Özlem Eraslan  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 82 Puanı: 669

18 Temmuz 2012 Çarşamba 
KORKUM
Okunma: 773

         
         Yıl 1992'ydi. Orta okula gidiyordum daha. Küçücük bir çocuktum aslında. Ölüm  nedir bilmezdim ki. Tek korkum annemin yanımdan gitmesiydi sanırım. Öyle korkuturdu
bizi, kızdığında. 'Bir daha kavga ederseniz, bırakır giderim sizi' derdi abimle bana. Abimle aramızda dört yaş var. O inanmazdı tabi. Ama ben hep korkardım, düşünürdüm onsuz kalma ihtimalimi.
    
       Ramazan ayı çok keyifli geçerdi o yıllarda. Hani eskiler derler ya 'ah eski bayramlar, eski ramazanlar bambaşkaydı.' Sanırım ben de eskidim artık. Şimdi ben de geçmişimi bir başka güzel hatırlıyorum. Güzel hatırlayamadığım tek hikayem belki de bu benim.
    
       Küçük bir çocuktum evet. Daha on yaşımı henüz doldurmuştum. Ama minik vücuduma belki de eziyet edercesine tutardım orucumu. O sahur keyfi, ailelerin bir araya geldiği iftar muhabbetleri her şeyi usulüne uygun yapınca bir başka keyifli geliyordu bana. O ramazan babaannem gelmişti bize. Yaşlı kadıncağız diye babam bırakmazdı onu. O istemese de zorla ikna ederdi bizimle kalmaya. Keyif dolu bir ramazan ayının dört gününü geride bıraktıktan sonra çok sevdiğimiz ve ailecek görüştüğümüz bir aile iftar yemeğine davet etti bizi. Tabi gidilmez mi. Ah Emine Teyze'ciğim. Öyle güzel yemekler yapardı ki, ne zaman onlara gitsek dört köşe olurdum mutluluktan. Şu an olduğu gibi çocukken de bayılırdım yemek yemeye.
    
       Akşam oldu, yaklaştı vakit. Aldık çam sakızı çoban armağanı, ufak hediyemizi, çıktık hep beraber evimizden. Babam ve abim öne oturdular. Benim de takıntılarım vardı. Arabada illa ki abimin arkasındaki koltuğa otururdum nedenini bilmesem de. Ama oturamadım o akşam. Annem geçmişti benim yerime. Ortaya da babaannemi oturtmuştu. Bana da babamın arkası kalmıştı
bir tek. Sonra başladık muhabbetle ilerlemeye. Bir kavşak vardı evimizin yakınlarında. Çok sık kaza
olurdu orada. Bi gün duyduğum haberlerin içinde yer alacağımı hiç düşünmemiştim. Kavşağa geldiğimizde ne olduğunu anlayamadan, dönmeye başladık olduğumuz yerde. Korkmuştum çok. Ama kazadan değil, kendim için hiç değil. Anneciğimin acı dolu çığlığından. Çok hızlı gelen bir araç arabamıza annemin oturduğu taraftan vurmuştu. Annemin kapısı tamamen içine göçmüştü. Attım kendimi arabadan, koştum annemin camına. Paramparça olmuştu camı. Elimi uzattım annem kendinden geçmişti. Yaşamadığını sandım, beni bırakıp gittiğini. Çığlıklarım öyle yankılandı ki bir
anda bütün arabalardan insanlar koştu yanıma. Beni uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. Mümkün mü. Öylece savurdum hepsini. Acının insana neler yaptırabileceğini küçücük bir çocukken gördüm ben. Sonra babaannemi tutup çektim var gücümle. Annemi indirdik arabadan. O korku ve acı kimsede akıl bırakmamıştı. Ne ambulans beklemek geldi aklımıza, ne ilk yardım teknikleri. Bir adam arabasıyla hastaneye götürdü bizi. Annemin elini hiç bu kadar sıkmamıştım, ona hiç bu kadar sarılmamıştım. Annem kendine geldiğinde hareket edemediğini anladık. Sonra doktorlar onun çok uzun süre yatması gerekebileceğini anlattılar bana. Çocuk olduğum için anlayabileceğim bir dil
seçmişlerdi. Oysa ben o kazayla beraber çıkmıştım çocukluğumdan. O kavşakta bıraktım bir çok yılı.
    
       Annem aylarca yatağa mahkum; babama, abime ve bana muhtaç yaşadı. Yemek yapmayı, pantolon, etek ütülemeyi öğrendim ben de. Bir de annemi ne kadar çok sevdiğimi. Annem şimdi çok iyi. Bu sayede ben de çok iyiyim. O gün o kaza olmasaydı belki de onun benim için ne kadar özel olduğunu biliyor olmazdım şimdi. 
             Ve o günden beri ne zaman yolda annesini kaybetmiş bir çocuk görsem, gazetelerde çocukları olan bir annenin ölüm haberini okusam, duysam ki bir anne çocuklarını terk edip gitmiş içimde bir şeyler acır. Hem öyle acıtır ki bu beni, kurtulamam günlerce kabuslardan. Ve bu olay ne zaman aklıma gelse dolar gözlerim. 

Yorumlar (3)
Zeynep Yasemin GENÇ 19.07.2012 14:09
Yazınız neşeyle başlayıp acıyla devam etmiş ve mutlulukla sonlanmış.Gerçekten herhalde annenin değerini kaybedenler daha iyi anlıyor.
Yaşarken onların değerini anlamak dileğiyle.Bu değerli yazınız için sizi
tebrik ediyorum..

Özlem Eraslan 19.07.2012 14:24
Teşekkür ederim, umarım herkes böyle acı olaylar yaşamadan anlar sevdiklerinin kıymetini

Zeynep Yasemin GENÇ 19.07.2012 15:03
Rica ederim. Evet inşallah dediğiniz gibi olur.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3516
5 Nermin Gömleksizoğlu 3165
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2920
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:662 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com