Firari Fırtına  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 2 Puanı: 4192

11 Ocak 2011 Salı 
Masturbasyon Döngüler (Fantazilere Son)
Okunma: 2575

Masturbasyon Döngüler

Maşallah, öyle tanımışızki yaşamı utanmasak hepimiz hayatın ve de yaşamın tarifini yaparız. Sanki çok iyi biliyormuş gibi. Eskilere nazaran günümüz yaşamı ve öyküleri elbette ki farklılıklar göstermektedir ama unutmamak gerekirki süreçler her daim birbirine benzemekte ve bu benzerlikten doğan beleşcilik ruhumuzla da öyle sıradan gelen bir yaşam seçimi seçmekteyiz.

Yok öyle yağma!

Toplum geneline baktığımızda yaşamların ve insan gelişiminin hep çevreyle olan parelel döküntülerini görürürüz. Örnekler ve kıyaslar hep aynı çevreden ola ola dönem bazı gelişimleri yok saymış hatta o gelişimlerin varlığını dahi unutturmuştur. Bir anne genelde kızını hep komşu kızlarıyla yarıştıır ya 'bak filancanın kızı Tıp'ı kazandı sen de Tıp yaz kızım' vs... örnekli kıyaslarda buluna buluna. Haliyle bu örnekteki gelişime dikkat ediniz, kıyasın getirdiği aslında sakıncalı olan bir durum değil midir bu? Sonra efendim o annenin o kızı Tıp kazanamayınca yada hiç bir yeri kazanamadığında buyuyrun hodri meydan olacaklara bakınız bir de sonuçlarına. Tabi arkadan gelen bir de anne söylemlerine.

Masturbasyon'u, her dalda işin kolayına kaçış gibi tanımlar isek; bu alanda Bilimsel masturbasyon, Politik masturbasyon, Sanatsal masturbasyon ve Teknik masturbasyon gibi gibi konuları ele alabiliriz. En önemli olan durum ise Psikolojik masturbasyon'dur. Alışagelmiş, yeniliksiz ve herkesin yaptığını herkesten bekleme tekniği. 'Benim oğlum büyüdü savcı oldu' işte bu laf olayın koptuğu an'dır. Çünkü diğerinin oğlu liseden sonra okuyamadı. Bir başka örnek; mahallede bir terzi dükkanı açar dikmeyi kesmeyi iyi bilen bir terzi ustası. Bir bakarsınız 3 ay sonra Posta teşkilatından emekli olan Mahmure hanımda terzihane açmış aynı mahelleye. Yahu terzilicilik senin neyine?

Alışagelmiş durumlar, bedava mantıkcılık, çalıntı fikirlerin devam eden süreçleri, beleşcilik ruhu ve görmek. İnsan'a bu yetmemeli diyoruz ya. İnsan bunlarla oyalandığı müddetce bir yeniliğe bir ileri görüşcülüğe adım atamaz hale gelmiştir. Ne gördüyse onu yapar, emek vermez, ter akıtmaz, kafa çalıştırmaz. Peki bu masturbasyon değil midir?

Cinsel açıdan baktığımızda, orda bu süreci anlayan kişi zaten yaşam içerisindeki fuzulü masturbasyonları da iyi anlar. Partner ile olan karşılıklı tatmin edici unsurlar bir yana; tek başına insanın tatmin oluş anı ve zevki bir yanadır. Tercih nedir? Elbetteki kişiye göre değişir ama yine de ter dökmek emek harcamak ve bunu bir sanat eserine dönüştürmek pek tercih edilmemektedir. Kolayı var nasıl olsa.

Masturbasyon döngüler diyorum ya;

Artık bu alışagelmiş yaşam şekillerinden vazgeçelim demiyorum. Buna ne hakkım vardır ne mecalim. Lakin ben diyorum ki örnekler, kıyaslar ve görüp yapmalar dışında yeni yeni değerler kazanabilir insan. Bir farklılık yapabilir insan. Vermiş olduğum örnekler anlayasınız diye halk içerinde hepimizin başına gelen şeyler değil midir? Aileler çocuklarını yarıştırır....bu yanlıştır. Bu yarış o çocuklara kimi zaman fayda sağlasa da çoğu zamanlarda zararları ve bunun boyutları çok ama çok büyüktür. Psikolojik anlamda insan bu konularda her daim sorun yaşamıştır ve inanıyorum ki hala aramızda bu sorunu aşamayanlar bile vardır diyorum. Aile çocuğuna kar sağladığını düşünerek kıyas ile onun hayatı ile oynuyor. İşte bunun farkına varılmalı bu beyinler yavaş yavaş değişmeli diyorum. Belki yanlış düşünüyorum ama olsun, yanlışım her zaman ki gibi banadır.

Masturbasyon döngüler ve eş seçme...

Nazik bir konudur, önemli bir konudur ve hayat mayat meselesi olan bir durumdur bu seçim işi. Şimdi işin beleşine kaçalım. 10 yıl önceye gidelim. Bakınız vereceğim bilgiler yaşanmış gerçek olan bilgilerdir. Bir çoğunuz da zaten duymuşsunuzdur.

10 yıl önce kızı biri ister. İsteyen erkek; avukat ise, doktor ise, mühendis ise vs... okumuş iş sahibi biri ise... o kıza hiç sorulmadan, o kızın fikri alınmadan o kız o adama verildi. Ki verildi de zaten.

Sonra haberler arka arkaya, araştırma proğramları vs.. derken bir açıklama yapıldı hem de resmi evraklar üzerinde ispatlanmış açıklamalar. Örneğin; okumuş insanlarda boşanma oranı çok fazlalaştı, okumuş insanlarda kadın dövme oranı çok fazla, anlaşmamazlık çok fazla vs.. gibi. Aileler haliyle temkinli olmaya başladılar. Boşanma oranının en fazla olduğu il....dünya üzerinde İzmir'dir. İzmir bu birinciliğini hiç bir ile hiç bir zaman vermemiştir.

Peki şimdiki aileler ne yapıyor? 'Aman kzıım seçsin önemli olan birbirlerini sevmeleridir' demiyor mu? Ne güzel, şükür burda bir kazandığımız zaferi görüyorum. Sevgi kazanmış ama döngü hala devam ediyor. Neden aileler bu cümleyi kullanıyor? Çünkü maddiyat bir yere kadar mutluluğu getirir insana ama sevgi....her daim iki insan bel bele verdikten sonra her zaman mutluluğu yaşayabilirler. Aileler bunun farkına vardı. Varamayanlara ne mi oldu? İntiharlar, kaçmalar ve kötü yola düşmeler.


Son olarak....

Her zaman kişi kendi olmalıdır. Alışagelmişlik dışında kendi olma mantığı ile yaşamalıdır. Birileri bir kıyas yaptığı için değil, birileri seni yarıştırdığı için de değil. Sen kendin olmalısın ve kendin ile gurur duymalısın.

Çevreye göre değil, yüreğine göre yaşa eyy İnsan!..

Sevg...

Yazan: Firari Fırtına


Yorumlar (15)
Firari Fırtına 11.1.2011 13:25
Başlık çok mu garip olmuş acaba?

Aniysa Enisa 11.1.2011 16:53
ilk basligi gorunce icerigi okuyup-okumamakta git-geller yasamadim desem yalan olur lakin icerigi okuyunca tamamen farkli bir tablo ile karsilastim..:)

Ali Bayraktar 11.1.2011 17:41
Başlığı bilmemde yazı güzel olmuş. Yazının sonunda olduğu gibi Çevreye göre değil özgün olduğu için ayrı da bir güzel.
Tebrikler...

Firari Fırtına 11.1.2011 19:30
Ooo kimleri görüyorum burda.

Sevgili Aniysa Türkiyenin yolunu bulabildiniz mi? Sizin oralardan buralar gözüküyor mu? Ayran mı içtiniz efendim? Yayık ayran mı?

Özletme diyorum kendini ve beni lütfen arada bir ara.

Sevg...

Firari Fırtına 11.1.2011 19:31
Ali bey teşekkür ederim. Yüreğimizle yaşamak en güzeli.

Sevg...

Aniysa Enisa 11.1.2011 19:47
Sevgili Firari, turkiyenin yolu cok uzun ne kadar bulmaya calissamda yolumu hep kaybediyorum ama yinede zar-zor olsada kiyisindan-kosesinden egretide olsa ulasabiliyorum..:)

Firari Fırtına 11.1.2011 20:56
Buna sevindim, unutma bazi seyleri yeter.

Sevg...

Halit DURUCAN 11.1.2011 21:23
Brova sevgili kardeşim Firari. Örneklerle vermeye çalıştığınız bu olaylar aslında toplumsal hastalıklardır. Başkalarının güdülemesiyle yok olan kişilikler! Kişiye özel kararların arka plana atıldığında toplumda ne gibi facialar ortaya çıkıyor, yaşarken tüm bunları görebiliyoruz. Kişi her ne olursa olsun daima kendini yaşamalı ve yaşayabilmeli. Bu temelden ele alınması gereken bir eğitim sorunudur diye düşünüyorum. Harika bir toplumsal meseleye işaret etmiş ve çok güzel kaleme almışsın. Tebrikler...

Firari Fırtına 11.1.2011 21:31
Halit bey, bu yorum beni cok mutlu etti.

Sevg...

ayse sever 12.1.2011 00:35
ne yalan söyleyeyim başlık benimde dikkatimi çekmedi değil ama sen yazdıysan vardır sebebi
ama yazıyı okurken seni tahtada ders anlatan bir öğretmeni dinler gibi dinledim seni sana birkez daha hayran oldum sana başka bir yorum yapmak haksızlık bence çünkü
seni zaten herkes yeterince biliyo kabul etselerde etmeselerde

Firari Fırtına 12.1.2011 00:44
Tesekkur ederim Ayse hanim, o sizin yureginizin guzelligidir.

Beni cok mutlu ettiniz.

Sevg...

ayse sever 12.1.2011 00:55
size mutlu olmak yakışır
hani beddualar tutar derlerya sana en büyük bedduam ömrünce mutlu ol

yudum .. 12.1.2011 01:53
Başlık da yazı da cuk oturmuş Firari. Tespitleri ele alışınsa net. Allayıp pullayarak, karmasık cümleler kurarak ,büyük büyük laflar edip ne dendiği belli olmayan cümler yerine, konunun özünü ele almışsın. Söylediklerin ne yazık ki gerçek. Bunun farklı nedenleri var. Birincisi: Okumumayan bir toplumuz.Dolayısıyla ufular dar. İkincisi: Yokluktan varlığa ani bir geçiş yaptık. Üçüncüsü: Gösteriş merakımız ki , belki de en tehlikelisi . Dördüncüsü: Yaşam standartlarındaki büyük uçurumların artık herkesce gözler önünde olması. (TV. PC. Gazete gibi görsel etmenlerin artması)... Herkes senin de bahsettiğin gibi kolaycılıkla köşe dönme , lüks yaşam gayreti içinde.
Alın terinin maalesef ki maalesef pirimi düşük. Nedeni uzun zaman alması ve doyurucu sonuçları vermemesi. Yıllarca uğraşıp didinen, üreten, emek harcayan kıt kannat geçinirken, tutmuşu olanı taklitle yaşayanların yaşam standartları ortadayken, gelir dağılımlarında uçurumlar varken.
Düşünsene bir; özel okularda alınan eğitimlerle devlet okularında alınan eğitimler denk mi? Değil... Örneklerine dayarak, Dr'la evlenen genç kızın yaşantısı, Filanca fakülteden mezun olmuş ve bir devlet dairesinde çalışan memurla bir mi? Değil... Tabi ki farklılık olacak ama farklılıklar uçurumlaşınca aklın yerini kolaycılık, mantığın yerini hırs alıyor NE YAZIK Kİ.


Firari Fırtına 12.1.2011 09:04
Ayşe Hanım beddua etme bana :) Ben böyle iyiyim.

Teşekkür ederim.

Sevg...

Firari Fırtına 12.1.2011 09:05
Sevgili Yudum,

Ben ve ben gibileri, sen ve sen gibileri bu konuları gündeme getirmekten kaçmaz ise ben birşeylerin değişeceğine inanıyorum. İnsan aklı ve mantığı geniştir isterse her şeye yenilik getirebilir diyorum. Elimizde olan değerleri iyi değerlendirmek şartı ile.

Teşekkürler bu güzel ve içten yorumun için.

Sevg...


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6124
2 Firari Fırtına 4192
3 Mustafa Ermişcan 3357
4 Hasan Tabak 3256
5 Nermin Gömleksizoğlu 2972
6 Uğur Kesim 2884
7 Sibel Kaya 2702
8 Enes Evci 2402
9 Ömer Faruk Hüsmüllü 2280
10 E.J.D.E.R *tY 2206

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:288 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com