Hasan Parlak  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 1594 Puanı: 25

25 Mayıs 2022 Çarşamba 
Yazmak üzerine soru ve düşünceler
Okunma: 283

Güneşli güzel bir gün. Yazmak üzerine aklıma gelen bir fikirle açayım bugünkü yeni günlük sayfamı. Kimilerine göre bir terapi olan yazma eyleminin sadece bu işleviyle mi ele alınması gerekir? Yazmaya meyleden kimse içini döken bir dertli insan profili mi çizmelidir kaleme aldığı notları, metinleriyle? 
 
Okunur olma isteğinden kurtulabildiğini ifade eden kişilerin bu söyledikleri içten midir? Okunmayacak olduğunu bile bile bir insan kendini yazmaktan alıkoyabilir mi? Yazmaktaki amacı nedir o kişinin? Okumayı sevmediği için, eline kitap almayan, şöhret meraklısı bir kimse midir bu kişi?
 
En önemlisi de bu yazdıklarının değeri nedir kendi gözünde? Yazdıklarını saklamakta büyük bir özen ve duyarlılık gösteriyor mu? Yazmak isteğini bir sorumluluk olarak görecek kadar bağlı mı edebiyata ve fikir kavramı ne derece öncelikli ele aldığı konularda? Yazmasa rahatsızlık duyacak kadar içten mi ideallerinde? 

Yorumlar (5)
Orko Koçero 26.05.2022 05:45
Hasan bey öncelikle ele aldığını sorular kesinlikle insanlığın başından beri tartışılan sorular. İnsanın bir şey yazmasını tetikleyen şey nedir sorusuna evrimsel açıdan bakacak olursak avcı toplayıcı insanın mağara resimleri yapmasındaki amacı sorgulamanın gerekir neden? Altında yatan pragmatik bir amaç mı? Daha iyi avlanma biçimleri geliştirmek mi? Ya da vahşi hayvanlara karşı önlem almak mı? Ya da avcıların hayvanların kahramanlık hikayelerini bu işin en dip konusu günümüze gelirsek şayet modern insan komplike hale geldi ve gündelik hayatın tarif edilemez hisler ve stres çıkardığı ortada bunu böyle tek düze bir argümanla ele almak doğru değil belki ama modern insan çok fazla duygusal refleks geliştirdi daha sofistike hale geldi. Dolayısıyla gündelik dil ve özellikle bizim konuşma dilimiz faydacı bir dildir o yüzden yetersiz geliyor. Çünkü göçebe toplumlar kendilerini ve duygularını tarif edecek zaman yaratamazlar bunu daha ziyade sözlü edebiyatla anlatma yoluna gitmişler. Konuyu dağıtmadan popülizm de olsa tü kaka demeden her zamankinden daha fazla yazmaya ihtiyacımız var. Çarlık Rusya bizim bugün yaşadığımız ruhsal buhranı on yıllar önce yaşadı ve sayısız edebiyatçı çıkardı. Ben de yakın geleceğimizi öyle görüyorum. Ama burada yazardan ziyade sözlü hikaye anlatıcılığı ile gidermeye çalışıyoruz bence yazı dilinin verdiği derinliği veremez ama yine de tatmin edici stand up(hikaye anlatıcıları) görüyorum.

Orko Koçero 26.05.2022 05:50
Kesinlikle daha çok yapmalıyız toplum olarak sıçramak istiyorsak yazmak ve birbirimizi anlamaktan başka yolumuz yok. Dilimizin kelime dağarcığı militarist bir dil olduğu için edebiyata uygun olmayabilir. Duyguları açıklama konusunda hala eksiklerimiz var Mesela gündüz güneş doğumunda hissedilen o duygu heyecan huzur deyip geçiyoruz Almanca ve Fransızca dillerine baktığımızda bu duyguların ayrı kelimelerle detaylandırıldığını görüyoruz. Bunun sebebi çiftçi toplumuna ve yerleşik hayata bizden önce geçmeleri biz de zamanla daha verimli eserler üreteceğiz buna eminim. Yeni kelimeler katacağız çok özgün sanat eserleri vereceğiz. sadece kendimizi kendimize anlatmamız gerek bunun için popülizm de olsa ben kabulüm yazsınlar dostum.

Hasan Parlak 26.05.2022 08:31
Orko Koçero, değerli yorumun için çok teşekkür ederim. Kültür ve birikimini yansıtan açıklamalarına katılıyorum. Kalemine, yüreğine sağlık.

Hep de Böy 26.05.2022 19:25
Yazarak ifade edilebilecek şeyler olduğunu düşünmek için delirmiş olmak lazım bence. Yazı çoğunlukla ifade edilmesi güç olan kavramları ele alır. Herkesin sessiz kaldığı bir konuyu oturup yazmanın binlerce yolu olsa da bunların en bariz olanı okumaktır. İnsan okudukça daha çok yazar. Bu mümkün!
Peki insanı hangi dünyaya götürecek, benim de merak ettiğim bu? Sonsuz bir bilgi havuzuna mı yoksa büyülü bir akvaryuma mı derken kayboluyoruz. Yazının hayatın içinde bazı işlevleri olduğunu sürekli olarak unutuyoruz. Sessiz bir kütüphaneye götüremeyebilir aklımı, fikrimi silebilir ama dünyevileşmeyen soyutluğunda insanın kendi iradesini ortaya çıkardığı bir an olsun olmalı. Örn. insana ben ülkemi özledim, dedirten de olabilir bir yazı. Güzel bir konuyu ele almışsınız. Tşk.

Hasan Parlak 27.05.2022 10:58
Hep de Böy, değerli ilginiz ve güzel düşünceler içeren aydınlatıcı yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kaleminiz daim olsun.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6815
2 Firari Fırtına 4781
3 Mustafa Ermişcan 4281
4 Eyyup AKMETİN 4149
5 Hasan Tabak 3937
6 Nermin Gömleksizoğlu 3538
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3483
8 Uğur Kesim 3330
9 Sibel Kaya 3241
10 Enes Evci 2922

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:620 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com