Dilara (Gölge)  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 2299 Puanı: 8

1 Ağustos 2018 Çarşamba 
Ölüme Tek Kala
Okunma: 148

Uzaktayım ve sakin, rüzgarlı bir yerde oturuyorum. Bu yalnız ve kırık bir bankın üzeri de olabilir, pasifik okyanustaki bir buzulun kenarı da. Pekala, aslında evdeyim. Ama bu bahsettiğim rüzgarlı yere olan ihtiyacım öylesine çok ki ruhum oralarda bir yerde kaybolmuş ve geri de dönmek düşüncesinde değilmiş gibi. Onu oradan almak değil de beni de götürmesi için ona yalvarmak istiyorum. Tabi yolu buysa. Bazı şeylerin farklı olması için yalvarırız, bazı şeyler ise yüreğimizde kabul bulmuştur. Kabullenmekten bahsediyorum. Kabullendiklerimle yüzleşebilirim ama yaşamamak için yalvardıklarımdan korkarım. Zihnimdeki boş bir inşaat alanında kaçma kovalamaca görüyorum. İçinden çıkamayacak gibi hissettiğiniz rüyalarınız oldu mu? Kabus daha mı uygun bir yakıştırma? Nasıl kurtuldunuz? Kurtulana kadar süregelen o boğaz yangını ve nefes kesen korku hissini hatırlıyor musunuz? Anlatırken yaşamış gibi hissettim. Aslen birkaç gündür öyle hissediyorum. Baştan hatırlatmalıyım ki, ne kadar baş sayılırsa bu kısım, bu yazı sizin için değil de kendim için. Belki diğerleri de öyledir benim nazarımda fakat özellikle bunun size hitap eden hiçbir yanı yok. _ Geçen şeyi düşündüm. Eğer sahiden de o rüzgarlı yerde olsaydım ve yanımda benimle bulunmasını istediğim biri olsaydı nasıl olurdu? Hala düşünüyorum. Rüzgarın saçlarımı savurduğu hissini evde olup da balkonda oturduğum bazı anlarda veya yağmur rüzgarla birlikte coşarken kafamı 12. katın penceresinden sarkıttığımda çok net hissederim. O his yüzümde dolansaydı, hatta etrafımdaki tüm çevreyi sarsaydı da başımı gökyüzüne kaldırıp gerçek bir nefesi ciğerlerime sunsaydım. Başımı gökyüzüne kaldırmak ruhumdaki kötü şeyleri siliveriyor. Ardından başımı sağa çevirirdim ve o birinin yüzünü görürdüm. ''Burada ne arıyorsun?' demezdi, eminim. Manzarayı izleyip kocaman bir 'wow' yapardı. Gülerdi de. Belki de çoğu zaman olduğu gibi ben bir şeyler söyleyene kadar o sessiz halini korurdu. Tuhaf ama insanların hoşuna giden bir sessizliği olduğunu düşünüyorum. (Meraklandığı vakitler haricinde) Her daim insanların asla göremediğimiz kırılgan yanlarına, ve onları nadiren fark ettiğimiz aydınlık taraflarına ilgili biri oldum. Şimdi düşündüm de galiba onun bu yanlarını nedensizce fazlasıyla sevdim ve aksini düşünmek bile beni nerede olursam olayım durgunlaştırır hale geldi. Korumak istediğim insanlardan biri. Saklamalı ve O'na bakmalıyım. Ne üzülmesine, ne de üzmesine izin vermeliyim. Onu kendinden ve dünyadan koruyacak özel bir kalkan icat etmek aklıma geldi, bir ara da uzay gemisi yapıp Plüton'a giderken onu almayı düşünüyordum. Sonucunu bilmek isteyenlere durumlar hiç hoş olmadı, ne bir şeyler icat edebildim ne de istediğim herhangi bir gezegene gidebildim. Yine de hala bulutlara bakarken 'Ah bir dünyadan gidebilsem, başka gezegenleri dolaşsam ve uzayın sırlarını tek tek öğrensem' dediğim çok oluyor. Pekala, pekala, biliyorum. Hayal bunlar. Söylemek istediğim çok şey var. Ne zaman konuşsam O sahiden de dinler, insanların diğerlerine gösterebileceğine hiç inanamadığım bir gerçeklikle dinler. Ve nasıl oluyor bilmiyorum, belki de kalben önemsediğimden olabilir her zaman da duymak istediğim şeyleri söyler. Belki ben onun söylediklerini duymak istiyorumdur, ihtiyacım olan budur. Durumu iki türlü de açıklayabiliriz. Ona neden beni üzüp tuhaf duygularda bıraktığını, neden bilinçli olarak yapmıyorsa da beni böylesine kırdığını sormak istiyorum. Gerçekten farkında değil mi bazı şeylerin ki farkında olmaması da kötü, veya farkında ve yalnızca şu zamana kadar yaptığı yanında olan birini kaybetmeme çabasından mı ibaretti ki bu da hiç hoş değil. Çözemediğim bir problemin ortasındaymış gibi hissettiriyor. Sınav anında çözmem gerekecek ve ben hala yolunu bulmakla uğraşıyorum. Kısacası, onu çözemediğimi kabul etmeliyim. Bu hayranlık duyulan bir çözememe değil de kötü anlamda bir anlayamama olur. Daha fazla uğraşmak istemediğim bir anlayamama. Hayalimde rüzgarı hisseden o kızın gözleri öfkeyle yaşardı ve birkaç dakikalığına yanındakini yok etti. Güzel bir hayale başlamıştı ve sanırım aklında buraya güzel diyaloglar yazmak vardı. 'Bir süre burada böyle kalabilir misin?' 'Olur.' Ve bunun sonrasında buzulları izlemek için de 15 dakika isteyecekti. Ardından geceyi isteyecekti ondan yıldızları izlemek için, ve sonraki gün güneşin doğuşunu, belki batışını ve akşamın esintilerini. Sonra da bu gece bu takım yıldızı var gökyüzünde diyerek tekrardan yıldızları. 'Bugün çok kötüyüm. Sadece bir süre burada durabilir misin?' demek isterdim. 'Tek ihtiyacım olan bu.' 'Gelecekte de bu olacak.' 'Var olan yalnızlığımı istediğim kişilerle doldurmak.' Fakat bazen, bu dünyada bunu asla başaramayacak gibi hissediyorum. Asıl olan da bu. Kabullenemiyor ve yalvararak kaçıyorum. Birilerini kaybetmek istemiyorum, daha yalnızlığımı bile dolduramamışken. Bir odanın köşesinde saate bakmak ve ne kadar süre tek kalacağımı düşünmek, ne zaman tek kalmaya başlayacağım korkusuyla nefes almaya çalışmak istemiyorum. Ölüm diyorum. Kaybetmek diyorum. Hayata karşı. Üstelik tek. Ölüme tek kala yaşamanın bir anlamı olacak mı emin olamıyorum. Çaresizlik duygusundan ve korkudan kaçıyorum. Uzaktan izliyor gibiyim. Zihnimdeki oyundan bahsetmiştim, kaçma kovalamaca. Tüm nefesimi almaktan vazgeçip yalnızca kendi kendime yalvarıyorum. Daha iyi kaç. Seni bulamayacağı bir yere kaç. Arkanda, sakın durma. Karanlıklarda gez Gölge. 'Karanlıklardan daha çok korkuyorum' Yalan söyleme. Senin asıl korkun tek kalmak. Ölüme tek kala korkman gereken karanlık değil. Emin olabilirsin.

Yorumlar (2)
Vuslat Toprak Ekici 8.8.2018 17:58
''Bir gün gelir senide sınar hayat alıp gider elinden son kalan umudunu ve gölgeler hapseder ruhunu yalnızlığa unutursun her şeyi kim olduğunu...''

Kara Visal 19.8.2018 22:17
Düşünce ve hayal gücü olarak takdir ettim ancak gelişigüzel kaleme alınmış bir yazı olarak görebildim. Güçlü hissiyat güçlü kelime, güçlü kalem doğurabilir.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6188
2 Firari Fırtına 4252
3 Mustafa Ermişcan 3470
4 Hasan Tabak 3334
5 Nermin Gömleksizoğlu 3030
6 Uğur Kesim 2925
7 Sibel Kaya 2755
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2534
9 Enes Evci 2456
10 E.J.D.E.R *tY 2222

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:860 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com