Denemeler

Bugün Git Yarın GELME!
Okunma: 10449
.. .. - Mesaj Gönder



  
      Bürokrasi…
      Türkiye’nin olmazsa olmazlarından...  Öyle ki, bürokrasinin yanına uğramadan ölemezsiniz bile.
      Diyelim ki öldünüz; önce doktor gelip ölüm raporunuzu yazacak. (Bu arada hafta sonları ve resmi tatillerde ölmemeye dikkat edin; çünkü adli nöbetçi olan hekimi bulmak zorunda kalırsınız.) Sonra yakınlarınız ilgili sağlık kuruluşuna gidip ölüm tutanağınızı tutturacak.
      Bitmedi… Tutanağın, bölgenin sağlık grup başkanlığına götürülüp mühürletilmesi gerekli... Mühürden sonra, yakınınız tutanağı alıp nüfus müdürüne götürecek. Ama dua edin -ki öldükten sonra biraz zor- tutanakta bir virgül hatası bile olmasın! Örneğin: Mahalle adınız Turan yerine Turhan yazılmış; yakınınız onca yolu geri dönüp tutanağı baştan hazırlatmak ve mühürletmek zorunda kalır.
      Yani siz ölüp kurtulursunuz ama yakınlarınız evrak peşinde koşmaktan arkanızdan bile ağlayamaz.
      Ülke olarak yerimizde saymamızın başlıca nedeni bu bence... Ayrıntılara takılmak. Mesela her devlet binasının onlarca müdürü, her müdürün bir sekreteri vardır. On kişinin yapacağı işe elli kişi bakar. Hatta bazıları anne karnından bürokrat olarak doğar. (İsmindeki “a” harfinin üzerinde ^ olmadığı için imzayı geri çevirenlere şahit oldum.)
      Bürokratik engellere ilk takıldığımda yedi yaşındaydım. İlk okuma hevesi; kütüphane havasını, kitap kokusunu ilk soluduğum günler. Bana okumayı sevdiren ilk yazar diyebileceğim sevgili Muzaffer İzgü’nün “Ökkeş” adlı bir çocuk serisi vardı. O kadar bağımlısı olmuştum ki o seri sayesinde o yıl en çok kitap okuyan öğrenci ödülü almıştım.
      Ama şöyle kötü bir anım da var bu konuyla ilgili: Kütüphanenin görevli memuru Ö. ile yaşadığım olay… Hani bir baltaya sap olamayıp da aile torpiliyle memur olanlar vardır ya… İşte onlardan biriydi Ö.
      Dedim ya, o serinin bağımlısı olmuştum diye. Bir seferinde, kitabı aynı gün bitirip tekrar kütüphaneye koştum yenisini almak için. Ö. bana ne dedi tahmin bile edemezsiniz. “Günde sadece bir kitap alabilirsin!”
      Hadi şikâyet edin, Türkiye az okuyan bir ülke diye… Hadi çocuğunuzdan yakının, kitap okumayı sevmediği için! Ama hamurumda inat olduğu için ben geri adım atmamıştım. Kürsüde o ödülü alırken, Ö.’ nün gözlerine “Al, bu sana kapak olsun!” der gibi dik dik baktığımı hatırlıyorum.
      Bu kafada kütüphane görevlilerimiz vardı işte bizim. Hiçbir pedagojik bilgisi olmayan; çocuğun ruhsal gelişiminde, doğrudan olumsuz etkiler bırakabilecek insanlar.
       Bürokrasi ve yedi yaşındaki ilk tanışmamız…
       Ama yedimizde neysek, yetmişimizde de o olacağız galiba…
 
 
 
 
 
 
BU ARADA ÖKKEŞ'İ DE ANMADAN YAPAMAYACAĞIM. BU SAF ANADOLU DELİKANLISININ MACERALARINI BULABİLİRSENİZ, ÇOCUĞUNUZA MUTLAKA OKUTUN. ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM...
 
             
 
 



.. ..



Yorumlar (9)
EROL BİTİREN 11.8.2011 12:06
Uygar toplumlarda işler nasıl çözülmüş,çok kolay BEYAN VE BEYANA iTİBAR. Yurdumuzdaki bürokrasinin temel nedeni güvensizliktir,görevlinin kendine güveni yok ki sana olsun,ikinci önemli neden de tembelliğe dayalı baştan savma.Bu gibi temel ögelerin eğitimi ilköğretim okullarında verilmiş olsaydı herkes yasını adam gibi tutabilir,her çocuk dilediği kadar kitabı kütüphanelerden alabilirdi.Ne dersiniz yurttaşlık bilgisi dersinin müfredatını değiştirmekte yeterince gecikmedik mi?.........Güzel bir parmak basış,sağol Arıkoğlu.

.. .. 11.8.2011 13:26
Teşekkürler Erol abi. Polislerin, ehliyet-ruhsat sormaları bile hep saçma gelmiştir bana. Ben, yanımda ehliyet taşımadan da araba kullanabilmeliyim. Hepsi, emniyetin veritabanında kayıtlı zaten. Doktorlar sürekli tıp fakültesi diploması mı taşıyorlar yanlarında?

.. .. 11.8.2011 14:10
Asıl ben teşekkür ederim. Ben de sektörün içinde olduğumdan şahidim bu zorluklara.

A'Gül ... 11.8.2011 14:10
İlköğretim müfredatına,günlük yaşam içinde kullanılacakvatandaşlık bilgisi konmalı,en azından bilsin çocuklar başlarına gelecekleri de hazırlıklı olsunlar.ya da daha iyisi öğrenip değiştirsinler gidişatı.Yoksa zor.
teşekkürler Mustafa.

.. .. 11.8.2011 14:17
Dersin adını Evrak ve Muamele Bilgisi olarak değiştirelim bence hocam.

A'Gül ... 11.8.2011 14:29
Ünitenin biri o olmalı:)

Nermin Gömleksizoğlu 11.8.2011 15:34
Erol'a katılıyorum tüm bu olanlar sırf güvensizlik yüzünden yoksa ne gerek var hem zaman kaybı hem can sıkıcı. Bizim insanımız her şeyden nasıl kötü bir şekilde yararlanabilirim peşinde, gerçi bu kadar bürokrasi bile engel olamıyor ya...
Kitaplara gelince o kadar çok konuşulacak şey var ki okudğumuz ders kitaplarından ne kadarı bize yardımcı oluyor günlük hayatımızda. Çocuklar kuru kuru ezberden başka ne yapıyorlar. uygulama olmadıktan sonra okudğu şeyi tanıyıp görüp dokunmadıktan sonra öğrenme merakı nasıl uyansın.
Bu belki işin başka boyutu ama eğitimi iyi alan güveni iyi yönde kullanan vatandaş yetiştiren bir ülke olmak bize göre ancak bir rüya şu an için. Umarım çok yüzyıl geçmez...
Dolu olduğum için biraz daldan dala atladım farkındayım...
Teşekkürler Mustafa...

Özgür Gürkan 15.8.2011 03:00
orhan örs 14.08.2011 18:34
Site yönetimi uyuyor Özgür. Uyandırmak istersen bir adet pırlanta al ve bir de masal uydur git çal kapılarını. Özgür, bu sitede senin gibi düşünen gereğinden fazla üye var zaten. Şimdi bir de seninle mi aynı tartışmalar yapılsın! Başlasak tartışmaya üç-beş tane ezber cümlenin etrafında dönüp duracaksın. Çek şu saçma günlüğünü bence.

Özgür Gürkan 14.08.2011 18:41
çok komiksin :) hoşgeldin bay o..

orhan örs 14.08.2011 18:42
İddia ediyorum ki, bir kaç yorum daha devam ettiğinde site komedinin şahını görecek! Denemek ister misin?..

Özgür Gürkan 14.08.2011 18:44
TABİ..ANTREMAN OLUR..


orhan örs 14.08.2011 18:51
Neye antreman olur?


Özgür Gürkan 14.08.2011 18:55
:) Tebrik ediyorum sizi.. Beni anlamışsınız.. Ve "anterman" ı hemen düzeltmişsiniz.. :) Sanırım ben de bişey öğretmişim size..
Anterman, pardon antreman derken yazarız işte karşılıklı..


orhan örs 14.08.2011 19:02
Seni anlamakla, yaptığım bir yazım yanlışını düzeltmek arasında bağ kuracak kadar alengirli bir beyin yapısına sahip olman muhatapların için eğlenceli ama senin için talihsiz bir durum! Öncelikle biraz ciddiye alınmak istiyorsan yorumunun içine ":)" gibi şeyler tıkıştırma. Karşılıklı yazmak konusunda ne kadar gidebileceğin yazdığın bir yorumu beş dakika geçmeden silmenden belli. Ve hiç gelecek vaad etmiyor. Ne o Özgür, Kartal Sapağı'nda işler aksi gitti de avuntu peşinde misin?..


Özgür Gürkan 14.08.2011 19:24
:) Çok terbiyesizsin.. Farkında mısın? :) Sence neden insanlar terbiyesizce kelimelere başvururlar? Yetersizliğini hakaretlerle terbiyesizlikle mi örteceksin? Bay(Sanırım bay) O.Ö?

"alengirli bir beyin yapısına sahip olman" Buna katılsam bile ya senin ki gibi bi beyin yapısına sahip olsaydım; mazallah..

"muhatapların için eğlenceli " derken bir sınıf ayrımımı var bu sitede? Hayırdır? Hiç yakışmıyorsun bu siteye bu mantıkla.. Çok ayıp.. Muhatap dediğin o üçüncü şahısları neden aşağılıyorsun.. Çok ayıp..

ozgurroman.com sitesinin ana sayfası biz kimiz bölümünde şu yazıyor: "Özgür romanda her şeyi yapmakta özgürsünüz. İstediğiniz fikri önerebilir; istediğinizi yazabilirsiniz" Bu yüzden sanane ":)" bu tür işaretlerimden :) Hem şu yazıyı hatırlıyor musun? Senin sayfanda ki "Yevmiye Defteri" yazına yorumlardan.. Sen yazmışsın, bak oku..
""""İlk kez bir yazıyı direkt klavyeden yazdım. Daha önce kağıda yazar, aktarma yapardım. Modernizme açılan bir kapı niteliğinde olan, şu elimde görmüş olduğunuz günlük sadece 10 lira. Yanında çakı-çakmak-ayna-tarakta hediye. Okuyun okutun....
Bu sabah saçmalayasım var galiba. Haydi hayırlısı...
Fatoş, teşekkürler...
Mustafa, sen teşekkürü 1 puanla kaçırdın :) """"" Çok ayıp sen sadrazamın neresindensin de sana serbest bana ve muhataplarıma yasak ;)
Kartal Sapağında işlerin yoluna gitmemesi mi:) Neyse Bay O.Ö.. Baltayı taşa vurma daha fazla(dememe rağmen yazacan biliyom); edepsizlik bu siteye yakışmamalı.. Hele düz yazıları şiir gibi yazıyorsan:)
Oh be ısındım pazar pazar.. Anterman (Superman, vs vs man ler var ya hani), sana bundan sonra antermanım desem sakıncası var mı? :)


orhan örs 14.08.2011 19:35
Ne kadaR ne olduğumun ben farkındayım. Peki sen ne kadar mal olduğunun farkında mısın? Bu günlüğün başlığında bir üyenin yazısı için linç çağrısı yaparken, son yorumunda sitenin adından ve ana sayfasında ne yazdığndan bahsetmen sence de aptalca değil mi! "Özgür" deyince, adın ve içeriğin kadar "özgürlük" mü geliyor aklına?..
Bir de sana benim bu sitede kullandığım bir ölçüden bahsedeyim; eğer tartıştığım bir insan hemen koşup yazılarıma bakıyorsa ben anlıyorum ki o kişi tırt bir tip! Üstüne bir de yazdıklarıma bir şey söylemeyip, yorumlardan falan bir şeyler çıkarmaya çalışıyorsa işte o zaman söz konusu kişi için double tırt denebilir gönül rahatlığıyla. Sen hangisisin Özgür?

orhan örs 14.08.2011 19:40
Şimdi gitmem gerek benim Özgür. Yazacakların varsa yaz sen. Ben tüm 'özgür'lüğüne topluca cevap veririm bir dahaki gelişimde.

Özgür Gürkan 14.08.2011 19:47
Antremanım olmadı bu sefer.. Bu sefer de yetersiz kaldın:( Ayak uyduramıyorsun tartışma tempomuza :( Samimi söylüyorum yavan kalıyorsun..
Ben linç çağrısı yapmadım ki Türk Orhan Örs:( Adam fikirlerini değil başkalarının siyasi propagandasını yapıyor.. Adam bilmem kim yakalandı diye başlık atmış??? İki gündür ülke gündemindeki bir konu.. Doğal olarak zınk diye atlıyoruz o günlüğe.. Merak ediyoruz yakalanmış mı diye.. Sizce o ME-MED fikirleri yüzünden mi 130 küsür kez tıklandı bugün? Adamın(!) yazdığına bakınca da terör örgütünün propagandasını görüyoruz..
Ben senin yazılarına bakmadım antermanım hiç birisi değilim.. Ama şunu hissettim bu tarz yazan insanlar yaptıkları hataları başkalarında görür kendilerini saklarlar.. Acaba benim antermanım da öyle bir cahil insan mı dedim :( Bi yazına bakmam yetti zaten, sadece yorumlarına:( Üzdün beni.. Bi daha ki yazında pardon cevabında konuyu hangi noktalara saptırıp kaçacaksın merak ediyorum, antermanım.. Ve mal derken KALİTENİ BU SİTEDEKİ KALİTENİ Bİ DAHA İSPATLADIN.. ASLINDA BEN İSPATLADIM SENİN NE OLDUĞUNU.. HEP TUZAKLARIMA DÜŞÜYORSUN.. SIRADA NE VAR ANAMA BABAMA KÜFÜR MÜ?


Hoşçakal.. ozgurroman.com Bu son gecemizdi.. Kimler burda ahkam kesiyormuş..

Halit DURUCAN 17.8.2011 00:07
Bugün git, yarın geller ile bir insan ömrü çürüyor. Kuyruklar ve kuyrukta meydana gelen saçma sapan kavgalarda "bugün git, yarın gel" in bir sonucu.Güncel ve güzel bir konu. Ellerine sağlık Mustafam


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6120
2 Firari Fırtına 4190
3 Mustafa Ermişcan 3350
4 Hasan Tabak 3253
5 Nermin Gömleksizoğlu 2969
6 Uğur Kesim 2883
7 Sibel Kaya 2700
8 Enes Evci 2401
9 Ömer Faruk Hüsmüllü 2267
10 E.J.D.E.R *tY 2205

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1040 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com