Senaryolar

ismail'in Karakteri 3
Okunma: 67
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Ismail psikolojik olarak verdiği savaşın tamamını resimleriyle vermektedir. Resimleri onun psikolojik durumunu özetleyebilmektedir ve de sembolik olarak kendisiyle birlikte yol alabilmektedir. Büyük tablolara geçirmeden evvel küçük bir resim yapıp sonra onu bilgisayarda deforme edip sonra tabloya aktarmaktadır İsmail. Bu durumun en şeker anlatımı aslında onun hiç tanımadığımız ailesinin de sanatçı oluşunda saklı. Bu durum kimseyi ilgilendirmese de, Şeyma’nın da bilmediği bir şey var ki onun ailesi reklamcı ve sanatla içiçe yaşıyorlar. İsmail ailesiyle arasına koyduğu mesafe yüzünden Şeyma’ya giden köprüleri de yıkmakta gibi algılanmaktadır. En sevdiği karakterler Şeyma’nın iş yerinde, e onları ziyaret de etmekte ama bir türlü Şeyma’ya yakınlaşamamaktadır. Bazen rasgele döktüğü boyalar bile gerçek hayatından daha anlamlı görünmektedir. Olaylar gerçekleşme sırasına girmişler ve İsmail’in tercihlerinin ötesinde bir yerde düğümlenmişler gibi ve çok çirkin görünmekteler. Ismail'in hayal dünyasında petrol canavarları kanını kemirip suya kusuyorlar. Bir gün bir tablosunun üstüne kocaman ŞEYMA yazar ama bu da kimse için bir şey ifade etmez, asla onu Şeyma’yı sevdiğini anlamazlar. Bu anlaşılamazlık kendisini çok yormaktadır. Her lafını tekrar eden, her sorusuna soruyla cevap veren, her söylediğini unutan, sözünde durmayan şımarık ve iki yüzlü tiplerden bıkmıştır. Peşine düşen adamları polis yakalamaktadır ve onların kendi peşinde olduklarını tam anlayamamaktadır. Örneğin peşine bir sürü hırsız düşer ama İsmail tam onları polis yakalarken oradadır. İsmail'in resimlerini çalan birileri gibi değildir bunlar, onlar ayrı. Bir dünya hırsız vardır İsmail’in zavallı dünyasında. İsmail’in yeğenleriyle Şeyma’nın arkadaşlarının isimlerinin aynı olduğu ortaya çıkar. Polis bu tip tuhaf olayları aydınlatırken, biz de anlarız. İsmail aslında küçük bir bar açmak istemektedir, caz, blues söylenen ve karaoke de yapılan bir yer ama bu dünyaya herkes çok yabancıdır. Kimseye bu hayalini açmaz. Herkes için İsmail resim sattıktan sonra insan gibi bir iş bulacak biridir gene ama bar açmak istediğini kimse bilmez. Kendisi de polisten kaçsa ancak bu kadar denk gelir olaylar... suçlularla aynı yerde, aynı zamanda suçsuz bulunmaya bayılırmış gibi bir hali vardır. Şeyma'nın duyduğu her ses, İsmail için hayallerinin katili olmuş olan biridir ve bu mücadele asla bitmeyecektir. İsmail depresyonun dibine vurmuştur ve bunu sadece kendisi anlamaktadır. Sevilmeyi hak etmeyen, sevdiği şeyleri seven birini hak etmeyen, sevildiği kadar sevmeyen biri olmaktan çok ama çok yorgundur. Her gün sevgi nedir kendisine anlatan biri ile yollarını ayırmaya çalışması da bu yorgunluğun bir bölümünü oluşturmaktadır. Ayrılmak istediği bir arkadaşı vardır artık. Arkadaşı ise arkadaşlık sınırlarını aşmaya çok müsaittir. İsmail için hayal ile gerçek arasındaki net ayrım kendisidir. Onda bir sıkıntı yok da, büyük sıkıntı sevgi ne hayallerinde ne de gerçeğinde var... sadece sır gibi sakladığı bir şey sevgi? Nasıl olur da her damla boyada olan sevgiyi hissedemez. Nasıl olur da sevmeyi sonraya erteler? Nasıl olur da sevda çiçekleri boyarken, insan yiyen böcekler görür rüyalarında? Hayatın rutin lafları arasına sıkışmaktan nefret eder “damatlar tuzlu sever, yok pahalı diye geline almaz, erkekler çok çabuk sıkılır, her erkek sevdiği kadına özlem duyar...” gibi klişe lafları alıp bir çöplüğe atabilecek gibidir. İsmail için hayatın en güzel yanı olan özgürlük artık sıfıra dayanmıştır ve oradan kendi özgürlüğü kendi ayağına kurşun sıkmaktadır. İsmail için sevimli gibi görünen bir hayvan bir dakika sonra bütün sevimliliğini yitirebilir. Bu doğru, çabuk sıkılabilir ama genellenmekten tiksinmektedir. Sürekli olarak başına bu geldiği için de yorulmuş, bıkmıştır. Galeri sahibiyle arasının iyi olmasının tek nedeni onun gösterişten uzak, sözünde duran, aklı başında biri olmasıdır. İsmail özetlenecek olursa, ŞEYMA diye haykırsa bile, onun sadece ilgisiz bir figür seçtiği için sanatsal bir bunalım yaşadığını düşünen duygusuz biridir ama. İsmail’in de Şeyma gibi derdini anlatabileceği kimse yoktur ve de tek bir arkadaşı olmaması bir yana bir psikoloğu da yoktur. Şeyma en azından psikoloğa gitmektedir. Bu durum ikisinin ilişkisinin geleceği için hiç de önemsiz değildir. Psikolojik durumu içler acısı olduğundan da sevmediği biriyle evlenmiştir ama bu Şeyma’nın umurunda değildir. O sadece bir an evvel iyileşmek ve ses duymamak istemektedir. Ismail'in tablolarını çok seveceksiniz, şayet İsmail’i seviyorsanız tabii.  Çirkin kadınlar ise bu dünyanın gerçek izlerini mi taşıyorlar çünkü hayallerinde öyle resimler yok... bunların hepsini Şeyma'ya atfediyor belki de. 



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6675
2 Firari Fırtına 4679
3 Mustafa Ermişcan 4174
4 Hasan Tabak 3828
5 Nermin Gömleksizoğlu 3435
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3376
7 Uğur Kesim 3249
8 Sibel Kaya 3141
9 Enes Evci 2823
10 Eyyup Akmetin 2648

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:4974 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com