Senaryolar

Şeyma'nın Karakteri 5
Okunma: 69
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Şeyma babaannesinin deyimiyle “güzelcene bir kız”, annesinin gözünde prenses, arkadaşları için kusur ararsan bulunacak bir tip. Şeyma’nın en büyük özlemi iyi bir arkadaş çevresi ve bazen iş yerinde öğle arasında gidip kendisine yeni kıyafetler aldığında kendisini yeni bir arkadaşı olmuş gibi hissediyor. Yeni bir kitap aldığında da olan bir his bu, belki de bu yüzden kitapları yarım bırakıyor. Kulaklığını takıp şiirler dinlediğinde yüzünde bir can yoldaşı bulmuş gibi bir ışıltı oluyor. Gülünce gözlerinin içi gülen, yapmacıksız, genellikle ciddiyetini hiç bozmayan bir kız. Uzun boylu, zayıf ama vücuduna yapışan giysiler giymiyor. Bol ve paçaları yere kadar uzanan pantolonları, bol t-shirt'leri var. Bir t-shirt'ün üstüne ceket de giyebilir. Kendi modasını kendisi yaratmaya bayılıyor. Bir defasında gördüğü bir sanatçının giysilerinin aynını giyip, gülmekten yerlere yatıyor. Arkadaşları da buna gülüyor ama gülerken Şeyma’ya “palyaçoya benzedin seni şaklaban sen korku filminden mi çıktın hiç yakışmadı” diye. Çok komik giysileri de olabiliyor ama bir şekilde kendisine yakıştırıyor yani aykırı bir tip. İnsanların sınırları olduğunu iyi biliyor ve önüne bakarak yürüyor çoğunlukla. Sadece İsmail biraz algı sistemini bozuyor bunda da pek bir suçu yok. Şeyma açık renk ruj sürüyor, gözlerini kalın bir eye-liner ile boyuyor, yüzüne sürekli olarak allık sürerek yanaklarına renk veriyor ama bir gün yüzündeki ufak tefek sivilce izlerinin hepsi birden çillere dönüşüyor. Vücudunda benler çıkması karşısında şaşkınlık geçirip ne yapacağını şaşırıp Allah’a sığınıyor. Bazen on kilo alıp üç gün içinde dört kilo veriyor. Bazen çok zayıfladığını fark ediyor. Şeyma’nın dış görünüşüyle ilgili ciddi takıntıları yok ama güzelleşmek için yapabileceği bir şey varsa bunu mutlaka yapıyor. Şeyma'nın renkli gözleri çok güzel ve arkadaşları “bana nazarın değecek be bakma öyle, daldın gittin gene salak” diyerek onunla iğneleyici bir biçimde konuşuyorlar. Şeyma ses frekansı dinleyerek güzelleşirken biri adeta megafonla kafasının içinde bağırıp bunu sabote ediyor. Şeyma’nın giysi dolabı çok geniş. Evin içinde ise sadece eşofman giydiği için bakımlı olduğu anlaşılmıyor. Şeyma klasik bir Türk kızı denilebilir ama aşırı güzelliğine düşkün arkadaşlarının yanında yabancılık çektiği de olmuyor. O bakımdan birbirlerinden bir eksikleri yok, sadece Şeyma nadiren çok şık giyiniyor ve onun da hakkını veriyor. Şeyma bir kısa ceket ve etek takım giydiğinde topuklu ayakkabılarının artık ayağına olmadığını fark ediyor. Buna çok fazla üzülüyor ama aslında topuklu giymek gibi bir derdi de yok. Ayrıca o kadar şık giyinmesinin artık imkansız olduğunu görüp evindeki beyaz topuklularını da bir giysi dolabına hediye ediyor. İkinci el satan bir mağazadan üstünde “mail again me” yazan bir t-shirt alıyor ve dünyalar onun olıuyor. Kendi kazaklarını kendisi örüyor ve bunu uzun zamandır, öğrencilik yıllarından beri yapıyor. Son moda giysiler üretmesi de kimsenin ilgisini çekmiyor. Onları sadece Şeyma giysin istiyorlar oysa onlara da örebilir. Çok bonkör bir kız Şeyma. Şeyma bir gün estetik ameliyat olmaya karar veriyor ve sonra buna gerek olmadığını söyleyen kişilere rağmen bu ameliyatı oluyor. Dudaklarını doldurduktan sonra çok mutlu oluyor. Bu mutluluğu başka hiçbir yerde yaşamamış kadar mutlu. Şeyma ayrıca çok sakin yapısının altında kırışmayan bir cilde sahip. Mimikleri onu fazla kırıştırmıyor. Bu kadar güzel bir kızın burada ne işi var diyen biri Şeyma için kesinlikle iletişim sorunu olan biridir. Onu çok aciz gösteren giysileri de var, üzgün ve çaresiz olduğunu görüyoruz ama elit olduğunu, cool olduğunu, şık olduğunu nasıl anlayacağız? Bunu anlamak için Şeyma’nın hayatına giriş yapmamız lazım, sadece giysileriyle bunu ortaya koymamız mümkün değil. Şeyma ayrıca çok güzel bir kız olmanın en büyük avantajının hiç şüphe taşımamak olduğunu sanıyor. Karşısında ayna görevi gören arkadaşları için konu şöyle ki, sürekli Şeyma’ya “ben güzel miyim” diye soruyorlar. Bu çok komik sahneler arasında değil ama sürekli gülüyorlar. Şeyma hayatını kazandığı gün ilk parasıyla güzellik bakım takımı alıyor ve maaşının hemen hemen bittiğini görüyor. Ayrıca baş örtülü bir kız var iş yerlerinde, onunla muhabbet ettiklerinde buna karşı olmadığını ama böyle bir şeyi asla yapamayacağını söylese de o dönemi şapkalı olarak geçiriyor. Şeyma’nın gitmediği kuaför yok, her defasında farklı bir kuaföre gidiyor. Her bir kuaför bir diğerini kötülüyor ve oradaki muhabbetlerden sıkılmış durumda. Bir gün sinirlenip kendi saçını kendisi kesiyor. Tırnaklarını kendisi kesiyor. Ojesini kendisi sürüyor. Kim uğraşacak şimdi kuaföre gitmekle modunda. T-shirtlerine bayılacaksınız. Onları Şeyma kadar sevmeniz mümkünse tabii. O eğlenceden eğlenceye koşmayı sevmiyor sadece ne yazık ki o tip yerlere zorla sürükleniyor.  Masa örtüsüyle aynı desenlerde bir giysisi var, bunu çok seviyor. Davulun resmini t-shirtüne bastırıyor. İsmail'in tablolarında da gözü var... bu anlamda. ne de olsa İsmail resim yapıyor ve t-shirt tasarlayabilir!!! 



Hep de Böy



Yorumlar (1)
Hep de Böy 27.10.2021 20:51
Law Of Attraction Meditation ! Manifest Miracles ! 432 Hz Meditation For Shifting Reality


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6675
2 Firari Fırtına 4679
3 Mustafa Ermişcan 4174
4 Hasan Tabak 3828
5 Nermin Gömleksizoğlu 3435
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3376
7 Uğur Kesim 3249
8 Sibel Kaya 3141
9 Enes Evci 2823
10 Eyyup Akmetin 2648

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:5066 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com