Hikayeler

Hayatında Bir Kez Olsun Pişman Olmamış Adam
Okunma: 1484
Verda Pars - Mesaj Gönder


Adam yolda yürüyordu. Islak bir geceydi. Sokak lambalarından dökülen ışıklar adamın bastığı karanlığa darmadağın saçılmış, çamurlu su birikintilerinde eksik gedik parlıyordu.

Yağmuru dinmiş ıslak gecelerden nefret ederdi adam. Islaklıktan, parlaklıktan, şehrin pisliğinin paçalarına yapışmasından nefret ederdi. Madem ıslatmayı bilmişti yağmur, sonra neden kaçıp saklanıyordu ki? Madem gidecekti, geriye neden ıslaklık bırakıyordu? Dağınıklığını da alıp gitseydi. Yağmurun şerefiyle yağanını severdi o, böyle kaçak dövüşenini değil. Bu kadar geç vakte kalmamalıydım diye geçirdi içinden.

Her adımında ezdiği kaldırımdan ıslak çığlıklar yükseliyordu sanki. ‘Mızmızlanmayı bırak’ demek isterdi kaldırım taşlarına, fakat hiçbir işe yaramazdı bu. Susmayı tercih etti. Kırk yıllık ahir ömründe kimbilir kaç kez bu ıslak kaldırımlara basmak zorunda kalmıştı. Saymayı denedi önce, sonra yapmaya çalıştığı şeyin ne kadar saçma olduğunu anlayıp kendi kendine gülümsedi. Bu gece evine giden yol bitmek bilmiyordu. Yürümekten sıkıldığını fark etti sonra, ancak bir taşıt bulabilmek için çok az; yürümek içinse çok fazla yolu kalmıştı. Yapılacak başka birşey yoksa, ‘başka birşey olsa ne güzel olurdu’ diye düşünmenin de anlamı olmadığını bildiğinden yürümeye devam etti. Islak kumaşın tenine değmesinden hoşlanmıyordu. Adımlarını daha kontrollü atmayı denedi, işe yaramadığını anladığında ise durup çoraplarını yukarı çekti, böylece ıslak kumaşla teninin arasına mesafe koymuş oluyordu. Çorapları da ıslanana kadar idare edecekti. Bileklerindeki ılıklık bir kez daha gülümsemesini sağladı.

‘Kırk koca yıl’ diye geçirdi içinden, bugün kırk koca yılı devirmesini kutlamıştı arkadaşları. Hainler onu bir an önce öbür tarafa yollamaya niyetli olacaklardı ki, her yılı devirdiğinde böyle kutlamalar yapıyorlardı. ‘Neden uydum onlara sanki?’ diye sordu kendine. Şuanda sıcacık evinde, yumuşak koltuğunda uyukluyor olmayı dilerdi, tıpkı bundan önceki akşamlar olduğu gibi. Kalabalığa alışmak için fazla yaşlıydı artık. Kalabalığı sevmeye genç yaşlarda başlamak lazımdı. O zamanlarsa erken olduğunu düşünüp böyle bir gayret sarf etmemişti. Şimdiyse artık çok geçti. Koltuğu burnunda tütüyordu.

Büyük demir kapının önüne geldiğinde tanıdık kokusunu derin derin içine çekti. Anahtarını, kapının incinmesinden korkar gibi usulca kilide soktu ve çevirdi. Evindeydi. Çamur içinde kalmış pantolonunu iğrenerek kirliye attı. Güne ait ne varsa çıkardı üstünden, gerekirse kazıyarak ve arındı kalabalıktan, şamatadan ve ıslaklıktan. Keyfi yerine gelmişti bile. Evinin o huzurlu sessizliğinden derin bir nefes çekti ciğerlerine.

Yalnız olmak gibisi yok diye bağırdı evin içinde neşeyle, yalanını bastıracak kadar yüksekti sesi. Kapısını herzaman anahtarla açmaktan, eve gelip de ışıklarını kendisi yaktığında gördüklerinin, çıkarken ardında bıraktıkları olduğunu bilmekten, süprizlerden uzak yaşamaktan öyle büyük bir zevk alıyordu ki. Onu yoracak hiçbirşey yoktu hayatında. Kırk yıllık çabasının meyvelerini topluyordu işte. Ömrü boyunca yorulmamayı sağlamak için didinmiş durmuştu.

Arkadaşlarının hayatını düşündü sonra, eve dönüş yolunda tek hayali kendisi gibi televizyon önündeki koltuğu boylamak olan arkadaşlarının kapıdan içeri girdiler mi evin rutininde boğulup hayallerine asla kavuşamamalarını düşündü. Oysa evi kendisini bir kez olsun hayal kırıklığına uğratmamıştı. Koltuğuyla arasına girecek hiçkimse yoktu evinin içinde ve O bu yüzden evini çok seviyordu. Bir aileye sahip olmabilmek için çok yaşlıydı artık. Evin içini doldurmaya genç yaşlarda başlamak lazımdı.

En sevdiği koltuğuna oturdu, günlüğünü açtı, yazısının olduğu satırın hemen altından başlayan binlerce boş satırdan ilkini seçip tarihi attı. İkinci boş satırı şu cümleyle doldurdu:

“Kırk yaşımı bitirdim. Bugün de pişman olacağım birşey yapmamayı başardım.”




Verda Pars



Yorumlar (1)
sessizlik zamani
Kaleminize saglik cok güzel :)


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6389
2 Firari Fırtına 4445
3 Mustafa Ermişcan 3858
4 Hasan Tabak 3559
5 Nermin Gömleksizoğlu 3198
6 Uğur Kesim 3054
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2998
8 Sibel Kaya 2911
9 Enes Evci 2620
10 Turgut Çakır 2306

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2705 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com