Enes Evci  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 9 Puanı: 2469

26 Ekim 2010 Salı 
Mavera Günlükleri 3
Okunma: 1338

 

"Orada ateş yüzlerini yalar, bu yüzden dudakları kasılacağı için dişleri sırıtır" Mumin Suresi 104.Ayet

 

17 yaşımda en çok konuşulan ve merak edilen en özel öğrenci bendim, Mısır'da da bu böyle gitti. Devamlı üst mertebeli hocalarca:

 

“Fazla arkadaş edinme”

(Kitap okuma sevdamı bildikleri için sadece bana tanıdıkları bir lüks vardı) “İstediğin kitabı bize söyle sana getirtelim

(Bazı öğün yemeklerinde)

“Bu gün şu çıkacak yemeği sakın yeme”

“Bu hafta sadece şu duayı oku” gibi devamlı telkinde bulunurlardı, bu beni daha özel hissettirdi. Ama bir şey fark ettim bu 300 yıllık okulun tüm tarihinde bu okula seçilen en ufak yaşta ve Türk öğrenci bendim. Bu benim tam manası ile öldüremediğim egomu okşadığı için pek üstünde durmadım ve gururlanıyordum.

 

Bu okulda bir kere hataya düştüm. Oda basit bir sorunun benim milyon tane unsuru aynı anda düşünen beynimde yarattığı kısa devreden kaynaklıydı. Soru "Allahtan önce nasıl oluyordu da bir şey yoktu" sorusundaki o sonsuzluğu anlama ızdırabıydı.

 

2 Ay boyunca sustum ve bunu düşündüm. Tam dibindeyken bu boş düşüncenin masaya terk edilip unutulmuş bir sigara paketi gördüm izinsiz aldım ve içtim. Çok güzeldi!

 

O kadar güzeldi ki şimdi hala o tadı arıyorum desem yalan olmaz. Ama bu görüldü. Çünkü ben izleniyordum. Ve işin boktan tarafı ben bunu 2.senemde fark ettim.

 

Benim gibi bu okulda üzerine düşülen 4 öğrenci vardı. Nasıl oluyordu nasıl yapıyorlardı bilmiyorum ama biz dördümüz birbirimizi bildiğimiz halde bir türlü bir araya gelip konuşamıyorduk. Yan yana oturduysak kesin birimizi bir hoca acilen çağırıyordu, yemekte karşı karşıya gelmelerimiz başladığında hocalarımızca "artık herkesin yemekte bile belli bir yeri olacak ve sadece oraya oturacak" emri gelmişti ve dördümüzü de koca yemekhanede dört bir köşeye atmışlardı, odalarımızda aynı şekilde birbirine uzak farklı 4 bloktaydı. Aynı dersleri farklı hocalardan alan 4 aynı dönem öğrencisiydik.

 

Tabii insan hele ki öyle bir yerde bunun farkına varmıyor/varamıyor. Bunlar sonranın yani şimdinin fark edilişleri.

 

Masum birer bireydik, yavaş yavaş kurma kolu bağlanan ve yavaş yavaş hazırlanan bir hız arabası gibi.

 

Arada gezmeye götürürlerdi bizi, piknik yapardık tüm öğrenciler ve hocalarca. Top oynardık, mangal yakılırdı. İlk kez bir deveyle karşı karşıya geldiğimde bu beni heyecanlandırmıştı. Deveye binip piramitleri gezdim. Orda Mısır'ın Müslüman Kardeşler Örgütü MKÖ'nün piramitleri bombaladığını konuşuyorlardı bana da gösterdiler o yerleri.

 

Bazısı kayıtsızdı bu duruma yorum yapmaya, bazıları ise onların bu yaptığını tebrik ediyordu. İtiraz ettim o piramitlerin dünyaya olan önemini anlattım, normalde bana kızmaları gerekiyordu ama Zeynel'in eli omzumdaydı.

 

Müslüman Kardeşler Örgütü'nü bilir misiniz bilmem ama Mısır'da kurulu bir örgüttür. Güçlü ve kararlı ama çok izolesi olan bir örgüttür. Bu ve bunun gibi dünyada amacına gitmekten aciz bir sürü topluluk var.

 

Zeynel beni çok korudu. Çünkü ben onun en favori bahçesiydim. 1 tohumuna 1000 çiçek veren ender bir öğrenciydim. Buradan aldığım gücü hiç ama hiç kullanmadım.

 

Ama bir gün onunla da karşı karşıya geldik.


Yorumlar (2)
Nymphe ehp 26.10.2010 10:28
Yorumların yazdığın yazıda senin için çok önemli olduğunu ilk bölümde belirtmişsin.O zaman; ''Çok merak ediyorum'' diye başlayayım ben.Bir sonraki bölümüde,ondan sonraki bölümüde ve ondan sonraki bölümüde...Son bölümüne kadar süreceğinden eminim.Her bölümün başında bir ayet veriyorsun.Ama niye?Bu hikayenin ilk bölümleri, ilerki bölümlerde insanı çok şaşırtacak olayların olacağını işte ne bileyim garip, esrarengiz şeylerin olacağının habercisiymiş gibi yazılmışlar.Bunun için ufak bir ayrıntı gözüme batıyor.Yada yazıda üzerine düşülmüş, özellikle ayrıntılı biçimde anlatılmış yerler...Merak ediyorum bu hikayenin kurgusunu.''Acaba şöyle mi olacak, acaba böyle mi olacak, neyi ima etmeye çalışıyor burda...''İşte bu sorular okurken kafamdan hiç çıkmayan sorular.Ve bu sorular beni hikayeye kaptıran etkenlerden biridirde ayrıca.

Enes Evci 26.10.2010 12:49
Keşke her yazıma ayetle başlasam, hatta hepimiz öyle yapsak. Sadece belli yerler ayetle başlıyor. Ayetlerin özelliği, hepsi cehennem ayetleridir.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6202
2 Firari Fırtına 4265
3 Mustafa Ermişcan 3483
4 Hasan Tabak 3348
5 Nermin Gömleksizoğlu 3041
6 Uğur Kesim 2935
7 Sibel Kaya 2767
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2596
9 Enes Evci 2469
10 E.J.D.E.R *tY 2226

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2336 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com