Senaryolar

Dizi Karakterleri: Sevgi Durağında Şakalaşmalar
Okunma: 59
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Ayşe: Ukala bir kız -

Şeyma evleniyor. Belki dizinin ilk karesi ve bir düğün var. O kadar mutlu ki, kendisini gelinliklerle hayal ettiği gün sevdiği çocuk onu görür görmez evlenme teklif etmiş ve hiç vakit kaybetmeden bunun olmasının ne sakıncası olabilir ki diye bir an duraklıyorlar ve kendilerinden emin olduklarına karar veriyorlar. Zaten sanatla yaşayan İsmail ile sanat hayatını paylaşmak zor olmayacaktır. Şeyma bu hayalden ayıldığında Ayşe ona "Şeyma sana birini ayarlayalım" demektedir:

- Şeyma sana birini bulalım yani erkek! Senin bu kadar yalnız kalman sana hiç yaramıyor ve de hem bak sen yalnızlıktan sıkıldığını anlamazsın alışıverirsin karışmam, sonra demedi deme. Senin neşeli, güler yüzlü ve de seni çok seven birine ihtiyacın var. Seni kimse benden daha fazla sevemez tabii, o da ayrı konu ama benim eve dün biri geldi ve de seni çok sevmesi bir yana seni el üstünde tutacak biri, ben de ona dedim ki, Şeyma tam sana göre, o da dedi ki, bana göre olması yetmez bir görmem lazım, ben de dedim ki, neden olmasın... bir sorarım dedim ama sen onu oldu bil yani yoksa açıkta kalırsın Şeyma'cım. Bu olmaz beğenmedim deme hem çünkü sen naz yapmanın zorluk çıkardığını falan bilmezsin, ben biliyorum, sen anlamazsın...

Şeyma hafif kendşne gelir gibi olur, hafif bir tebessüm eder.

Yok ya, ne diyorsun sen, ne birini ayarlaması... rüyanda mı gördün ki?

Derken odaya Şeyma’nın metin yazarı gelir:

Kast seçimi için hazırız Şeyma Hanım. Uygun görürseniz geçelim...

Şeyma topralanır:

Ayşe’cim kusura bakma lütfen. İşlerim çok yoğun, aklımda sadece şu sunum var ve de tam konsantre olamadım söylediklerine ama lütfen sen beni kafana takma olur mu?

Ayşe konuşmayı sürdürür:

Ay neyini anlamadın Şeyda. Çocuk mu kandırıyorsun sen? Anlaşılmayacak ne var bunda? Gayet açık konuştum ben... Sen anlamazdan gelip bana yalan söylüyorsun. Sen yalancısın Şeyda. Ben senin içini dışını biliyorum. Sen şakaya alıyorsun her söylediğimi. Sadece hayatta senin işin var değil mi? Benim işim yok mu sanki? Ben sanki boş boş gezip hiçbir şeyden anlamıyor muyum? Hem ne kadar kabasın sen! Senin kafanı kıracak biri lazım Şeyda. Sen dua et ben sana şefkatli arkadaşımı layık buldum. Sen ne anlarsın. Ben sana mektup yazayım da onu oku ona bakarsan... belki aklın alır. Ay yok yok. Aşk sarhoşu oldun sen de ondan belki... o kadar sarhoş olma demedim mi ben sana? Ha hahaaah ha haaayyyt. Çok komiksin valla. Dur dur tamam. Sen şimdi işin çok çok acilse çık tabii.

Şeyma bir şey söylemeden odadan çıkar. Şeyma’nın koşar adımlarla merdivenlerden indiğini görürüz. Merdivenlerde bir dolu yabancı insan vardır ve de hepsi de oyuncu olmak için sıraya girmişler. Onların en sevdiği çöreği aldığı kafenin önünde durduğunu gören Şeyda çörek almaktan vaz geçer. Merdivenleri inmeye devam eder. Şeyda cast’tan birini tanıdığını fark eder, onunla selamlaşır. Gördüğü çocukluk arkadaşı Ufuk’tur.

Ufuk: Çok kaba bir adam.





Şeyma: Ufuk merhaba. Nasılsın? Epeydir hiç görüşmedik seninle. Oyuncu seçimi için mi geldin. Ne şans. Ben de burada çalışıyorum.

Ufuk: Ben buna görüşmek mi derim Şeyma. Baksana şu kalabalığa... çıkışta görseydim seni keşke. Kalabalıktan gözlerini tam seçemiyorum. Gözlerine bakayım yerinde duruyor mu?

Şeyma el sallar... gülümseyerek uzaklaşır oradan çaktırmadan.

Şeyma odaya girer, metin yazarına bakarak konuşur:

Ne kaba adamlar var ya. Oyunculuk seçimine gelmiş daha merhaba demekten aciz. Olamaz böyle bir şey!

Metin yazarı bunları gerçekten de duymaz. Şeyma’yı ikinci reklamın çekilmesi için hala ikna etmeye çalışmaktadır. İkinci reklam filmi için bütçe ayırmamış olan müşteriyi ikna etmesi için Şeyma’ya dert yanar ve başka bir derdi de yoktur:

Şeyma Hanım bu filmi elediniz ama şu anda bu bütçeyle çekimlere dahil edilmemesi büyük saçmalık oluyor. Bence gerçekten de çekilmesi lazım. En azından seneye oynatırız. Bu adamlar yeni kampanya da yapmazlar şimdi. Film de bir seneden fazla gitmez. Bunu dönüşümlü oynatmayacaksak neden bu versiyonu seçtiniz.

Şeyma:

Bunu konuşmak için çok geç çünkü artık toplantıda son onayları aldık ve de müşteriler karar değişikliklerinden hiç hoşlanmazlar. Bu filme zor ikna oldular ve de bundan da vaz geçmelerini istemeyiz. Stadyum versiyonunun harika olacağını biliyorsunuz. Neden şimdi olmayacak gibi hissettiniz ki yani ev versiyonu olmasa da olur. Lütfen işimize konsantre olalım. Hem ev versiyonu baştan beri çok uzun bulundu. Biz kırpamadık biliyorsun. O kadar istiyorsan o gün kısacık kırpacaktın filmi, o anlamı da verebilirsen tabii, veremezsen de kırpamazsın sen de haklısın ama...

Metin Yazarı:

Kırpamazdık çünkü belki de ama aslında ben o gün toplam yirmi beş film yazdım. Sadece ikisi seçilip size sunuldu ve siz de bunu elemiştiniz yani ev versiyonunu. O kadar yoğunuz ki Şeyma Hanım, sandığınız gibi değil.

Şeyma'ya mail gelir. Mail Ayşe’den...









Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6656
2 Firari Fırtına 4666
3 Mustafa Ermişcan 4159
4 Hasan Tabak 3812
5 Nermin Gömleksizoğlu 3420
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3359
7 Uğur Kesim 3237
8 Sibel Kaya 3126
9 Enes Evci 2811
10 Eyyup Akmetin 2549

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:669 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com