Büşra KARA  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 1227 Puanı: 36

16 Aralık 2020 Çarşamba 
5 Kez ''BAŞ ET''
Okunma: 285

  Baş etmek, ne kadar da zorlu, ne kadar da büyülü bir kelime... Hayatımızın her anın da var olan, her an karşımıza çıkıp bize güçlü kalmayı ve dik durmayı ifade eden o kelime...
 
  Başımıza ne gelirse gelsin, omuzlarımız yığılıp, başımız öne düşüp, ayaklarımızın bağları çözüldüğünde, karşımızda dimdik durup, bize baş etmemizi söyleyen o eşsiz fısıltı... O fısıltının bize söylediği ilk ''Baş Et'' kelimesinde öne eğilmiş başımız hafifçe dikleşir, gözlerimizin doluluğu, akan yaşlarımız, titreyen çenemiz gözler önüne serilir. Sonra o fısıltıdan bir ''Baş Et'' sesi daha duyarız. O sesi duyduğumuzda önce kolumuzu kaldırır, derin bir nefes alır, tam kolumuzun içine göz yaşlarımızı siler iç çekeriz. Duyduğumuz diğer ''Baş Et'' sesinde omuzlarımız o yığılmışlığın için de sertleşir, dikleşir, güçlüyüm ben der gibi heybetleşir. Ama hala o bedeni taşıyan ayaklara, o titreyen bacaklara bir ''Baş Et'' kelimesi daha gereklidir. Ve bacaklar da o ''Baş Et'' kelimesi ile köklerini toprağa salar ve yere sağlam basar. Artık geriye kalan tek şey hayata umutsuzca, yorgunca bakan o gözlere geride bıraktığı ferini verebilmektir. Ve son kez güçlü bir şekilde bir '' Baş Et'' kelimesi daha duyulur. Gözlerin feri usulca yerine gelir. Ve bir zorluğa karşı bir baş etme mücadelesi daha yerini bulmuş olur...
 
  Toplam 5 kez ''Baş Et'' fısıltısı ile hayata tekrar dönmüş oluruz işte... Sayısı az gibi görünse de her bir adımda her bir baş etme mücadelesi insanı ayrı bir yorar. Ve o yorgunluğun içerisinde insan ne kadar yorulursa yorulsun, hep bir çare arar... Hatta bazen yaşadığı üst üste çaresizliğin içinde bile çare aramaktan vazgeçmez, belki biraz tökezler sadece. Zaten düşünsenize bir baş etme maratonu bile insanı yorarken, üst üste baş etme durumları insanı nasıl da mahveder. O üst üste çaresizlik yaşayıp mahvolma eşiğine gelmiş insanlara ise, bizler bakıp ne kadar güçsüz ve zavallı olduğunu söyler yakınıp durur ve o insanları kınarız. Sanki yaşadıklarını yaşayıp, hiç o kişinin yanında büsbütün destek olabilmişiz gibi... Ne kadar yıkıcı ve üzücü o insan için... O mahvolmuşluğun içinde bir de merhametten yoksun insanlarla baş etmek zorunda. Hem yardım edeni, elinden tutanı yok hem de kötek vuranı var...
 
  O üzücülüğün için de her an birimiz olabilir, her an o mahvolmuşluğu yaşayabiliriz. Bu vicdansızlıkları etmeyelim o yüzden... Düşene yardım edelim, edemiyorsak da düşmüşlüğünü konuşmayalım, susalım..!
 
16.12.2020

Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6578
2 Firari Fırtına 4601
3 Mustafa Ermişcan 4089
4 Hasan Tabak 3741
5 Nermin Gömleksizoğlu 3354
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3264
7 Uğur Kesim 3182
8 Sibel Kaya 3065
9 Enes Evci 2756
10 Turgut Çakır 2412

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:3326 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com