Romanlar

TUTKU +18 roman. Bölüm 4.
Okunma: 67
Reyhan Danış - Mesaj Gönder


NOT: AYNI GÜNÜ ÜÇ FARKLI KİŞİNİN GÖZÜNDEN OKUYACAKSINIZ.
ELA.

Bugün sabahın hoş esintisi ve meyve ağaçlarının mis kokusu, kuşların şarkıları, havanın sakinliği ile mutlu bir güne uyandım. Bugün heyecan verici güzel bir gün. Bugün nişanlanıyorum ve nişanlımı da ilk defa bugün göreceğim. Anlatıldığı kadarıyla çok yakışıklıymış, sabırsızlanıyorum akşam saatlerinde evde olur. Gelmesini sabırsızlıkla beklediğim biri daha var. En yakın arkadaşım ve hatta kardeşim. Beni akşama hazırlayacak olan da kendisidir. Onu en son altı ay önce gördüm. Lisenin son iki senesi kala, annesi ile babasının boşanması nedeninden dolayı, annesiyle köye yerleşti. Şehirden köye yerleşmek onun için zor bir süreç idi. Taşınmasıyla okulun ilk gününden itibaren, okulun havalı, popüler kızı oldu bütün erkekler ona hayrandı ve peşinden koşuyordu. Kimseyle konuşmuyordu, ona kimse de yaklaşamıyordu, agresif ve soğuktu. Ben de onunla bir kaç kere konuşmaya çalıştığım zaman beni görmezden geldi. Birkaç hafta sonra annesi ile misafirliğe evimize geldi. Meğer annemle onun annesi kuzenlermiş. O akşam tanıştık bana hayatını, her şeyini anlattı. İlk aşk hikayesini bile, hatta tek aşkı hala o kişiye aşık onun peşinde ve onu bekliyor. Aşık olduğu çocuk her kimse acıdım doğrusu, gözü kör olmuş ve tutulmuş. Hatta çocukla sevgilisini acımasızca, oyun kurarak ayırmış. Bu arada çocukla aynı okulda okumuş. Kendisi biraz karanlık ve takıntılıdır. Tüm ilgiler onun üzerinde olsun ister ve hırslıdır. Tek nedeni ise sevgisizlik ve ilgisizlik olduğunu düşünüyorum. Annesi ve babası sürekli kavga edermiş, babası şehir dışı ve yurt dışı seyahatlerine sık gidermiş. Annesi bundan dolayı olay çıkarırmış ve Cemre ile de bakıcılar ilgilenirmiş. Bu yüzden anne ve babasından nefret eder. Liseden sonra şehre geri döndü. Zaten o anı bekliyordu köyden nefret ediyordu. Arada beni ziyarete geliyordu. Onun taşındığı günlere denk gelen bir olay daha olmuştu. Babamın çocukluk arkadaşı Kerem amca eve ziyarete gelmişti, oğluna beni istemeye. Okulu bitirince işini oğlunun devralacağını ve şehir kızlarının ün ve para için oğlunu ayartmasına izin vermek istemediğini dile getirdi. Okul bitince bir süre sonra hemen oğlu ve benim nişanlanmam konusunda babamla aralarında anlaştılar. O gün bugün, nişanlanacağım gün.
Öğleden sonra Cemre geldi. Siyah nişan elbisesi ve siyah ince topuklu ayakkabı ile avluya girer girmez adımı haykırması bütün evi inletti.
Cemre:" Elaaaa, Elaaa neredesin kız koş." sesini duyunca koşarak aşağı indim ve avluya çıktım.
Cemre: "Birkaç saatimiz var hazırlanmaya başlayalım, enişte bey seni görür görmez bayılacak. Hadi yürü ama önce yemek, çok acıktım" dedi.
"Sakin ol Cemre daha vakit var ve o kadar da abartmaya gerek yok" dedim. Aslında abartalım çok şık güzel olmak istiyorum. Nişanlımın beni beğenmesini istiyorum.
Birbirimize sarıldık. Cemre yemek için mutfağa girdi ve birlikte yemek yedik. Altı ayın hasretini gidermek ve dedikodu yapmak için odama çekildik.
" Ee nasılsın Cemre ? Çabuk anlat hemen altı ayın özetini geç. Çabuk, çabuk başla aşık olduğun çocuğu buldun mu? Bir şey oldu mu aranızda? Onu kendine aşık edebildin mi?" nefes almadan soruya boğdum kızı.
Cemre." Sakin ol kız anlatacağım" dedi saçıma maşa yaparken.
Cemre:" Şehre dönünce babamın evine yerleştim. Kendime iş buldum ve iş hayatına atıldım. Çocuğu da buldum ve onun evinden çıkıp sana geldim" dedi ve ben şok oldum.
" Nasıl yani sonunda buldun ve onu kendine aşık ettin ve aranızda özel şeyler mi oldu?" şaşkınlık ve mutluluk içinde sordum. Cemre de mutlu görünüyordu ve ben onun yüzünün güldüğünü ilk defa görüyordum. Onun mutlu olması beni de mutlu etti. Tebrik ettim, detayları her ne kadar merak etsem de sormaya utandım.
Saat akşam altıyı buldu ve personellerden biri adımı seslenerek odaya koştu "Geldiler küçük hanım geldiler" diye heyecanla haber verdi. Sessiz olmasını söyledim çünkü Cemre uyuyordu. Ben heyecanla koşarak balkona çıktım. Köşeden gözükmemeye dikkat ederek yukarıdan , aşağı doğru baktım. Siyah jeep'ten iki kişi indi. Arabayı kullanan uzun boylu, kumral, mavi gözlü, lacivert takımlı, saçları yandan kısa ve sarı idi. Diğeri de siyah saçlı, hafif esmer, güneşte bronzlaşmış, uzun boyu ve açık kahverengi gözleri vardı. Havalı mavi takımı özel dikilmiş gibi idi. Üzerine tam oturuyor ikisi de çok çekici ve kaslı ve havalı idi. Yanılmıyorsam mavi takımlı olan benin nişanlım olacak olan. Çünkü ona bakınca, Kerem amcaya benzediğini görebiliyordum.
Eve girene kadar izledim, inceledim çok çekici ve içim bir tuhaf oldu. Kalp atışlarım hızlandı, bedenimin ısındığını hissettim. Sanırım, aşık oldum. Gözden kaybolurken ben de odama geçtim ve Cemreyi uyandırdım.
Mutfağa indik ve ben kahve yapacakken Cemre:" Ben yaparım yavrum senin bileğin sakat kızım çekil" dedi.
Evet birkaç gün önce bileğimi ufak bir kaza sonucu incitmiştim ama nişanlıma kahveyi kendim yapmak istediğimi dile getirdim. Kahveleri yaptım ve çok heyecanlandığım için ben içeri giremeyeceğimi sonradan geleceğimi söyledim ve Cemreden kahveleri servis yapmasını rica ettim. Beni kırmadı ve kahveleri alıp salona doğru yöneldi. Bir süre sonra cesaretimi toplayıp ben de salona girdim. Çok heyecanlıyım, topuklularla ve elbiseyle rahat değilim utanıyordum. Kimsenin yüzüne bakamıyorum bakarsam kalpten gidecekmişim gibime geliyordu. Annem anladı ve yanıma geldi, iyi ki geldi çünkü bayılmak istemiyorum nişanımın ertelenmesini de istemiyorum. Bana neler oluyor hiçbir fikrim yok.
Nişan yüzüğünü takmak için karşıma geçen kişiyi yakından görmek isterdim ama kafamı kaldıramıyorum çünkü kalbim hızlı atıyor aşırı heyecanlıyım ve bunu da herkes fark etmişti. Bu çok utanç verici. Her şey olup bitsin ve odama gitmek için sabırsızlanıyordum. Nişan oldu bu elbisenin içinde kendimi çıplak hissediyordum ve bacaklarım çok mu açık? Eteğimi aşağı doğru çekiştirmekten, utanmaktan sıkıntı bastı. Neyse ki az bir süre sonra odamıza çekildik. Cemre yorgun olduğunu söyleyip odasına geçti. Ben de odama geçtim ve duş aldım. Heyecandan gece yarısına kadar uyku tutmadı. Özgür uyumuş mudur, merak ediyorum acaba odasına gidip baksam ayıp olur mu? Nişanlım sonuçta biraz konuşup durumla ilgili fikrini sormak isterim ve uyuyorsa da biraz izlemek isterim. Odamdan çıktım ve Özgürün odasının kapısı aralıktı. Garip sesler geliyordu, merak ettim ve kapıya doğru ilerledim. Gördüklerim karşısında şok oldum.
CEMRE?!
Nasıl yani?!
Tüm bedenim titredi, içim paramparça oldu. Odama zor ulaştım ve sabaha kadar sadece ağladım. Sabah oldu ve ben odamdan çıktım. Cemre ile burun buruna geldik, hazırlanmıştı gitmek için. Bana günaydın diye sarıldı.
Cemre: "Ben de nişanlınla şehre döneceğim sana bakayım ve veda edeyim diye geldim" dedi ve tekrar sarılıp ayrıldı. Nişanlım ve arkadaşı yola çıkacakken hızlı adımlarla Cemreye yetiştim ve onu durdurdum.
"Cemre, biraz daha kal çok özledim hasret giderelim. Sen sonra gidersin".
Ben Cemreyi oyalarken, nişanlım arkadaşı ile uzaklaştı. Yine yakın olacaklar, Cemre şehre dönecek, istediği zaman Özgüre ulaşabilecek ama en azından aynı arabada, aynı havayı solumasını istemiyordum, izin veremezdim.
Cemrenin ne kadar tehlikeli olduğunu biliyordum ama gece gördüklerimden sonra içimi korku ile öfke sardı. Gece olay çıkarsaydım Cemre bana düşman olurdu ve benim onunla baş edebilecek tecrübem ve gücüm yok. Onun bana düşman olmasını istemem. Bu durumdan anladığım kadarıyla Cemrenin takıntı yaptığı elde etmeyi hedeflediği kişi de benim nişanlımdı. Olayları herkes öğrenseydi de Özgür ve benim nişanım bozulmazdı, çünkü her şeye rağmen Kerem amca ve babam bu evliliği kafalarına koymuştu. Ne olursa olsun hiçbir şey  bizim evlenmemize engel olamazdı, kurtuluşumuz yoktu evlenecektik. Hal böyleyken, Özgürün benden nefret etmesini de göze alamazdım. Hem ben ilk defa aşık oldum Özgüre başından beri benim olan kişiye. Kimseye bırakmaya niyetim yok. Cemrenin ona aşık olduğunu ya da sevdiğini düşünmüyorum. O sadece takıntılı hasta. Ama bu durumda da yapabileceğim tek savaş, gördüklerimi göz ardı edip, sessiz ve hiçbir şey olmamış gibi davranarak Özgürün kalbini kazanmak olacak.
Cemre, Özgürün bedenine sahip olabilir ama ben kalbine sahip olacağım.
SORU: ELA KARAKTERİ İLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?!


Sosyal medya hesaplarından takip edim. 
Romanın devamı Wattpad uygulamasında yayınlandı.  
Linklere sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz. 
instagram, linkdin, facebook, twitter : @reyhandns 

Reyhan Danış



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6763
2 Firari Fırtına 4749
3 Mustafa Ermişcan 4245
4 Eyyup AKMETİN 3906
5 Hasan Tabak 3902
6 Nermin Gömleksizoğlu 3504
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3449
8 Uğur Kesim 3307
9 Sibel Kaya 3208
10 Enes Evci 2890

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:629 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com