HAKAN ARES  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 23 Puanı: 1634

13 Kasım 2010 Cumartesi 
AYSEL (bir orospunun öyküsü - 2)
Okunma: 3198

    Çoğunun olduğu gibi onun da bir çocuğu olmalıydı bir yerlerde. Düşünsenize ''Aysel'in çocuğu!''. Ne çok severdim onu da. Aysel'in boynunda haç görmüştüm sevişirken; ama dinini hiçbir zaman sormamıştım. Belki de hıristiyandı. Aysel istese hıristiyan da olurdum, önemli miydi!

    Yattığım yerde sayısız düş düşüyordu zihnimin cilalı aynalarına. Hepsinde Aysel vardı. Benim sadık orospum Aysel. Kordon'da bir ev düşledim. Her gece elimizde bir kadeh şarapla İzmir'in muhteşem manzarasına bakarak seviştiğimizi, odama mis gibi deniz havasının dolduğunu, ruhumun huzurla dolduğunu, her yanımın bir anda Aysel olduğunu hissettim. Allahım, hep bir orospum olsun!

    Aysel'e birlikte yaşamayı teklif ettim bir zaman sonra, reddetti. Çocuk gibi ağlamak istiyordum karşısında, yıkılmıştım. Aysel beni anlıyordu, bir hikaye kitabı yazmak ve bunu bastırmak istediğimi, yoksulluk içinde yaşadığımı biliyordu; ama onun derdi para değildi. Beni parasızlığım yüzünden reddetmiyordu, biliyordum bunu. Neden birlikte yaşamayı istemediğini sormadım, o da söylemedi; ama bir nedeni olmalıydı.

    Zaman geçtikçe yaşlandığımı, oldunlaştığımı hatta bir evliya gibi davranmaya başladığımı hissettim. Sahilde uzun yürüyüşlere çıkıyor, etrafa sevimli bakışlar atıp olan biten her şeyi anlayışla karşılıyordum. Sonsuz bir hümanizm içindeydim. Tam bir huzurevi sessizliğinde geçmeye başlamıştı hayatım. Ara sıra denk geliyordum Aysel'e sahildeki çay bahçesinde. Uzaktan izliyordum onu, gözlerinde yaş görüyordum. ''O da bana aşık, ondan bu halde'' diyordum içimden. Saatlerce oturuyordu çay bahçesinde ve hep aynı noktaya dalıyordu güzel gözleri. Ben de saatlerce bir kaldırım taşının soğuğunda onu izliyordum uzaktan, hayalerimle.

    Yataktaki uzun sessizliklerimizi hep aynı soruyla bölerdi: ''Ne düşünüyorsun?''. Bense hep aynı yanıtı verirdim: ''Hiç!''. Aslında o an anlatacak çok şeyim olurdu ona. ''Geçen gün başıma ne geldi biliyor musun?'' diye başlayıp uzun saçmalamalara doğru gidesim vardı. Bütün cümlelerin, kendimi anlatma telaşlarının canı cehennemeydi! Susuyordum ve gidişiyle tekrarlanacak kulak çınlamalarımın, mide kramplarımın ve sonsuz özlemin başlayacağı anlara kalan dakikaları sayıyordum.

    O yanımdayken hiçbir şey yapmama gerek kalmıyordu. eşyalarımı düzenliyor, yataktayken sigaramı yakıp ağzıma veriyor, atıştırmalık bir şeyler hazırlıyor ve çay demliyordu. En önemlisi de buydu, çayı çok sevdiğimi biliyordu ve çayı güzel demliyordu. Ne istesem yapabileceğini de biliyordum. Allahım, insanın bir orospusu olsun, bin kapıya borcu olsun!

    Artık huzur doluydum ve Aysel'e gittikçe daha çok müşteri buluyor, hatta Aysel'in bana lüsk restoranlarda yemek ısmarlama tekliflerini de reddetmiyordum. Hayatın her türlü zevkini yaşamaya kararlıydım. Huzur dolu bir evliya!..

    Aysel'i hep sevdim sanırım; ama onu bir kez aldattım. İlişkimizin başlarıydı. İkinci ile üçüncü sevişmemiz arasındaydı sanırım. Eğlenceli bir bar kızıyla eğlenceli beş on dakika, sonrasında penisimde başlayan kaşıntılar, ağrılar, hastane ziyaretleri ve endişeler. Allahtan boşa çıkan endişelerdi bunlar; ama bunu da Aysel'e anlattım bir gece. ''Sen aşağılık adamın tekisin. Bir kadından hastalık kapmış olma olasılığın varken benimle nasıl yatarsın. Sen bir katilsin!'' diye bağırmıştı bana. Haklıydı, ben bir katildim! Hem de havluları haftada bir değişen bir odada, masa ve yatak örtüsüne elini yüzünü silerek pislik içinde yaşayan bir katil.

   İstanbul gözüme kocaman bir çöplük gibi görünüyor. Karışık ve lezzetsiz bir salata gibi, mide bulandırıcı. Sokaklar kötü, yollar kötü, trafik kötü; ama Aysel'e laf yok. O mükemmel bir kadın. Üstelik bu sefer ''neredeyse'' falan da yok. Kızgınlığım Aysel'e değil zaten. Sağlıklı ve temiz görüntüleriyle çay bahçelerinde karı kız avlayan piç kurularına. Defalarca kez de söylemiştim Aysel'e, bu piç kurularına dikkat etmesini; ama o kendisine güveniyordu. Aylık kontroller, aşılar falan... Ondan sonra da önüne gelen herkesle...

    Benim bir orospum vardı, evet; ama onunla yaşamak dünyanın en zor şeyiydi aynı zamanda. Sayısız korkular, temizlikler, aşılar, tedaviler, tedirginlikler... Oysa Aysel'e hep derdim: ''Dikkat et şu piç kurularına!'' diye.

    Şimdi kimsede suç bulmuyorum. Bir orospuyla yaşamayı seçen bendim ve artık onun kanında gezen bir mikroptum. Beni çok sevdiğini biliyorum ve sevginin karşılıklı öldürücülüğünü de. Bana olan sevgisi beni ayakta tutmaya, kendimi değiştirip düzeltmeme yetiyor. Ben hala Kordon boyunda bir evde Aysel ile yaşlanmayı düşlüyorum. Sadece Aysel ve ben. Başka kimse yok!.. SON


                                                                                                         İZMİR

Yorumlar (6)
HAKAN ARES 14.11.2010 06:46
Anlamadım Utkan, kusura bakma. Çünkü bu benim ilk yazım değil ki kırka yakın günlük var profilimde baktıysan. Sen neyin beklemesindesin

Firari Fırtına 14.11.2010 10:22
Şuana kadar güzel :)

Comert Sen 14.11.2010 12:12
Guzel ve akici. Yorum icin galiba sonunu beklemek en iyisi..

HAKAN ARES 14.11.2010 20:24
Öykünün sonuydu. :))Saygılar...

HAKAN ARES 14.11.2010 21:11
Utkan şimdi anladım yorumunu. Yani öykünün sonuydu; ama başından geçecek olayları falan yazmaya kalkarsam romana dönüşebilir sanırım. Aklıma çok şey geldi çünkü. Tadında bırakayım dedim Hastalık olayı falan, anlaşılmıştır sanırım. Ölümü bekleyecekler. Saygılar...

Aslı Çelik 16.11.2021 03:20
Değişik acayip şeyler düşleten ,bir o kadarda sade duran yazı bu muhteşem..


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6675
2 Firari Fırtına 4679
3 Mustafa Ermişcan 4174
4 Hasan Tabak 3828
5 Nermin Gömleksizoğlu 3435
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3376
7 Uğur Kesim 3249
8 Sibel Kaya 3141
9 Enes Evci 2823
10 Eyyup Akmetin 2648

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:5047 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com