Hep de Böy  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 13 Puanı: 2308

29 Ağustos 2021 Pazar 
Çatlak Duvar
Okunma: 116

Resimleri internetten indirdim, bu sene çalışacaklarımı. Örgümü elime aldım ve çok sade bir törenle yün almaya karar verdim, yeni modeller vardı. Almanca öğrenmek bana ingilizce öğretmek konusunda çok şey öğretiyor, farz et ki master yaptım. Biri "ben sana fazla kötüyüm" dedi durdu, biri elimden oyuncaklarımı aldı, biri de bunları yaptığımı hiç öğrenemedi ama biliyormuş gibi yaptı. Bunlar parmaklarım mıydı? Ben de piyanonun üstüne koydum ellerimi. Fa anahtarı fobimi tamamen aştım artık okuyorum yavaştan. İnsanlar psikoloji eğitimi alıyor ben de kitap kurdu olma yolundayım ama sonunda hiçbiri yeterince saçmalayanlar kadar tat vermiyor. Bilimkurgu olduğu söylenenlerin çoğu ne türden romanlar tam anlayamıyorum. Bana daha çok bir zihin akışının yerli yersiz tanımlamalarının açığa vurulması gibi geliyor. O kadar önemli değil ama artık ses duymuyorum. Sanıyorum ki ilaçlar işe yaradı. Bu arada hayat sürüp giderken sabah beş saatlerinde kutsal tv kanallarından bazıları da ilim öğretiyor. Günlerin dolu dolu geçmesi bir yana boşluklar doldurulduğunda geriye ben kalıyorum da bir arkadaşlık mevhumu kalmıyor. Sanırım akıl hastanesi mahallemizden taşındı yeni yerlerine yerleşiyor. Kitabı okuduğumdan beri yabancı zihniyetli tipler beni rahatsız etmiyor. Bunu pekiştirmek istiyorum, umarım bir daha beni asla rahatsız etmezler demek hiç de zor olmuyor. Pepeçura tarifini armuda uygulayabilirsiniz, üzüm kadar güzel oluyor ama içine bol limon sıkın. Bunları izlemek bütün günümü alıyor. Şehir benden çok uzakta görünüyor. Bunlar şehir resimleri... şehir çok uzak! Benden bir iz yok. Buna eminim. Sadece sanatçılar var. Dans eden iki kadın ve ellerinde içkileri. Onlar bir gün benim için sadece bu aynı kelek kavunun resmini yapacaklar! Keşke kız spastik olmasaymış. Sanırım spastiklerin de sapık olanları var. Onun resmini yapsaydım eğer şehir olmazdı, şehri yapsaydım o olmazdı, bunu iletişim sanabilecek biri yani hayatıma çat kapı girecek, çıkmak bilmeyecek, sonra hayatımı oraya buraya çekiştirecek, sonra elindekilerle bir ev resmi çizim içine yerleşecek, beni kırabileceğini düşünmediği kaba laflarına gülecek. Bu gene olacak sanıyor. Oysa ben ormandan çıktım, yokuşu bitirdim, düz yolda kaldırımda değilim... evimdeyim. Bir kova su hazırlayıp yere döküyorum. Balkon serinledi diyorum, serinledi biraz. İyiyim. Rahatsızlık vermeden rahat bırakırsanız insanları sorun olmaz... bunu öğrenecek gibiyim. İlle de bana demişler de demişler. Anladım. Onlar küser gider, bana ise bir gün bunlar olacak yine de, diyorum. Bir gün biri evi temizleyecek. O olacak. Yerine koyamadığım bir şey yok. Eski eşyalarını atmak gibi bir şey. Bir koltuğun var yine de farz et. Koltuk kanlar içindeydi. Planlarım televizyonda yayınlanmalıydı. Karnem on numara olmalıydı. Ama bıçaklanmıştım. Öldükten sonra oldu bunlar... ne yazık ki müzik mutasyona uğradı ve kutsallığını yitirip sese dönüştü. Ben Ayşe değilim. Dininizle ilgili konularda sesinizi yükseltmeniz beni ilgilendirmiyor. Okudum kitabı... sinir krizi geçirsen de dini elden bırakma diyor yani. Yok ille de bağıracak. Spastiklerden bazıları da benimle cehennemde hesaplaşacak. Ben "çoktan bütün dünyayı affettim" diyeceğim. Onlar orada kalacak ve konuşacak. Bu açıdan öyle görünüyor. Panjurları silmedim! Evin içi hapishane gibi. Yerdeki cesedin makyajını yapacaklar birazdan. Bunun için seyahate gitmiş gibiyim. özlediğim hiçbir şey yok. Hayatta çok sevip de kaybettiğim bir şey de yok, asla olmadı. Hep aynıyımdır ben. ne üzgün ne de mutlu. Çok büyük bir espri olursa biraz tebessüme ederim. Kısacası susun. Temizlik imandan gelir. Yaşlı bir cadı bebeğe toprak kapta mamasını yedirdi. Bunu gördüğüme üzüldüm.Yılbaşına hazırlanıyorum... aile içinde klasik müzik konseri ve vişne şarabı. Bence mükemmel. Neden olmasın?  Apartmanı boyatmışlar. Böcek ilacı da yapılmış. Sadece ses duymazsam hüznünden ölen emeklilerden bazılarıyla aynı kefeye konamayacağım, öyle mi? E, kelebek değilim ben. Konamayacağım. Keşke şimdi çay partisi verilen bir evde İngiltere'de olsaydım. O da var tabii... ve bir şey canlanıyor mu? Evet. 

Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6645
2 Firari Fırtına 4657
3 Mustafa Ermişcan 4149
4 Hasan Tabak 3801
5 Nermin Gömleksizoğlu 3411
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3346
7 Uğur Kesim 3229
8 Sibel Kaya 3119
9 Enes Evci 2801
10 Eyyup Akmetin 2478

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1064 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com