Kubilay SARI  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 533 Puanı: 110

9 Aralık 2015 Çarşamba 
Uyku Kaçıran
Okunma: 725

Döndüm dolaştım, yatağımı bastı aklımın kıvılcımları. En çok yastık ağladı. Yorgan bitik düştü ve bir haçlı üzüntüsüyle geri çekildi. Dandanakandı belki, bilmem belki Malazgirt, en doğrusu Miryekefalonmuştur düşmanı olmayan savaşımın adı. Aman tanrıçam! Ben neler diyorum? Bağışla, Bir yasemin koklasam daha kolay olacak anlatmak. -ebiliyorum işte sadece; Yürü-yebiliyorum Bak-abiliyorum Otur-abiliyorum Kalk-abiliyorum Yaş-ayabiliyorum mudur? Bilemiyorum ki tam garanti veremedim. Ahmed Arif olabilseydim hasretinden prangalar falan eskitirdim, Nazım Hikmet olabilseydim bir ceviz ağacı olabilirdim Gülhane parkında. Turgut bana uysa ben ona uymazdım, göğe baksam anca boynun tutulur benim. Bir Ah! Muhsin olabilsem, öpüşünle şair, fıransız falan olabilirdim. Ve sayamadığım bir sürü öncüllerden biri olabilseydim, çok şeyler olabilirdi, baya çokça şeyler. Sanki ben hepsinden biraz oldum. Öyle niye oldu ki o, onu tam bilemedim. İşte tam o öyle oluncada hiçbir şey olmadı. Evet evet tam anlamıyla hiçbir şey oldu, hiçbir şey gibi oldum. Ama bekliyorum. Evet, bekleyeceğim ki. Bana beklemeyi çok güzel öğrettiler; Yeryüzünde beklemeyi en iyi bilen insan molekülleri birleşerek beni oluşturmuşlar çünkü! Çünkü, İsmail abi ile ezberimi tekrar etmişim. Çünkü filmler, çünkü şiirler, çünkü türküler Çünkü bekleyenin bir şey kazandığı sadece bir atasözünde kalmışsada, sahibim yok! Ben beklerim! Ne yani gelmiyor diye beklenen, beklemekten vaz mı geçilir? Kimden öğrendiniz oğlum bunu?? Nereden, hangi kitaptan, hangi yaşaşın okulumuz verdi bu eğitimi? Kaç kupona verildi bunun ansiklopedisi? Hangi film repliğinde geçti? Hangi jön söyledi hangi kadına? Ne zaman oğlum Nasıl?? Neyse sakinim. Bir kedim olsa, sana hasretinden ölmüştü; bil istedim.

Yorumlar (4)
Altuğ Altıntaş 20.07.2016 11:12
Tavukları küp küp doğrayıp iyice pişene kadar soteliyoruz, üstüne biraz yağ koyup soğanları, havuçları ve biberleri atıyoruz. Sebzeler biraz solduktan sonra mantarları atıyoruz ve mantarın suyunu salıp pişmesini bekliyoruz, kısık ateşte. Pişen sebzelerin üstüne biraz tuz ekiyoruz ve daha sonra 1 kutu kremayı döküyoruz. Kısık ateşte yemeğimizin kremayla tatlanmasını sağlıyoruz ve kapatmaya yakın karabiber gezdiriyoruz üstüne. Afiyet olsun.

Not: Ben kekik de kullanıyorum.

Kubilay SARI 20.07.2016 16:24
Ben diyet listesi bekliyordum , yemek tarifi geldi. Yalnızca bu fikri sende oluşturanın ne olduğunu merak ediyorum.

Altuğ Altıntaş 20.07.2016 17:07
Şakir'i sen yazıyorsan bunları bir başkası yazıyor olmalı. Nasıl bu kadar taban tabana zıt yazılır anlamıyorum anlamayınca da yorum yerine yemek tarifi yazmak daha verimli görünüyor. Tabi her yazar kendi dilini geliştirir o ayrı mesele lakin üstteki form nazarımda gelişmeye müsait değil.

Kubilay SARI 21.07.2016 06:09
Şöyle ki, abuş bir aşk biçimi içindeyim, bu karbonhidratlı göndermelerin de genel olarak o konuyla ilgili yoğunluk yaşadığımda yazdıklarım. Hammadde abuş olunca yazılanda abuş çıkıyor olabilir. Şakirde bir yalnızlık ürünü, biraz daha düşünerek yazılan, ama genel olarak çok üstüne düşmüyorum. Birkaç bir şey karalamak beni yazar yapmaz farkındayım.

Eleştirilerin için teşekkürler, böyle daha yapıcı oldu.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6307
2 Firari Fırtına 4370
3 Mustafa Ermişcan 3743
4 Hasan Tabak 3456
5 Nermin Gömleksizoğlu 3126
6 Uğur Kesim 3000
7 Sibel Kaya 2844
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2842
9 Enes Evci 2552
10 Turgut Çakır 2256

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1632 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com