Nevzat Nuri Öztürk  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 73 Puanı: 711

6 Temmuz 2012 Cuma 
Düşüncesiz hareketler
Okunma: 1172

  Bundan 2 hafta önce Bakırköy meydanındaki bir bankta oturmış, büyük elektrik trafosunun üzerine yapıştırılan iş, tiyatro oyuncusu seçmelerini içeren ilanları okuyordum. Günün yarısından çoğunu çalışarak geçiren yorgun bedeni dinlendirmek adına yorucu bir akşam gezmesi ne derece mantıklı düşünmüyordum bile. Bir kıza takıldı o an gözüm, sonra aynı yönün aksine doğru ilerlerken bir kez  daha takıldı ve 3-5 saniyelik bir gecikme sonrası oturduğum yerden doğrularak peşine takıldım.
 
   Yabancı filmlerden öğrendiğimiz bir gerçek şudur ki; takip mesafesi ! Aramdaki 15 metrelik mesafeyi sabit tutmak üzere takip etmeye başladım. Başlarda insanlara çarpa çarpa ana yolda ilerledi. 15 dk kadar gezdikten sonra bir ara sokağa daldı. Bakırköy, akşam saat 22:00'den sonra uykuya dalan bir yerdir. O nedenle dükkanlar kapanmış ve sokak karanlığa gömülmüştü. Balıkçıların bulunduğu sokak olmasından kaynaklı olduğunu düşündüğüm alacakaranlığın içinde ister istemez mesafeyi biraz azaltmış olabilirim ancak, kızın arkasına bakıp bakmadığını bile seçemiyordum. 3-5 dakika sonra aydınlık biryerlere geldiğimizde kızı neredeyse 30 dkdır takip ediyordum. Bir dört yol ağzına geldik. 2 sokak serserisi belirdi. Birini geçtim diğeri hızlanarak önümde yürümeye başladı. Anlayacağınız iki sokak serserisinin arasında kaldım. Durumu daha ilk gördüğümde çözdüğüm için yine filmlerdeki gibi soğuk kanlı tavırlarımı koruyordum. Kıza son bir kez baktım. Arkasına baktı ve saçlarını savurup bir başka karanlık sokakta kaybolmaya başladı. Telefonumu çıkarttım ve bir anda durdum. 3-5 saniye sonra arkamı döndüm '' hayırdır ? '' dedim.
    
   Aylarını spora vermiş biri olarak hatrı sayılır bir vücuda sahibim. Karadeniz taraflarından olmanın getirdiği bir asabiyet ve bakışlardaki bunu kanıtlar nitelikteki hırs birleşince '' hayırlı akşamlar '' cevabını aldım. Serseriler döndü ve gitti. Sokağı aydınlatan tek unsur olan tekel bayine girip bir su aldım, içe içe evimin yolunu tuttum.

Yorumlar (10)
orhan örs 6.07.2012 22:57
Hikaye desen; fazla 'hikayeden', bir yaşanmışlık desen; "o ne saçma yaşanmışlık" denilip çıkılır kenara Nuri. Daha da bir şey demiyorum sana!

Nevzat Nuri Öztürk 7.07.2012 08:19
Genelde insanlara beni takip edin demek yerine, siz kenarı çıkın derim Orhan. Yalnız bir insan oluşumun nedeni de bu. Kimsenin beni anlamasına veya onaylamasına ihtiyacım yok :) Şuraya karaladığım hiçbirşeye yorum beklemiyorum. Benim tek maksadım yazdıklarıma hızlıca ulaşabileceğim bir barınak. O nedenle kenarı çekilmen, ortada durman veya başka hiçbirşey söylememen beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Bu, yaşanmış bir olaydır. Mantık, sonuç veya hedef arıyorsan bence de çekil kenarı.

orhan örs 7.07.2012 12:27
"Kenara çekilin" demek iki kelimelik bir iştir Nuri. Bir insanın söylemek istediği sadece bu olsaydı iki kelimeyi söyler çıkardı kenara ama sen iç dünyanı tanımlamak/ispatlamak derdine düşmüşsün. Böyle yapınca da yalnızca yalnız değil komik de olmuşsun aynı anda. Çünkü bu senden bu minvalde duyduğum ilk açıklama değil. Zerreden çok ilgilendiğin şeylere zerre muamelesi yapma Nuri, bellolur!!!

Nevzat Nuri Öztürk 7.07.2012 13:16
Mizah anlayışı tehlikeli bir teraziye sahiptir Orhan. Benim iç Dünya'mı ispat uğraşlarım sana komik geliyorsa, mizah anlayışının yılışıklığından gurur duyman hepten midemi bulandırır. Her zaman söylerim. Düşünmek benim hobim. Son zamanlarda düşündüklerimi yazıyorum o kadar. Burası bir Facebook, bir Twitter veya herhangi bir stadyum değil. Belli başlı insanların girdiği ve neredeyse bir monotona bağlanmış merdiven altı imalathanesi sadece. Ben böyle yerlere saklanmayı severim Orhan. Bir ispat çabam yok. Varsa kendi kendime. Yaptıklarımın senin nazarında nasıl reaksiyon gösterdiği veya durumun senin için ne derece komik olduğu beni ilgilendirmez. İki kelimelik şeyleri uzatarak boş konuşmak benim tek yeteneğim. Zerre kadar değeri olmayan işlerle uğraşan biri olarak, zerrenin miktarını bildiğim için, zerre umrumda değilsin derken, boyutundan emindim Orhan. Yine de açıklarımı bana göstermeye çalıştığın için teşekkürler.

orhan örs 7.07.2012 17:51
Öncelikle Nuri, burasının bir facebook, bir twitter olmadığını bilmen güzel. Ancak bunu daha güzel yapacak olan bildiğine uygun davranmandır. Mizah anlayışımla çok yüz göz olmadın daha, erken hükümlere girme derim. Ama sen bu yoldan devam edersen mutlaka karşılaşacaksındır da. Hakkımızda hayırlısı diyelim Nuri.
Bu arada "kenara çekil" deyişin uzadıkça uzuyor. Yalnızlığından çıkmaya mı karar verdin, yalnızlık felsefenin çakma olduğunu mu fark ettin?

Sibel Kaya 7.07.2012 22:16
Tekel bayiine girdin ve su aldın, öyle mi Nevzat? Sırf bu cümlen bile yazıyı çok güzel bir yazı yapmaya yeterli bence. Ayrıca bütün olarak da güzel bir yazı...

Nevzat Nuri Öztürk 9.07.2012 09:03
Orhan, kaçıncı kez söylüyorum bilmiyorum ama ben basit bir adamım. Yalnızlığı Felsefe haline getirip üzerime giyecek kadar yetenekli değilim. Benim için yalnızlık sadece bir terk edilmişlik, bir kafa uyuşmazlığı, insanlara karşı ufak bir mide bulantısı sadece. Bir gün mizah anlayışınla karşılaşıp yüz göz olursak eğer, bu konuya da güler geçeriz seninle. Yani yanlış anlamalarına güvenerek sağlam duruşuna.

Alkol kullanırım Sibel hanım ancak, herşeyin de yeri ve zamanı var. Az da olsa korkmuş bir insan olarak o an tekel bayine girip alkol alsaydım, fantastik bir karakterden farkım kalmazdı. Teşekkür ederim.

Ve Mehmet... Ben orada dayak yesem veya rezil olsam da bu yazıyı aynı şekilde yazardım. Gördüğün gibi kimisi de bir amaç göremeyip eleştiri ile hakareti boca ediyor üzerime. Bunu sadece kır gezisinde böğürtlen toplamakla bir tutman gerek. Beni gözünde büyütme Mehmet.

Sibel Kaya 13.07.2012 11:13
Mehmet Ali, beni yanlış anlamayacağını, ukalalık taslamak gibi bir derdim olmadığını bilecek kadar beni tanıdığını düşünerek bir şey söylememe izin ver lütfen: İdeol değil "idol"...

Sibel Kaya 13.07.2012 11:52
Aynı şeyi Nevzat da söylemiş zaten. Ama birbirinize bir kere bir gıcık kaptınız. En doğru şeyleri de söyleseniz, birbirinize şüpheyle bakacaksınız. O yüzden ben tarafsız konumda biri olarak söylüyorum aynı şeyi. Umarım kırmamışımdır Mehmet Ali...

Sibel Kaya 13.07.2012 18:28
Algılama problemim olduğunu düşünüyorsun demek Mehmet Ali. Ben seni kırdım mı bilmem ama kırdıysam bile kasıtlı olarak yapmadım. En azından senin gibi bile isteye kırmıyorum.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6331
2 Firari Fırtına 4392
3 Mustafa Ermişcan 3777
4 Hasan Tabak 3483
5 Nermin Gömleksizoğlu 3146
6 Uğur Kesim 3016
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2885
8 Sibel Kaya 2863
9 Enes Evci 2573
10 Turgut Çakır 2269

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:786 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com