Hep de Böy  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 13 Puanı: 2308

28 Temmuz 2021 Çarşamba 
Tanıdık Bi Gün
Okunma: 115

Bugün bi kere şu olasılıklar kitabını okumak istiyorum, daha doğrusu dinlemek. Tarih dergisinin videolarını izleyeceğim. Facebook'ta 85 kişi aynı gün beni eklediğinden kapattım. Twitter ile ilgimi kestim. Ayağıma soba düştüğü için ağrımasa yoga videoları beni bekliyor. Evde çalışmalar derseniz, kendi başıma yazmak istediğim şeyler var artık. Dünya umurumda değil gibisinden. Internetten roman yazarlığı okullarını araştıracağım. Online. Yurtdışı. Hayaller ve gerçeklere ilişkin. Kaliteden anlayan çiftlik ürünlerinden bolca meyve yemeli. Sağlık denilince aklımıza gelen oksijeni boşa tüketmemeli. Psikoloğumu arayıp randevu tarihimi öğrenmeliyim. Dolap ayıklamak için nefis bir gün. Sıradan şeyler de yapmalı insan... bir kitap var, yıllarca incelemek istediğim. Bir başka kitap var Türkçe'ye tercüme etmek istediğim. Ama ben oturmuş sabah olmasını beklerken öten kışları asla unutmam. Her şeyin aynı anda olduğu o kısacık andan ibaret ömrümde bunlar da oldu inan. Sipariş verdiğim kitap gelmedi. Onur Büyüktopçu'nun kitabını da bulamadım ama... üzgünüm bugün. O kadar üzgünüm ki bilmediğim bir nedenden dolayı, herkes bunu tartışıyor bir gün benim arkadaşım olabilmek için. Bunu gereksiz ve yersiz buluyorum. Duyduğum seslerden tiksiniyorum. Zaten üzgün falan değilim, şaka yaptım. Sadece keşke herkes kendi makamında olsa ve beni rahat bıraksa. Bu dünya için iki cümle çok fazla. 2010'dan beri dinlediğim ses frekansları şu anda işime yarıyor... güzelleştim ve ayağımın ağrısını bile aldı. Daha önce işe yaramıyorlardı bende. Yine de sabrın sonu selametti. Bakalım... deniz kenarında bir akşam yemeği ve aile ile bir araya gelme mi olacak yoksa bu yıl yine evlerimiz mi ayrılacak. Ben yalnız yaşamayı çok seviyorum. Ama evin düzeni ayrı tabii. Resim malzemelerimi çıkardım; onlar bana bakıyor ben onlara. Bütün bunların tek nedeni de o. Sanki tanıdığım ya da bildiğim birini arayıp bulamıyormuşum hissinden nefret etmeme rağmen henüz hiç başıma gelmedi inan. Bunlara da şükür. Ben umarım böyle yaşlanacağım...  aşı da oldum. Son saniyeye kadar şükür. Bir konuyu bilmiyorsam şahsen asla anlayamam, anlamam. Bu da benim bir özelliğim. Bir gün robot olursam, ağlayabilmek isterim. 

Yorumlar (1)
Hep de Böy 28.07.2021 12:20
Bir gün doğaçlama tiyatro dersindeydik, hoca bize bir dilek tutun, demişti... ya da ona benzer bir şey, yani belki de bir konuyu anlatın dedi, emin değilim... ben konuşmamın içinde "insan sarrafı olmak isterim" demiştim. Bu özelliği arıyorum doğrusu. İnsan işine gücüne, gününe, yarınına ara verip sokaktan ne dinlemek isteyebilir, bilemiyorum ama bazen bu sektörde o tarz konuşmalar oluyor ve bu da yadırganmıyor. Benim neye olur neye hayır dediğimi anlamamış birisinin "öyle değil" dememe rağmen, "iyi o zaman, senin için değil ama benim için o değil de bir olur" demesi arasında fark görememek bana göre bir şey değil. Bana salak gibi de gelmiyor, spastik gibi de... kötü kalpli bir katil gibi geliyor bu tarz bir muhabbet. Ben bunu anlıyorum. Kursta öğrendiklerimi konuşma hayatımda uygulamıyorum. Orada hiç düşünmeden anlattıklarımla, düşüne taşına konuştuklarım arasında dağlar kadar fark var. Genellikle düşünmeden konuşmam, nadiren bir iki espri arasına ben de katılırım. Çoğunlukla da susarım. Ben bu eziyeti hak edecek bir şey yapmadım ve de dünyamızın içinde bulunduğu koşullarla bir ilgisi olduğunu sanmıyorum diye dünyanın göbeğinden bana "benimle ilgili o zaman" diyen bir ses ile muhatap olmak zorunda kalacağımı sanmıyorum.

Kitap okumadan evvel aklımdaki bazı işleri aklımdan çıkarmayı severim. Mesela evde bir işim varsa onu halledip sonra sağlam kafayla otururum okumaya ama bu hiç bitmeyen muhabbet beni alıkoyabiliyor. Bir manası varsa bileyim lütfen. Sessiz sakin bir odada, çoğunlukla iki lambayı da açıp okuyorum. Yalnız okuduğumda bütün gün okuduğum da oluyor ama bu önemli değil... genellikle işimi bitirmiş olma hissi yakalamam gerekiyor. Takip ettiğim kadarıyla bu bazı iyi okurlar için de böyle. Bence iyi okur olmak çok da önemli değil. İnsanın okuduğu şeyden keyif alması önemli. Bu da olamıyorsa, ben okumaya okuma diyemiyorum.

Çoğunlukla dünyaya aynı mesajı veriyor gibi algılanıyorum. Kitap katiller hakkındaysa konu katiller gibi ama durum bu değil aslında. Sadece akşam kitap okuyacağım için, o kadar duyuluyor. İki yıl kitap okumasam da başka mesaj almam vermem güç olduğundan bu roman yazma kursunun benim için faydalı olacağını düşündüm. Yoksa elbette ki insan bir şeyleri yapmak isterse yapar. Sessizliğin yanı sıra okurken aklımda bir kitap daha olması hoşuma gidiyor. Bu özellikler hemen her okurda var. Ama herkes okuyabiliyor mu, emin değilim. Okurken notlar almaktan çok okumadan evvel konuya yaklaşmayı ya da konudan uzaklaşmayı seviyorum. Bir deli ile değil de, iki deli ile uğraşıyor olmak bana mutluluk verebiliyor. Bütün bunlarda yanlış anlayacak ne var çözemedim doğrusu.

Tam okumadan evvel mutlaka saate bakıyorum. Bu tarz birinin saatle tüm iletişimini etkiliyor kitap okuma kalitesi. Ayrıca evde muhabbet halinde olduğum biri de olmadığı için bazen kedime laf atıyorum. Ona durup dururken "sus" dediğim bile oluyor. Okuduklarım aklımdan girip çıkıyor eğer ilgimi çekmezse. Bu anlamda iyi bir yazar olmaktan çok, yüksek derecede dertleşme ihtiyacı duyduğum tek mecra bu. Herkesin delirmemesini ve bu sorunuma acilen çözüm getirilmesini, insanların birbirlerini kışkırtmak için araç haline getirdikleri konulardan derhal vaz geçmelerini ya da gerekenin yapılmasını diliyor ve bunun için de elimden geleni yapıyorum.

Her kitapta bazen "o ses susmak bilmedi" der. Bazı konuların ruhu yoktur. Kitabın ruhu yoksa okuması ya zordur ya da imkansız. Bi kere yazarın ruhu zaten yüzde yüz kitabın arkasındadır ya da içindedir. Yazarın değilse de çok iyi bir kitap eleştirisinin ruhu oradadır. Yok hiçbiri değilse, insan okuduklarıyla baş başa kalmak ister. Ben tüm karakterleri yazar gibi görmeyi seviyorum. Bence her şey kurgu olarak kaldığında kaleme alınmış olmasının anlamı asla değişmemiş oluyor.

Ayrıca küfür ve argo kullanımı dahil her şeyin kuralını öğrenirken kendi yolunu çizmen daha iyi olacaktır. Bence benim sana öğretebileceğim hiçbir şey yok çünkü sadece kitap okumanı istiyorum ve bu da beni pek ilgilendirmiyor. Acaba aramızda herkese sesini de duyurabilen biri varsa, bu durumda benim ne kadar zor durumda olduğumu da kara listesine ekleyebilir mi? Yani hastalıklar, felaketler ve ölümlerle mücadele eden ülkemizde ciddi bir mücadele verdiğimi düşünmeye başladım. Kendim için endişeliyim. Çünkü ben sesimi sadece yazarak duyurabiliyorum!

Allah insana aptal şansı versin, demek dışında bir mesajım olmayan konuların derinliğinde ise asla yüzemem. Bir noktalama işareti bile benim için daha değerli olacaktır. Argo kullanımı benim için duyduklarıma inanamamakla alakalı gelişebilecek, hiç gelişmese de olacak bir konu ama uzun zamandır argo kitaplığı araştırasım var, nedense.

SMS ATIN
BANA BAĞIŞ YAPIN
AMA ŞUNU SUSTURUN!!!

O KADAR SEVMİYORUM. Bu sesleri dünyada duymayan biri kadar.

Her şeyin bir çaresi var bana "çaresiz başım, dertsiz kaşım" lafını yutturacak neredeyse. Kendimden bu kadar az ümitli olduğum bir konu yok ki hayatta sizi aynı kefeye koyabileyim.
Köklü bir çözüm olmazsa; ya ben ya onlar derken, cidden ölmek istiyorum. Ama Allah'tan ümit kesilmez diye hayattayım. Bunlar şakaya gelecek konular değil. İnsanların işi var gücü var. 7,5 yıl susmamak ayrı konu, mesleğinle ilgili iki laf ettiğin bir şeyle yola çıkmak ayrı konu ama kimse duyurulmak derdinde değil inan. Allah'ım bizi böyle de duyur dediğim, herkes sessizdi de ondan. Dilerse beni duyuracak olandır. İnsan sarrafıdır. Deli değildir. Sapık değildir.

Derken bir edebi esere sıkı sıkı yapışıp... bence bu iyiye işaret diyorlar. Bu öyle bir dünyaymış. Nerede kalmış; istemiyorum. Acaba herkes kendi hayatına devam edebilecek mi? Kendi başına bu anlamda kitap okuyabilir durumda mı? Umarım...
Ama kafamın içinin mahkeme salonu gibi algılanmasından da, bir takım bilmediğim rolleri üstlendiğim sanılmasından da hoşlanmıyorum. İyi ya kendi sevgilisiymiş!!!


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6645
2 Firari Fırtına 4657
3 Mustafa Ermişcan 4149
4 Hasan Tabak 3801
5 Nermin Gömleksizoğlu 3411
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3346
7 Uğur Kesim 3229
8 Sibel Kaya 3119
9 Enes Evci 2801
10 Eyyup Akmetin 2479

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1268 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com