cyrancis quarollo  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 693 Puanı: 79

30 Haziran 2008 Pazartesi 
Huzurun Bahçesinde
Okunma: 1371

Huzurun bir bahçesi vardır ve o ılık toprağında ruhlar yetişir. Ebediyete mahkum ruhlar. Biraz gözyaşıyla beslenen ve uykuyla büyüyen; yalnız, ama Tanrı’nın kutsallığından bir ışık taşımakla  asil ruhlar. Doğanın kanununa uyup bahçeden ayrılırlar, günü geldiğinde.  Zamanın çarkları hiç aksamadan ve gıcırdayarak dönmeye devam ederken, her bir gün onlardan bazıları  için biraz daha kaygı getirir. Ama onlar yetiştikleri bahçenin toprağından üzerlerinde kalan parçalarla yetinmesini iyi bilirler. Kimi zaman bir gülümseyişin üzerinde parıldayan bir bakış ya da samimiyetle söylenildiğine inanılan bir sözcük... En azından uyku... İşte huzur. İşte yetiştikleri o güzelim bahçe. Serin bir rüzgarla salınarak, şefkatli bir güneşin okşayışlarında uzanmak gökyüzünün kucağına. Ama hayaldir nihayetinde tüm bunlar. Ve tenlerine dokunan gerçektir. Olmamasını diledikleri gerçek. Bilmedikleri bir şey vardır halbuki. İstediklerinin yerine gelecek olan şey de saf gerçek olacaktır ve acıtıp zedeleyecektir yine onları. O serin rüzgar haşin bir fırtınaya, o şefkatli güneşin okşayışları yakıcı dokunuşlara dönüşecektir eğer gerçeği görmezlikten gelmeye devam ederlerse. Çünkü herkesin kendine ait bir gerçeği değil tek ve mutlak bir gerçek vardır.  Yalnızlığı da içerir gerçek. Bunu anlar bazı ruhlar. Neden bedenin kendilerine sadece bir örtü olduğunu sorarlar hayıflanarak. “Keşke o beden beni tamamlayan yarı olsaydı. Onun da benim gibi duyguları, düşünceleri olsaydı. Ve onunkilerle benimkiler hiçbir çatışma olmadan mükemmel bir uyum içinde bütünleşebilseydi. Ve insanı oluştursaydık böylece. Tanrı’ya dönene dek yalnız kalmazdım hiç” diye geçirirler içlerinden. Yine de bilmektedirler Tanrı’nın “mutlak yalnız” olduğunu. Ve bu imkansızlığı fark ettiklerinde, geçmişi hatırlarlar. Huzurun bahçesini. Birlikte büyüyüp serpildikleri diğer tüm ruhları. Ve yanılgılarını bulurlar içlerinde. O bahçede hiç de yalnız değildirler. O bahçeden koptuklarında yalnızlığı kendileri seçmişlerdir, hayatın içinden daha yakın, daha içten ruhlar bulmak umuduyla. Ve sonunda bu yakınlıkları yaşamaya değil, bu yakınlıklara inanmaya başlarlar. Oysa yakınlığı doğuran ilişkinin kendisidir. O bahçede birlikte büyütebilecekleri dostluk tomurcuklarına, sıcak yakınlık tohumlarına elbette kendisini sunacaktır huzurun o geniş bahçesi. Hem de memnuniyetle. Ama bazı şeylerin değerinin anlaşılması için kaybedilmesi gerekiyor ne yazık ki. Zamanın çarklarını yaratan eller onu durdurmayı imkansız kılmıştır nedense. Geriye döndürmek de imkansızdır, çünkü yerini bir sonrakine bırakan her diş sonsuza dek kaybolmaktadır. Ama yaşam var olduğu sürece bazı şeyler için geç kalınmış değildir. Hele sonsuz bir yaşama sahip olan şu yalnız ve asil ruhlar için de aynı şey düşünülürse...


Yorumlar (1)
Serkan Tasdemir
mutlak bir gerçek var mı gerçekten?


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6350
2 Firari Fırtına 4410
3 Mustafa Ermişcan 3803
4 Hasan Tabak 3517
5 Nermin Gömleksizoğlu 3166
6 Uğur Kesim 3030
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2922
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2284

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1816 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com