Enes Evci  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 9 Puanı: 2674

11 Ekim 2010 Pazartesi 
Gülümseyin lan!
Okunma: 1636

Sen de bıraktığım diğer sevgililerim gibi güzelleşeceksin zaman geçtikçe.

Büyüyeceksin be kadın anla işte!

 

“Neden?” dedin, “neden gidiyorsun?”, “neden ayrılıyoruz?” dedin ya, ben böyleyim işte. İçimde bir büyük buhran ki sorma! Anlayamazsın, anlayamaz kimse! “Ben sevgilim anlarım” deme, sende anlayamazsın.

 

Kalamıyorum, duramıyorum. Sana senleyken boğulduğumu nasıl söylerim ve bu boğulmamın senle bir alakası yokken.

“Küstah” de bana, küfür et ve suratıma tükür hatta birde tokatla süsle bu aşkın nefrete dönüştüğü halleri. Olmuyor işte, yapamıyorum.

 

Hem sen seni koyduğum sandıkta tek başına değilsin, bir sürüsü var. Tanışamayacaksın onlarla. Onlara beni sorup “size de böyle yapar mıydı?” diyemeyeceksin. “Size de uzun uzun konuştu mu?”, “size de o kızın nasıl canını yaktığını anlattı mı?”, “size de sıcak içecekler içemediğinden bahsetti mi?”, “size de seni seviyorum dedi mi?” diyemeyeceksin.

 

Bilmek istiyorsan eğer: “evet” dedim. Hepinize eşit davrandım. Hepinize aynı şeyleri söyledim durdum, hepinize “seni seviyorum” dedim. Hepinize aynı şeyleri aynı ölçüde yaşattım.

 

Gözlerinize baktım sonra uzun uzun, belki bu doğru kişidir demek isterdim ama sende onlarda doğru kişi değildiniz.

 

Hiç birinizin gözlerinde benim ilk sancısını çektiğim kızın gözleri yoktu. Hiç biriniz ben giderken bana onun gibi “gitme” diyemediniz. Anlamsız gururlarınız bir kere bile okşayamadı egomu.

 

Ben kendime yarattığım bu yalnızlık rıhtımında en uca oturmuşum, ayaklarımın ucu denize değiyor. Ağzımda bir sigara, bir gözüm kısık. Bilirsiniz o mağrur ve yıpranmış suratımı, hani aşık olduğunuz o surat, benim suratım! İşte o surat var yine. Yine küfür ediyor gelmemiş yarına, yine en nezih argolarını savuruyor insanlara. Elimde bir olta, takılan sizlersiniz sevgililerim.

 

Hiç biriniz bana bu acıları yaşatan ilk sancım gibi gelmediniz bana.

 

Şimdi seni kaldırıp koyduğum o sandıktaki diğer kızlara iyi bak kadın! İyi bak kadın çünkü oradakiler senin aynın. Aynı bencilliğin savunucularısınız, aynı duyguların istismarcılarısınız hepiniz.

 

Benim insanlara beslediğim bir hastalığım var kadın! Öyle bir yiyecekle besliyorum ki bu hastalığı her geçen gün daha da büyüyor. Hastalığımın adı öfke her gün üç öğün verdiğim yemi ise nefret.

 

Kusmak istediğimde yetişemediğim lavaboların üstündeki aynalar çok şahit oldu kendimle konuştuğum anlara. “Sen” diyordum kendi kendime “sen adi, düzenbaz, yalancı, pislik, şerefsiz, hayvan adamın tekisin”.

 

Evet merak etme bana edeceğin hakaretlerin çoğunu ben aynada her gün kendime söylüyorum.

“gözlerimin altı bir önceki yıla nazaran daha mı kararmış?”

 

Anlamlar yükleme gidişime, “başka biri var mı?” deme, gidiyorum işte. Benim için gitmek bir alışkanlık olmuş. Annem her gün en sevdiğim yemekleri yapıyor, oda şaşırdı nasıl yanında tutacağını bu deli oğlanı.

 

“Saçlarım diğer yıla göre daha seyrekleşti sanki?”

 

Tanıdıklarına beni anlatma lütfen, bilmelerini istemem benim gibi birini.  Sana beni soracağın bir ortak tanıdık bırakmadığım için de kusura bakma. Çünkü ben en son seni tanıdım, senide tanıdığım yerde kısa bir süre sonra tekrar bıraktım. Sıkılıyorum işte anla beni.

 

“Gözlerim neden hep kanlı ve neden göz beyazım artık sarı?”

 

Gitmeme, gelmeme yüklediğin gibi anlamlar yükleme. Ben senin beyaz atlı prensin değildim ve işin acı tarafı öyle birisi ile hiç tanışmayacaksın. Sen hep senin tenine aşık erkeklerle tanışacaksın. Ne kadar onurdan gururdan asaletten bahsetse de teni tenine değdiğinde artık yitip giden şeyleri görüyor olacaksın. Sen benim ne pamuk prensesimdin nede Rapunzel’im, sen benim Sindirella’mdın nede uyuyan güzelim. Sen sadece orada öylece duruyordun ve ben geldim.

 

“Telefonum veya kapım neden çalmıyor artık?”

 

Açlık, özellikle ruhani açlık ne fena bir şey. Neden sende o sandıkta tanıdığın diğer kadınlar gibi doymamacasına yemeye kalktın beni. Ben koca lokmalarla yok olmaya bile razıyken neden minik minik parçalarla ızdırap vere vere ısırmaya başladın dört bir yanımdan. Oysa ben bu sefer gerçekten deneyecektim. Oysa ben gerçekten bu sefer en yaklaşanı seçmişim diyecektim. Görüyorsun değil mi halimi? Kim gelirse gelsin mutlaka bana ilk mutlak acıyı tattıranla kıyaslayacağım. İşte benim hastalığım bu sevgili eski sevgilim.

 

Hepinizin bunu okuduğunu biliyorum, hadi gülün lütfen. “Şaka” demeyeceğim ama gülün, “komik değil” demeyin gülün. “Neden?” demeyin gülün.

 

Gülün lan! Gülün bir kerede lanet olsun! Bu halime gülün sizde! Bir kerede aynı elit tepkiyi vermeyin. Bir kerede artık o “umursamıyorum seni artık” tarzında cümlelerle telkin etmeye kalkmayın beni. Çünkü artık hepinizin neye nasıl tepki vereceğini çözdüm. Bir kerede şaşırtasınız beni ölür müsünüz?

 

Gerçi şaşırtmasanız da öldürdüm ya ben sizi, neyse.


Yorumlar (5)
Enes Evci 11.10.2010 03:25
Kusmak istediğimde yetişemediğim lavaboların üstündeki aynalar çok şahit oldu kendimle konuştuğum anlara. “Sen” diyordum kendi kendime “sen adi, düzenbaz, yalancı, pislik, şerefsiz, hayvan adamın tekisin”.

ikiters1duz . 11.10.2010 16:30
Ellerine sağlık.Çok güzel olmuş.

Fatoş Nihal Aytaç 11.10.2010 23:25

Nermin Gömleksizoğlu 11.10.2010 23:54
Ben hep şunu merak etmişimdir,adına en güzel şeyler yazılan kişi asıl muhatap değildir. Adına yazılan güzel şeyleri hiç duymaz.
Hiç duymayacak mı?
Duysa, belkide sihiri bozulur mu?(bu güzelliğin) Aslı ile kerem gibi kavuşulmazsa mı güzelliği doyulmaz olur?

Nymphe ehp 12.10.2010 09:41
Yok olmuyor


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6465
2 Firari Fırtına 4508
3 Mustafa Ermişcan 3979
4 Hasan Tabak 3637
5 Nermin Gömleksizoğlu 3263
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3134
7 Uğur Kesim 3107
8 Sibel Kaya 2974
9 Enes Evci 2674
10 Turgut Çakır 2349

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:4102 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com