Romanlar

GÜNSENİN-2-
Okunma: 903
fatmanur zen - Mesaj Gönder


      Cevap verdim: ‘ Günsenin Ünal ’ …
   -Günsenin, kaç yaşındasın ?
   - 18    
   Birkaç tane daha soru sordu, cevap verdim. Artık Doktor Hanım konuşuyordu: ‘ Günsenin evli misin ?
   - Hayır değilim.
   - Peki şikayetlerin nedir?
   - Yaklaşık 4 aydır adet görmüyorum ve kasıklarımda şiddetli bir ağrı var.
   - Tamam kızım. O zaman kan tahlili yapacağız bir de ultrason görüntülerine bakacağız. Hemen kan vereceksin ve ultrason çektireceksin.
    Kağıda bir şeyler yazarak elime verdi.
   - Kızım bunları da ultrason çektireceğin yere ver.
   - Tamam teşekkür ederim.
      Odadan çıktım, annem bekliyordu. Ne olduğunu sordu, anlattım. Daha çok işimiz vardı, ilk önce kan verdim tahlil için , sonrada ultrasona girdim. Kasık bölgeme yağ gibi bir jel sürdü, elindeki aletle de yaydırdı. Aleti iyice bastırmasıyla canım yandı. Hamilelere de böyle yapıyorlarsa karınları nasıl patlamıyor hayret ettim. Doktor bir yandan aleti kasık bölgemde gezdirirken bir yandan da bilgisayar ekranına bakıyordu. Bende baktım ama hiçbir şeye anlam veremedim. Doktor şaşırmış gibi başını salladı, birkaç dakika Daha baktı sonra bittiğini söyledi. Peçeteyle jeli sildim. Bilgisayardan bir kağıt çıkardı ve doktoruma vermemi söyledi. Annem dışarıda beklemişti yine. Belki tahlil çıkmıştır diye gittim ama daha yarım saat beklemem gerektiğini söylediler. Artık gitmek istiyordum bunalmıştım iyice. Oturdum beklemeye başladım. Annemde benim peşimde harap olmuştu, zaten neden gelmişti ki ben kendim halledebilirdim. Hastanede beklemek kadar zor bir şey yoktur. Yarım saat nasıl bitti bir ben bilirim. Sonunda tahlillerim çıktı! Daha fazla beklemeden doktoruma gittim, sıra falan almama gerek yokmuş. En azından bu sefer beklemeyecektim. Girdim odaya bütün tahlillerimin çıktığını söyledim ve elimdeki dokümanları doktora verdim. Kan tahlilimi inceledi: ‘bunda bir şey yok dedi, her şey normal görünüyor, birde ultrason görüntülerine bakalım’…
Uzun uzun baktı. Doktor terlemişti, bende iyice merak etmiştim. Sonuçları elinden bıraktı ve kararsız bir şekilde : ‘ anneni çağır kızım ‘ dedi. Şaşırmıştım neden annemi çağırıyordu ki şimdi. Mecburen dışarıdan annemi çağırdım. Oda şaşkındı odaya girdi. Doktor Hanım konuşmaya başladı:
  - Bakın kan tahlillerinde bir sorun yok; fakat ultrason görüntüleri pek iyi değil. Üzülerek söylüyorum ki kızınızın rahminde kitlece büyük kistler var. Ağrıyı veren ve adet kanamasını kesen bu kistlerdir. Şöyle anlatayım ki; bu kistler her bayanda olabilir; ama genelde küçük ve düşürülebilir kistlerdir. Yani bir ilaçla kolayca atılabilirler. Kızınızdakiler oldukça büyük ve ilaçla düşmesi imkansız.
   - Peki ne yapmamız gerekiyor Doktor Hanım?
   - Ameliyatla alınması gerekiyor; ancak kızınız daha çok genç ve bu ameliyatın riskleri de var tabi.
   - Nasıl risk? Ne riski ?
   - Ameliyat anında büyük ihtimalle yumurtalıkları da alınacak.
   - Ee ?!
    -Buda kızınızın hiç anne olamaması demektir, üzgünüm...
    Neden ben? Dünyada bu kistin oluşabileceği milyonlarca insan varken neden ben? Doktorlar neden bu kadar acımasız? Neden doğmamış bebeğime yaşama şansı vermiyorlar! Duygularımı anlatabilecek bir kelime olsa keşke ama yok! Genç yaşımda bu haberi mi alacaktım. Bütün gün yaşadığım korku demek bu yüzdenmiş. Artık kimsenin umurunda olmama gerek yok. Bütün bir ömür sadece kendim olacağım benden bir parça olmayacak! Yaşlandığımda ziyaretime gelecek bir torunum olmayacak. Ne kadar saçma değil mi yaşlılığıma kadar neleri yapamayacağım. Rahmimde bir bebek büyütmem gerekirken kist büyütmüşüm.Belki doğmayacak olan bebeğim bana hesap soracak rüyalarımda ‘ beni büyütmen gerekirken neden beni bitiren şeyi büyüttün ‘ diye. Ben nasıl hayatıma devam ederim? Ne diyor bu Doktor? Nasıl bana teselli verir? Anne bana çare bul! Ben bunu Ali’ye nasıl söylerim ?..



fatmanur zen



Yorumlar (2)
kudret yanardağ 17.08.2011 17:31
zannedersem yazı doğaçlama ilerliyor ve bir formata göre de kaleme alınmıyor. haliyle bir kurgudan yoksunmuş havası var. konuşur gibi estetikten uzak cümlelerden oluştuğu için devam niteliği taşımasa da (şahsım adına söyleyeyim) merakım bir adım daha ileriye gitmez; "ali kim, peki ya şimdi ne olacak" şeklinde.

elinize sağlık ama sanki, yazılmış ve hemen yayımlanmış gibi bir havası var. kelime hataları ve bazı yerlerdeki noktalama işaretlerinden sonra boşluk bırakılmaması yazının okunması güçleştiriyor.

kolay gelsin...

not: yazdıklarım hikayenin ilk serisi için de geçerlidir. o yazıyı da okudum.

kudret yanardağ 17.08.2011 18:00
kesinlikle küstahlık olarak algılamayın ama yazı yazmak bu işe mesai harcamaktır diye düşünüyorum. yazının fırından hemen çıkması, yazarı heyecana sürükler ve paylaşmak ister. yapılan yanlışlıklar işte bu ilk heyecanın başgöstermesi ile gizli kalır ve yazar tarafından değil de okuyucu tarafından ortaya çıkar.

bence, yazdığımız yazıyı, bir çok defa okuduktan sonra ve varsa eğer imla hatalarını da düzelttikten sonra yayımlamak en iyisi.

bir eserde estetik çok önemli diye düşünüyorum. kurgu, cümleler, betimlemeler, diyaloglar vs.bunların hepsi bir armoni ve estetiği meydana getiriyor bence. uyum içinde olmalı, aceleye gelmemeli. bunun iyi örnekleri için sevdiğimiz yazarların dilini belki de biraz taklit ederek ama intihale de kaçmadan başarabiliriz. orhan kemal nasıl hikaye yazar, ahmet hamdi tanpınar'ın insan tasvirleri nasıldır, peyami safa'nın diyalogları nasıldır gibi bir çok örnekle estetik dünyamızı genişletebiliriz diye düşünüyorum.

çok da vaktim olmadığı için burada kesmek zorundayım. dediğim gibi, küstahlık olarak algılamayın ama eleştiri her zaman daha iyiye götürür.

biliyorum ki insanoğlu iltifat karşısında çaresizdir. yazdıklarınızın altına "çok güzel olmuş, devamını bekliyrum, harika" tarzında yazılan şeyler sizin yazmanızı teşvik ettirmek için yazılan şeylerdir. bu benim için de geçerli. bunlara kulak tıkamalı, iltifatlar karşısında estetik duygumuzun eleştirisini kapatmamalıyız.

elinize sağlık,

yazmaya devam.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6356
2 Firari Fırtına 4416
3 Mustafa Ermişcan 3814
4 Hasan Tabak 3524
5 Nermin Gömleksizoğlu 3171
6 Uğur Kesim 3034
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2935
8 Sibel Kaya 2883
9 Enes Evci 2595
10 Turgut Çakır 2287

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:547 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com