su ince  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 3775 Puanı: 2

17 Mayıs 2020 Pazar 
Hasretle..
Okunma: 148

 
Evren Bozmaları
Çoklu evren yorumu kendi kendini üretimden önce, kuantum mekaniğinin işlenişiyle ilgili eski ve kabul görülen bir yorum olan kopenhag’ı çürütmek istedi. buradan anlıyoruz ki bir fikrin ilişiği, zıttı olmasa da etkileştiği diğer bir fikrin de var olması gerekiyor; sana olan sevgime gelene kadar yürüyüp eskittiğim yollar bundan, ayaklanmadan önce ağlamam, bundan. çürüme gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin, buradaki hiçlikten anlayacağımız şey sıfır değildir. denge için eksi ve artı şarttır. Yazının tam burasında senin dikbaşlılığını usulca kucaklıyorum. eksini artılıyorum. Evren genişlediği sırada büyük bir pozitif enerji açığa çıktığı gibi onunla eşit miktarda negatif enerji de açığa çıkar. Enerjiler birbirini nötrler ve hiçlikten yaratım mümkündür. Yaşadığımız evren dışındaki evrenler bu enerjilerin birindeki etkileşimden -hiçlikten- meydana gelmiş olabilir.
Benim şu an seni öpmek için acıyla kıvrandığım bu hayatın başka bir versiyonunda bilinmezlikle birliktesin.
Çoklu evren yorumu en basit haliyle der ki; bir olayın gözlemi sırasında çevrenin de katılımı fiziksel bir etkileşimle gerçekleştiğinde, o olayın gerçekleşme ihtimalini barındırdığı diğer olasılıklar başka bir evren budaklanmasında kendini ‘’gerçekleştirmek’’ için hazırda bekler. Biz bunu göremeyiz, etkileşimde olamayız; ama bu durumdan bihaber olmamız bu olasılıkların çürüyüp gittiği anlamına gelmez.
Pozitif bilimin uçsuz bilgisi bu noktada kafamdaki her hissin ağına tutunuyor. sanki artık kendine bir uç, var olma yetisi, bir kalıp yaratmak isteyen tüm bilgiler bütünü yazılmak için kendini kelimelerin gücünün çarpıştığı o ana bırakıyor. Kelimeler dönüyor, atomlar gibi; hızı ve konumu aynı anda ölçülemiyor ama belirsizlik değil, belirsizliğe karşıt bir açıklama getirmeye çalışıyor.
Aşkı düşlemiyordum. Bir nesne ve çevre ile karşılaştığında ideal evrende gerçekleşebilen el ele tutuşamama ızdırabımız, başka bir evrende; bizim hiç etkileşemeyeceğimiz haliyle, el ele şekliyle var olmaya devam ediyor. Ben senin yüzüne eğiliyorum, kokuna eğiliyorum varlığına eğiliyorum; seni anlamak evreni anlamaktan geçti. -Bu aptal, sonuçsuz istek beni bu satırları yazma cürretine itti işte! -delilik. Ama ayakta kalmak için, bu ihtimalin varlığı için, seni sevmek için; olasılık gözlemlerinde sırf seninle aynı ihtimale dolanabilmek için okuyor, öğreniyor, hevesle gözlerine bakıyorum. İnatla gözlerine bakıyorum. Durmadan sesine tapıyorum. Atomlarım, senin atomlarının çevresinde dönüyor ve ortak enerjiye hizmet ediyor. Benden bu kadar ayrışıkken bana aşık olamaman..
Çıldırıyorum. Hayat böyleyken pencere açmakmış. İçe ve dışa doğru yeltenen elmişim böylece, içe ve dışa doğru açılan pencere de oluyormuşum. Nasıl senin hem içinde hem dışındaysam, aynı öyle...
 

Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6447
2 Firari Fırtına 4493
3 Mustafa Ermişcan 3953
4 Hasan Tabak 3617
5 Nermin Gömleksizoğlu 3247
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3110
7 Uğur Kesim 3094
8 Sibel Kaya 2958
9 Enes Evci 2660
10 Turgut Çakır 2336

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1579 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com