. .  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 55 Puanı: 829

20 Ocak 2013 Pazar 
Duyguların faktörlere ayrılışı ve yaşanılanlar.
Okunma: 1051

 Cinsiyeti yoktu yaşadıklarımın.
 
 Belki ne alaka diyeceksiniz yukarıdaki söze ama ince bir beyin süzgecinden geçirildiği zaman aslında yaşananların bir cinsiyeti olduğunu anlayacaksınız. Bunca yaşananların ya sonu gelecek ya da film koptuğu yerde bitecekti ama yaşananlar da cinsiyetlere bürününce yukarıdaki tabirin pek mantıklı olduğu gözler önüne seriliyor. Yaşadıklarımız ya diğer yaşayacaklarımıza gebeyse, ya da güzel yaşanacaklara kısırsa, bilemeyiz bunları. Yaşadıklarımızın cinsiyeti olur, ya bir den fazla doğurur, ya da büyük bir özlemle seni hayattan soğutur.
 
 Bir bakıma, duyguların peşkeş çekildiği bu günümüzde yaşanacakların ne kadarı gaf içinde ne kadarı doğruluk derecesinde onu bilemeyiz ama buna herkes inanır ki; gözler yalan söylememeye yeminli. Yalın haliyle düşünüldüğünde duygular kaygan bir zeminden ibarettir, dur durak bilmeden kayar gider. Sigortası yoktur duyguların, bir iniltiyle son verilebilir ya da bir çığlığı ufak bir iniltiye çevirebilir. Küçük bir bebeğin diş çıkartırken yaşadığı duyguyu hiç kimse bilemez, herkes bebek oldu ama hiç kimse o yaştayken o anki duygularını dillendiremedi. Duyguların ardı arkası yoktur, soğuk bir iklimde dahi yaşanacak duygular değişikliğe uğrayabilir. Keyifli bir haldeyken dinlenen acıklı bir şarkı duyguları tepe taklak edebiliyor. Bir film izlediğinizi düşünün, büyük bir heyecanla başlamışsınızdır o filime ama film bitince film de ki karelerden esinlenir duygular, romantik bir film'in bitimi hüzün, korku filminin sonu ise geceleri baş yastığı konulduğunda duyulan bir ürperme. 
 
  

Yorumlar (2)
nasuh kalender 20.01.2013 06:35
Duyguların dili olduğu gibi cinsi de oluyormuş demek ki. Ama cinsiyetini ultrasonla belirleyemeyiz tabii ki. Tebrikler...

. . 21.01.2013 01:35
Nasuh, haklısın önceden göremeyiz Teşekkürler.

Akif, öncelikle anlamlandırmaya çalışma anla diye yazdım ve dikkat ettiysen yazının girişinde 'belki ne alaka diyeceksiniz' dedim. Bir anlam sende uyandırmıyor olabilir ama o anki duyguların hitabı biraz zorlaşıyor ve hangi kelimenin güçlü hangi kelimenin güçsüz olduğunu sezdiremiyor insan bunun sonucunda hitap konusunda güçlük yaşanabiliyor. neyin kafasında olduğuma gelince, o anki duygularımı içip hüznümü meze yaptım anlayacağın sarhoşluktan eser olmayan bir bedenin ayyaş ruhuyla yazdım.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6327
2 Firari Fırtına 4389
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3478
5 Nermin Gömleksizoğlu 3144
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2879
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:252 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com