Fatoş Nihal Aytaç  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 19 Puanı: 1973

20 Ağustos 2013 Salı 
Küçük çemberden fışkıran büyük çember
Okunma: 1103

Herkesin hemen hemen istediği çoğu özellikleri taşırsan kendinde, o zaman daha çok beğenirler ve severler ha?
Hayatta olunması gereken ve olunmaması gereken insan tipleri vardır. Yapılması gereken ve yapılmaması gereken iyi ve kötü şeyler vardır.
Ama kişiselleştirilmiş özel iyi veya kötü şeyler de vardır, özel hizmet ettirmeler, kişiye hizmet etmek zorunda olmaları, memnun etmeye çalışmalar...
Bu kadar da padişah torunu gibi davranmayı yersiz ve gereksiz bulmuşumdur çoğu zaman fakat bazen kimilerine yakıştırmışımdır.

Yaşamı dar'laştırıyoruz. Çemberi iyice küçültüyoruz. Çok netlik bekleyip çok büyük laflar ediyoruz.
Mutluluk, belli başlı kelimelerin içine sıkıştırılmış... çok genel bir durum. İnsanoğlunun istekleri ve mutlu oldukları bir diğerininkiyle aynı doğrultuda.
Özgürlük diye tutturulmuş, özgürlük adı altında istediğim her haltı yiyebilirim manasında tavırlar.
Özgürlük adı da saçaklandırılmış, 'her istediğimi yaparım' özgürlük olmuş...
Her istenilen tabiki yapılır, istenilenin bedeli öncesinde ve yahut sonrasında ödenmek üzere...
Bedelsiz mutluluk mı? İnanın poşet patlatmak kadar zevkli ama kısa ve içi boş.

Üzüntü, çizgisini koruyor. Birçok şey üzüntü adında hüküm sürmektedir, evsizlik, parasızlık vs.

Hüküm sürebilen sensin, üzüntüne mutluluğuna ve özgürlüğüne.
Genişlemeye ve ufuk genişletmeye çalışırken anlayışı daraltmamak lazım.
Görünen her büyük şey her zaman büyük değildir.
Görünen iyi şey her zaman iyi değildir.
Ve kötü şey de...

Bir iki çözüm üretmekte fayda var durumlardan ufak sıyrıklarla kurtulmak için; biri de mana yüklemek.
Yaşanılan çoğu şeyin yaşanılmasının nedeni?
Nedeni?
Nedeni?
Getirisi
Götürüsü
Kazandırdığı
Kaybettirdiği
Sormak, soruşturmak kendine.
Anlam yüklemek neden bulmak sonuç bulmak.
Ama çoğu şeyde olduğu gibi bunu da zorundaymış gibi sıradanlaştırmamak, her zaman da neden olmaz ya, insanı 'tesadüf' veya 'olacağı varmış' a inandırmak için yaşanılan ufak şeyler.
Uzun zamandır görmediğin senin için değerli olan birini görmek, bakınca tesadüf, ama değil işte...
Yaşamı dar'laştırıyoruz.
Çemberi genişletirken iyice küçültüyoruz.
Birşeyler olalım derken hiçbişe' olup çıkıyoruz. Ne olmamız gerektiğini şaşırarak kavramlar arasında bocalıyoruz, atılan her topun peşinden koşuyoruz.
Güneş hiçbir zaman yalnız doğmadı, onunla beraber hatta o bile doğmadan neler doğdu,
Her geçen gün anlamadığımız, anlamaya çalışmak zorunda olduğumuz(!), sindirmeye çalıştığımız, ama sindirmiş ama sindirmemiş olduğumuz, biz doğurmuşuz gibi analığını yaptığımız ve kırk yıldır anasıymış gibi davrandığımız yeni kavramlar doğdu. Güneş hiçbir zaman yalnız doğmanın zevkini yaşayamadı, günü aydınlatanın sadece o olduğunu sandı.
Yaşamı dar'laştırıyoruz.
4 okul bir evlilik ama az ama çok çocuk bir araba bir ev olmuş'turuyoruz.
Monitörün ve bilmem kaç inç ekranın bize her öğrettiğine sıkı çalışıyoruz.
Direk 'öğrettiğine', çünkü gayet becerikli bu konuda. Siz de bilirsiniz...

Oysa özümden her uzaklaştığımda kendimden utanıyorum,
Yaşamı dar'laştırıyoruz, daraltıyoruz.
İçimizdeki enerjinin farkında değiliz.
Aslında herkes bir yazar, bir ressam ve bir müzisyen
Aslında herkes bir doktor bir mühendis ve bir edebiyatçı

Yaşamı dar'laştırıyoruz.
Farklı noktalara geçip durum değerlendirmesi yapamıyoruz.
Ya olacak hep olacak!
Olduğundaki artı'lar olmadığındaki eksiler neler tespit etmiyoruz. Yapamıyoruz değil yapmıyoruz!
Aslında herkes yapabilir.

Aslında herkes rahat bir nefes alabilir.

Yozlaşacaksam eğer bırak cahil kalayım!

Bana Irak'lı Küçük Fatmanur'un elini kibarca sallamasının, gözlerinin zeytinliğinin, yanaklarının tatlılığının ve gülüşünün şirinliğinin verdiği mutluluğu, hiçbir 'radikal karar' , 'kültürel donanım' , 'elit mekan' , 'laik yaşam' ve ' dindar olmak' vermiyor.

Yaşamı dar'laştırıyoruz.
Yaşamı darağacı haline getiriyoruz.
Aslında herkes yapabilir.



Yorumlar (1)
Tyler Durden Z 27.08.2013 01:31
"Birşeyler olalım derken hiçbişe' olup çıkıyoruz. Ne olmamız gerektiğini şaşırarak kavramlar arasında bocalıyoruz, atılan her topun peşinden koşuyoruz."

Manifesto tadında gayet dolu düşünceler...


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6517
2 Firari Fırtına 4550
3 Mustafa Ermişcan 4034
4 Hasan Tabak 3686
5 Nermin Gömleksizoğlu 3305
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3197
7 Uğur Kesim 3139
8 Sibel Kaya 3016
9 Enes Evci 2712
10 Turgut Çakır 2377

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2083 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com