Uğur Kesim  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 6 Puanı: 3029

18 Mayıs 2012 Cuma 
MAYIS 19,1919 DAN,HAZİRAN 12,1919 AMASYAYA
Okunma: 1928



Kurtuluş savaşımızın en önemli merhalelelrinden birisi Amasyada ,AMASYA TAMİMİ ile başlamıştır.Samsuna 9. ordu müfettişi olarak çıkan Mustafa Kemal paşa,Amasyada heyet arkadaşları ile yayınladığı Amasya Tamimi ile İstanbul Hükümetine ilk resti çekiyordu.Amasyanın bu yüzden kurtuluş mücadelesi başlangıcında önemi büyüktür.

Hoca efendi ve Müftü Hacı hafız efendinin onayıyla, Komiser İsmail Efendi, Eytam Müdürü Ali Efendi ve Mevlevizade Şeyh Cemalettin Efendi paşayı Amasya’ya davet etmek için görevlendirilirler ve aynı gün Amasya’dan Mustafa Kemal Paşayla görüşmek üzere Havzaya yola koyulurlar Komiser İsmail bey (İsmail Kesim)Başkanlığındaki heyette Eytam müdürü Ali Efendi, Mevlevizade şeyh Cemalettin efendide vardır .Yollar o dönemde çok tehlikelidir.Çevrede Rum ve Ermeni eşkıyalar,terör estirmektedirler.Heyet Mustafa Kemal Paşayla görüşerek Amasya’nın Milli Mücadelede gereken yeri alacağını mesajını iletirler.İletilen mesaj şöyledir
"Amasya halkı Vatan Müdafaası din ve devlet muhafazası yolunda mücadele edenleri kucaklamakla iftihar edecektir" denilir.
Tarihler 12 haziran 1919 u gösterdiğinde Sabah erkenden Kalkan Mustafa Kemal Paşa Yolculuğunun en önemli merhalesi için yaklaşık yirmi gündür kaldığı Havza kasabasından ayrılarak Benz marka üstü açık arabası ile Amasya’ya hareket eder .Güzel bir haziran günüdür yol kenarları yemyeşil ağaçlarla doludur Kiraz ağaçları oldukça verimlidir 1919 yazında Tersakan nehrinin havzasını takip eden yol güzergahı kırmızılı yeşilli bir doğa cümbüşüne dönüşmüştür.Toprak yollarda Paşa ve heyeti tozu dumana katarak ilerlerken heyettekilerin ağzını bıçak açmaz her biri türlü endişeler içerisindedirler.Mustafa Kemal Paşa onları canlandırmak ve geleceğe emin bakmalarını sağlayacak bir öneri ile
"Haydi arkadaşlar şu çevredeki güzel bahçelere bakın, bu Vatanın güzelliğine bakın,hep bir ağızdan marşımızı söyleyelim “diyerek başlar marşı söylemeye,
"Dağ başını duman Almış... Gümüş dere durmaz akar... Güneş ufuktan şimdi doğar...Yürüyelim arkadaşlar...Bu gök deniz nerede var... Nerede bu dağlar taşlar... Bu ağaçlar güzel kuşlar....Yürüyelim arkadaşlar..."
Mustafa Kemal Paşanın başladığı bu marş çevresindeki heyeti düşüncelerinden uzaklaştırır. Şarkı gerçekten geçmiş oldukları yerlerle de çok uyum içindedir Yol kenarındaki Ters akan nehri güneşten pırıl,pırıl parlayan sularıyla gürül,gürül akmaktadır.yol boyunca.köylüler nereden haber aldılarsa sulu ova yöresine gelindiğinde yol kenarından merakla Paşa ve konvoyunu izlerler. Amasya’ya yaklaşıldığında bağlar daha bir sıklaşmış yol kenarları ıssızlaşmıştır.sık meyve ağaçları arasından geçerler Kulis tepeye kadar kimsecikler yoktur yollarda bunu gören heyettekiler endişelenirler Kulis tepenin doruğuna vardıklarında görürler ki Amasya halkı Ters akan nehri gibi gürül,gürül akmıştır Kulis Tepeye Paşayı karşılamak için .Halkın başında Amasya Müftüsü Hacı Hafız Tevfik efendi vardır.Mustafa Kemal Paşaya;
"Paşam Bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız Mübarek olsun, Çanakkale’den sonra şimdide vatanı ikinci defa kurtarmayı ahdettiniz her anı endişeler içindeki yurdun kurtuluşunu nasip kılacak himmete giriştiniz.Hoş geldiniz sefalar getirdiniz himmetiniz payidar olsun Paşa hazretleri,Amasya gaye ve hedeflerinizin gerçekleşmesi yolunda sizin yanınızdadır.Emin ve müsterih olunuz" Diyerek Mustafa Kemal Paşayı onurlandırır.Ve yanında gelen zevatı bir bir tanıtır.Daha sonra 9.Ordu müfettişi ve erkanı Amasya Hükümet konağına geçerler,burada Mutasarrıf vekili Mustafa bey tarafından karşılanırlar.O gece Mustafa Kemal Paşa Amasyalılara seslenir.İşte bu seslenişle artık 9.Ordu müfettişliği gitmiş yerine vatanı kurtarmak için buralara Vatanın sinesine gelmiş bir liderin kimliği iyice belirginleşmiştir.Bu sesleniş sırasında Mustafa Kemali karşılayan Zevat ve halk bulunmaktadır.Onu ilgiyle izlerler,Paşa Orda bulunan Halka ve Amasya’nın ileri gelenlerine şu konuşmayı yapar.
"Aziz Amasyalılar,Padişah ve hükümet itilaf devletlerinin elinde esir bir vaziyettedir.Memleket elden gitmek üzeredir.Bu kötü vaziyete çare bulabilmek için sizlerle işbirliği yapmaya geldim.Hep beraber aziz vatanımızı ve İstiklalimizi kurtarmak için gayretlerimizle çalışmalıyız.Efendiler,İzmir’in daha sonra Manisa’nın Yunanlılar tarafından işgali gelecekteki tehlikeyi daha açık olarak göstermektedir.İşgal ve İlhak gibi hadiseleri asil milletimizin tamamen muhafazası için mitingler yaparak milli heyecanı çok canlı bir şekilde göstermek lazımdır.Tahammülü imkansız bu acıklı vaziyetin karşısında derhal bir teşkilat kurmak ve büyük devletlerin mümessillerine tesirli telgraflar çekmek lazımdır.Amasyalılar!Burası Havzadan ötesi Pontus oluyor,Sivas’tan doğusu Ermenistan’a katılıyor,Memleket İngiliz mandası altına giriyor.Tarihi Türk milleti böyle bir esareti kabul edemez.Milletimizin tarihi şerefi vardır.Muhterem Amasyalılar! Memleketin her tarafında ateşli çalışmalar başladı.
Türk Vatanseverlerin gayretleriyle, Garp memleketlerimizde milli cepheler kuruldu.Cenupta Fransızlarla elbirliği yapan Ermenilere karşı saldırmaya başladılar(Milisler)
Erzurum’da Ermenilere karşı mücadele başlamıştır.Amasyalılar ne duruyorsunuz burada da her türlü haklarımızı korumak için Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurmalıyız
Amasyalılar! düşmanların samsundan yapacağı her hangi bir huruç(Çıkartma) hareketine karşı ayaklarımıza çarıklarımızı çekerek vatanı en son kayasına kadar müdafaa edeceğiz Allah Milletimize mağlubiyeti gösterirse,bütün evlerimizi ve mallarımızı ateşe vererek ve vatanı bir Harabezare(Yıkıntıya)çevirerek boş bir çöl halinde düşmana bırakacağız Amasyalılar,buna hep beraber yemin edelim" Bu konuşmanın ardından bütün zevat ve halk hep bir ağızdan" Emirlerinizi bekliyoruz Paşam" diye bağırdılar.Bu söylev bir isyanın Anadolu ihtilal ateşinin kıvılcımının parlamasıdır.Mustafa Kemal paşa artık bir Osmanlı 9.Ordu Müfettişi değildir.O bir ihtilal lideri,O
Türk bağımsızlık hareketinin önderidir.Nitekim Emekli Müftü Abdürrahman Kamil efendi Mustafa Kemal Paşanın konuşmasını pür dikkat dinleyerek
"Bu paşa bildiğimiz paşalardan değil,Bu paşa başka paşa" demiştir.Mustafa Kemal daha sonra mahiyeti ile birlikte Saraydüzü kışlasına çıkarlar,Abdürrahman Kamil efendi Mustafa Kemalden ertesi gün ki Cuma namazında vaaz ve nasihatte bulunacağını ifade ederek,müsaade ister Mustafa Kemal Paşa kalkarak hoca efendinin elini öper.ve
"Yanınıza bir adam katayım karanlıktır" der
Bunun üzerine kamil efendi
"Gözlerinizin ışığı beni götürür paşam" cevabını verir
Mustafa Kemal paşa düşünceli birazda gelecek endişesi taşıdığını ifade ederek
"Baba bu işte muvaffak olmakta var,olmamakta var,inşallah muvaffak olacağız eğer olmasak bizi asarlar,kelle gider ne dersin?"
gitmek üzere olan Kamil efendi
"Oğul, sen ki genç yaşta başını vatan,millet uğruna feda etmişsin,benim bu ihtiyar kellede koy senin uğruna feda olsun" der.
Beklemediği bu cevap karşısında Mustafa Kemal çok şaşkın ve aynı zamanda çok memnun hoca efendiyi uğurlar hatta Komiser Muavini Osman efendiyi ona
refakat etmesi için görevlendirir.Ve kendi arkadaşlarına dönerek
*"Sadrazam Damat Ferit’ten aldığımız telgrafa en güzel cevabı Müftü efendi verdi" der
Ertesi gün ise Abdürrahman Kamil efendi vermiş olduğu Cuma vaaz'ında halkı coşturarak Vatanın kurtulmasının ehemmiyetini anlatmıştır.
Saraydüzü kışlasını karargah edinen Mustafa Kemal Paşa burada kurdurduğu bir telgraf hane vasıtasıyla Yurdun dört bir yanıyla haberleşmeye başlamıştı.Bu durum bir nevi kontrol mekanizmasının da gelişmesini oluşturmuş,Mustafa Kemal nerede ne var ,hangi olay olmuş bunu gayet güzel kontrol altına alabiliyordu.Hatta İstanbul hükümeti tarafından yeni Vali atanmasını bu haberleşme ağı vasıtasıyla engellemiştir.Daha sonra İstanbul’dan kimliklerini gizleyerek 20 kolordu kumandanı Ali Fuat Paşa Hamidiye kahramanı Hüseyin Rauf bey Anadolu’ya geçerek Amasya’da Mustafa kemal Paşanın yanında yerlerini aldılar,kumandanlar bir,bir Amasya’nın bağrında sine-i millete dönmek için toplanmaya başlamışlardı.
. Gerçek anlamda ilk İhtilalci adım O zamanlar tanınmış bir tarihi şehir olan Amasya’da atılmıştır.Bu şehir Osmanlı şehzadelerinin eğitim gördüğü bir kısmının doğduğu güzel ve şirin bir beldedir.Mustafa Kemal paşanın kafasındaki tasarımlar,yazıya dökülerek bütün Anadolu’ya ve dünyaya ilan edilmiştir bu ufak Osmanlı şehrinde.
. Amasya Tersakan'la (Yeşil ırmağın kolu) Yeşil Irmağın birleştiği aynı zamanda Canik dağları arasındaki iki vadinin buluştuğu Yerde kurulmuştur.Yeşil Amasya bağları ve güzelliği ile bir devletin kuruluş adımının ilk merhalesidir.Türk Bağımsızlık hareketinin bildirgesinin (Amasya Tamimi) bütün dünyaya duyurulduğu yerdir burası.Bütün dünyaya ilan edilen Amasya Tamimi Mustafa Kemal Paşa,Hüseyin Rauf bey,Refet bey,ve Kurmay heyetten Albay Kazım,Yarbay Arif ve Binbaşı Hüsref beylerde çağrılarak Amasya kararları hakkındaki fikirleri sorulmuş onlarda bu karaları isabetli bulduklarını söyledikten sonra Vatanın kurtuluşu için ilk heyet olan bu gurup yemin etmişler.Ve tamimin altına imzalarını atmışlardır.
"Vatan ve Milletin kurtulacağı güne kadar ne olursa olsun aynı yolda aynı maksatla kendisi(Mustafa Kemal) ile beraber her tehlikeye göğüs gererek yürümekte devam edeceğiz" diyerek askerlik namus ve şerefleri üzerine yemin ettiler.Ve Amasya Bildirgesi Yurdun ve dünyanın dört bir köşesine duyuruldu.Tarihler Haziranın 22 si
sıcak bir yaz günüdür.Bu yaz gününde semaverini alan bağına koşmuş, Amasya Bağlarında Kirazlar olgunlaşmış,bahçıvanlar bıldır’ın iyi değildi ama bu yıl güzel olacağa benziyor" diyerek olgunlaşarak kırmızı,kırmızı dalları dolduran kirazlara methiye yapmaktan geri kalmıyorlardı.
Amasya yeşil vadisine her zamanki gibi dağların gölgesi düşmüştü.Orası artık öğle bir şehirdi ki,artık şehzadeler yetişmeyecekti. Orada Cumhuriyetin temel taşları Amasya’nın granit kayaları gibi bu vadiye yerleşecekti.Amasya öğle bir belde idi ki oraya güneş geç doğar erken batardı.Şimdi Mustafa Kemal güneşi doğuyordu Amasya’ya,bütün yurdu aydınlatmak üzere.Ve bir daha batmayacaktı bu güneş.
(Komiser İsmail Efendinin torunu UĞUR KESİM’in DÖNÜŞ VE VADİDEKİ AYAK İZLERİ kitaplarından alıntı yapılmıştır)
UĞUR KESİM
18 MAYIS 2012

Yorumlar (2)
Hasan Tabak 21.05.2012 13:09
Dağ başını duman almış gümüş dere durmaz akar güneş ufukta Amasyada ATATÜRK'ÜN gelişiyle hiç batmamak üzere doğuyor.
Bu güneşi hiç kimse söndüremeyecek
ATATÜRK'ÜN sevgisi kalplerimizde yaşayacak
Hiç silinmeyecek NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Teşekkürler UĞUR bey kardeşim yazınızı baştan sona kadar okudum Vatan ve
milletin kurtulması için ATATÜRK ve arkadaşlarının birlik beraberlik
içinde verdiği mücadeleyi Amasya bildirgesi sayesinde dünyaya ilan etmiş
olduklarını Bu yazınız içeriğinde kurtuluş savaşını ve 19 Mayısı bütün TÜRK milletine çok güzel anlattınız.Saygı sevgi ve selamlarımla hoşça
kalınız.


Uğur Kesim 31.05.2012 20:03
Hasan bey bu yazı "DÖNÜŞ"adlı kitabımdan alınmıştır.Bu kiatabı okumak isterseniz,"kitapsal.com"adresinden veya diğer kitapsitelerinden bulabilirsiniz.ayrıca "Vadideki ayak izleri ve Muska,Bilgeliğin yolları adlı kitaplarım mevcut"saygılar selamlar.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4410
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3517
5 Nermin Gömleksizoğlu 3166
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2921
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:5068 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com