Banu Ceylan  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 662 Puanı: 85

21 Eylül 2014 Pazar 
Kalbim Onu Görünce Yerinden Fırlayacakmış Gibi Oluyor/7.Bölüm
Okunma: 512

Gözlerimi yeni bir güne tekrar açtığımda yatağımın sol tarafında uykuyu dalmış Lena’nın güzel yüzünü gördüm.Lena yanımda olduğu sürece yalnızlığımı unutabiliyordum.Her gece yastığımın altına sakladığım telefonumu aldım.Ondan tek bir mesaj bile gelmemişti.Anlayamıyorum,sadece iki geceliğine onun yatak arkadaşı mı olmuştum?Hayatımın bu şekilde devam etmesini istemiyorum.Geçirdiğim her bir günü boşa harcıyormuş gibi hissediyorum.Sıcacık yatağıma uzandım ve Lena’yı kollarımın arasına aldım.Ona sarılarak uyumak istiyordum.Lena’nın ince ve güzel vücudu sanki kollarımın arasında kaybolacakmış gibi hissediyordum.En son görüşmemizden bu yana Lena kilo vermişti.O da benim gibiydi.Kendisini karşılığını bulamayacağı bir aşk için yıpratıyordu.
Lena ve ben liseden beri arkadaşlığımızı hep sürdürdük.Üniversite zamanı gelince ailem boşanmaya karar verdiler ve onların aldıkları bu karar yüzünden günlük hayatım bütünüyle değişmişti.Bazı zamanlar annemle bazı zamanlarda ise babamla kalıyordum.İstediğim sıcak aile ortamından bir süre uzak kalmıştım.Benim aile içi sıkıntılarım bir yana Lena’nın da sıkıntıları vardı.Evli bir adama aşık olmuştu.Bazı geceler o adamla buluşurdu ve sabaha kadar onla kalırdı.Zavallı kadın ise evinde geç saatlere kadar eşinin geri gelmesini beklerdi.Bu yasak ilişki fazla uzun sürmedi.En sonunda adam,Lena’yı geride bırakıp gitti.Lena’nın yaptıklarını asla kabullenemedim,yine de onu acı çekerken gördüğümde onu teselli etmeye çalışmaktan kendimi alıkoyamadım.Bütün bu yaşadıklarımızın üzerinden uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen sanki bunları dün yaşamış gibi hissediyorum.Lena son zamanlarda o adamla yeniden görüşmeye başladı.Ona her ne kadar bunu yapmamasını söylesem de kendisini durduramıyor.Bu durum sigara ve içkiye bağımlı olan beni andırıyor.Kollarımın arasına aldığım Lena ile saatlerce yatağımdan çıkmadım.Ne zamandan beri bu kadar huzurlu bir sabah yaşamamıştım.Tüm acılarım ve sıkıntılarım aklımdayken bile kollarımın arasında yüzünde tatlı bir gülümseme ile uyukluyan Lena yanımdayken hiçbir şeyin önemi yoktu.Keşke sonsuza dek Lena’ya sarılabilsem…
Yeniden uyandığımda kollarım bomboştu.Uykuya dalmadan önce sarılıp sıcaklığını hissettiğim Lena yoktu.Göğsüm sıkışmıştı.Yalnızlık en büyük korkum oluvermişti.Geniş bir yatakta tek başıma yatmaktan nefret ediyordum.Acaba Lena’da gitmişmi idi?Yatağımdan kalktım,üzerimi değişme ihtiyacı duymadım.Üzerimde beyaz geceliğimle iki katlı bir evin boş odalarını dolaşıyordum.Her bir odaya sıra ile bakıyordum.Düşündüğüm gibi Lena çoktan gitmişti.Telefonumu aldım,mesaj varmı idi bakmak istiyordum.Sadece Lena’dan gelen mesajları okumak istiyordum.Ya ondan da mesaj geldiyse?Onun göndereceği mesajlardan korkuyordum.Beni geride bırakmak istediğini zaten biliyordum.En azından eski model bir telefondan onun duygusuz sözcüklerini okuyarak terk edilmeyi istemiyordum.Elimde tuttuğum telefona bakıyordum.Ellerim titriyordu,nefes almakta zorlanıyordum.Onun için olduğu sürece canımı bile feda edebileceğim bir adam tarafından terk edilmekten korkuyordum.Bu korku tüm vücudumu ele geçirmişti.Ah,ne berbat bir şeydi korku.İnsanın zihnini ve bedenini tamamen ele geçirebilirdi.Onların hayatlarına yön verebilirdi,korku.Balkona gittim.Nefes almam kolaylaşmıştı.Yüzüme esen nazik rüzgarın rahatlatıcı şarkısı ile sakinleşmeyi başarmıştım.Telefonumu açtım,mesajlarıma girdim.Hiçbir mesaj yoktu.Ne Lena’dan ne de ondan.Doğrusu bu durum beni hem rahatlatmıştı hem de canımı sıkmıştı.Zihnimin küçük bir köşesinde sevdiğim adamdan gelecek kısa ve özlem dolu satırlarla gönderilmiş bir mesajın olacağına ufacık da olsa duyduğum bir inanç vardı.Ufacık inancım telefonumun bomboş ekranı ile parçalara ayrılmıştı.Hiç olmazsa sen mesaj gönderseydin,Lena.Beni bırakıp gitmeni hiç istemedim.Kısacık bir mesaj bile benim daha iyi hissetmemi sağlayabilirdi.Beni bu boşluğun içinde bırakma...
Tuvaltteydim.Kapıya sırtımı dayamış,diz kapaklarımı karnıma çekmiş hiçbir şey yapmadan oturuyordum.Ne zaman kendimi kötü hissetsem hep burada otururdum.Küçüklüğümden beri bunu yapardım.Burada olduğum sürece kimse beni ağlarken göremezdi.Benim güçsüz titreyen bedenimi veya gözlerimden dökülen yaşlarımı göremezlerdi.Ailem ne zaman kavga etseler buraya saklanırdım,kulaklarımı kapatır ve onları duymamaya çalışırdım.O zamanlardan kalma bir alışkanlık.Ancak geçmişteki gibi buraya gelip ağlayamıyordum.Elinizdeyken bol bol ağlayın.Bırakın göz yaşlarınız sel olup gitsin.Gelecekte isteseniz de ağlayamadığınız zamanlar olacak.Tıpkı benim gibi.Musluktan her beş saniyede bir dökülen su damlalarının çıkardığı sesi dinliyordum.Beş...dört…üç…ah, şu musluğu da tamir ettirmek lazım…iki…karnım da guruldamaya başlamıştı.Sessiz ol,rahatlatıcı su damlalarının sesini duymak istiyorum…bir…yine duydum,şimdi beş saniye daha beklemem gerek.Hayatımın her beş saniyesini burada geçirebilirdim.Keşke şuan sonsuza dek uzasa.Tüm sorunlarım,sıkıntılarım,endişelerim,acılarım,geçmişim hepsi aklımdaydı.Sıra ile hepsini hatırlıyordum.Ancak,gerçek dünyadan uzakta hissediyordum.Gelecekten,sorumluluklardan,insanlardan hepsinden uzaktım.Sonsuza dek burada bu şekilde bu duygularla kalmayı dilerdim.Ancak bu gerçek olamayacak bir istekten ibaretti.Yalnız kalmaktan nefret ediyorum.Düşüncelerimle yalnız kalıyordum,kendimle yalnız kalıyordum.Ne yorucu ve yıpratıcı bir şey bu yalnızlık.Ayağa kalktım,koşar adımlarla odama gittim,üzerimi giyindim dışarı çıktım.Beyaz dizlerimle aynı hizaya gelen sade bir elbise giyiyordum.Ayaklarıma düz tabanlı önü açık beyaz ayakkabılarımı geçirmiştim.Yüzümde makyaj yoktu.Saçlarım dağınıktı.Yere bakarak yürüyordum,hiçbir şey başaramayacak,korkak,aşağılık bir eziktim.Kendimi ezikliyordum.Dimdik yürüyecek güce bile sahip değildim.Sokaklarda dolaşıyordum.Arabaların sesleri,insanların sesleri,hayvanların sesleri,rüzgarın eserek zarif ama sert dokunuşları ile sallanan ağaçların yapraklarının çıkardığı sesler,korna sesleri,ayak sesleri…Hepsi birbirine girmişti.Başım dönüyor,her bir ileriye attığım adımda kendimi kaybediyordum.Kendi rengim diğer insanlar ile birlikte kaybolup şeffaflaşıyordu.En sonunda hiçbir renk kalmamıştı benden geriye.Tamamen kendini dünyanın yalandan kurulmuş düzenine kaptıran salak bulduğum insanlarla kaybolmuştum.Geleceğe ailem öldüğü günden beri inanmıyordum.Çok çalışıp,elinden geleni yapmayı denemek anlamsızdı benim için.Bir gün Azrail’in gelip beni alıp götüreceği bu dünya için bu kadar uğraşmak istemiyordum.Baktığım her insan gözümde bir salaktı.Belki de her insanı salak gördüğüm için ben bir salaktım.Ayaklarım beni sevdiğim adamı görmek için geldiğim kafenin önüne getirmişti.İyi bari,zaten acıkmıştım.Tatlı bir şeyler yer,içer sonra da eve giderim.Öyle de yaptım.Cam kenarına oturmuş çikolatalı kekimi yiyor bir yandan da kahvemi içiyordum.Saat baya geç olmuştu.Oysaki günümün erken saatlerinde çok yavaş geçiyordu.En kötü zamanlarımda, en büyük tesellim zamanın düzensizliği idi.Yavaşça masadan kalktım.Hesabı ödedim ve sokaklarda evime giden en kısa yolda yürüyüşüme kaldığım yerden devam ettim.Boş sokaklarda geziniyordum.Durdum,dudaklarım titriyordu,en ufak bir adımı atacak gücüm yoktu.Sevdiğim adam,onun eski sevgilisi,o fahişenin evinin önünde sarılıyorlardı.Sevdiğim adamın gözlerinden yaşlar dökülüyordu.Onun kollarında ise o kadın onun yüzünü okşuyor,göz yaşlarını siliyordu.Orası düne kadar benim yerim değil mi idi?Korkaklığım ve güçsüzlüğüm bir oldular ve o ikisinin bana kattığı buruk güçle yanlarından koşarak gittim.Eve kadar koştum.Ayakkabılarımı çıkardım,odama gittim.Yatağım hala boştu.Lena gelir diye düşünmüştüm.Yatağıma uzandım.Yorganıma sarıldım.Pencereden gökyüzünü izliyordum.Telefonumu evden ayrılmadan önce sakladığım yastığımın altından çıkardım.Lena’dan gelen mesaj vardı.Mesajda üniversitede birlikte olduğu evli adamla yeniden buluştuğu yazıyordu.Dersini almıyorsun Lena.Bende almıyorum.Belki de bu yüzden arkadaşız.Lena’yı kıskanıyorum.Sevdiği adamın kollarında geceyi geçiriyor.Bense boş bir yatakta sevdiğim adamın başka bir kadınla birlikte olduğunu bilerek bu geceyi geçiriyorum.Biliyor musun Lena,bugün 23. yaş günüm.23 yıl söyleyince uzun bir zaman gibi gelebilir belki,aslında geriye dönüp baktığımda sadece bir kaç anımı hatırlayabiliyorum.23 yıllık hayatım sadece bir kaç dakikaya sığabiliyor.Bu ne kadar acı verici bir şey eminim anlıyorsundur,Lena.Hep bir günlük tutmak istemişimdir ancak günlüğümün beyaz yapraklarını doldurabilecek ne güzel sözler biliyorum ne de güzel anılar. eğer kendi hayatımı seçebilecek olsaydım hastane odalarında ailem son nefesini vermezlerdi.Birlikte sakin ve huzurlu hayatımıza devam ederdik.Böylece o korkunç ağlak insanlarla dolu cenaze töreni olmazdı.Sadece ailem,ben ve sen olurdun,Lena.Ailemden ayrı yaşama zamanım geldiğinde ise yanıma aşık olduğum o adamı almaktansa seni almayı isterdim.Küçük bahçeli bir evde kalırdık.Ara sıra ailelerimizi ziyarete giderdik.Seninle birlikte gözlerimi yaşadığım güne kapar yeni bir güne açardım.Ah,seninle yaşayabileceğim,ailemle yaşayabileceğim bir çok güzel günlerim olurdu.Belki o zaman günlüğümün sayfalarını dolduracak güzel sözlerim ve anılarım olurdu...
Lena,kimse ile birlikte olmanı istemiyorum.Aşık olup evlenmenden korkuyorum.Senin tamamen bana ait olmanı istiyorum.Biliyorum iyi bir dost değilim.Sana bir tasma takmak istiyorum ve seni boynundaki tasma ile gece gündüz yanımda kalmanı sağlamak istiyorum.’’Sana söz veriyorum Lena,seni sana acı çektirecek herkesten koruyacağım.Sonsuza dek sadece bana ait olmanı sağlayacağım.’’Bu söz geçmişteki benin bencilce arzularından doğmuştu.O zamanlarda Lena’nın gerçekte ne istediğini hiç umursamamıştım bile…

Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6381
2 Firari Fırtına 4436
3 Mustafa Ermişcan 3844
4 Hasan Tabak 3550
5 Nermin Gömleksizoğlu 3191
6 Uğur Kesim 3048
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2984
8 Sibel Kaya 2903
9 Enes Evci 2613
10 Turgut Çakır 2300

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1517 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com