A'Gül ...  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 327 Puanı: 175

11 Temmuz 2013 Perşembe 
GÜLCE GÜNLÜK 1- Yeni Hayat-
Okunma: 921

“Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
böylesine hazırlıklı değilim daha.
Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum:
Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.” İsmet Özel

  Gece siyahını gölgelerle çoğalttığında çıkıyorum sokağa. Rüzgar da varmış diye sevinerek, acemi adımlarla köşeyi dönüyorum. Ben geldiğimden beri zeminden dördüncü kata yükselmiş inşaatın yanından çabucak geçiyorum. İki aydır oturduğum bu semtin sokaklarında dolaşırken,içimde bir nehir serinliği var. Hiçbiri diğerine paralel değil . Ya bir çıkmaz sokakla karşılaşıyorum, ya da kavisler çizerek beni ulaşmak istediğim yerden uzağa götüren bir başkasıyla.
  Yeniden yapılanan kentin yakıcı soluğu sarmaşık güllü sokakların ensesine dayanmış. Kimseyi tanımadan dolaşıyorum Kılavuzçayırı Caddesinde, tuhaf bir özgürlük duygusu bedenimi yerden yükseltiyor. Orkide Çıkmazı’nın başında durup bakıyorum. Köşedeki bahçeli evin pencereleri niye sıkı sıkıya örtülü? Bu sıcakta , domates fidelerinin yeni sulanmış serinliğinde, loş ve dingin oturmak varken televizyon ışığına tutulmak niye?
    Unutulmuş, bezgin ve umutsuz duvarlarının artık zorlukla taşıdığı birkaç evin camları kırılmış. Boş evlerin camlarını kim, neden kırar sevgili gece?
   Çocukluğumu anımsatan balkonlarda oturan atletli babalar, yorucu bir iş gününden zor kurtulmuş, plastik sandalyelerdekaykılmış, yarı baygın esniyorlar. Dedeler, yanıbaşlarında onları soruya boğan cingöz torunlarına gülümseyerek cevap yetiştiriyor. Hafif bir rüzgar ,karanlık bahçelerde pembe bir dalgalanma yaratıyor. Sakız sardunyalarının başları birbirine değiyor, yeni yetme kızlar gibi kıkırdıyor gölgeleri.
   İkinci el eşya satan dükkanların önüne çıkarılmış deri kaplı bazalar,oymalı koltuklar,devlet memuru kılıklı kanepeler canım ahşap konsollar ve küçük dolaplarla yanyana ,aynı kaderi paylaşıyor. Başörtüsünün ucuyla alnındaki teri silen kadınlar, öğrenci kızları için eşya ararken onların sağına soluna dokunuyor, kuşkulu gözlerle satıcıya bakarak karar vermeye çalışıyorlar.
   Her gece aynı köşede dumanlarını savuran bir seyyar köfteci var. Tezgahını renkli ampullerle donatmış. Yorgun fırıncı, şehla çilingir, mahalle gençleri ışıklı dumanın yoğunluğunda gürültülü kahkahalar atıyorlar. Karşı köşedeki marketin çalışanları,yorgunluktan ayaklarını sürüyerek evlerine giderken, kırık birer gülümsemeyle bu neşeli topluluğa eşlik ediyor.
   Pencerem sokağa daha da yakın artık. İnsanların telefon konuşmaları, yorgun sızlanmalar, sevgililerin tartışmaları, kaba şakalar ve akla gelebilecek türlü mahrem bilgiler ,açık penceremden odama süzülüyor. Onlara aldırmamayı öğrendim. Hayat tüm sesleriyle beni sarmış durumda. Şikayetçi değilim,tanıyorum ,her geçen gün biraz daha.
   Yakın yaşlarda altı kız çocuğu,her akşamüstü aynı saatlerde güzel elbiselerini giyip bisikletlerine biniyorlar. Yemek pişiriyor,misafircilik oynuyorlar. Bu oyunun ceremesini çiçekler çekiyor. Kızlar kirden tanınmayacak haldeki elbiselerini çekiştirerek evlerine dağıldığında, bahçe duvarları boynu bükük yaprakların yeşiline bulanmış oluyor.



Buraların sesine ve ritmine alışmaya çalışıyorum, bunu sağlamak için bu ritme benimkini katmalıyım.
İkisi birlikte yeni bir şarkı oluşturacak.
O zaman ben , sözcüklerime yeniden kavuşacağım. Çünkü aslında aradığım, sadece bana ait olan sözcükler. Şimdi zorlukla seçip ardarda dizdiklerimden farklı,içimde olduklarından adım gibi emin olduğum haşarı,olgun, sert,sevecen,mahcup ve atak o sözcükler….

Yorumlar (5)
... ... 11.07.2013 09:40
Yine kavuştum sana :)Bana umut veriyorsun.Kötü şeylerin biteceğine inanmamı sağlayan nadir insanlardan birisin. İyi ki varsın

Comert Sen 11.07.2013 10:21
Dilshad`a katiliyorum tamamen...

Yazilarin bizi tekrar bir araya getirdi. Durmak yok, yazmaya devam. Londradan sevgiler.:)

A'Gül ... 11.07.2013 19:39
Teşekkürler arkadaşlar...Merhaba yeniden...

orhan örs 13.07.2013 03:16
Boş evlerin değil de artık dolmayacak evlerin camlarının kırıldığına şahit olmuşluğum var. Evsizlerin çok olduğu yerlerde çok evin boş olması gıcıktır! İçlerine girip oturamazsın. Komple yıkayım desen o çelimde değilsindir. Elde kalır kırılgan camlar; kırılır!
Öfkenin insanı ayakta tutma misyonu olduğu sürece bir yerlerde bir şeyler hep kırılacaktır. Boş bir evin camlarıyla başlanır!..
Hoş, sen soruyu sevgili geceye sormuşsun ama severim ben de geceyi!

Ayşegül...


A'Gül ... 13.07.2013 10:27
Kim alınırsa üstüne,odur ya da onundur sevgili gece. Bak, yanıtı gelmiş sorumun işte..

Örs,merhaba...


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6290
2 Firari Fırtına 4353
3 Mustafa Ermişcan 3719
4 Hasan Tabak 3439
5 Nermin Gömleksizoğlu 3113
6 Uğur Kesim 2988
7 Sibel Kaya 2831
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2811
9 Enes Evci 2539
10 E.J.D.E.R *tY 2247

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1828 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com