Sedef Kara  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 273 Puanı: 239

2 Ağustos 2011 Salı 
Açılış
Okunma: 1002


   Yaz..
   Eskilerden bir nefes, meskene münhasır pas tutmuş beni tetikledi desem; vaziyetin tam karşılığı olur. Özlemişim. En çok ve en çok özlemişim. Yazmayı mı? Hayır. Burada, gözüme gözüme batan - yeni günlük- yaz linkine tıklayıp yazmayı. Sayfalarda boş boş dolaşmak yordu beni. Yeni taşınmış çocuk çekingenliği vardı üzerimde, ki burası benim mahallem. Kaç cam kırdım, kasıtlı kasıtsız yada kaç kere nefesim kesildi koşmaktan. (Çoğu zaman gülmekten) Birileri duvarlara çizdiğim resimlerime bıyık eklemiş. Olsun. Ya kösedir yada pala. Benzet yada imren.
 
   Neyse... Açılış yapıldı. Bu kalem hizmete açılmıştır.
 
Olduğu gibi aktarıyorum. Yazım hatası boldur.
 
Özgürroman
 
Bu sitenin sakinleriyiz hepimiz. Bizim için bize sorulmadan, fikrimiz bile alınmadan inşaa edilmiş bir yer burası.Geniş bir alan,kalabalık olmamıza rağmen o geniş alan da kendini saklayacak bir yerler buluyor kimileri.Her kim inşaa etmişse etmiş.İster bir editör ister bir kadın yada erkek,belki de elbirliğle,çevirmişşler etrafını.Ne olursa olsun,bizim burası, hepimizin. Üzerimize tapusu olmayan,tek mülkümüz.
İçin de oyunlar oynayalım,bırakalım buranın kurucularını,yada neyi yapıp yapmadıklarını.Alanımız bir park olsun, bizler de o parka uygun küçüklü büyüklü çocuklar.Kimseye hasap vermeden,sadece parmak izlerimizle girelim buraya(bu kurgu da Sümeyra'dan olsun)Kimi salıncağımızın ipi kopsun,bakınmayalım etrafa sahibi gelip onarsın diye.Biz onaralım,deneyelim.Salıncak koparken üstünde Elinur olsun.O küçük ya ilk sıra on da olmuş olsun.Bir gayret hep beraber deneyelim ipi bağlamayı.Merve; Elifnur'un göz yaşlarını siliyor olsun.Firari "şuradan ,şuradan uzat" diye bağırıyor, olsun.Hiç birimizin boyu yetişmezken,Ayşegül abla çıka gelsin.Onun boyu hepimizden uzun olsun.Tek sefer de bağlasın salıncağın ipini,"sırayla binin sırayla" deyip gülümsesin.Tahteravalli nin tam ortasına otursun sonra bize bakıyor olsun.Tamir edilen salıncağa sırayla binerken biz, Kübra gelsin.Küçük ellerini,birleştirmiş masum, masum baksın yüzümüze.Tümümüz sıramızı ona verelim.Biraz sallanıp sıkılınca top havuzuna dalsın.Bizi de sarsın onun sevinci hep beraber atlayalım top havuzuna,gülüşmeler kahkalar olsun.Birbirmize top atalım,canımızı hiç yakmadan.Ara da bir kafa kafaya tokuşup,"önüne baksana ya"diyenler olsun.Kendiliğinden sussunlar.Uğur Kesim konuşsun bir tek "gördüm ben o hatalı" diye,parmağını uzatsın. :) Maymun merdivenin de sallananları görünce; Eli belinde doğrulsun ,Özgül;ben de yaparım n'olmuş diye uzatsın kafasını o tarafa.O sıra da Enes gelsin top havuznun girişine,elin de oyuncak silahı,göğsün de plastikten parlak şerif yıldızı,içeri girenlere sorsun;"kimsin sen? görmedim ben seni hiç burada?" Ordanım,burdanım deyip gülsün diğeri,"Hadi geç desin,geç. Bak topları dışarı atma ha!" deyip,mavili sarılı altı yalı atına koşkun,dehh :D Özgül koşarken Maymun merdivenine,Kapı girişin de kafasını uzatıp çekenler olsun,bir merakla içeri dalıp dolaşan,sonra çekip gidenler olsun.Arzu gelsin sonra,bilmiş bir edayla;"Kör ebe oynayalım kör ebe desin,oyanayalım. Ebe,ebe, ebesin... Firari skılıp kızsın, "hep ben mi ebe olacam ya,off"... Gülelim oynayalım,süremiz dolacak,anne babamınz gelip bizi alacak kaygımız olmadan,.Gece olunca yorulup kıvrılalım köşelere,bir kaç haylaz kalsın orta da kaydıraklar da kayan .Biraz vakit geçince,bir el ışıkları söndürsün.kimin olduğu önemli olmasın,burası zaten bizim değil mi ? Sabah ilk kalkan diğerlerini de kaldırsın. :) Düşüp yaralananlarımız olursa beraber kaldıralım, birimiz doktor birimiz hemşire olsun. O da yetmezse, Mustafa şifa göndeersin bize Fetva hattından.

Yorumlar (4)
Özgür Gürkan 2.08.2011 01:56
Dünya içinde dünya.. Yada "aya yolculuk" gibi.. Oradan dünyaya bakalım.. Hemen bir hikaye yazayım.. Sadece burda yayınlanacak, sizin yorum sayfanızda yani.. :) Sizde beni affedin sizin de yaptığınız TDK ya aykırı hatalarım için..

Adamın biri.. (İsim bu olsun)
Uçsuz bucaksız deniz.. Ve gece.. Kayalıkların üstünde adamın biri.. Kulaklarında iki ses.. Dalgaların hışırtısı.. Sakin dalgalar.. Minik minik ritmik hışırtılar.. Ve rüzgarın uğultusu.. Uğultu denmeyecek kadar uğultu.. Ve yıldızlar.. Çok fazla.. Çok çok fazla.. Nedense bu gece kayan yıldızlar bir iki tane değil.. Rüya gibi.. Onlarca.. Ve onlarcaların yakamozları.. Elinde bira.. Cebinde de öbür şişe.. Sigarası ve zor yanan çakmağı dibindeki diğer kayanın üstünde.. Ve tam karşıda en uzakta ufuk çizgisi.. Geceyle denizin siyahını birleştiren..
Ve tam karşıdanın üstünde tepsi gibi pırıl pırıl mehtap.. Kocaman sanki.. Girintileri çıkıntıları.. Küçükken ay dede dediği mehtap.. Ve aklına bir kitap, çocukluktan kalma.. "Aya yolculuk".. Jules Verne'nin.. Keşke şu an ayda olsam, bu dünyayı geride bıraksam'diye düşünen kayalıklarda adamın biri.. Acaba dilek tutsam şu kayan yıldızlardan biriyle.. Aya gitsem, diye düşünen adamın biri.. Ve.. Hani masallarda kitaplarda yada filimlerde fonda hikayeyi anlatan adamın sesi der ya hani "Veee".. İşte öyle bir "ve".. Ve adam ne olduğunu anlayamaz.. Çok mu içtim der.. Korkar.. Şaşırır.. Napcağını bilemez??? Aydadır.. Aman Allahım.. Dileği tıtmuşşşşş.. Ayda.. Ayda şu anda.. Ama? Amaaa? Bu ne??? Camdan bir fanusta.. Ayda ay yüzeyinde camdan bir fanusta? Anlıyor hemen.. Nefes alabilmesi için.. Ayda hava yok ki? Ve kırmızı bir koltukta.. Vayyyy.. Çok güzel bir koltuk.. Geniş.. Rahat.. Mobilyasız.. Vre yanında hemen bir sehpa??? Üstünde birası duruyor.. Öbürü de.. Sigarası çakmağı.. Hatta kül tablası.. Ve bir mum:) Ne güzel.. İnce uzun beyaz sehpaya eriyen bir mum.. Romantizm merkezi ayda romantik objeler.. Renkler.. Ve evet.. Yıldızlar gene var.. Kayanlar daha çok.. Ama deniz??? O dalgaların sesi? O rüzgar?? Nerde? Burda ne hava var, ne deniz var, ne rüzgar ne de bir ses? Ve o kurtulduğu dünya tam karşısında duruyor.. Masmavi dünya.. Atmosferi.. Okyanusları.. Aydakinin aksine canlı girinti çıkıntıları, karaları.. Ve bir hüzün.. Artık dünyada değil.. Ayda "adamın biri".. Belki sevgilisi? Belki çocukları, ailesi? Arkadaşları? İşi? İnsanlar? Gökkuşağı? Yağmur? Soğuk? Hayat mucadelesi? Hastalığı belki? Yok artık.. Belki de üzüntüsüne sebep bir yakının ölmesiydi, o denizin kenarına iten sebep.. Onun mezarını bile göremeyecek artık? Ve hüzünlerle dolu keşkeler? Ve bir ses????
-Aşkım napıyorsun burda,?
-Dünyayı seyrediyorum..
-Nasıl yani, içmişin sen?
-Seni seviyorum..
-Hadi gir içeriye..
-İyiki varsın ve iyiki dünyadasın..
-Hadiiiiiiiii.. Gir içeriye.. Ayda olacak halim yok ya..


A'Gül ... 2.08.2011 08:40
Sedef hoş geldin.Aslında bu benzetmen ne kadar doğru!Burası gerçekten de çocuk parkı,bizler de oyun oynuyoruz.

Sedef Kara 3.08.2011 18:17
Keyifli yorumumunuz için teşekkür ederim Özgür. Benim de "ay" ım dedeydi. Hatta bir yazımda vardı ezelinde, onunla ilgili yazdığım.

Hoş buldum Ayşegül abla. Teşekkür ederim.

İlk yazım Kalemtraş olacak sanırım. Birden esti... Teşekkürler Firari.

Sedef Kara 4.08.2011 14:55
Hoş bulduk


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6507
2 Firari Fırtına 4541
3 Mustafa Ermişcan 4024
4 Hasan Tabak 3676
5 Nermin Gömleksizoğlu 3297
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3184
7 Uğur Kesim 3133
8 Sibel Kaya 3008
9 Enes Evci 2704
10 Turgut Çakır 2373

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:758 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com