Ben çirkin bir kadınım..
Öyle plastik, uzun kirpiklerin gölgelediği,
İnce nakışlı kaşların çevrelediği,
Kocaman sahte gözlerim yok benim!
Sadece ilk bakışta hayran hayran baktıracak,
Güzellere şahit oldu gözlerim..
Ama,
Küçük pencerelerimin buğulu camları ardında,
Güneş, toprak, yaprak üçlüsüyle,
Delici bakışlarım var benim..
Camları sessizce tuz buz eden,
Fırtınalı bakışlara yol açtı gözlerim…
Ben çirkin bir kadınım..
Hiçbir zaman düzgün bir burnum,
Dolgun görünümlü boyalı dudaklarım,
Parfüm kokulu yanaklarım yok benim!
Dokundukça acımsı tadı gösteren,
Ekşili bakışları hissettim..
Ama,
Küçük gamzelerimin derin boşluğu içinde,
Gül bahçesi sunan ellerimle,
Masum kayboluşlarım var benim..
İçi ve dışı birbirine zıt düşüren,
Bir parmak karışıklık sundu ellerim…
Ben çirkin bir kadınım..
Belki öyle parlak, yumuşak saçlarım,
İnce, uzun bir bedenim,
Pürüzsüz bir cildim yok benim!
‘‘Güzelsin..’’ diye sahte tanımlamalarla birlikte,
Yalanlarla yalan gibiyim..
Ama,
Küçük yürüyüşlerimin ardında iz bıraktığı,
Yol üstünde edalı adımlarımla
Yumuşak dokunuşlarım var benim..
Herkesi ürperten bir damla karanlığa varıp
Göz kamaştırıcı aydınlığa karıştı bedenim…
Ben çirkin bir kadınım..
Dedim ya,
Çirkin bir kadın!
Tek ve özel…