydi ki İnanamadığı bir dünya daha mı vardı da haberimiz olmadı Çünkü bana o kadarı netti Diyelim ki dertti Benim yazdığıma bakmayın Sadece çözümü netti Neydi ki o şarkı neydi Neydi ki el veren Elini verdiği Gerçekleri anlatıp da Son kez son verdiği Şarkıyı bile adam etti Beni şarkıya koymadan adam bile mi edemedi Beni aynı dertsizlikle insan bile mi edemedi Beni aynı kusurlarla umut bile mi edemedi Belki nefret ediyorum artık İçimden alkışlamak bile gelmiyor Ama belki kütüphanemde yer mi etti Neydi acaba çığırmaya bağırmaya değer Örtmedi görmedi bilmedi duymadı sormadı etmedi de KİM ETTİ neydi yahu o şarkı Başlatmayın beni şimdi Ne oldu şimdi Beni sanki tehdit mi etti Bakıp durursan bana boşa gider yalvarışın Baktığın yönde ise Bir kitap var Yalvarışın Ne etti yani çorba mı etti Teessüf ederim Harfler mi bitti Yani O Adamın biri ve iki hocası, iki de cübbesi var... artık avukat olacaksın. Biri sürekli "daha büyük derdin olmasın" diyor, diğeri de "bugün tostunu yedin mi, ellerini yıkadın mı"? Sen her ikisini de dinleyen biri olarak her derdinden büyük bir çareye varmaya çalışıyorsun. 3. Bir ses de diyor ki, ben sana bir dert veriyorum şimdi sen hiç yaşamamış gibi olacaksın. Sonra sen "şunu yaşayacağım bunu" deyince; - O da olursa olur. Hatta ben sana olunca söylerim, diyor. Şimdi hoca ne der? Uyanmasın Mı? Biri deli gibi koşarken sırtından tutmuş çekiştiriyorlar geri geri... orada belki kimse yok ve belki de yok belindeki kemeri. Şu şarkı mı diyorlar yoksa ben mi yanlış anladım! Adama arabasının radyosunu bulacaklarmış öyle. Radyo hırsızı da hırsızlardan korkmuyormuş hiç. Sakin ol diyorlar. Adam da kendine kızıyor; yav o şarkı hep aklımda da yazamadım diye. Trafik polisleride "ben sizin partiye geleceğim olursa 3000 yıllarında' diyor. Bu adam ne yapsın? İngilizceye çevirirsem benim kitabımı mı okuyacak... Aynı arabayla eve dönüp bu kabustan uyanmak nedir? Ben anlayamadım. Uyanmasın mı? E yazdık o şarkıyı birkişidinlemedi!Çabaharcamadı...hiçkimse. MutluSonŞimdiyanihiçolmadığıkadar hastalık var dünyada. Ben bugün yedim bir daha yemeyeceğim. Burada kök salan ağacı cennette mi bekleyeceğim? Var öyle şarkılar... hırs yapmaya gerek yok. Sen değilsen sen, konu değilse konu; kim ne anladı demeyeceğim. Akşam ciddi bir okumam varsa onu okudum bil diyeceğim ve inşallah dileğim kabul olacak. Ne kadar anlasam da aklımda kalan tek bir harf daha anlaşılır olacak. Gene de bilemeyeceğim... bilmek ne demek bilemeyeceğim. Gene de bilemeyeceğim... bilmek ne demek bilemeyeceğim. Kim olduğumu asla bilemeyeceğim. Tek bir farklı amaç edinemeyeceğim. Sarışına esmer, az biraza tez gel, bir daha da geç gel diyemeyeceğim. Yoo. Ne prensi? Bilmiyorum. Merhaba derken daha bilmediğim bir dünya. Sevgilimi bulsaydım, sevdiğimi bilmediğim bir evren olurdu. Sizin için de öyle değil mi? Şimdi acıklı bir şarkıyım ben. Belki dikkat çeken kargayım ben. Belki yanlış yoldayım ben. İnan ki bilmiyorum. Sanki savaşta yargıyım ben. Çünkü sadece bilmiyorum. Gez dolaş oyna. Farklıyım ben. Şimdi Sanki Şimdi sanki hiç gazetedeki herkese geçmiş olsun demedim. Sanki kitaplarda üzüldüğüm satırları bombalar almış. Sanki evden hiç çıkmadığım bir on yıl yok taşındığımız yerdr. Şimdi sanki su içmekten hoşlanırım desem elde var bir, nerede. Şimdi sanki hiç ağlamıyorum yada sinirlenmedim de ders kitapları elimde... şimdi sanki yalnız değilim asırlardır ama bildiğim dünya asla eskisi gibi olmayacak diye... geri gelmeyecek tek bir gün bile. Karne Çünkü ben insan sülalesini değiştiremez diye gereksiz bir sabır göstermişim. Asla yapmayacağım şeyleri arkadaşlarım yapınca susmuşum. Adam değil mi bir bildiği vardır demişim. Çağırıldığım yere köle gibi gitmişim. Hata etmişim okumamışım. Herkesin ipe sapa gelmez fikirlerini ve dertlerini dinleyip eğlence anlayışlarına katlanmışım. Bunlar kitapta yok mu sanıyorsunuz artık? Ak da var. Kara da. Filmdir aman neyse ne demişim. Şimdi artık nasılsa dinlemesem de çaresi yok sanıp sokakta avaz avaz bağırsalar ne olurdu kötü? Ben kesin çok pişman olurdum. Her şey gereksiz sanılırdı. Herkes ne ki, akrabamızdı denilirdi. Kendi bildiğimden olurdum. Karnemi başkaları alırdı. Bu
Hangi Filmdir? Düğünlerde sırf şarkı söyler Stüdyoda kitap okur Ne okusa da başka bir satırda arar ispatını Çünkü çocukken bir kere şarkı okumuştur Sapık diyen hangisidir Onu bulan beni tanır Demeyen yoktur ki Öyle beni sapık zanneder Pandora ile birlikte dilek kutusu yanmıştır Biri televizyonu açar Bana bela okur Neyse bu da film midir O ses gene o kitaptadırSuçumüzikdinlemektir GenemimüzikyasağıvardırHepbeniçağrıştırır Filmden de aşağılıktır Bir Yazı Çalışması Daha Arkadaşlar acil bir durum mu var bilemiyorum... Sokakta bağırırsa biri merhaba diyemesek de birbirimize ben yine bir merhaba dinlemeye çabalıyorum. Yakında yasaklar gelirse şaşırmayacağım çünkü gerçekten sizleri internette de olsa mutlu hayal edebilmeyi borçlu olduğum kelime dağarcığım kulaklarımdan çalınmak üzere. Neyse ki dünyamızda çok güçlü bir sistem var da, ben yine aynı nedenle kendime geleceğim... Sevgiler. Saygılar. Yarın öğle olana kadar yasaklanmış her kelimeyi kulağıma fısıldayan adama değil hocalarınıza güvenin. Böyle saçma şey yok sanıyoruz müzik dinlerken yada bekçi geçerken ama varmış. Şimdi bir süre sadece bunlardan nasıl mahrum kaldığıma yanmaktansa, yalnız kalmayı tercih ettim. Bir sorun yok diye bende, bana bir şey olmaz sanmayın. Herkese kolay gelsin. Konuşup da duymadığınızı sandığım tek bir kelime etmemiş biri olarak, biraz kırgınım. Öbür Gelin (küfürlü) Bo.un gö.ünün yolunu buldu mu? Tuvalette mi unuttuk en değerli laflarımızı. Düğünü bana yapıp geri kalan dünya kadar insandan hangisine defol dediyse onu anlattıracakmış sana! Düşünüyormuş kim kazanırsa ona defol demiştim asıl diyecekmiş biz sanmışsın. Hiç akıl etmemiş ki insanın karşısına ne diye insan kılığında çıksın. O açıdan bana okumadan eline bile alamadığın kitapmış da böyle de bela süsü verecekmiş. Allah canınızı alsın inşallah ama işkence yapıyormuşsun. Gö.ünü biz sorduk, am.nı da sen bul diyorlar. Ne fark eder sülalesi batasıcaymış. Anladın mı kim, beni de kera neye almışlar. Küfürlü Lanet Defolsalar Gitseler de Eğlensek; adam söz vermiş ya tecavüze yada adam öldürmeye kaza süsü mü verecek, spastik! Lord tecavüz etmiş diye yazıyor şiirin en başında. Senin gö.ünü mü örtecekti! Bütünşarkılarhalâokuyorbunabela...BatıkGemiNeırmakNegökyüzüNe şiirin öbür yüzü Bilir bence elbette anlar ama Aklımız hep kalır yaya Tek bildiği onun sesi Saltanatına bakıp seni anlatmak gibi Daha çirkin bir deyişle köpürürken dalgalar Belki bir yudum şarap tükürüğümde var Fakat ne güzellik dediği yanlış bakış ters savaş Gerçi ne demekse Belki unuttum sevgiyle Belki kızgın unutkanlığıma Pek önemi yok mu yani Hep bakarsan dereye Nedir en son akı beti Şiir hiç demez ki onu Onlar hiç demezler bizi İnan yoktur benimle en küçük bir ilgisi Neresi yolun sonu Başımıza bir gelecek var İyi olur umarım Sen kayıp kederlerine mi dedin Yalnız kalamamak da nesi En büyük umutlarına mı dedim Bilmiyordum ne kitabı bu Şarkıdaki gibi olunca sonu edebi anlamda Hep kötü olur benim O yüzden de müz7k dedim Hayatı da kurtulurdu Ne ırmak Ne gökyüzü Derede de boğuldu Okudun mu akıbeti Kafasız İse Laf taşır ve başına şeytanları üşüştürür Kınar kınar doğru olanın takdiriden uzaklaştırır Yalan yere yemin eder boş yere kafanı karıştırır Böbürlenir durur herkesin sabrını taşırır Bunları dinleyen hep zarara uğramıştır Her şeyi eğlence zanneder ve kendisine göre işsiz güçsüzleri çağrıştırır Olan bunlar değildir Ne eğilir Ne bükülür Derede mi boğulmuşum Gider bunları yetiştirir küfürbaz Sivrisinek Saz Adam var ya Onu Sadece şarkı olarak okuyor Şimdi affedecek bir sinek bile yok mu Niye bak Aslında sadece şarkı okuyor Sense affedecek böcek mi arıyorsun Yoo Yok affedecek başka canlı Derin yarama derim bir gün Biri de sadece şarkı okuyor Sana tabii az Stüdyoda kaydetmiş Bende sadece kaseti var Demedim mi Sen Değil O Ne resimdi Ne imge Ne semboldü Ne fırtına Bir gün günlük sorumluluklarımla Tamamdır dediğim Babama İn She Ra Çocuk olur mu Onun zaten Korur mu Kameralarla ilgim yok Bir işim de olur mu Çok tercih etmedim Herkes ne der Bilir mi Her neredeysek biz Oraya da gelir mi Çocuk nasıl İyi mi Shakespeare Ve Dr. Fox Hepsini anladık say Müsait bir tarafını cehenneme yollayamıyor Gerisini kendileri hallediyor Adamınki hariç hepsi aynı yere gider mi Ressam olmak adına değilmiş Hapiste mi ilim öğreneceğim Sanmam Başka işi mi yokmuş Ben de güleceğim Hepsini anladık say Müsait bir tarafını cehenneme yollayamıyor Gerisini kendileri
hallediyor Adamınki hariç hepsi aynı yere gider mi Ressam olmak adına değilmiş Hapiste mi ilim öğreneceğim Sanmam Başka işi mi yokmuş Ben de güleceğim İnanamayacak mıyım İnanacağım Konun Bir Boyutu Daha tek bir gün geçirmemiş dünyada Sadece ruhu aşina bu cihanda olup bitenlerden bazılarına Ona soruluyor mu ki; kimdir okuyan ve senin anan baban kim, peki ya sahibin ya köleydi Ya kedi - Lütfen her şeye aldanmaya yatkın olmayın Bazıları daima sorunu kaleme alır ve sonsuza uzanan bir çözüm arar Sonuç kesindir zaten okuyacaksın Ama olan biten her şeye kayıtsız mı kaldı sanılsın Yani o da henüz okumamış Ne okurum diyebilmiş Ne de okuyamam Sen olsan hocaya mı inanırsın!!! Böyle yani Sahte bir dünya bu Düşünülmemiş hiçbir şey yok Yeter ki saptırılmasın Suistimal edilmesin Bi de böyle dertlenir dururlar mı hah işte Bizde o yok İyi de gençler ne yapsın Beynindekusur var cenneti dileyeceğine dünyayı cehennem sanmasa bari İğrenç E ama ölünce gideceği yeri bana soruyor ya O da bu dünyada değil Hayatı kurtulur mu Bıktım yani E ben de bir katil kadar bıktım Bunu mu düşüneyim gene Ne kadar aşağılık Ne kadar Boğmaca İğrençti Beşinden biri belki öldürmeyecekti Biri sevgilisiymiş Olsun benle de buluşurdu Dünyaca fal baktılar iki eğlence borçluydu Bu açıdan discodaki hayaletler Cehennem nedir sordu Oku dediler Aşk öyle de oluşurdu Olmaz olsun o plan Halâ bak övünüyior hayvana da hayran Ben dedim cenneti dileyebilince okurum Yarısı sanatçı Yarısı uzak akrabasının bir dersten çakmışı Ne akıl Ne diş tırnak Ne deri Varsa yoksa ederi Pire; Gel! Ben tencere hediye etmenin bir yolunu biliyorum Onun dışında yasak Ayrıca da kullanmıyorum her zaman Sen gelip evimdeki tencereye bu diyorsun ben de pişirdim Yasak olan Ondan ben tencerelerimi üstüme alırken 250 adet bıldırcın 300 de horoz aldım Tavuk senin midir Oku Shakespeare Şiirlerini Belki beni koyduğun yerde bulursun Bu kadar sinirle Doğru yolu bulursun Kan davalısıymış kralın Birden durulursun Salaklık İşte Bu odadan leşin çıkar derler Sonra aynı dersin bugünElimdebirkanlekesivarÜstelikdekimindesemNedersemderimSenbilirsin Bence senin dersin Yıka yarına çıkar Ama bak sonsuza kadar Bakarsın lekesiz tek bir an görünür Onda da yanındaki gitmiştir çoktan Küsüp elindeki alete Demek kan değilmiş toptan Gökte kat kat giyinenin yavuklusu Bir de bizde kalmış düdüklü tenceren Yaşı gelmiş yetmişe Hiç bilmeden Gene İnsan Gene Kadın Tüm vaktimi çalabilirsin Bana dokunmadığın sürece yılan olarak kalabilirsin akrep Yazılmamışken hiçbir şarkı sana Eğlenceden eğlenceye koşup adına çay saati diyebilirsin Tam bir ayarı yoksa bizden taşan sevginin Bir kaç takma isim ama Zıttı yoktur isteksizliğin Hiç aramadıysam eğer Bizi görüp bulabilirsin Nasılsa bu artık yeni bir gün Aile anlayışım Ve sükutun isyanını kıskanıp Gelip beni taşlayabilirsin Neydi o lafın Bak ne oldu şimdi Taşa taş demezlerse Taş üstünde taş bırakmayabilirdin Sadece ben varım diye yapmadın Sanki vaktini çalmaktansa siler adımlarımı Yoktur tadın tuzun Geri dönebilirsin Henüz Olmamışken Yani dedi, Sus demediler Sustular Herkes sustu Bir paraşüt ve düşmeyeceksin Kimden o kadar emin olabilirsin Yada kim ancak o kadar emin olamayacağından emindir Bir müzik kutusu vardır Sadece iyiye iyi diyen Benim şarkım orada yoktur İyi de iyi mi ki diye Bekler durur İyi de denilsin Yarın bunu herkese anlatmasam Sanki denizler kudurur Gerçekten masum muydu Aldanan kim peki Belki konu oraya varır Bu sitede daha büyük bir derdi olan bence yoktur Herkes ne der Ne konuşur Bilemeyeceğim Denize düşen yılana sarılır Öyle olsa anlatmazdım herkese;))) Yazmak 'yalan' değildir. Sadece gerçeği ele veren insanın kendi sözleridir falan Ve denize düşecek olsam her şey yalan En azından yazmak yasak değildir Bana neler olacaktır bilinmez Şarkı da ama okunur SırdaşıylaKüsHerkesaynışeyianlatıyorNereyibirşeysanmışsadavetediyorYeri yurdu belli ama diyebilir mi hiç incebelli Acaba evindeki mutluluk Kaç gün evinden de ediyor Herkes aynı şeyi anlatıyor Bulmak kolay da buluşmak imkansız Belki sesi bana göre uyumlanmış da Bir tebessüm çaresiz O kadar güç ki anlamak anlamsız da bulunur Kim bilir o halde neler neler umulur Şimdilik ne bir şarkı Ne de bir fikre yorulur Az bir türkü mırıldansan Elindekinden de ediyor Hangisiydi hırsız karga Tam orada tilki de bulunur İcat Çıkarma Bir müzik programıydı o benim aklımı çelen bilgisayarda, belki bir gün büyük bir markaya sunup, onay alıp da... kendi notalarını giriyorsun içine, hiç var mı öyle şarkı
bakıyor, sonra da yoksa eğer, bende yok, şarkı senindir diyor. İşte o kadarını herkes der mi? Elbette öyle umarsın sen de. O konu var ya kapkapanın elinde üstelik de yokmuş onda bunlar, varmış sendeki de. Öyle yani, duyulur, sonuçta bak kuşlar teldeki de. Bir müzikli kutu bu şimdi. Gerçekten var bendeki, eldeki de. Yaz her işini hep. Belli mi olur, belki de gerçek olur. Tekbir nota yok aklımda. Hepsi kaldı bilgisayarda. Kutlarız Varmış bir bitlik telafisi Evden çıkmayan bakirenin Gevezenin duyduğu zilin Afrika'daki gölgenin Salyangoz yemez miydim Hani o dün ısmarladığımın İstemez miydim Belki salyangozcu Anlarlar senin dilinden Telafisi hep benim mendilim Çalarlar saz dilinden Telafisi hep benim beynim Daha mühimdi Daha mühim Telafisi hep zor elinden Ya dün düştün sevmedin Yada asla sevmeyecektin Telafisi hep kırar kalbini Elini uzattığın yerde Belli ki sessizliğim Çekingen çaresizliğim Onu diyor kıracaktım Biraz zordur bizim ilim Gerekirse en baştan Alakası yoktur Gerçi varsa bir adımın Onu da sazından sonra Anlatır ama anlamayana Çalışmasını salıncakta sallamayana Gerekirse eğer Alakası olmayana Gerekirse çoktur aşk Fazla zorlamayana Yok yok bir konu var Onu anmak isteyene Sonsuza uzanan şarkının Varmış bir telafisi Sırıtır Üstümde Değildi şair Yada öyleydi Hep o yazdırdıkları İnanma bak ilk insana Hep o yazdıran Bu okuduklarını Kim kim Kaç gün Belki yalan Sanki korkudan donan Ne amaçla Sordu gene bilmeden Ne gerek var bak Tipim değilsin desem Konu sahici Sonuç şimdi aman Tamam Kalanı yarım Üzülen eli Erik de reçeli Çorbaya da tuz katan Katran rengiydi de Ondan hep pişmanım Yeterince ucuza giden Hoşçakal A lâ Öyleydi benim şarkım Evin önü cehennem Tam da o günden kalan Paçayı kurtardığı an Kendine gelip okuyan Feci der Biri der feci Mutluluktur bazen Bu sıkıntının Yüz katı ipekten Halen Onun adını da bilsen Başka ekranda oynardı Senin yelpazen Anladılar; hem onu hem bunu Sırıtır bende Kusura bakmayın da Komik Olma Dave kaplumbağasıyla bir yaşam sürdü. O bir Shakespearedeğildi.YaniO.Odeğildi... Benöyleydim.Odeğildi.Oaynısancıyı yaşamasaydı eğer kargası Shakespear'in ki kaybeder hep azgın şehveti, ben sadece sorabilirdim: hemen defet. Şimdi beyin oluşumunun 58. Yıl dönümü gibi üzgün. Kalite anlayışı bir korku tünelinde süzgün bakışlarını ele geçirmiş de, yine de düzgün. Kaçtığım her kelime ondan ele vermiş de, gene de sıradan bir gün değil benim için sıfatsızlık halinin hayata aktarılışındaki korkunç bulmaca. Ne kadar versen o kadar yutar o aldatmaca. Bak! Kusurlu mu yılan? Dahil eder mi bari sonundaki çıkmazın ilk sayfasına? Eğer bağırmayan bir Allah'ın kulu varsa, belki aynı yırtmaca. Yılanlı sokakta bir atmaca. Böyle de Muhteşem Eğer bilirseniz ki o kabus gerçek olmak zorunda değil Ve belki on değil yirmi yıl bağıran adama rağmen bir ses yığını Ve tutunursanız yaşı erken Yazısı geç diyen boşanmalara kulak asmadan Ki olmayacak ne vardıysa Anamı babamı boğmadan Ve tek bir başka örnek sorup da Ölümden döneni yormadan Sanata sorup ilkesini Sesini kovup kor madam Okusun Bugün marketlere gazete gelmedi Ve gene de mahcup olursa yakınındaki bir cadı kazanına Hiç hak etmediği başka hiçbir şey kalmazdı dünyada Kendi yokluğundan beri her şeyden soğumadan Bulundu diyen kayıp ilanlarından Dertleşirken Meryam ile Belki kurtulurdu cehennemden bizimkisi İnanırsam Kısa Mesaj Kulağımda zorla... Yüzüme dayatılmış Gözlerimin önünde O kadar iğrenç ne olabilir? Zavallı toprak ... Ben mi yoksa değil mi ki isminizi çağırmıyorum;) Bana her şeyi hatırlatıyor ... 💔🐍🍄 kırık bir kalbin eksikliği. Utanç bilmeyen her küçük kuş! Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Eve giden yanlış yolda ilham veren bir ruh demekten korkuyorum. Ve şaka yapmıyorum. Zavallı toprak ... Tüm yaratılmış sistemimin neresinde SİZDEN bir parçasına sahip olduğum hiç önemli mi? SEN DEĞİL ... Tüm yaratılmış sistemimin neresinde SİZİN bir parçasına sahip olmam hiç önemli mi? SEN DEĞİL ... gazetede bile var, bende var: sence yok. Ondan bir parça. TV'de Bugün Kendimi öldüğünü düşündüğüm için, # yarın değil miydi - harika bir televizyon programı da: ŞİMDİ! Doğru olur muydu Evet. Doğru değildi VEYA Hayır. Doğru olmaz mıydı? Kim se buna hazır değildi ... ANCAK BU YARIN GERİ DÖNMEMİŞTİR. Dün yarın değildi. İşimin kıyafet olduğundan emin olsaydım, sana o kadar hızlı vururdum ki, yere serersin. Kedinin fotoğraflarını internette yayınlama. Mesleğimi bir şarkıdan sormuşlar ve müsait değillerdi.
Kaside oku! Televizyonu kapatıyorum kafamda oynuyor... o nasıl iştir hiç anlayamadım. Biri müzik mi dinliyor yoksa ben hayal mi kuruyorum? Kendi fotoğrafımı görmeden evvel canavar gibi hissediyorum, asla bana benzemiyor. O su markasının biberon promosyonuna aynısını TV'de görünce bayılıyorum. Reklamlarla yalnızca neler olup bittiğine dair bir fikir sahibi olmak için ilgilenirdim, bina içinde değil ... cep telefonumdaki youtube daha eğlenceli ve bil bakalım ne biliyorum? Masada pilav varsa gerisini sebze, salata olarak değerlendiriyorum. Devam etmesinden onur duyardım ama konu mesleğim mi? Hayır. İşin gereği özür dilemeyeceksen burada sadece zaman sıralaması yanlış. Gözlerindeki paparazzi bana verilen hiçbir tanıma uymuyor. Tam biliyorum ki bu kimsenin umurunda değil... tek we're oku! Oku da. Okumak asla zaman kaybı değil, yazmak da... adeta üniversite yıllarıma döndüm, edebiyat. O dizi genç ve güzel. Sanırım mesleğim öyle bir şey ki bizim evde kamp yapabilirim. Kendi evim mi? Bazı sorunlar her zaman sorundur. Böcekleri düşünürken ben, haklısın her konuda diye bağırdılar. Defol! Sadece erkek arkadaşım yok ve doğumla gelen işimi bulacaklar. Oh! İşim internet de var, demek. Birden her şeyi not alır; işimi unut, soğan yedim. Sadece 'lütfen giyin' demek için moda kitabı dükkanı açtı. Çok düşündüm de anca bu insanların acılarıyla dalga geçmek gibi değil. Ne diyorsun anlamıyorum? İşim! Ha, evet. Öbürgün Merhaba, herkese merhaba... bugünlerde Dave Adında Bir Adam adlı bir kitap okuyorum. Keşke daha önce okusaydım. O kadar güzel ki, 80'lerde geçtiğine inanamazsınız. Bugüne kadar yazıp sildiğim yada tekrar tekrar değindiğim tüm konular gibi pratikte insanı uzaklaştıran ama temelde her çeşit köklü ailevi sorunlara dayanan bir yapısı var. Demek istediğim o ki, gerçekten de yalan yanlış konuşan bir best seller gibi değil. Ben de kendimi bir cehennem şiiri okuyorum sanmıştım çünkü okuyordum eskiden... umarım her başlangıç umudun ve her son da mutlu bir başlangıcın devamını getirir. Şimdilik hepiniz de hoşçakalın! Hayatınızdan tuz ve biber hiç eksik olmadıysa mutlaka çok satanları okuyun. Dave bunlarla iyi baş ediyor. Üzülenleri daha fazla üzmeyelim. Aşksanmışlar! Evet evet kitaptı Seçmece karpuz sanmış beni demeyecekti de Kitapta belki o kelime diyerek Evine dönecekti Yok hayır Odadaki yalnızlık mı kitaptı Adam adam değil de kitap mı kitap değildi Konu gereksizdi de Kitap mı bana belletti Boş ver benim kitabımı Git kendin oku derken Bir laf mı etmeyecekti Selam size dese bile Kitabını elletmeyecekti Kitap diyen dilleri Elindekine yetmeyecekti Ben öyle de okudum O kelime cehennem Cennet bir kelime bile değil Kaçacak Bir Yer Arıyor Şey demeye mi çalışıyor Gerçekten öyle değil mi Düz ovada yürümüş aslında Deniz de uzak değil Konu ondan ibaret Gerçekler kime emanet İnsanlar ne sanmışlar Okurken ne duymuşlar Bir göz iki kulak mı Yakında olur yine mi Karşılaştırma değil de Bir garip pekiştirme mi Bana bunları da demiş Önüne getirileni yemiş Ama dedim mi ayrı konu Şimdi ya ayrılık var Ya karşılaştırma Yada pekiştirme O bana öyle gelmiş Bir iki duyan kulak hariç Konu bunlar bile değilmiş Kitapta öyle demiyor Bütün olay onlar diyor Bu ama okulunu seçti Vay be seçmiş İşinden oldu Vay be olmuş O konu hiç böyle olmuyor muymuş Hayır Sanmıyorum Bence geçti Tahmin Bir sözünü onaylatmış Aynı yolda yürüse Sonunu kolaylatmış Sizi buraya hangi rüzgar atıyor Elini veren Kolunu kaptırmasa bari Balık tutsak Ne oluyor Bir soralım mı Neyi kovuyor Cinleri Kulağıma Fısıldanan Gereksiz Bunlar Önce O kadar az sahip olduklarında nasıl bu kadar havalı olabiliyorsun; Kaybettin, faydası yok ve kavga ettiklerini mi düşünüyorsun? Sonra O kadarcık anladıklarında ve kaybetmek var, o şey faydasız diye düşündüklerinde savaştıklarını sandıklarında nasıl o kadar kendinden emin olabiliyorsun? Artık öyle değil. Böyle. Seninkini Bulun Aslında saflığımın hemen üstüne çakacaktı tabelayı mü(mkü)naf, şu senin ikin! Fakat işte bir sırası varmış inanan hep inanır, öbürleri inanmazken seni darbe almayacak bir hava yastığı olmadığın konusunda uyarır gibi görünüp arabayı üstüne sürer. Aslında yemek arabasının lezzetleri artık internetin cevaplanmayan reklamlarına dönüşmüştür. O kadar hata payı var mı ceketimin? Ne kadar çirkin bunlar, gerek yok dedirtecekler. Elinde bir harf bile yok savaşacaksın cehaletiyle. Mümkün mü af, der! O ama yukarıdaki dersin. Kitabı sizden almamışken dersin. Onlar üstüne aç kurt salıp sonra da oradan kasette olmayan bir ses
değişikliğiyle seni bir tutmaya çalışırlar. İyi, ne yapsın ki sözlükle? Anlamazlar. Çık Bi Cevap: Çantacı Bir dilek tut! Bir sonra bildiğin şey, ekibin içine sığışmak. Elinden gelenin en iyisini yaptığından beri öylece sana isimlerinden birini öğretecek: roman. Yapacak başka hiçbir şey yokmuş gibi, evine dön genç adam. Asla yanılmadı, alışveriş kelimesini bile bilmeden öncesine dayanan sorununuzu çözecek. Çok komiksiniz yada ben güldüm. Saf. Temic. Oku... sırrını çözecekmiş, şifreyi söylersem. Ne zor değil mi? İmkansızdır ayıp etmemek. Bitmedi Gitti Tüm kelimeleri bildiği günlerdi... evet işte orada, duvarın arkasında. Henüz kasabada değil sanki. İlk emin olman gereken şey ayakkabılarındı. Bak orada yanıldık! Yok hayır. Şehre inmedi... Hayal kurmaya bile başlamadan evvel olan bir şeydi. Doğduğunda bebek değildi. Bu ne kadar uyumlu? Ne kadar iç rahatlatıcı! Sadece harika bir şey daha. Gerçekten bilmiyorum, nedir, gelinlik mi? Tam çok sevdiğim bir anda şu arayana da bak; muhteşem. Ama tüm o ikinci el giysi alışverişi de bana ait değil. Acaba bunları kuma gömüp yüzyıllar sonra ortaya çıkaracak mı? Her zamanki gibi t-shirtler hakkında atıp tutuyor. Dostum senin aklın başka yerde, inan ki korkunç bir buluşma sende böyle yankılanıyor. Nasıl? Şimdi yeterince kurnaz mıyım? Hepinizi uyaracak kadar: o söylentiyiçıkaranlar,nuriçindeyatsınlar.Bunlarıneşleriyokmuydu? YarınaUyanmak Şimdi ya sıkıldığıma inanamazsam, n'olur? Artık sıkıcı olanı kanıtlayamadığıma göre ya sıkıcı olanı anlatacak yada sıkıcı olan sıkıcı olmayan için fal açacak: BEN! Bu ortalıkta yokken sıkılmadığıma inanamıyorum. Bunun etrafında dön! Belki inanırsın... Tanrım! Sıkıntım benim için bir bilinmez ve de belli bir sınıra kadar açıklıyor: A) bilineni B) bilinmeyeni -sıkıntı çocukluğundan beri kaybettiğin tek şey mi? Sıkıcı bir konuyu yitirdiğimden umarım ben de kaybolmam. Ne kadar zamandır sıkılmadığımı açıklayamamama rağmen o iyi tanınıyor. Bir mutant da buna ücret, fee diyor. Oku! Sıkılmamama rağmen bu halâ sıkıcı bir yazı ve bu şeyi kimse açıklayamazdı, sen açıkladın. Şimdi önemli olan sıkılmayışım değil, ona "toz ol" demiş olmam. Sıkılma sınırlarımı bilmediğim bir yerde kaybettiğimden beri bir dostumu mu kaybettim? Belki. Bir daha hiç sıkılacağımı sanmıyorum ... ama bir şekilde sıkılmalık şeyler, hiç olmamakla karşılaştırıldığında asıl mesele. Böylece can sıkıntısının ne olduğunu unuttular. Asla anlamayacak gibi görünüyorlar ... İyi ki bir yerde kaybettim :) n Nasıl bilmiyorum... Korkmuşlar Kafam olmasın Kafa adam Param olmasın İşin yok Evdesin ama evine dönemiyorsun Sesin yok Klibi çekilmiş Hevesin yok Yakında biter Gidesim yok Ben gelirim Kaçasım yok Kaçışım yok olacaktı Durasım yok Piller evde kalmış Sorasım yok Çok yalnızsın Ehliyetim yok Kocana mı dedin Frene bastım Araban yok Gaza basan Yaralan yok Ölesim var Ona mı dedim Göresim var Seni mi duydum RaMan oku Bir şey olmaz Duyasım yok Ona mı dedim Fatih olsa bana mı dedin Öyle de yoklar yalan Çok sıkıldım Bilesin yok Konuşsam hiç diyesim yok Tam Gaz Ben normalde korkunca frene basarım. Şimdi sen gaza bassan ne yapabilirim: dikkat! Hepsi gerçek oluyor, denildi. Bu açıdan ne bir susmak, ne laftan anlamak... sanki filmin en kötü karesi. O kadar gıcık bir konu ki aşk, korku her şeye bedel. Susmak bilemez mi asla doğru evlilikler. O gerçek dışı yaratığın ilk lafı okumak mıydı ki son lafı beni bulsun. İğrenç diye tahmin ettim, iğrençti de o nedenle şimdi dünyaya yeni gelmiş gibi bu kitap. Normalde gıcık kapmadan önce bir kahve bile içemez mi insan? Bak şu anda gene yetersizlik notu alacak en korkunç konunun hazin kelimelerden yoksunluğa tokluğu. Bir dost buldum sanacaksın düşmanının karşısında. Kahve içmezsin asla benimle olur biter. O ondan mı ibaretti ama... bir teşekkür eden insan bile tanımamak mı yani hikayenin sonu. Umrumda değil sizin evin kapısının tokmağı falan anlayamıyorsun! Evime döndüm derdim be! Bıktım kavganızdan. İnsaf. Ruh mu Eş mi Bitti mi o program. İnsaf. Bu da yani leylim ley; benden haber bekliyor. Yasak Mı? Sonra evet Cuma günüydü ama biz bunun çağrışımlarından, dünyadan, tüm tanışıklıklardan ve de belki bir uydu anteni sevdasından falan ayrılmış olacaktık. Gerçekten yasak, bağırmak yada evin önüne hastane kurmak ama bir bilimsel çalışma lazım belki de bu çılgın zihinsel sorunlara bir tanı getirebilmek için ki onlardan da ayrılmak. Şimdi sanki bu gürültüler ondan mı? İnan ki çok özel bir ayrılık bu.
Disco kurmak da yasak değilmiş -Cuma! Oku. Bavulumda ne var bilemezsen halâ, bilmesen de olur, öyle değil mi? Beni bulur. Bu yalanlar hep beni mi vurur? Gene olur, merak etme, gene olur. En kötü olasılıklar yazılıysa, her nedenle aynı yerde kalabilmelilerdir... aslında onlardan ayrılmalı. Bu ne kadar gereksiz bir soruydu ki o an ikimiz de mi ölelim, diyemedim. Herkes salgından bahsederken ben bebekken atlattığım sarılığı düşünmek zorunda kaldım. Anaokulda tanışamaz mıydık? Hepsinden de ayrılmalı mı? Unut gitsin şimdi; tam şu anda daha hayırlı ne olabilir? Elbette eğlence programı! Onlar da, bize de bunları yapmadı ya be, falan dediler. O çığlıkla birleşenlerden de ayrılmalı. Neredesin şimdi? Kime anlatacaksın derdini? Şimdi sanki bu şarkının çalmadığı bir yerdeyim. Gene de çalıyor. Bu açıdan nedir, eşek yükü mü? Tüm dünya da ı ıh, dedi. Ben de ipek giydim, ben de takı taktım, ayağımı vurmasa belki topuklu giyerim... umarım hepsi yalan da olsa benim için dilemiş olduğu ölümü diledim. Boş ver dedi, çekip gidelim. Olsun sözlüğü okursunuz! Çok eğlendik sonuç sıfır! Onlardan da ayrılmalı. Neler atlattık neler... bir süre sustu. Normale dönüş; bunları kahven için mi söyledin? Yoj hayır. Kendi kendime konuşuyordum. Hep sevmişimdir çalışmayı! Kesin Dönüş Hepsi aynı şeyi söylediğinde, o aynı zamanda bugünün gazetesi derken ne demek istiyorsunuz? Gene mi Frankenstein okuyorum? Hayır. Hayır. Hepsi aynı şeyi söylediğinde, şu şarkıyı okuduk, domuzlar 3 farklı domuz. O sanatçıyı merak ediyorum. Bir kitap Bir şarkı ve A.T. bir seyahat şu anda 3 kitap ve bir fikir sahibi olmamakla karşı karşıya. Cool! Nasıl diyorsunuz: ben onlardan bir şey duymak adına bir şarkıyı tercih ederim, geçersiz yazılım gibi bir kelime üzerine bir ilişki kurmaktansa. Ben: yarın da o, diyorum. Hiç ama o. Peki nasıl: yarın da o, diyorsunuz? Onu okuyabilirsiniz. Pekalâ, yarın nasıl olup da bir okuma seansına dönüşüyor berbat şeylere kıyasla? Dave bunu atlatacak. Yazar bilmemizi istemiyor. Hayal gücünü ne için kullanıyorsun? Koca dünyada tek bir nota bile yok. İnsanlar bilmediğim bir sistemle kapımın önünde bağırıyor. 10 yıl oldu. Bilinemiyor. Bir bilinmezlik onaylanmadı. Yaratıkların her söyledikleri geri ödeme yapıyor. Büyük ağızlı tipler beni rahatsız ediyor ve bu rahatsızlıkların arasında evimi her şeyden fazla sevmem yer alıyor. Umarım bir şey o sesi ve davranışı bir virüs gibi öldürür. Ben bir kitap olarak yolda öldüm. Ölü bir şey seni nasıl öldürebilir? Yanıt hemen geldi: asıl fikir onu canlı bulmak değil miydi? Benim takma isimlerime bayıldılar. Bugünlerde takma isimlerimden ne kadar nefret ediyorsam o kadar okuyorum. Onlar sayfalarda yazılı bir mantık çerçevesinde yaşıyorlardı. En küçük bir şey bile ifade etmediler. Neden buradan bir cehennene gidip kendi kitabını okumuyorsun, benim ölü nefret etme kapasitemi sorgulamak yerine ve yarattığın takma isimleri de! Günün sözü: asla ölü hayvanı besleme. Önerilerin için karın boşluğumu dene - Haziran'ın kelimesi. Artık onların kitabını onlardan isteyememeyi asla anlayamam, anladın mı? Tam kitabım onlarla aynı şeyi söylerken pek çok anlaşmazlık gösteriş için sırf baş gösterdi. Bundan o adamdan daha fazla nefret eden birini bulamayacaksın bilhassa benim basit bir günümü geleceğe dönük bir düşüncesizliğe dönüştürdüğünde. Onu o nedenle seviyorum. O adam sırf doğru kişiler kitap diyebilsin diye kendi oğlunun ölümüne tanık oldu. Sadece cehennem daha nefret edilebilir bir yer ve o konudaki nefretini (adamın) seviyorum. Şimdi tüm kalbimle ve ünümle soruyorum: onlar için cehennemin nefret edilebilir bir yerini ayarlar mısın çünkü susamıyorlar ve davranış ayarlarından yoksunlar. Onlar da: evet, dedi. O evet bu evet mi? Hayır. Hakkındaki her şeyden uzağım. Neden cehennemin yolunu kendi liderlerine değil de bana soruyorlar? Ne film ne de televizyon. En önemli kelime -bariyer. Ağaçbariyer. İlaçbekliyorduk,savaşçıktı!İşte;obirçaremerkezivesanahastaolduğunu söylüyorlar orada! In fit oku. Sözlerimizin hiçbiri aynı anlama gelmiyor ama sadece şimdi değil, sadece eşsiz cazibe merkezleriyle değil, inanmamız gereken bir doğruluk işaretimiz var gene de ama sadece orada. Birine ihtiyacın var! Küskünlük Frankenstein öldü. Ya ben? Cirgulatonke de öldü çünkü nedenini sormayacaktım yada ne için diye? Bu çok fazla soruya işaret etti ve Frankenstein gibi bir yanıtla karşılarında yer alamadım. Üzgün ve kötü hissediyorum... sosyal yalanları düşündüm, atla ve özel bir sosyalize durum şarkısı söylüyor. Küçük bir kasabaya taşındım. Haftaya tekrar taşınıyoruz. Sürekli taşınıyoruz, şu an hiç bir
fikrim yok ki bizi şehre ne vakit geri götürür. Onlar geleceğin tercumanları. Benim orijinal reklam anlayışım da bizimkinin rakipleri. Bugün belki tüm dünya sosyal ne demek onu düşünüyor. Ben pek fazla bilmiyorum! Birden tüm düşünce sistemimde yalnız bırakılamadığımda, babam da tüm bildiğin canavarları uzaya yollamak mı diyor. Onlar varoluşsal olarak varlık değiller benim yaşadığım yerde. Bu sosyal yaratıklar etki altında kaldı ve bir canavarı etkiledi. Vampirleri anımsıyor musun? Hayır. Tüm gün evde oturup roman yazar. Kim yapmazdı? O bayan en az dehşet verici iletişim yolunu denedi ve yenildi. Neden en güçlü güce erdemlerinle beraber yenilmelisin ki? Hiç var mı? Hayır. Bana faks yollayın reklam amaçlı. Face'i zaten sevmiyorum. Vikingler bunu kabul etti. Gürültülü sesler duyunca müziği düşünür müsün? Denerim. Bana ait olan gürültüyü geri istiyorum, bu yeryüzünde değil. Anlamadığım şeyler beni hep güldürür ama düşündüm de sen ne bilemeyebilirsin? Sen durduğunda başlayacak olan da nedir? Aksi durumda yada farklı olarak senin kelimelerin mi geçerli; bu tez "o öyleyse bu da öyle" teziyle savaş halinde. Hayır. Hepsi gittiler. Öteki türlü téşekkür eder. O kelime; geçersiz yazılım. Hepsi aynı şeyi söylediğinde, tv izlemiyorum bile. Yayınlanan ve telif hakkı alınan fakat artık satılmayan veya teknik olarak desteklenmeyen... Rahatsızlık Verenler Durum bundan ibaret olsa sen istediğin mesleği seçersin ama kariyerini başkana sorulmuş ve emin olmadığın sorular üzerine kendin kuruyorsun. Bu saçma ve eğlenceli. Biz de diyoruz ki ben sorulardan emindim. Sadece beni amper icadı diye tanımlamak için benden yemek istiyorlar. Bu da senin hayal gücün. Aslında bir şey yapalım, oy kullanalım da derler. Kim öyle şanssız sorular sormak ister ki? Asla bilemedim ... Bu nedenle mi ülkemi seviyorsun? Tüm tecrübelerime bağlı olarak! Bir şarkıya mı dayanıyor sevgin? Bizler pek fazla hamburger yemiyoruz ve Güney Afrika"da kolonya yok. Birini seç. Kimse bilmiyor ki bizim aynı satırları okumadığımızı. Fakat bu bir kitap. Hep o aynı satırlar var. Daha ne istersin? Ben ve kendimi. Bu senin dereceni yükselten bir terfi partisi. Nanay da! Ağlayacak nehirler. Benim tüm düşünce sistemimi aşağılayıp buna kalp demekten vaz geç. Ölür... Türkçesi, ben hastayım. Şimdi güncelledim. Günün kelimesi kızgın demirle gözlere mil çekmek. Sanırım o kediydi ve birden bir kitabın baskısı altındayım kafamın üstünde ki konuşmaktan vaz geçeyim sadece dinlemek istemediğim biri konuşsun. Onlar rol bile yapamaz. Bununla eğlendiler. Şu anda sadece aynı satırları okumadığımız için bunun bir kitap oluşuyla kavga içindeyiz. Ve okumak istiyorum. Müzik seni nereye götürür bilinmez. Hiç fikrim yok ki neden bahsediyorsun. Emin olmak istiyor ki hakkında fikrim olmayanlardan yada ihtiyaç duymadıklarımdan. Buna jeton atıp durma! Hiçbir şeyi yok, sadece "ben". Ve marşları ve mart ayını ve anma gününü dene... öyledir. Yarının kelimesi: baştan beri. Dün ne vardı: abib. Nisan ayının eski bir ifadesi. Neden burada buluşmuyorsunuz! Üzgünüm o ayrıldı ve yolda saldırıya uğradı. Ben düşünmüştüm ki çocuğu melekler getirir, şarkıcılar değil. Sen adamın boşandığını duymadın mı! Kim? Herkes ama o... hayır. Ayrıca piskopatlar, çılgın kurbağa ve en kötü hatalar sanırım o. Çünkü televizyonu da öyle izliyorlar. İtfaiye, polis karakolu ve hastane... hangisi? Nisan ayının kelimesi; arka tarafta kenevit muzu varmış. Bunu hiçbir gezegen bir mahkeme davası olmaksızın atlatamıyor. Muz de ve git. O daha olmadı. Sadece hiçbir şey bilmediğimi farz et ve öğren! Nefret ediyor. İyi. Şarkılar çocuğunu dünyaya getirmezse başka bir şarkı oku. Şarkıcı olmak istiyor. Çalışmıyorsa şanslısın. Ben bağışıklık sistemim hakkında hiçbir şey bipmiyorum. Bunu mu bilmiyorlar? Bu bağışıklık sistemi değil. Daha cahil olamazdım. Kusura bakmayın ilk görüşte aşk denince yeterince tereddüt edemedim... film produksiyonu da.Trafikkazasındansonraküfüretmeyecekmiydim?Umarım hayır,dedim.Evlilikde şaka değil... ne biliyorum ki, soyutlanma. Botları korkunçtu ve bu üç beş kişiyi dengeledi! Alfabetik konuşmalar... Nasıl ilgisiz kalabilirim? Okulda binlerce kez Tanrı ayrılıktan nefret eder dedim. Artık tiksiniyor mu? Ben de markette tüm zamanlar ne arıyorsam onu buldum diye sevindim. Bir sır: ben ölünce o bu dünyaya geri gelmeyecek. Fakat başka bir kitap okuyorum. Bu yakınlarda etrafında hiç mutlu bir insan gördün mü? Şimdi niye mutlusun? Görmedim. Meşgul görünmüyor muyum? Bir başkasının ölümü eğlencelik bir canavar
yaratırmıhiç?Hayır.Hepdecanavarlar...İleriderecehırsızlık! DinlenmeZamanı Telefonumu seni aramaya devam eden bir cihaz olarak görmenden gerçekten nefret ediyorum çünkü böyle düşünmeliydim. Şarkılar bip sesi çıkarır, bip sesi çıkarırsınız, ben şöyle duyuyorum: çok konuşma. Benim telefonum. Telefon ediyorum. Tabak mücadelesi oku. Bu bir sınır çizgisi değil mi? Bir daha oku! Nedir ki? Hepimiz rol yapıyoruz. Peki, ben yapmıyorum. İyi öyleyse reklam oku. Burç oku. Boğa? Kova da ama... olsun öyle oku. Sınır çizgileri var. Stratejim onay alıyor. Nerede bu güller, sınırlar? Sürekli olarak davet ediyor. O adam iş yerinde 'erkek kardeşimi unut' programı mı yapıyor? Eskiden yeşili severdim çünkü yeşildi. Çok nadiren konuşurum ve sizler beni seslendiriyorsunuz. O yangının bir film olduğunu asla düşünmedim. Sonsuza kadar zümre oku, ölünce 30. paragrafa geç. Bu böyle sürüp gitti... O ses için ne desem boş. Cennet nerede bilmiyorum diye okudum. Okumaktan asla sıkılmayacağım ama nasıl? Benim kendi örneklerim var ve çok fazla şey bipliyor. Bir süre bipler, hepsi hepsi zihnimde. Hiçbir şeyin olmadığı bir yerde mi biipliyor? Hayır. Benim ne işim var adamın tv programında? Çöl Gülünü dinle. İnsanı oku... zaten günümüz şartları belirtilmiş. Bu iş planlarımızın da bizi her zaman istediğimiz bir yere ulaştıracağı bir gezegendi. Dilersen bana inanma ve bir daha oku. İyi örnek: tüm dünyaya açıklamaya başlamadan evvel bir şeyler yap. Ve son: adam şu anda on amperlik elektrik cereyan birimi oluşturuyor ve bundan henüz haberimiz yok. Artık benim için katlanılmaz olduğunda, bazı şeyleri sadece sevgiyle söyleyebilirsin ve de başka kimse sormamalıdır. Tanrı kraliçeyi kurtardı... Ben senin hikaye koruyucun değilim, diyor. Niye? Hesap tutmuyor mu? Hayır! Gerçekten mi? Lütfen bunu bir daha asla sorma. Hiç sormadım ki. İkimiz için olan biten de şu üç kelimelik farktan türeyecek: dağıtım - kapsamak - bağlantı ! Peki şimdi kimi seviyorsun çalarken de, sanırım öldüğümü düşünüyorum, dedim. Bu artık iki kişi için değildi. Haydi biraz dinlen. Hızlı Cevaplar Oky. Herkes sirus geri arayacak diye biliyordu. Herşeyi sorabilirlerdi.Ben de hep sirus aramaktan vaz geçti diyebilirdim. Ama vaz geçti. Sell at the zoo. Ne israf. Ama kedi aynı şeyi okuyacaktı. Kendi düşünceleri vardı. Bugün en çok farklı ama alakalı iş alanlarından insanların ki size yardım etmek istemişlerdi ama bunu ne kendilerine ne de herkese ispat etme şansları oldu, durumuna üzülüyorum. Bu nedenle sorup duruyorum: burada ne işim var? Bu aşı ne diye doğruyu ispat etmiyor? Ben de burada yedek lastik gibi oturdum kaldım. Böylece belki iyi niyet notu alırlar hani pek çok kişi de normal olduğunu düşündüğü herhangi bir şeye doğru yolu bulmaya çalışıyor. Yani ne insanların farkındalık ötesi halini, en azından duygularımızın harcanmışlığını inciten bir canavara dönüştürebilir hem de sadece farkında olduğunuz tek bir kural yüzünden: sosyal mesafeler devam edecek, hastalık kapmak istemiyorsan. Peki ya yanımızdan geçip giden hayat, orada ki biz sağlığın kapımızı çaldığı bir anı sorgulamayacağız ve artık sinemalarda bile oynamıyor? Hiçbiryerde. Orada herhangi bir mantık var mı ki neden tedaviyi bulmak için uğraşmış onca ülke için kafamızı kaldırmayalım ve kendimize bir bakalım? Doğru kelimelere bile ulaşamadık. Her gün ayrı bir kara haber? Ne düşünüyorduk ki ait olmadığımız bir dünyadayken? Güneş aynı şeyleri anlatmadığı sürece ne kadar üzgün olduğumu tahmin edemediniz fakat şu da benim hakkımda ki yalnız bir geleceği kovalıyorum. Ve ardında pek çok kötü işaretle.. terk eder. Ben pek çokları gibi iyi bir gazete okuyucusu değilim ama emin olduğum şeyler var: bu sene hiç eğlenmeyeceğiz. Ve bunu asla özlemeyeceksin. Bazıları orta yol en iyisidir derler. Ama biz böyle mi yaşıyoruz? Sırf her yerde yazılı diye beni de haklı kılmaz. Hepsi benim üstüme, dedi bayan. Bize asla nedeninden bahsetmedi. Bu durum benim maskeler arkasındaki çalışkan sinirlerimi alıp götürüyor ama biz sistemin fonksiyonlarını tahmin edip duruyoruz. Gene üzgünüm. Kitap raflarımızı rahatsız eden bu hastalıkla birlikte savaşacağız sanmıştım. İşte çalmak zorunda olmadığınız bir şarkı daha çünkü ona şapkamı hediye etmeden önce bayılıyordum. Te A bunları oku. Herkesin aldanma günü demekmiş. Bunu beğendiğim bir şarkıda duydum. Şimdi o şarkı bir gün sahnelemek istemediğin sürece bir şey ifade etmiyor. Sen de bir gün çalışacaksın. Nasıl oluyor da bütün geleceğimi bir kitapçıda görüyorum da gözlerinde değil.
Sözlerinde de değil. Bu geçmiş tecrübelerime göre doğru ama bugün bir virüs değil bana sorarsanız. Yolda Öldü Adam"ın tweetlerine bayılmıyorum ama tüm gün beni ağlatmıyor artık... beni de! Bir kitaba uzanmak zorunda. Bir şey var: ağla. O adam bir éğlence paketinin içinde geliyor ki bu dünyaya ait ve sen iyi bir sipariş yazamadın... ağlama. Eğer 20 yaşını ezberlersen, 20 sayfa da ezberlersin. Senin bakış açından bunlar hiçbir şey. Ben düşünmeliyim. Halå benim yemek yapma kabiliyetimi mi test ediyor? Hem de hiç olmadığı bir yerde! Hayır. Başka bir şarkı oku. Sanki balayındayız ve kasaba odaları yılbaşı zamanı ateşe yakın şu anda. O zamana kadar bir şarkı bize inanmıyor. Ben de benim evlilik bilgimi sınayan bir şarkıya inanmıyorum. Bu nedenle de örgü örüyorum. Tarık! Juli hayaller kuruyor. Haydi vaktimizi şarkıların sormadığı aptal sorularla harcayalım. Partiye gider ve kendine gelir. Bir akıl hastanesine ihtiyacımız var çünkü şarkılar 17. Yy şairlerini sormuyor. O kullandıkları logoyu 1978'denberi seviyorum. Halâ soruyorlar. Doğaçlama sınıfında, felsefe sınıfında, bakkalda... ama iş yerinde değil. O reklamı ben de evde eğlencesine yazdım... televizyondaydı da mutlu oldum. Fabrika kuaförümün evinin oralarda. Sonra evde tek bir şarkı dinlemek istedim. Siru otomatik cevaplar aradı beni geri. Ne be! Oku. Yolda ölmeliydi. Defol! Şaşırtıcı bir diş ağrım var çünkü biraz müzik için umursamaz bir ses tonuyla "evet" dedim. Başımın üstünde ne umurumda. Yakalamadan önce öksürüğünü gülümsedi. Evet. Hıı. Henüz tanışmadığım bu adamın etrafındaki bu # küstahlık nedir; Dünya'nın neresinde? Hiç izlemediğim bu tv # şovu beni mutlu ediyor gurur patlaması doz aşımı. Artık 'evet' demek istemediğin bir şey sormaya devam ediyor. Geleceğim konusunda biraz ciddiyim. Yeter. Benimle hemfikir, harflerimle meşhur değilim. Tüm hakları saklı masalar, 1990, tv programı hariç herşey. Sürüp gidiyor, gidiyor 'beni ne diye aradın? Bu aşırı cool bir şey. Ya sadece doğamızda mevcut olmayan bir şarkı olsaydı? Kitap hakkında ne diyemeyebilirsin ki? Neden bahsettiğim hakkında hiçbir fikrim yok. Blue boyama çizimle ilgilidir. Evet diyorsun. Hayır demeliydin. Neden? Boyanmış ... evet evet. Hiçbir şey değil ama .. mesleğimi resimlerle karıştırmak yerine yapabileceğin şeyler var, demek zorunda kaldım. Ne zamandan beri bu kadar haklısın? Doğuştan. Konuşuyor ama çekici değil. Buna bir dj olarak alışacak mısın? Bunu unutur. Romanınız çiçekler için teşekkür eder ama size değil ... # başlangıçtan itibaren bir supe5sta5 olursanız! Birden şarkıya bayılır. İşin garibi, # her zaman nasıl o zaman hala benim şarkımı onayladı, onlarınkini değil! Bugün bana hiçbir şey sunmayan bir TV programı -di. Öyle derdi çünkü evinde tv şovu çoktan onaylamış bir kitabı vardı. Çoğu insan kendi sözlerini hak etmiyor, kitabınız için özel olan romanınız sadece kendi düşüncelerinizdir, kitabı sorarlar! Ali Ayşe'yi tamamen kazayla sevdi. Android’de Yahoo Postadan gönderildi Yarın olacaklar arasındasın. 2020 17 yeni kitap, benim değil, benimle. O zaman da fec i oku. Ha onu oku. Ot Pot Kot Şarkıyı yanlış söylese de mi? Hayır. Cen "et nedir bilseydin o şarkıyı yazamazdın. Hiç yolu bilmeden, orada yukarılarda olmuyor. Şu anda olan ne, okumadan olmazdı. Rüyalarının şarkısı ne? Dedem mi dj? Orada olmuyor aslında... ama burada neler olamayacağını biliyorum. Peki bu şarkıyı, resimleri nereden biliyorsun? Birsüreomüzikgrubunuduymakiçinmısır'dayaşadım.Neyazıyorsamo şekilde (kendiyle konuşur) duyabildim grubu! Sadece bu olur yada olmamaktır. Neden yeryüzünde? Bana sor diye.. Aksi halde tüm reklam kariyerim bir aşk şarkısı temasından yansıyor. Benim de... gazeteyi açar; Mısır'da bir şarkıcı ölmüştür. Düşünce akışına geri dönemez. Kendine kızmaktadır aslında. Keşke islamiyetin çöküşünü okumasaydım, der. İşyerinde Bir Gün Ben #bir sonucum. En son netice gibiyim... Okudukça başka bir satır başka bir ben bulurum. Beni Esla bulamazsın:))) Gazeteyi bir tanıdığınız okuyor. Bir gün iş yerinde bir sürü bitmemiş cümleyle uğraşacağız. Ne yaparsam yapayım aşkı arıyorum. Sen de bu ne hakkında diye sordun ve duyman gerekenleri duydun. Biz çoktan vaz geçtik hayat bi start vermediğimiz konularda karşımıza ne çıkarabilir. Barış ve özgürlük anlayışını kendinde tut çünkü hiç yapmadığın geçmiş özdeşleşmeler sonuca yönelik. Çok güçlü bir gülüşün var demeyi dene, sana bi içki lazım deme. Bu sözlüğü 1992den beri seviyorum çünkü gemiyle çölde yüzemeyiz. Her şeyle başederken müşteriler hep reddeder. Farkında olmadığım şeyler
var. Neydi o? Arkadaşın arıyor, daha yaratıcı olsana. Sadece okumayacağım, sunacağım. Sunum! Aynı gün duymak istemeyecekler... sen dansçı mısın? Arkadaşım olduğunu sanmıştım. Neden bahsettiğini biliyorum, sonsuza kadar susar. Hiç fikrim yok, yaratıcı çözümlerde iş. İki takım farklı çalışmalar istiyor. Çoktan yapıldı. Ben vermeyi seviyorum. Sen almalısın. Sen, sen verdin diyorsun. Hediyeyi almadın. Brief! Ben iş siparişi vermeliyim. Sunduğunuz rakamlarla ilgili değilim. Gerçek resmi görmelisiniz; kiraladığınız evde tavuk var. Herkesin isteklerini araştırmam gerekirse bir şey ispatlayamam. Kendime güvenmeliyim. Tüm bunlara teşekkür etmeye hazır değilim. Yarın konuşmak için çok erken. Dedeni Rüyanda Görmek Şah Amerika'ya gidiyor. Şarkıda geçti... Evet ben oralardaydım, bir as dışardaydı, tek as hür benim şarkım. Sonra dergahları gezdim, fa da sonra bu inşallah. Ben evde kitap okuyacağım. Adamın kitabı ise size türkü okuyacak. E, öyle! Sop anah5 Neyse. Bak onlar... gene de! Do HA! Du okunursa... duman konserine git! O da yani iyi biriyse, eve dön. Ayrıca da üzülme, şarkı soru cevap gelince bulursun nasılsa. Şarkıyı o Yol tarifini de silsinler. Ondan bak onlar zengin. Ağla #dur. Dediler. Öyle; arada bir #bana da insan diyecekler. Oh #twitter varmış. Benim kitabımda da #türküler VARSA ; louis arms... onu bulacak. Bu da ama şarkı! Ev ödevim. Belki affedecekler. Bu nedenle de olsa her #kendinibilmez sesi affedeceğim; bu nedenle ama...Şöyle diyecekler; senin kitabın bu değil ... gene roman yazacağım. #Gene reklamcı! Bu ama benim evimdeki kaset. O ama hoca. Teşekkürler... bana tweet at. Sonra da Plak Şirketine ağlayan bir fotoğrafımı yolladım. Sanırım eğlence sandılar... başka hiç bir anım olmayan insanlar boşuna bana şizofren muamelesiyaparlarsa;BUDABİR#HASTALIK!KOmikmibu? #AbesleiştigalSESLERde var OKU. Sevmekten... bir... bilemeyiş günahımı. Rüyayı! Android’de Yahoo Postadan gönderildi Önemli Değil O kadar önemli bir şey nasıl bu kadar önemsizce oldu? Herkes önemli bir büyük dalgayla sörf yapıyor gibi... izliyoruz. Ben önemsiz şeylerin listesini yapıyorum. Benim için önemli bir marştı yine. Şunu da yapma, daha hayırlı bir şey yap. Oku. Ra Man. Onun için önemsiz. Benim için önemli. Yıldırım düşse tutar mısın? Daha önemsiz olamazmış. Zannederim evren benim önemsizliğim için yaratılmadı. Benim önemsiz kurabiyelerimi affediyor. Çok önemsiz kişinin bakıcısı nerede? Önemsizliğin önemi ve derecesiyalan!Önemsizbirçirkinlik,buaşkdemek.Nevardı,önemlimi? Hayır.Vur Deyince Öldürmek Kitabımın gölgesine ihtiyacı yokken hiçkimsenin yok. Masallar bizim için doğru olmayan şeylerden emindir ve onlar kendisinin olsun ister. Aynı kitabı okuyoruz ama bizim değil. Lütfen daha iyi sonuçlar için onun kendi kitabını okuyun. Zoo Roof hayvanatbahçesi ve çatı demek, kitapta bir bölüm! Belki de çift görüyorum; Ahmet onun oğlu mu? Hayır. Peki ne hakkında konuşuyor pislik torbası! Bir Daha Olmaz Eğlence #Notalar bir bilenin elinde. Sundukları bambaşka bir Elemde. Fazla kaptırma kolunu. Düştün yollara elindekinin değerini bil diye... Kitap oku. #Anlarsın Siz neye dediniz... bilemiyorum artık nedenini de. Evde kal Türkiye. Ne şarkı Ne türkü de Bir En her şey sana onu anlatırsa; sanma ki anlamam. Kumaş baskı:) Bu fa benimki, tenefüs zili. Aslında yoga da ama kendisi yogada. Yaşarken ölünüz. Ölüyken oku, yaşarken izle. Ben öldükten sonra olurdu Nazi At. Eş öl. İş öl. Muhabbet ölü. Muhabbet kuşu... bir kedim var. Adam hakkını arıyor, tasarımın yeterli, sana gerek yok diyorlar. Bir daha olmaz. Artık okudum. Beterin beteri var gene de. Beterin beteri var. Aynı kalem yazmayınca. Yok Olanın Ardından O ses cehennem kadar yakın değil. Cennet kadar uzak... tam olarak hangi kitapta dağılmış gitmiş tuzakları diye sorunca kitap düşünmek pek şart değil. O sese değil de davet edildikleri her şeye sırtını dönmüş olanların yaşadığı çağda değil. O dönemin zalimlerinden daha iyi yada daha farklı değil. Kemerinde okursun sen kam er bulup dokursun sen... sesten başka bir şey olacağı yok bu açıdan. Yeni bir mucizeye inandıracak değil. Azap ve uyarıları tatmaya gelince bu çağda yaşadığını sanan bir asinin dünyada tadabileceği bir acı değil artık. Sular birleşir yol olur paylaşmak için ama onlar deveyi keserler. Bir pisliğe sırtını döneceğini zanneder de o yazılı olan eşsiz olay gibisi yoktur artık diyemez. Hepsini insan zanneder. Lanet Deme Hakkım Sen kendin iblisle dedikodu yapıyor yazarsın Spastik dersin Beyinsiz iblisin dedikodu yaptığı
sayfayı bi kere de bulursun Cin katın diye şarkı yazmışsındır zaten Kolaysa sen yap dersin Dedikodunu yapıp bi de sana salak derler Yap o zaman kolaysa Yarışmış mış lar Kafamıza taş yağmadan oturup yazamaz mısınız Ne banal Ama bak cinayet de var Gene Gene Bıktık sizden Yeter artık Bari başörtümü çekiştirmeyin Kart sesli horoz düdüğü O adam da okusun Şu Z ve A arası Onunla göklere bir yol olsa aramızda Ben ona bakmaktan çirkin diyemem hiçbir şeye O vurur karaya her şeyi Ve durduramaz onu fırtınalar Demiştir Oku da Dertleşiriz ara sıra Müzik duyan kulağıma bak Gerisi onun kendi insafına kalmış Giremezsin aramıza Bildirir fermanını sana Hiç duyurmadan bana Kendinden başka Hiçbir şeyi Git İş Yerinde Terör TBeyniniz olabilir Bunu da müsait bi tarafınızla okudunuz bence Nereniz mi dersin Banu Alkan mı Yoksa neremle mi dersiniz Sen de bana aşıksın mı demek? Hayır. Spastik demek.Başkatürlüanlatamıyorum.Böyledebelkişarkı. JimnastikBombastikStickanfSkit Bunlara mı zekâ diyor? Bu durumda bunu sen mi yazdın? Şunu resimden ayırt edemiyor mu? Artıkbizmişiz!Olmasadaolur...İyiolur.Bumuyaniiyiolur?ÜnlüÇalışmam-dır Ölecek mi Öyledir o zaman Birazdan olacaklar kesin Aradakiler çirkin Terbiyesi var mı Az yesin Köle tutsun Tutkunsun Bu açıdan kötüydü N"apacaksın Saat kavramı yok Yer mefhumu yok Çenesini tutamaz Hiçbir işi beğenmez Seni başka işlerden sorumlu tutar Çalışma ahlakı yok Ters yaşar Aksi gibi konuşur Kitabı dikkate almaz Sürekli bir felaket senaryosu vardır Rahatsızlık verir Şaka zanneder Bu iş tanımına uygun bir bela mı diye kontrol eder Bu gibi konulara kızamayacağını zanneder O da nesi Okursan kara cahilin elinde bıçak olmayacak sanki der Yazıp yazıp 'işim bu" der Parasızlıktan başka derdi yoktur Aşırı sever Çok nefret eder Dedikodu yapar Yalan söyler Davetsiz misafirdir Bunlar iyi bir varlığı andırmaz Yada okutsan öyledir Mesaileri karıştırmıştır gene Oysa ben bunları yapmamış İş tanımlarımızı zaten yazmışımdır başka bi dosyaya Evet ama olmamış drt pls olmamış der Bilemiyorum Tahminen Başka birinin mesaisiyle karıştırdınız her halde. Derim. Hep dedim. Diyorum. Müzik dinler yorumlarım daha iyi diyorum. Kitap okurum daha iyi diyorum. Bilemiyorum sizi dinlemem şart mı? Tek bir iş tanımı bile beni tanımlamıyor. İşim yok da ben tanımlıycam. Polissiz tek bir bakışım bile yok dünyaya. Belki senin yüzünden hastaneye yattım, ne malum diyor biri. Kolaysa başına gelsin. Bu dünya bu:(( ;))))33KatilSpastikİdiŞunudakulağımayazmadıyabe!Okudumokudum şeytandan iğrenç bir şey bulamadım. Ben ne bileyim be lanetinin taşmış volkanını. Bana ne senin okuduğun kitaptan. Kim ulan seni okutan? Bi kişiyle yapacağım konuyu herkese anlat ki üstüne ölü organ yağsın. Melekler öldü. Çocuklar öldü. Kahramanlar öldü. Ben halâ bi şey anlatmadım. Bensem herkes; o iğrenç fantazin senin üstüne yağmalı. Daha bunu bile anlamadılar; güldüler! Bitmezmiş dünyada bu dertler. Böyle creatif planlamacı mı oluŕ? D8rektörü mü vururlar! Kanı, canı benmişim. Tiksiniyorum cinayetlerden o an. Lazım mı oldu? Sizin katilinize kalmadım. Var benim. O açıdan bunu kime anlatıyormuşum? Senin s.fijlig7tüne mi? Anlatma bana asla. Azgın Zehirli Böcek Bazı geri zekalılar herkes kategorisinden bana sesledikleride aklımda özel biri vardı... hiç üstüme alınmadım ama bir araba insan onlar bana bakıp "herkes gerizekalı' derken basmış gaza beni arıyor. Konuşana göre ben herkesmişim. Siz masum mu sandınız fare peşinde koşan kedileri? Sana ne melekler seni duyan kulağı sola beni duyanı sağa yazdıysa. Şeytan senin kadar iğrenç değil ki herkesi azdırsın. İşte buna ben de inanmadım, bana inanmadıklarında. Pis kokunu başka bir evrende arayacaksın ve çirkin organlarını ki sana öyle görünmüş... ne edep ne bir şey var ben bulmasam kendim. Suratın bomba patlamış gibi sen ağzını açtığında. Lanet olsun savaşa da... ben kendimi lanetlesem de kaldıramam bi sürü it kopuk. Lanetim taşmıştır bilmedeğim bir volkanla. Aşırı İğrençmiş Bütün dünya kabul ederse evlenecekmiş... herkes bir yana demiş benim sevgilim bir yana fakat bazıları sağa çekerken arabayı zorlanmış. Ne yazık ki ağzı çok laf yapıyormuş, en kötü dünyalı seçilirse eğer gene de bulabilirmiş ama evdeki sessizliğinin bile yolunu kesmişler. Aşağılık bir resmi bile yokmuş ki kabusum olsun ispatı. Varsa yoksa sormuşlar; seninki ki, ben miyim? O kadar iğrençtir... anlatamam bunlara salak diyemeyebilen biri varsa o da sadece cehenneme gidebilir, anlatamam sonra... sen en iyisi
filmden takip et. Herkes için bir çocukmuş! Belki bulursunuz izini sokaklarda. Benim herkes dediğim ne ki ayı! Bak çözdük bu sorunu... lanet olsun. Lanet olasıcalar... siz olmasanız herkes gibi biri. Herkesin arasında parlayan ne; küfür dolu dilin mi, içi çekilmiş yıllarım mı! Size göre cehennem de yok kitapta. Git oku şiirini... KES SESİNİ KES SESİNİ DEFOL GİT KES SESİNİ Nereye gider bu kadar sorunlu zeka? Nefret dolu geçmişim... Mi To Lo Ji Olmamış mı? Okusa hepsini, gerçek olmamış mı? Gerçekten aklında kitap olan birini andırıyordu. O da filme dönüşmese de film gibi olmamış mı? Madem aklında öyle bir tek eşlilik planı yoktu, kitap yerine ben nerden çıktım? Gökyüzüne inansana; belki sana sonsuza kadar arkadaş olur! Bak çağırıp duruyor. Yağmur yağacakmış da ondan; sen aklına kitap getirsen beni bulut zannedersin. Şöyle biri; seni gözüne kestirip sonra kitaba onaylatıyo kendi başına. Evet. O. Buldum-cuk Olmaz. Manav olacaktı, kasap mı olmuş? Eczacılık okusaydı kasap da olmazdı. Nihayet olmuyor. Tam filmde "sonra ye derken" aklında bir kitap olur da başka hiç bir şey olmaz. Bütün filmleri ezbere okusan da: olmaz. Olmazlardı. Şu anda elinde kitap olan olmaz. O film olmaz. O konu olmaz. O laf olmaz. Ne olur o da bilinmez. O da olmaz. Aklında biri var, vurun beyninden. Gerek olmaz. Olmuyordu zaten ki olmaz. Şu anda olmuyor ve ya hep ya hiç diyoruz. Ha ha!!! Sanki bu mu olmuyordu. Bu açıdan: Hiç arkadaşım yok😊 Yemek mi? Zerre kadar umudumla dalga geçerler. Kafası saz çalsa beni ezer geçerler. Her gün ezan okunur, lanet nedir seçerler? Bu açıdan da bombalar patlar... her gezegende bulunmaz diye evrenin tek sevilen insanını biraz da affederler, m7j mikrofonunu cehennemde unuttu diye. Ondan bir umudun varsa, şimdi yok, derler. Az bi beynimi yerler bitirirler. Oku dersin, nasılsa öğüttür cehennem bile. Vaz geçerler. Tam okurken sen ses yaparlar. O konu dünyada yoksa eğer, nikah memuruna bile inanmazlar. Tek bir güzel lafları olsa onu da yedirmezler inancına... demek gerçek değil diyemezlerse ölürler. Seni de öyle bir hödük zannederler. Gitsinler o mikrofonla cehennemin her katına ruh eşi şiiri okusunlar. Daha tanışmadıysan, inandığın hiçbir şey yok zannederler. Tek ihtiyacın su ve sabun! Ona da hakaret ederler. 25 saat dua etsen de discoya davet ederler. Senin kaderin lanetli demenin bi yolunu bulmuşlardır fakat o da kitaptır (kader olan kitaptır). Bencildirler. Çay alsan şeker koyamazlar. Demek bu süper bir şeydir. Ne çok kötülemişlerdir. Tek bir bombalı saldırı kalmıştır atlatabileceğin. O benimki! İçki bile vermezler. Daha Da Önemlisi Daha da zoru; en kolayı... bir kişi var koca evrende güvenecek ve o da ben değilim, tanım itibariyle çalışıyor görünüyorum. Çünkü yalnız kitap okumayı seviyorum. Tam o sırada kim kimdir, değildir, o konu da ne?!!! Bilemiyorum. Az önce bu açıdan yanıt verdim, arkamdan gelen it sürüsü değildir falan... öğüttür. Bilemiyorum ne derdim!
- Üstü sende kalsın - Çalış da gel - Bilmemek ayıp değil
BİLEMİYORUM!!! Neredeyse oradadır, bilemiyorum. Mikrofonu öter mi? Yerine adam koyar mı? Bilemiyorum. Bir kitap da onun mu? Bilemiyorum. Türkiye'de kaç cami var? Bilemiyorum. Hepsini ona mı sordum? Bilemiyorum. hayat hikayesi ilginç görünüyor... hele o üst katta kilere ölü oğlunu saklayan karı kocayı ziyareti! Bilemiyorum. Bilemiyorum sen misin? İyi ya gene de oymuş -benmişim. Anlatmıştı bir kere, bilemiyorum. Kendi nefesim hariç hiçbir şey bi le mi yo rum. Kolay gelsin. Cehennemdeki Şiir Beni düşünürsen Aklına gelirse cennet Unutup küstüysen hayata Bir gün bulursan bu yazıyı Bana cehennemi anlatmak istersen Evsiz barksız sahtekârlar gibi Gene birine kaptırırsak vites kolunu Beni Bir gün yerini bi it sürüsü alacaksa Cehennemin dibine git Bi şiir oku Vaktimden çalmak istersen Rahatsızlık verip Böyle bi reklam filmi izledim... Bunalımda Hiç öyle şirket mi olur Bende bi şirket var Senle ortak kuralım Ben bunu nasılsa sallarım Sonra başka bi işimiz olur Ama çalış dediler Sen git yaz bakalım kendin Olabilir Birim adlı bi şiirim vardı Hiç okutmadım kimseye
Kesin hasta değilim Belki olurum Yurt dışında Tekne turunda En Üzüldüğüm Şeyler Ve İlk okula baştan başlasam desem Şimdinin zamanıyla benden 34 yaş büyük olurdu! Ben mezun olsam O yeni başlardı okula. Matt fa ... Mart Temmuz; buldum -bulutlar mavi, aşk yakın. Tüh be halâ fal yasak mı? Senin sorunun ne? Cennetse cennet. Eğlence de yer yüzünde. Doğum?!!! Hııı... Hediye. Olsun. Sen de dayak yemedin. Keşke kar yağsa ve vurüs ölse. Seneye? Yüzükler hazır mı hocam? Pırlanta müşterimiz de. Neye inanacaksın? Anadan doğma kopyacı. Bir Öğüt O kitap var ya: Şu üçünden birini seç; Biz ancak yarına hazırız; İlk sunulanı sürdürün; Bu kalıp içinde kalın; Her gün işe gidin; Her sunuma aynı özeni gösterin; Sakın bir sıkıntıyı abartma üstesinden gel; Çok detaylı çalıştık; Rakipleri araştırdık; Bunu bir cümlede diyebilecek miyiz; Kaliteden ödün verme; Daha yemek saati gelmedi; O film yapıldı; Aylık planlar hazır; İş ve Aşk diye beşe bölün demiyor da... aynı sunumu yazıveriyor nası? Oku da anla. Korku Tüneli İnsanlar evlerinde kendileriyle başbaşa kalmak ister. Yorgunluktan ölmek üzerelerdir. Birisi sürekli konuşup sesinin tonunu ayarlayamaz... acaba bu rahatsızlık sevgilisine mi aittir? Masum olan bi şey var mıdır? Ne terbiyesiz, ahlaksız tipler vardır. Bıkkınlık Ben yarın dünyada yokum diyorum Sen ona neler anlatıyorsun Resimler Sesler Hep zeka ürünü bunlar Bi sussam diyeceksin Halâ neler anlatıyorsun Lafımı bölen hayvan mı var ki Tartışmaktan sanıyorsun Doğru oku bak öyle değil Bahçesi Pırlanta Ne neydi? İyi işte öyle olurdu. Çocuk her fikre açıktı... bizde ça ça ve swing tabii. Şimdi oynayacağı filmi mi bulsundu? Belki ben de oynardım. İptal oldu, sorun değildi... ama bir günde bu kadar konuyu pek aklımız almadı. Tam görüşürüz diyeceğim ki dedim de, bir gün olur bıkarsın çal denildi. Oysa güzel bir yer, herkes sever ama ben herkesi sevecek miydim? Neyse o da çalar da O! Gül oyna ağla... neydim ki? Sempatik;) Kızıp gittiler... 40 yıllık dostlar zannettiler. MTV Belki evlenmeden açılmaz konu Ama okudun yaş farkına üzüldün çalıştın başka işin yokken adını tv de duydun kimse seni anlayamadı MTV diyeceğine G7 dedi Gene de olmadı mı bir hayalin ; sorun bakalım ne yedi? Tavuk yese ölürdü diye hindi yemedi. Çift görseydi bilirdi... Kim sormuş kitabı? Sevindi. Hani üzerdi nostalji. Televizyonu bile açmadı reklamcı; bilgisayarı yoktu. Kalbi nasıl olsun... canilerin? Müzik de. Adsız Kahraman Şu yaşı küçük olan Akrabanız olmasın sakın Yoksa şarkı mı öyle Çık oku bari Küçük askeri ve kızını Sonra unuttum kimdi Sanırım o Çünkü 2019 geçti Adı neydi gazetenin Şu kitap el değmemişti Biz beyinsiz kaos On On Bu nur Bu fa bif9n İğrençti Mesleklerimiz Bir reklam izledim. Polis, süpermabman ve ben de polis çağıracağım... hiç bu açıdan olmayacak reklamcı! Reklamcı ama;) Gerçi doktor da. Hele Tom Sawyer, ilk kare... muhteşem! Reklamcıyken tabi derdime bu çare. Misafirler O aşamada okuma İnsan ya okur ya başka birşey yapar Okumaz Bu olmuyor muymuş artık Babamın açtığı kitap benim için kapalıymış Kütüphane kuyruğu gibi olsa ben de okurum Önemli bir kişi jazz kitabımı geri ver diyor Henüz ben de okumadım Gene de mühim Aman ne okumak Ne okumak 24 saat çalışmak Cennet nerede kimin Haydi Şimdi Tan tam okuyacağız kitabı ses gürültü Kitap çocukmuş Çocuk okumamış haliyle Neyse ben mi okumamışım Aman okusam n'olurmuş 10.000 soruluk sınav kağıdı... Neyse okurmuş Önemsizmiş kaza Kıyamet kadar bilemiyorum Derdimiz ne Kitap umarım görürüm Bence Zor 6 elma var. Bir tane yesen sana kaç elma kalır? 7 elma var ama! 7 elma var. Hepsinde kurt var. Kurtsuz elma nereden alınır? 7 elma var ama! Neyse de... reklamdır. Kesin Kötü Kendisi beni tv ile aynı gün ayva tatlısı pişirmek gibi bir şey sanıyor Sesi eşekten de beter laf yetiştiriyor Her gün bir orman yanıyor Piknik tüpü bile yasak O evlenemeyenlere üzülmüş TV izlemesen de bir suçlu buluyor Klasikler de yetmezse Yangina değinmezse Beni insandan saymiyor Hedef kitle sorunu Ben de derim? Öyle bir şey de o. 'Ben cehennem de derim, nereye dersem oraya gidersin' der. Bu bana normalde iyi gelir... çünkü ben de reklam filmi izlerim. Ben de strateji yazarım nereye gidecek bilemem. Ben de herkesi duyarım bir tek kendimi anlamadım zannederim. Bana da herkese dediği gibi 'sanki ben sana onu mu anlatacağım' diyebilir. Bence de kitap yazmak yeterince güçlü yada gereği kadar anlamsız değildir. Bir nedenle affetmek gerektiğinde nasılsa öyle demişsindir. Tek inandığın yer 'ONUN YANIDIR' ama eve nasıl döneceğini bile
anlamazsın. Ben de okusam kendimi o şekilde okumaya konumlandırmam. Bence de hiçbir şey dememiştir. Deseydi, öyle derdi. Bu da gene de kitaptır. Ben de olsam normalde öyle bir şey demem fakat duymuş olabilirim. İnsanın zayıf anları vardır. Tekrar teşekkürler. Ben de şiirokudum.Eminimalakasıyoktur... HaGayret:AzKaldıYangındanmalkaçırırgibi yapma. O film benim değil zaten fazla kafana takma: benim böyle değil film... film izlersen eğer aşırıya gitme. Sonuçta bir verim almak istediğim şeyler bunlar değil. Bazısına saçma diyebilen, bazısını harf olarak algılayabilen ve de bazısına inanabilenler ols a da: ben bunları filmlerde izlerim. Burası da iş yerim değil. Sonuçta herkes evine gidip televizyonunu açmak isteyebilir. Bedavadan film izlemek de şart değil. Bedavaya getireceğin konularsa benim için sadece sorun değil. Mutlaka bir gün daha verimli hale gelir. Bunları yırtıp atmasam da yok edecek biri vardır kafamda. Asla asla deme! Hepsini üstlenip de yenilmez adam vardır. Beni hiç anlamamış birinin de bir iş tanımı olabilir. Benim de öyle; sadece nezaketen bu kadar ele alabildiğim bazı dünyevi şeyler vardır. oNLARI ANLATMAYACAĞIZ Kİ... yine de aklıma yatan asla bilemeyeceğin bir şey vardır. Bu durumda okuyup da anlayamayacağım hiçbir şey yoktur. Bir şey değil. Akıl Hastanesi İnsanın mahremiyeti, sevdiği kişiyle tanışma ihtimali çikolata reklamı gibi yazılabilecek bir şeydir. İş yerine gitsen tamamdır ama bazı düşmanlar için halıcı, kilimci, şarkılar falan hep 'şeytan görsün yüzünü' mantığını kabul etmiş yerlerdir ne yazık ki. İş yerinde stratejiye bağlı kalacak biri sadece bunu yıkmaya çalışıyordur... eminim film yapımcısıdır. İnandıkların pratikte uygulamaz şeyler midir? Avrupadır. Rusyadır. Evde hafife alabileceğin bir konu üzerine ağır ceza mahkumu gibi yaşadığın bir başka kulvar alır. Artık işini sadece sevmiyor değil, anlamıyorsundur da... sana başka işler bulmaya çalışırlar ki hataları yutulur sansınlar. Kitapta da 'yap yapma' denilen şeyler bir düzlemde sadece uygulanabilir bazı kelimelere dönüşmüştür. Korkunçtur bence ve de korkunçtur ne yazık ki gerçekten de. Adeta işinden anlamayan bir çöpçatan şarttır. Bunu işini bilen biri kabul etmez derler ve deliler alemine geçersin zar zor. Biri de kesin ailesini anlatacaktır... anket odası dünyanın bilmediğin bir yerindedir. Sokaklarda kaybolursun. Şoför yoksa, kaza geçirir ölürsün. El sıkışmak imkansızdır zaten. Neyimdir altı üstü... eski hatalardan bahseden bir kazazede. Korkunç İtiraf Öyle olursa o imaj tutmaz. Kimse evli barklı çocukluyken biri gelip geçmişteki hatalarını anlatsın istemez, aklına kötü şeyler gelir ve daha da beteri korkuların en büyüğüdür. Bu yanlış yerde yemek yemek kadar basit değildir. O nedenle seçilmemiş bir strateji gibi değildir gerçekte ama herkes senin yanıldığını düşünmek ister ve de yanılmadıklarını ispatlamak için seçilmemiş olan stratejiyi de tekrar ele geçirebilirler. Bu her iş yerinde bu anlamda budur ama uygulanmaz. Ayrıca gerçekten tehlikesiz olduğundan söz eden hiç olmadı. Korkma. Zaten öyledir. O konu öyle diye korkudan ölecek değildik henüz... biri de bu durumda ne kadar korktuğunu gerçekten anlar. Sorun ve Sorunlu Neyse, boş ver... onlar abuk sabık tekliflerde bulunurlar, kurtuldum diye sonsuza kadar sevinirsin. Derken biri seni hiç sesini çıkarmamakla suçlar ve seni azarlayarak kendisini ispat eder. Sonra birisi bu kadar rezalete hayır diyemeyeceğine karar verir ve s akin bir yemek yediğine inanmanı bekler ama öyle davranamaz. Sonra da herkes kendi başına ağlayabiliyor, yemeğini yiyebiliyor ben niye yiyemiyorum der. İşin ucunda da bir katil yok sanılmasın; sadece bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demeye çalışırlar. Seni dışlarlar ve yine de hangi şarkıdan ses aldılarsa o kadar insanla baş edebileceğini zannederler. Aslında içi- ruhun temiz olsa yeter ama biri de yine okyanusta yüzme korkusunu henüz atlatamamıştır. Balina çıkar! Oysa masum bir akşam yemeğidir... hiç yenmemiş olması gereken. Bunu da mı diyemezler? Birden dünyada yarattığı kadar sorunlu birini bulmak istemediğinden film anlattığını zanneder. Ama zaten sorun da budur... filmde kendisi oynamayacak ve seni oynatacaktır. Ayrıca da başına gelen en kötü olay yüzünden seni suçlar çünkü onlar ak dese bütün dünya kara demiştir. kendisiyle barışık olmayan ukala tiplerin bataklıklarında timsah bile yokmuş, diyerek inandığın her şeyle dalga geçip bir de pozitif ilimleri kutsal kitaplarda bulamadıkları için ayrıca bütün dünyayı bir parantez içine alıp sevgililerine de bir bakış atarlar. Ne yazık ki öyle! Bu durumda üzülecek bir gerçek sevgilin
yok mu diyerekten tekrar tekrar seni üzmeyen sahte hikayeler uydurarak bu korkunç kabusu susturacaklarına bile inanmazlar. Yarın gene bana sorunlu derler. Şaka Şaka Hiçbir baskı altında kalmadan: baskı görmekmiş. Aynamız hafif kirlenmiş, bebekken öksürdüm diye korkudan ölüyormuş. O şarkı olmasa yanılsama ne demekmiş ki? Psikolog da olamadın, demek salata yedin ya, böcek de yemekmiş. Korkunç bir dünya bu müzik ile kafanı dinlemek isterken tüm şarkıları suçlasan. Beni şarkı sanma yeter derken, aşkını itiraf etmekmiş. Altını çizerek yazarsan eğer biraz yol kat etmekmiş. Geçti yıllar habersiz dese de aynı sorundan haberdar olamamakmış. Biz böyle tam olarak nasıl bir varlık anıyoruz bilmiyorum ama bence de şarkıymış. Bir dünya insan müzik dinlerse eğer, tam olarak orada buluşamamakmış. Hapı yuttuk dersek eğer neden bahsettiğini unutmakmış. Değilmiş dünya cennet, cennet gibi güzelmiş ama cennet değilmiş. Bir hoşçakal neyimize yetmemiş de bir de 'o da benim lafıma kalmadı ya' diyerek kendimizi göklerde uçuyor sanmışız. Nihayet bulmuşuz içine düşülmeyecek bir tuzak da ne yazık ki henüz o sorunlar kadar algılanabilir değilmişiz. Zaten sorun neymiş ki? Biz hiç değilse cennet demişiz. Bir kere okusam olurmuş! Biraz gerisinde kalmışız olayların, ne de olsa bulurmuş. Bu açıdan sen: her şeyi boş ver! İki gün makarna yese iradesi zayıflar. Biraz dünya yüzü görse yine güler yüzü nasılsa hiç olmamış bir şey yaşamıyordur nihayet. Hepsinin zıttı olsa; kimi bir araya getirecek, BİR DÜNYA İNSANMIŞ! İyiyim dese, bugün hüzünlüsün anlaşılırmış. Artık bu açıdan elindeki cevhere bile güvenmiyormuş da yine de varmış bir cevher haklılıktan yana; kelimelerin ifade edemediği bir ses tonundan öteye. Nefes vermiş: Hepisi de gerçek olmuş. Şu şarkılar yalan da mı dememiş? Haberler Ben doğmadan önce kitap falan görmedim. Adını bile duymadım. Fakat bu konu ne yazık ki benden ibaret değilken pek çok kişinin üzüldüğü bir konuydu. Öyle her kitap okunmazdı falan ama benimle aynı şeyden bahsetmiyor gibi de değildi. O konu da demiyor muydu ki: bu konu bu. Kitabın da orada!??? Demiyordu. Burada demiyordu. Yoktu kitap! Biz de sürekli cennet diyorduk bence. Bu açıdan saçmadan da öte olmasa iyi olurdu denilen çok şey olmadı. Ben de bunları yazdım. Sonra bir kütüphanem oldu... da ondan. TV'DE DE TEK KANAL VARDI... SABAHLARI AÇARDIK TELEVİZYONU... BİR DE AKŞAM OLURDU PROGRAMLAR VS. VS. Neyse işte bunlar vardı. Hiç Sustu Mu? Bütün şarkılar bana bir şeyler anlattı. Ben ne yapıyordum, hiç... düdüklü tencere patlamasa yeterdi ve nihayet şimdi patlamıyor. Ama sen bana bir şey söylüyorsun? Ve diyorum ki; düdüklü tencere patlamasa bari. Bazıları müzik dinlemiyormuş. Kendileri bir laf edince anlamış . İyi bari, burada patlamıyormuş da ne demek? Sorun yok demek. Şimdi benim ruhum yok... bedenimi terk etmiş... sen ne soruyorsun! Belki patlıyormuş. Yok hayır, kitaptı -belki gelecekten bugüne mesaj yollayan tek şey. Demek tencere patlamış. Şeytanı masum mu sandınız? Hayır. Suçlu mu yani şimdi münasebetsiz mehmet efendi? Bu herkese olmuyormuş. her şey için teşekkür ederim. SON - Mutlu Son Müneccim boku mu yemiş? 4. Kitabım kitapçılardaymış. Perili Köşk Artık sevgili arayan, erkeklere elle işaret eden, hiç susmadan kocasını ve babasını anlatan, bana birini ayarlayacağını sanan kadınlardan ve onları takip eden her senaryodan kurtulmak istiyorum. Tamam, sevgilisi terk etmiş. Çünkü benim kitapta yeri yok olan şeytandan dönme! Artık erkeklerle hiç görüşmeyeyim diyorum... dedim de öyle artık, o zaman da çalışmayacak mısın, okula da mı gitmeyeceksin, yangında da mı kurtarmayacaksın, senin ruh eşin yok mu, hiç iş düşünmez misin? Çocuk şarkıları da okuyamayacaksın! Konu dünyaya gelmemek mi? Okumaya geç kalmışsın. Bizim evde iki asır yaşarlarsa eğer komşular, bu konuyu okusan da anlamamışsın. Neyse sen bize gel iş hariç her şeyi konuşalım, yine de iş! Tek kelime yazmamışlar -mail. Arkasından tuzak kurmuşlar -şirket. Yok olup giden altınlar ve televizyon. Hırsız da diyecek halin yok ya! Bulamadınız bir çare. Bir çare bulunamayacak. İstemiyorum dedin 'ona' gene de dileklerini yerine getirmedi, demekmiş! Türbeler... Ne var salata sosunu da sabaha kadar anlatırım ben -kindar. Sokağa da mı çıkmayacaksın :Anadolu ve bazı sorunlu sahiller... Zaten bana böyle olmuş, kimi iyi insan sandıysam kırmamak imkansız kırmak ise riskliymiş. Tek dostum kitapmış. Kimse terk edilmeyecek. Terk
edileceksin! O mu? Hayır. Yok işte senin, bunlar olacak. hepsi defolup gitmiş, salgın var da gelmiyorlar sanmalıymışım. Şimdilik bu konuyu bana baştan anlatacak olanlar ve cehennem filmleri var elimizde. Niye? Çünkü aklımda kitap vardı. Sevdiğim bir böcek bile yok. Müzik biraz iyi gelecek: sen öyle san. Epey küfürlüymüş. Raydan çıkmış tren. Ne yapsan acaba dediğim an akıl fikir verip aklını yitirenlerden... sevdiğim bir böcek bile yok. Demek sorunlusun... ses duymak. Ne Gibi Son Kendisi bir tek bana özel olmasaydı -ki diyebilecek miydim böyle, birimiz ben okudum derken diğeri okumama gerek kalmadı bi daha artık bile diyebilirdi. Bir tek bana özelken başka hiçbir şey istemem ki, iyi ya herkes oradadır ve de belki bize özeldir diyen sadece iki kişi vardır. Bu açıdan yanlış anlaşılması mümkün değil. Doğru anlaşılması çaba istiyor... ben bunları aklayamazdım. Öyle. Perili Köşk Artık sevgili arayan, erkeklere elle işaret eden, hiç susmadan kocasını ve babasını anlatan, bana birini ayarlayacağını sanan kadınlardan ve onları takip eden her senaryodan kurtulmak istiyorum. Tamam, sevgilisi terk etmiş. Çünkü benim kitapta yeri yok olan şeytandan dönme! Artık erkeklerle hiç görüşmeyeyim diyorum... dedim de öyle artık, o zaman da çalışmayacak mısın, okula da mı gitmeyeceksin, yangında da mı kurtarmayacaksın, senin ruh eşin yok mu, hiç iş düşünmez misin? Çocuk şarkıları da okuyamayacaksın! Konu dünyaya gelmemek mi? Okumaya geç kalmışsın. Bizim evde iki asır yaşarlarsa eğer komşular, bu konuyu okusan da anlamamışsın. Neyse sen bize gel iş hariç her şeyi konuşalım, yine de iş! Tek kelime yazmamışlar -mail. Arkasından tuzak kurmuşlar -şirket. Yok olup giden altınlar ve televizyon. Hırsız da diyecek halin yok ya! Bulamadınız bir çare. Bir çare bulunamayacak. İstemiyorum dedin 'ona' gene de dileklerini yerine getirmedi, demekmiş! Türbeler... Ne var salata sosunu da sabaha kadar anlatırım ben -kindar. Sokağa da mı çıkmayacaksın :Anadolu ve bazı sorunlu sahiller... Zaten bana böyle olmuş, kimi iyi insan sandıysam kırmamak imkansız kırmak ise riskliymiş. Tek dostum kitapmış. Kimse terk edilmeyecek. Terk edileceksin! O mu? Hayır. Yok işte senin, bunlar olacak. hepsi defolup gitmiş, salgın var da gelmiyorlar sanmalıymışım. Şimdilik bu konuyu bana baştan anlatacak olanlar ve cehennem filmleri var elimizde. Niye? Çünkü aklımda kitap vardı. Sevdiğim bir böcek bile yok. Müzik biraz iyi gelecek: sen öyle san. Epey küfürlüymüş. Raydan çıkmış tren. Ne yapsan acaba dediğim an akıl fikir verip aklını yitirenlerden... sevdiğim bir böcek bile yok. Demek sorunlusun... ses duymak. Ne Gibi Son Kendisi bir tek bana özel olmasaydı -ki diyebilecek miydim böyle, birimiz ben okudum derken diğeri okumama gerek kalmadı bi daha artık bile diyebilirdi. Bir tek bana özelken başka hiçbir şey istemem ki, iyi ya herkes oradadır ve de belki bize özeldir diyen sadece iki kişi vardır. Bu açıdan yanlış anlaşılması mümkün değil. Doğru anlaşılması çaba istiyor... ben bunları aklayamazdım. Öyle. Yobaz ve Pop Gelmesin bu dünyaya Onun özel olduğunu bilmeyen Kitabı duyamayan Bana şeytanı anlatacak olan Ve şeytanı kendisinden dinleyeceğimi sanan Bir ben ve o dışında bakılacak bir varlık bulamayan Şeytana günlük tutan Gelmesin bu dünyaya Sen demeden ben ve o diyemeyen Onu tanımadığı bir insan sanan Zeka özürlüler Ben ve o ve şeytan ama derken şeytanı zor yutturan Ondan bahsedemeyen ve vakit kaybı insanlar Tuzlu fıstıgın kabuğunu atmadan yer gibi Beni şeytandan ayıramayan olmasın bir sinek bile Haddini bilemeyen Şeytana lafı geçmeyenin çenesi düşmüşü Olmaz olsun Şeytan yoksa adını anamayan Onu bende arama Cehennemi boylarsın Psikolog ve Psikoloji Bunu ona emanet et: Kendisini seytan eşliğinde anıyoruz. Şeytan da varmış ben doğmadan evvel. Cennet ne ki? O zamana kadar şeytan! Kader de bu... o desen bile şeytanın. En iyi şeytan hangisi? Neyse ki müzik de oldu modern cellat. Niye seninki şeytana benziyor diyenler ayrılsın bir tarafa. Birden kişisel hakları cazip gelir ve hukuk okur yanlışlıkla. Silah Sesi Lanet olsun ikiyüzlü hayvanlara. O kadar küfür etti şimdi hepsini havva'ya söyleyecekmiş ve onları hazmedilir bir şey gibi hepinize yutturacakmış. Lanet olsun az önce başkalarını anlatıyordu uzun uzun ama şimdi beni kekleyecekmiş; güya spastik nedir bilmiyor ama başka spastikler var. Onları anlatıyor. Lanet olsun o karaktere... ne okusam beğenmez de, güya bana lanet okumuyor. Lanet olsun kendisini ve eşini unutmuş, bana dünyadaki tüm haydutları anlatmazsa dünyada olduğunu
kavrayamıyor. Polis çağırmak şart. Lanet olsun. Geberesice... gebermedi gitti. Polis çağırmak şart. Kitapta bulduğumu aklından uydurmuş bir de hava atıyor. Be yinsizler! Yasak Onu bir tek ben mi dedim. Bunu herkes diyormuş. O kadar şey elde yıkanmıyor doğrusu. Senden emir mi alacağım sandın? Derhal kitabımı terk edin. Kıro ve Hırbo Şey. O hiç aklımda olmayan şey artık bana kasıtlı cinayet gibi geliyor. Yok mu artık ardından ayrılık stratejileri yazdığın biri. E alışmış kudurmuştan beterdir. Ne okuyacaksın? Unuttuğun biri de mi yok? Yok. O da babamla başlayıp babamla bitecekti eğer ben rica etmesem. Her halde beni öldürür demek gene. Örtünü atarsın, şeytana saydırırsın ayrılık demekmiş. Bu nihayet diyalog mu? Bilmem. Avukatlık diplomam yok. Edebiyat diplomam var. Sonuçta çok da korkmadım yani. O lafımı beğenmemiş. Yaşasın bitecek. Keşke herkes cennetlik olsa. Bu yazı da ama cennetlik değil. Bir spastik köyü hayal ediyorum dedin ya ben onu iş projen sandım. Neyse. Hiç kırmadım bence seni ama o konu böyle olsa diyemedim ya henüz hiç. O geceki silüetini hayal ediyorum. O sonsuza kadar süren gecede ben gördüm zaten benimkini. Biraz senaryolar değişik tam anlayamıyorum. 10 kişi daha görundü. Yok hiç sevmiyorum. Kapıyı mıçarptım...biridegelipkapıyıkıracakçokacıbirdurum. Dahaağzımıbileaçmadım:o cümlesi kitabın seni yıldırmış, diyeceksin. Şey o açıdan biz cinayeti anladık da. Neyse... sorun değil. Bir daha arama. Biri de cehennemin dibine git diyecek. Nedir acaba 'onu ben de derim'? Ölürsem de ölürüm artık çok sıkıldım... bir yandan da şarkı da. İyi git hadi, defol. Bir daha aramaz. Bunları yazmazsam eğer dedikodu seansımız sanacaklar. İyi bok, onlar yok. Sağol ben de tokum. Olsun seninki hayatta galiba. Evet ama kovuldum. Paramı ödeyin bana. Bende bir kuruş yok. Canın sağolsun. Suç sende olsa affederler beni. Evet. O. Geber deyince konuşacağız sanmış da kim? İyi. Git giyin. Ne yapalım. Bir babam var. Bu açıdan asla zeki görünmeyeceksiniz üstün zekalar. Hi ho ha ha ha! Bu ayrılık stratejisi de birine yapışmak kadar iğrenç. Artık bu oyunun içindesin. Yakında gelir soyguncular... Lanet olsun bence. Sıkıysa gel şimdi tutukla. Yani ben daha basit davalara bakacağım... şu anda o top gökyüzünde. Hile Kumar Adamın kafası aynı konudan ibaret Ben: O, deyince, insan görmekten şikayet ediyor. Ay demek aklında bir kadın var! Kadınlar şöyle! Kadınlar böyle! Olacağı buydu diyorum, bir bu eksikti demek. Sorunu hemen kabullenip bıraktığın yerde beni bulamıyorsun. O lafları da biri etmiş. O konuyu da ben dinlemişim. Bir dünya insan yok olup gidiyor ve o canavar hala hayatta mı diyen biri mutlaka oluyor. Sevgilin seni arıyor, diyorum. Defolup gidiyor. Umarım buraya saklanacak kadar ödlek değildir. Bizim seri ilanları seri katil sanmasın. Yok be onun işi o, asla karıştırmaz. O açıdan seri katil diyorum. Gazeteye bakmıyorum bile. Ama diyorum benimki o açıdan da öyle. Gökte mavi bir ışık yanıp sönüyor. Umarım bir daha olmaz diyebilen tek kişi olduğumu fark ediyorum. Bu sorunlabaşbaşakaldığımdayalnızoluyorum. Benyanındafizikenyokumdiyeadamınbeyni yok sanıyorlar. Fiziken olsam katili bırakıp beni okyanusa atacak sanki. Yok be i san hayatta ne diyemeyebilir ki! Hepsi gerçek olacak. Neyse diyor... bu beni affeder. Ben bir sapıktan kurtulmaktan memnun oluyorum. Geriye bir sapıklık kalmıyor. Delilere de söz verin diyor. Geçen bir yıldız kaydı, diyorum. Yarısını duymamışım, evet. Hiç, sanki Lucifer de. Rezalet. Yok bi de buymuş. Kına Gecesi Ne güçlü biri Senin kitabın öyle olabilir ama yaş 35 dediğinde hiç mi yara almadın Zaten ne anlatabilirsin Her şeyin bir olumsuz tarafı var Üstelik de sen herkes demeyecektin Ve ben sana sorunu dikte edecektim Ama gene de pesimist köpek ayrı şey Saldırgan mahlukat ayrı Bizim için var ya o konu bu he : iyi. Hepsi kahrolsun. Ama o konu böyle olursa cehennemi okurken haline şükredemeyeceksin. Şu da gerçek dünya mı? Ben ömrümde başka bir şey dilemedim. Şimdi hepsine okuyorum. Yuh be yuh! O!Bikerekarafatmadedinya,bizadamıböcekilacısandık.Herkeskarafatmademiş olabilir ve o nedenle beni ilgilendirmiyor. Ama ben karafatma gördüm. Bu da herkesin sorunu olan bir şeye çözüm getirmiş bir böcek ilacı. Daha da bana kara fatmayı anlatma. Çekirge zıplıyor... o konulara karafatma muamelesi yapıyor. Biri çekirgeyi karafatma sanıyor. Tamam. Ben de böcek ilacı kullanacağım. Pardon ama sen kara fatna görmedin mi yani diye üste çıkıyor. Biri de ona küfür ediyor. Böcek sizin uydurmanızmış. Biri buna cihaz diyor.
Herkes beni boğmak istiyor. Böcek ilacı arıyorum ve bulamıyorum. Sizce zaten bulunmazmış.Nihayet'yasak'derseeğer,benimevrendebirsırdaşımoluyor. Nebilsinbu açıdan benim böcek ilacı aramadığımı, niye, çünkü arıyorum ama okursan seni anlar diyorsunuz. Kendi düşen ağlamaz diyorum. Aynı şey... kimbilir ne çok hasar vermişlerdir dünyaya.Odaseninsorunundiyorsunuz.Bendehepsinigeriiadeediyorum. AliileFatma Ben güzelim 15 yaş kücük Ben idare ederim 20 yıl sonra 40 yaş daha büyük Fakat gına geldi kremlerden Nefret ediyorum reklamları izlemekten Acaba iyi biri miyim Yani bilir miyim beş vakit Ne yani böyle biri miyim Aman boş ver dürt biraz Kimseyi ikna edemedim Hocaya da sorun biraz Senin için ne o konu Gene ramazan filmi mi Yaz da yaz Yediğini iç içtiğini ye dedim ya sadece Kimseyi ikna edemedim ayrı konu Filmleri ben yazmıyorum ayrı konu Pesimist köpek Bizde var mı hiç böyle konu Haberlere çıkacak da Bu açıdan zaten ilgisizim Bi iki sapık kovulabilir Bu açıdansa işe alınmaz Şimdi ben miyim patron Ama şu anda gazinocu Vay be ne zeka Gene Gına Gelirse Ben kitap deyince 7 sülalemi anladım Aklına hiç kitap gelir mi Geldiği anda gidip okur musun Yani bu da benim kitabım Ve de akşam 'akşam' diyen şarkıyı konserde dinleyeceğim Adam yok mu Konu konser Peki nasıl eve döneceğim Neyse gelmez misin Şu konu kitap mı Oku tabii Ben kesinlikle inanmıyorum Neyse hadi on yıl da öyle Nedir bu başımıza gelenler Fakat ben de oku desem Bir kitap görür müsün Şimdi de bizmişiz Aynı şeyi anlayan Fakat oku ki Mail Kutusu Tamam ama ben neremle yazdım? Neremle okudum. Hiç bir umut kırıntısı bırakmayıp da nihayet şimdi mi anladım? Nihayet şimdi mi okudum? Yazdığım bir harf bile yok mu aklımda? Eserim beş para etmez mi? Ben de mi öyle? Yazarken okuduklarıma rağmen eserim mi böyle? Kitap da öyle! Çok daha mühim değil mi düşünmüş olmam bile! Şiir değil safsata diyorlarmış. Ben ne anlarım burada kapalı gökte açık kitaptan? Yalan da demiş. Bir söze inandığımda göz var demiş. Biraz da insaf edin dediysem kendimi katmamışım işin içine. Evet ama ne zeka? Binlerce şarkı var! Hepsi nota... Şarkıcı olsan yalan üstüne. Çok yorgunum. Çok... Yapma Etme O konu böyle olsaydı Kendi geleceğimden kendi geçmişime Bir iyi niyetli inanç sistemi okuyup aktarıyor olurdum Yada dünyaya yeni gelen bir kedi henüz okumamaktan çoktan yakınmış olurdu Öyle değil işte Ben de sarışındım demekle olmuyor Yada olsun şimdi bunları okuyorum Belki de yinelenip duran bir kadere hükmü yok Belki her şeyi ertelemekle ilgili Belki şartlar bizi etkiledi Belki herkesin derdi aynı sorundur İşte bunlar olmuyor gerçekten okuyunca Temelde kimse sesini çıkarmıyor Normalleştik sanılırsa bunlar bizi takip ediyor Gene de anlaştık derken insan kendine bir daha bakıyor Pişmanlık değil bu sadece iletişim Bence kendi yolunda demek her zaman yetmiyor Olsun gene de konu neydi Umarım bunlar kimseyi aldatmasın Herkes kendince haklı ve anlaşmak şart değil Hiçbir şey ifade etmiyor Bize bunlar anlatılmadı ki Tartışmanın uyumlu tarafıydık Hayat elimizden kayıyor Değerini bilmeklazım BenimproblemimazdahaakılalmazgöründüğüiçinyazdımGeçmişimene okuyabilirim Orada biri ve ben ki zaten okuyor O konu da öyleymiş Ölüm Bu açıdan adel ve hava Ölü Ölmüş Ölümlüymüş Öldükten sonra Ölü gibi Ölmesi dolayısıyla Ölü olduğu için Öldü Ölmüştür Ölürken Niye anlatmışlar ki Bu açıdan zaten ölü Ne desen de ölü İtiraf; Gerçek Fal O sokakta şarkı söylüyor olsam, tekirdağa yada sivasa gitmeyiz. Unut şu dünya turunu. O kitap da burada olsa çoktan olmuştu. Demek ki yazmakla ilgili. Şarkı okusam da bu konuda bir şarkı olur ki okumuş gibi olmam bir kitap olur. Boş ver ne alâka. Aradaki şeylerin de kitapta yeri olduğunu bul ve oku bir şarkı. Aman hepsi aynı şeyi söylüyor aman o. Tek bir insan bulamazsın ben şarkı okusam demek sen duydun. Şeytan yokladı sanki. Sorun yok. Ama şiir yazmadım ki-en başta yazmıştın ya. Yaşasın 'artık yazmak istemiyorum' demiştim bir yazımda. Ne o seninki değil mi. Olsun gerçek oldu, falı da keşfettik. Ne o, bu da yalan mı? Ne bileyim sen de kimsin? Panda! Ben panda değilim. İyi çok şükür. Biraz da derdimizi duysunlar, niye cünkü böyle onları duyduk. Ne yani ben miyim? Belki bayan taklididir... bu acıdan açıdan taklit değil ki. Mecburen var mı filmi diyeceksin. Yoo. Demem tanışmadınız demek. Baba beni tekirdağa götür. Neyse arnavut kaldırımıymış. Hepsi şarkı! Ben ama bunu evde dinlediğimi düşündüm. İyi peki hangi şarkı? Hiç. Bir bestem de ondan
evde. Şimdi de lordly bile demiyormuş panda. Ben anlamam youtube bu da! Kedin nasıl? İyi. Evkedisiişte... Hayır!Çocuk.Enazındaneşofmandı!Çocuköylemidünyayageliyor, unutamadığın bir yatak ve belki aynı yatakta sünnet mi oluyor? Fiziken ettiğin küfür kadar lâftan sözden mi anlıyor? Bana kalsa herkes cennetten gelsin! Böyle bir konu var mı dünyada... kimse izimi bulamıyor. Bana da haksızlık olmasınmış. Her şerde bi hayır varmış. O açıdan elinde olan acizlikten bir de çocuk mu doğuyor! O fala bakamadım bile... baktığım anda kapkapanın elinde kalıyor. Bu durumda bir suçlu şart değil de lâzımsa, o açıdan herkes bilmediğim bir dilde konuşuyor. Neyse işte pandaya bakamadım. O kadar panda dersen olmaz. O açıdan bir şarkı dünyadaki hiçkimseye işaret etmiyor. Fakat içime sıkıştırılmış bir his gerçekten aklımın cennette olduğunu anlamıyor. Bana bir çocuk görünüyor. Biraz da zor görürsün; videolar konuşuyor. Mahremiyetin m'sinden haberi yoksa, artık kendine gelmek için bir çocuk masumiyeti aradığı yerde şiirimi buluyor. Kimi aramıştınız? Olamaz polis! Ben bulduğum bir şeye ulaşırken sadece az daha iyiydim. Bunlar da anlatmakla olmuyor. Okunan lazım ama niye? Bu acıdan okumaymış artık. Bence kitap demek yetiyor mu? Öğrenilmiş. Neyse işte burada başka bir terbiyesizlik varmış. Bin yıl da ahlâk desem bir şarkı kadar nötr olan tek bir sırdaşım bile yokmuş. Geri kalan hikayede mutlaka ahlaksızlık varmış. Bana öyle görünmüş sanmışlar... o yüzden çocuk da görünsünmüş. Ahlak sınırını aşanların bir su çamaşır yıkamaktan anladığı hiç eksik olacak mı zihnimden! Onu da zihnim sanmış. Öyle sanılmasın denirken, aynı anda biri o açıdan kısırmış. Bana göre katil değil. Polis. Neyse bu öbür çocukmuş. Öyle de evladını aramışlar. Bu sosyal baskı artı sinirleri yıpratan senaryolar var ya, beni yandaşı sanmış. Aman o da ne ki yalanmış. Aklımda bir çocuk yerine bir hapishane kaçkını varmış. Çünkü o konu öyle. Kedimi de mahkemede tanık yapmışlar. Belki cizgifilmmiş merak. Merak yasaktı bizim okulda. Kendine bile baksan gölden, narsist olursun. Tanrılarmış... mış... mış! Affetmekle ilgisi de olmayan bir konu demek. Benim de falım fallanmış. Neyse... genç birini bulsunmuş. Sahte Para Bana kaderim göründü. Ne gördüysem başıma geldi korktuğum kadar... kaza, arkadaşlar, kitaplar... şimdi yani panda mı arıyorsun dediler. Sonra o insanlar hayatımdan gitmeye karar verene kadar gerçek olamayacak şeyler sıraya girdi. Kitap gene de vardı. Ben onu okumuştum ve onu da o zamana kadar okurdum ama bu zamana kadar kitap da okudum. Neyse aman öyleymiş dediler. Kendimle ilgili olan gibi görünen tek şey olan kaxa kaza geçirme anından sonra iyi ben atlattım dedim. O insanlara başka hiçbir lafım olmadığı için olamadı da ama onların lafları her zamanki gibi gerekli değildi. Şu da sana olmadı ya falan derken gazetedeki tüm haberleri önceden tahmin etmiş gibi görünen birine dönüştüm. Nasılsa tüm labiretli edebi eserler bunu anlatıyordu. Benim için haklı haksız yoktur ama bir konunun haklılığı dışında ben de; ne halin varsa gör sanki cehenneme git dedik tarzında bir kızgınlıkla yüzleşebilirdim. O açıdansa çoktan ölmüs olnam lazımdı ki onu da görebileyim. Bu bizi sinirlendirmezse şayet herkese taviz vermiş gibi algılanıyorduk. Herkes de vardı... herkes de cennette olmamı diledi. Aksi mümkün değildi. Zaten bilemiyorum bu açıdan nedir, okursan da mı gerçek olacak denilen kişilerden biri bile gerçek olmadığı için kampta olmayı tercih ettiğim sanıldı. An içinde her şey mümkündü sanki. Dost edinen bizden değildir demek bu açıdan çok da anlamlı. Yoksa yani insana sevgilisini sorup arkadaş olmak isteyen kişileri zaten sevmiyorum. Her neyse bu da kitaptı. Ben artık falımda resimlerden bir iz, markalardan sevdiğim bir şey ararken sanki iz peşindeydim. Bütün kitap polis değilsin dese de her senaryonun baş kahramanı polis ve de dünde bıraktığım her hata görsel olarak peşimdeydi. O t shirt o eşofmanla giyilmez; sonra isters