Ben seni sevmeyi becerebildim mi? Bu kadarını hak ediyor muydun? Hayır, sanırım bu hak etme meselesi değil, bu tamamen benle alakalı. Ben sana hiç seni seviyorum demedim. Evet senden hoşlanıyordum ve hayatımda çokça seni annemden bile daha çok sevdiğimi düşündüğüm anlar oldu. Ama bu arkadaşlarıma seni sayıklamak ya da zihnimde seni sevdiğime inanmak, seni gördüğümde gözlerini yakalayıp sinyal vermeye çalışmakla aynı şey değil. Neden söylemedim sana peki bunu? Aslında hiç de zor bir söz gibi gelmiyordu bana. Kanun gibi bir söz olduğu doğru. Korkutucu ve söylediğin andan itibaren hem senin hem de karşındaki için sorumluluk gerektiriyor. Bu sözü geri almak da en az söylemesi kadar zor. Kendimi sana teslim edeceğimi düşünüyordum belki de, hislerimi engellemeliydim, çünkü sen beni açık bir şekilde sevmiyordun. Belki etkilenmiştin, ufacık bir his tohumu oluşmuş ama fazla güneşe maruz kalınca olgunlaşamamıştı. Ben sana kendi hislerimi hiç anlatmadım. Sana senden hoşlandığımı belli ettim, gayet biliyordun. Senle konuşmaya çalıştım, mesaj attım, sana baktım, senin yanında heyecanlandığımı sana hissettirdim. Ama bunlar yeterli değildi. Ben bunların çok ötesinde bir şeyi yapmalıydım. Sana ''Seni seviyorum ve daha önce hiç böyle hissetmedim.'' demeliydim. Teslim olmaktan birazcık korksam bile... Ha bir de olayın şu yanı var: Sen. Sen benden bunları duysaydın muhtemelen elin ayağına dolaşacaktı ve korkacaktın. Belki de kaçacaktın belki de beni sevmek bana karşılık vermek isteyecektin ve zoraki bir şekilde beni sevecektin. Kendi hislerinle birinin seni sevme sorumluluğunu üstünden böyle kaldırmaya çalışacaktın. Sen de zihinsel bir karmaşanın içinde bulacaktın kendini. Sevmeye çalışmak gelmiş geçmiş en kötü duygulardan biridir herhalde. Bu aşamaya gelmediği için mutluyum. Yine de bütün bunları göze almalıydım, sana söylemeliydim. Sahi neden sana bunu söylemek aklımın ucundan bile geçmedi? Sanırım bunun için fazla küçük ve cahildim.
|