Firari Fırtına  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 2 Puanı: 4218

15 Ocak 2011 Cumartesi 
İnternet Aşk'ları ve Aşıklar ve Sanal Hayeller (İNTERNETİZM)
Okunma: 19077

İnternet Aşk'ları ve Aşıklar ve Sanal Hayeller

Belirtmem gerekiyor ki, eğer bu yazıyı sonuna kadar okumayacaksanız hiç okumaya başlamayınız. Çünkü genel (toplu) anlam ifade edebilecek vurguları ve asıl ifadeleri yine yazının geneline vurmayı doğru buldum. Şimdi hemen okumak için kollarınızı sıvayabilirsiniz yanınıza bir sıcak çay alınız ve keyfini çıkarınızı yazının. Aksi halde okumayacaksanız yani devam etmiyecekseniz hemen şimdi sayfayı kapatabilirsiniz. Müsademiz gönüldendir.

İnternet aşkları bir başka oluyor usta!.. Hani bazen 'tadına doyum olmaz' dediklerimiz var ya, ha işte ondan. Ama usta; neden bu aşkların %98 i faciai bir acıyla yada ayrılıkla bitiyor? Ahh be çocuk!.. işte bende bunu anlatmaya çalışıyorum ya, oku anla.

İnternetizm Aşkları


Arkadaşlar, bu site dahil tüm paylaşım sitelerinde ve forumlarda genelde hiç görmezseniz bile bir iki üye hakkında aşk'ı muhabbete rastlayabilirsiniz. Günümüz şartlarına bakıldığında artık bunları normal görmek gerekiyor bunun da farkındayız. Bakınız bu tür aşkların en büyük yarası dürüst olmayan türde 'klavye' aşklarıdır. En azından bunun canlı örneği bizzat benim. Benim başıma gelen türler dahil tüm bu sitelerdeki yakınlaşmalar, sevmeler ve sevilmeler hepten yalan, hepten dürüst olmayan aşklarla dolu oluyor. Şimdi merak edeceksiniz başıma gelenleri; ben bir örnekle esiştireyim konuyu.

Adamın biri güzel şiir yazıyor diye, bu adamı 'adam' sınıfına koymayanız.
Adamın biri güzel makale yazıyor diye, bu adamı 'adam' sınıfına koymayanız.
Adamın biri güzel yorum yapıyor diye, bu adamı 'adam' sınıfına koymayanız.
 
Tabi genel olarak herkesi kaplamıyor bu durum, çok güzel seviyeli kendi kişiliğini klavyeye yansıtan güzel yazılar yazan güzel şiirler yazan ve de güzel yorumlar yapanlarda sayıca az olsalarda vardır. Onlara lafımız yoktur ama yine de onlar bile bir yerde tıkanırlar. Yani yaşayabileceği aşkın beklentileri çerçevesinde ağır bir yükü kaldıramayabilirler. Bu durum haliyle şok bir panik atak ve sonrası büyük bir acı ile sonlanabilir.

İnternetizm Yakınlaşmalar

Forum vari siteler ve genelde paylaşım sitelerinde art niyet ön plandadır. Bakınız günümüz medyası bile artık bu tür yakınlaşmalara ve aşklara perde açıyor haber yapıyor vs... Kendi siemizden örnekler ile konuya açıklık kazandırayım biraz.

Günlükler yazılıyor. Yazanlar arasında bayanlarda var baylarda var. Bay yazarlara gelen yorum sayılarına bakınız, bir de bayan yazarlara gelen yorum sayısına bakınız. Sonra efendim ordaki içtenliğe ve samimi yaklaşıma. Yanlış anlaşılmasın bizim site dedim ama bu her sitede böyledir. Bir bayan birşey eklerse onun o eklentisini baya bir gündeme alırız, çoşarız filan işte. Burda %20 lik payı dürüst konuya olan ilgiye veriyorum. Diğer %80 lik payı ise resmen yakınlaşma uğruna veriyorum.

İnternetizm'de Kendini Aşık Sanalar

En büyük yanılgıya düşenler ve hayal kırıklığı yaşayanları bu katagoride ele alalım.

Arkadaşım; sen bu adamı tanıyor musun? Hayır yazıları çok hoşuma gidiyor.
Arkadaşım sen bu adamı gördün mü? Hayır ama onun yüreği güzel.
Arkadaşım sen aşk nedir bilir misin? Evet bilirim, sahi aşk nedir?

Var var, yok değil elbette. İnternet üzerinden tanışıp evlenen ve gerçekten çok mutlu olan ve hala benim görüştüğüm evli çiftler bile var. Ama kardeşim bunlar sadece bir istisnai durumlardaki istisnai çiftlerdir. Yani %2 lik gerçek aşkı bulup evlenen çiftlerdir. Ya %98 olan o hayalci ve sanal aşklara ne demeli?

Allah aşkına, kaldırın başınızı bakın etrafınıza ve aşk nedir gidin iyi öğrenin sonra deyinki 'ben aşık olmak istiyorum.' Ama nerde. Kızlarımızın genel yanlışları ve malesef 'avcı' edasıyla bekleyen erkeklerimize sunulmuş bedava bir sofra niteliği içerisindeki bu aşklar...yalandır kardeşim, dolandır kardeşim. Yapmayın!..etmetin desekte hala bu kafaya hizmet edenleri gördükce sinir olmamak elde değil. Kızımızın yaşı 27, oğlumuzun yaşı ise 29... Ve kızımız bu çocuğa aşık olmuş neden? Çünkü o çocuk site içerisinde iyi bir yerde, şiirlerini herkes seviyor, yazılarını herkes seviyor ve yorumları gerçekten güzel. Eee kardeşim kız ne yapsın? Haliyle aşık olmuş bizim çocuğa. Yavv Allah aşkına siz deli misiniz? Manyak mısınız? Ne siniz?

Aşk bu mudur? Aşk'ı insanlar böyle mi biliyor? Yazık yazık hemde çok yazık.

İnternetizm'de Sanal Hayeller

Burasını da artık sizler haya edebiliyorsunuzdur. Sanal aşk, sanal erkek ve kız ve sanal hayal. Bu hayellerin gerçekleşmesi mümkün değildir ama malesef hayeller çok ama çok üst seviyede.

Kız: Aşkım evlendiğimizde evimiz kaç odalı olur?
Erkek: Ohhooo sen iste aşkım kaç oda istersen..

İşte bu sahte aşkın sahte hayali budur, başka birşey değildir.

Önümüzdeki günlerde bu konuyu daha açık bir dille gündeme getireceğim. Şuan vakit kısıklığından dolayı anca bu kadar diyelim.

Siz siz olun, aşk yaşayacaksanız gerçek olan AŞK'ı yaşayın.
Siz siz olun aşık olacaksanız;

DOĞRU YERDE, DOĞRU ZAMANDA ve DOĞRU KİŞİYE AŞIK OLUN.

İnternet paylaşım sitelerindeki yakınlaşmalarınızı seviyeli yapın, her iyi görünen kişiye iyi demeyin. Klavye insanlarından da uzak durun. Onlar klavyede gerçekten herşeyi başarırlar. Çünkü onların şerefleri yok. Şerefi olmayan adamında ne arı namusu olur ne de kişiliği. Aman dikkat aman dikkat.

Küçücük bir örnekle kapatayım konuyu.

İstanbul'da olan bir olay hatta haberlere yansıdı. Adam 34 yaşında kız ise daha 17. Kızla bir kaç buluşma ve haliyle kız teslim olmuş adama. Herneyse. Sonra kızın ailesi devrede ve bir pusu. Otagarda o 34 yaşındaki şerefsize kızın abileri tam 8 kurşun sıktılar ve öldürdüler. Kız ne halde bilinmiyor.

Sevg...

Yazan: Firari Fırtına


Yorumlar (53)
ahmet I...Lİ 15.1.2011 17:41
Aynen FİRARİ genç kızlarımız maalesef bu sebepten dolayıdır evden kaçıp da kötü yola düşüyorlar....YÜREĞİNE SAĞLIK

sessiz çığlık 15.1.2011 23:01
Merakla yazının devamını bekliyorum. Gerçekten değinilmesi gerken bir konu(benim açımdan... Sen anlarsın.)

Fatoş Nihal Aytaç 15.1.2011 23:10
Eskiden internet bu kadar yaygın değilmiş, 17 yaşında ailesinden ilgi göremedi gibi nedenlerle bir genç kız da pek ala gidip 34 yaşındaki adam ile aşk yaşamış (yaşadığını sanmış) ve olan olmuştur...Mutlaka şu rakamlar ve olaylar defalarca tekrarlanmıştır...İstanbul Merkez Emniyet Müdürlüğü'ndeki suç dosyalarında sebep olarak görebilirsin, bu sadece internetin acizliği değil, aynı zamanda insanların acizliğidir maalesef.
İnternete gelince, bir kafe düşünün, çok geniş, kalabalıktaki her bir insana ayrı hizmet verebilecek nitelikte. Bu kafeye herkes farklı amaçla geliyor, kimi kahvesini içip gazatesini okumak için, kimi kız tavlamak, kimi en ciks tişörtünün havasını atmak için, kimi kadın kıtlığından çıkmış, ağına kadın düşürmek için, kimi akademik bilgilerini yarıştırmak için...Bu kafede farklı birşey var, her bir oturma yerinde paravanlar var, içeri giren herkesin gözleri kapanıyor.
Bir adam bir sandalyeye oturtuluyor, oturduğunda gözlerini açıyorlar fakat paravan devreye giriyor. Paravanın ardına bir kadın oturtuyorlar. Ve muhabbet etme becerilerine ve seviyelerine göre muahbbet etmeye başlıyorlar. Adam kadını, kadın adamı göremiyor, sadece sesten ve ses tellerinin titreşiminden ve bahsedilen şeylerden dış görünüş ve kişilik analizi hayal gücünde oluşmaya başlıyor. İnsan beyni harikalar yaratabilir, hayal gücü her güçten ötedir. Adam ya da kadın kafasında kurduğu kurgularla kendine bir dünya yaratıyor, aslında basit bir ortam sağlıyor hepsi bu. Ve sonra paravan açılıyor...Senin hayal ettiğin insanla karşındaki insan farklı...binde bir ihtimaldir ki bu kıyasın aynı olma ya da çok benzer olma olasılığı yüksek olabilir, bu olduğunda da senin hala görüştüğün internetten tanısan ve evlenen arkadaşların olabilir. Ama binde bir ihtimal...ne yazıkki internetten aşkın olayı böyledir kanımca. Yani internetin gerçekeliği ve hayatımızda gerçeklerin rolü ne boyutta ve ne yönde ilerliyor? Çok çok derin mevzu, işin özü kendimce böyle Firari, hoş bir konu.

Sibel Kaya 15.1.2011 23:38
Bence internette yanlış bir insana aşık olmakla gerçek hayatta yanlış insana aşık olmak arasında çok da büyük bir fark yok. Sözkonusu insan gerçekten şerefsiz biriyse, O'nunla doğal yollardan tanışmış da olsak, bize çektireceği acı yönünden internetteki şerefsizlerden hiç de aşağı kalmaz. Ama internetin şöyle bir tehlikesi var tabii: Tutucu bir ailesi olan, bu yüzden de çok rahat dışarı çıkamayan bir kız da böyle yanlış insanlarla iletişime girme imkanı bulabiliyor internette. Çoğunlukla evde vakit geçirdiği ve dolayısıyla karşı cins mevzularında son derece tecrübesiz olduğu için de internet vasıtasıyla tanıştığı adamın sözlerine aldanma olasılığı da oldukça fazla oluyor. Bu son derece önemli konuyu gündeme getirdiğin için teşekkürler Firari.

ayse sever 16.1.2011 01:16
gerçekten bu yazdıklarında çok haklısın FİRARİ
fakat günümüzde insanlar öyle ruhsuzlaştıki başkalarını boşver kendi çocıklarına bile ilgi ve hoşgörüyü gösteremiyor yada göstermiyor . bu nedenle ki gencecik çocuklar hatalar yapabiliyor.işte o noktada kaderini yaşamaya başlayabiliyor.mecruriyetler zorunluluklar sorunlar gencecik bir filizi topraklarından koparıp soldurup kurutabiliyor.başakalarını bilemem ama ben bu sitede o an ne yaşıyor hissediyorsam onu yazmaktan kendimi alıkoyamıyorum.tüm site sakinlerininde aynı tavırda bulunmasını umuyorum.
internetin sanallığı yadsınamaz bir gerçek.fakat her yerde ve hatta yanıbaşımızda bile bu tür olaylar yaşanıyor . üstelik bunlar sanalda değil gerçek.bu gerçeği de en az internetin sanallığı kadar göz önünde bulundurmalıyız.
ayrıca FİRARİ yazının aydınlatıcı bir gerçek olduğunu da söylemeliyim .

Gölgesiz Kalem 16.1.2011 02:49
Keşke bu yazınızı 1 yıl önce felan yazsaydınız, hata yapmazdım o zaman.
Çok güzel dile getirmişsiniz, başkalarını bilemem ama insan yaşamışsa eğer her bir cümlesi anlamlı. 9 ay sürmüştü int de başlayan serüvenim yalanlarla tanıtmıştı bi kız, yaşını adını nerde yaşadığını ve aradan 2 ay gibii bir süre geçince herşeyi itiraf etti, tamam dedik sil baştan ve olduda Ankarada onla beraber 1 hafta tatil... Rüya gibiydi yalansız inanın bana yalansız dendiği yerde yalanlarla çevrilmiş etrafım.
koskoca 9 ay ve sonrasında Çıldırasıya acılar. Hocam keşke tam 1 yıl önce okuyabilseydim bu yazınızı

yudum .. 16.1.2011 03:04
İnternet aşkları diye tanımlanan aşkların büyük çoğunluğu duygu eksikliği nedeniyle yaşanıyor. Yaşadığı çevrede duymaya aç olduğu sözcükleri, göremediği ilgiyi , sevgiyi ve belki şevkati hiç tanımadığı ama bir anda diğer yarısı gibi olan kişilerden duymaya başlayınca, daha önce hiç tatmadığı bir şeyi tadıyor! Özel hissediyor kendini. Sorgusuz sualsiz , gözüne beyaz bir perde inmişcesine duymak istediğini, duyabilme adına başlıyor serüvene. İnanıyor çünkü. Kendi duyguları gerçek ve masum ya karşılık aldıkça aynı sanıyor. Ama... Ama işte sonrasında yazında çok güzel temas ettiğin olaylar yaşanmaya başlıyor. Bilinçlendirmek , uyandırmak için bu tarz yazılar çok önemli.

Halit DURUCAN 16.1.2011 12:47
Sevgili Firari, bu yazısında teknolojik bir hastalıktan bahsetmiş. Bu yolla pekçok insanın hayatının karardığını bizzat biliyorum. Güzel bir tespitte bulunmuşsunuz. Tebrik ederim Firari.

orhan örs 16.1.2011 14:20
Yazar burada yaşadığı bataklığı, meraya benzetmeye çalışmış!..
Olmuş mu peki?..
Olmamış...
Nerden belli?..
Varoluş biçimin gizlemeye çalışmış. Yersen güzel yemezsen Firari Fırtına.
Komik mi peki?..
Hem de nasıl!..

özgül ... 16.1.2011 19:12
Birde gerçek hayatın içinde aşk acısına düşmüş,sanala sarılmış tipler var ki,Allah bunları sanalda gezen avcılardan korusun,sevgiyle yaklaşıp ilik emercesine sapkınlaşanlar var.Zavallı gençler duygularının en dibe vurmuş zamanında,kimlerin kucaklarında teselli arar hale geliyorlar.
Akıl veriyorlar?,Yol gösteriyorlar,temiz bir hayatın havasını estirip,tüm kuvvetleri ile çekmeye çalışıyorlar,ama takdikleri hep aynı,yalancı sevgi.Bunları izlemeside harbiden trajikomik sinema keyfi

Firari Fırtına 17.1.2011 11:03
Sevgili Ahmet,

Beterin beterini bile yaşayanlar var. Yazıktır insanlarımıza, yazıktır genç kızlarımıza. Onların hayallleri bile ölüyor yaşamak artık neye lazım?

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:04
Sessiz Çığlık,

Evet anlarım, sakinlik ve iyi düşünürlük artı zaman herşeyin ilacıdır. Sıkma canını sen.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:06
Sevgili Fato,

Aynen sana katılıyorum, o paravan en tehlikeli şey işte. Bunu anlamak ise ne hoş.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:08
Sevgili Sibel Kaya,

Elbette haklısın, şerefsiz her yerde şerefsizdir. Ama internet hakikaten bir başka değerdir şerefsizler için.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:10
Ramazan Emre kardeşim, bak örnekleri baya bir var işte. Bu aşklarda mutluluk arama. Yazık olmuş gerçekten, hemde bu tür aşka inanlara.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:11
Sevgili Ayşe Sever,

Yürek yüreği bilmeli, biliyor ise sorun yok demeli. Ama bilmiyor ise ahhh lar vahh lar çekenindir. Akılsız kafaların aşkları işte.

Sevg..

Firari Fırtına 17.1.2011 11:12
Gölgesiz Kalem,

Bu konuya benzer yazılarım yaklaşık 4 yıldır var. Keşke google de bir arama taramada önüne çıksaydıda okusaydın. Bu aşklar gündelik zevk aşklarıdır. Yani anlayacağın bir çoğunun karışımında şerefsizlik var.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:13
Sevgili Yudum,

Sen bir harikasın ve tamamen katılıyorum sana. Bilinçlendirmek konusu çok önemli.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:15
Arif kardeşim.

Bakış açını beğendim evet bu da bir etkendir ama ana işler yine internet üzerinden oluyor. Arayışlar, ilgi beklemeler ve aşk. Sende haklısın kardeşim ama araç internet işte.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:16
Sevgili Halit ağabey,

Hastalık almış başını gitmekte. Çareleri aşk ama aşk yok!.. Mecburen sanal alemde aşk arayacaklar ve de bulacaklar bu kesin. Ya sonra? İşte sonrası hüsran.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 11:18
Sevgili Merve,

Sanal olanda kandırmalar basittir çok haklısın. Bunun bilincine varmalı ve gerçek ne ise gerçeği yaşamalı insan. Geleceğini güzel yaşamak, şimdiden gerçekleri iyi yaşamaya bağlıdır. Teşekkürler.

Sevg...

özgül ... 17.1.2011 11:47
Sevgili Orhan ve Özgül;Lütfen paylaşımlara eleştirel yaklaşmayın,bakın yazar sizi kaynak dışında bırakmak zorunda kalıyor.Bak ne kadar yorulmuş sizin yüzünüzden,tek tek isim açmak içinde beklemiş,bundan sonra,işe gelmeyen cümleler kurmayın,bırakın zaten iki tel o da dağınık kalsın.

Firari Fırtına 17.1.2011 11:51
Saygınız var saygınızı koruyunuz.
Sevginiz var ise öyle yaklaşınız.
Ahlaki değerleriniz var ise ağır olunuz.

Aksi halde bir amaç uğruna çırpınmayınız. İnternetizm tuzağına düşenler bu tavsiyelerime kulak versinler. İnsan, önce insan olmasını bilmeli sonra değer yargılarına sahip çıkmasını bilmeli. En son ise çevreye ve topluma saygı nedir öğrenmeli. Öğrenmiyor ise bu çocukları böyle kabul edip uzak duracağız.

Mantık budur dostlar.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 12:09
Telefonda bir dostum bana 'bu yazı sanki daha uzun ama kısaltmış gibi bir hava yaratmışsın' dedi.

Burdan cevaplıyorum. Evet doğrudur. Bazı insanların değer yargılarına olan saygımdan yazıdaki bir kaç bölümü çıkarttım. Çünkü hala aramızda bile uyuyan bu aşk'ın tipleri var. Onlara yine de saygı duyarız dedim onlarla ilgili yani onları ilgilendirecek parağraflarıda yazıdan silip attım.

Uyumak güzeldir, uyusunlar.

Sevg...

özgül ... 17.1.2011 12:14
'Mantık budur dostlar'İşte bütün sır burada kaplı.Sen kendin tek başına konuş,herkesin bir sorunu varsa söyler.Aç şimdi 'İpotekli kimlik kuramını oku'Kendinden bişeyler bulacaksın,ama gülümse..Ben severim gülen,içten gülen insanları..Saygılar

Firari Fırtına 17.1.2011 12:17
Hoca efendi, hayırdır dert ne? Söyle hele...

Sevg...

özgül ... 17.1.2011 12:22
İşte bak,gerçek tavrına döndün.Saygılı insan herkese aynıdır.Dert şu;Benim yorumuma cevap yazmadın ya,çok kıskandım Böyle ağlayasım geldi,çok üzüldüm.Nasıl olur dedim,böyle nazik bir insan ,bunu yapamaz dedim.

Firari Fırtına 17.1.2011 12:32
Hocam ben seni seviyorum. Ben tüm öğretmenleri severim.

Sevg...

özgül ... 17.1.2011 12:38
Bende insanları çok severim,ama beni istifa etmek zorunda bırakacak kadar sevme,işimi çok seviyorum

Firari Fırtına 17.1.2011 12:42
Aman hocam istifa ne demek sen lazımsın Türkiye'ye :)

özgül ... 17.1.2011 12:44
Biliyorum,bunu ilk söyleyen sen değilsin

Firari Fırtına 17.1.2011 12:45
Vayy vayyy vayyy gözlerim yaşardı hoca efendim

Firari Fırtına 17.1.2011 15:01
Sanırım o çocuk seni anlamamış yada sen anlatamamışsın. Gerçi her iki durumda sen hatalısın. Bilmiyor musun ki 'her kütleye uyan bir kütük vardır.'


orhan örs 17.1.2011 17:15
Gördüm, söylemeliyim dedim. Görüpte söylemediklerim hayatımda ki tek pişmanlıklarım oldu. Bir yenisini eklemeyeyim istedim.

Dünyada ki varlığını, insan anatomisinde; "Ctrl+z" benzeri bir mekanizma olmamasına borçlu bir bünye, ortalıkta. Ki ortalık mallığı doğuştan bilincine zerk edilmiş birisi için talihsizlik ve trajedi olsa da, dinleyenler bu kadarına tahammül etmezler her zaman. Benim etmeyeceğim gibi.

Firari Fırtına...

İsmin seçilişinde kullandığı gerzekliği fantastik bir buluş sanan insan özeti bir çapsızdan beklenenin bir milim ötesine geçememek konusunda ki tutarlılığını, site üyelerine, yaş-din-dil-cinsiyet ayrımı yapmaksızın ve salyaları akarak sarkıntılık etmektede koruyor.
Her geçen an başka kimliklerde gezmekte beis göremeyecek kadar, cinsi sapkınlıkla dönmüş gözleri, görmek isteyen için fazlasıyla, pedofili ışıltıları yayıyor etrafa.
Dünyaya geldiği ev nasıldır bilmiyorum ama ikametgahının karakterize olduğu "genel"lik bu kadar ayan beyanken, "özel" ulumaları yaşamından eksik olmuyor. Normal aslında... Hayatı 'gelişine' yaşayan, kapısında "yol geçen hanı" yazan bir ömürden fazlasını beklemiyorum ancak tiksintimin düzeyini aşağıya çekmiyor bu durum.
Orta yaş sendromunu, 'pavyon tabelalarına' hayranlıkla atlatmaya çalışması da gerzekliğine yakışır düzeyde. 'Menopoza bir var' hayatlarla buluşması da son derece makul bu yüzden.

Söylediklerin ağzından çıkmıyor artık firari. Elin değmişken, sesinin çıktığı kütlene uyacak bir kütükte ayarla. Kullanım biçimini ezberlemişsindir zaten, şüphem yok. En çok sesinin çıktığı anlardan ensest nağmeler yağıyor. Dünya ne kadar kirlense de sen kadarını hak etmiyor.

Çevrene toplanmış, fiil ehliyetsizler ve alzheimer adayı, son baharında olan "huzur arayıcılarını" hayran sanıyosan söyleyeyim, o sayıda hayvan sever her semtte bulunabilir.

Özüne yumuşatıcı diye yavşatıcı eklenmiş ya, sen de haklısın!..

Bir fıkra:

Yaşlı bir adam otobüse biner bastonuna tutunarak. Bastonu otobüsün tabanına çarptıkça rahatsız edici bir ses çıkarır. Otobüste kendisine yer verecek kimse de çıkmayınca sinirli bir biçimde, ayakta bekler. O sırada otobüste ki gençlerden biri, yaşlı adamla alay etmek için oturduğu yerden laf atar; "amca şu bastonun ucuna bir lastik taksaydın ya, rahatsız oluyoruz" der. Yaşlı adam; "keşke zamanında o lastiği baban taksaydı da sen olmasaydın. O zaman rahatsız da olmazdın" der...



Firari Fırtına 17.1.2011 17:29
İnsanların bu şekilde ezik tavırlar sergilemesi ve kendilerini birşeyler sanıp muhatap bulamadıkları halde halen ebabil kuşu gibi sağda solda ötüşleri; yetmezmiş gibi her konu altına tartışma yaratacak seviyesiz beyinle varolan yorum vari sözcükleri ve yine bu yorumlarına cevap alamadığından olsa gerek aciz kalış halleri...beni çok güldürüyor.

Şimdi soracağım sorumu...

Orhan ne oldu hayırdır internetizm aşk yazım zoruna mı gitti? Doğru, bir yerde o aşk türünü şuan sen de yaşıyorsun birşey mi dedik ki..bu kadar terbiyesiz bir şekilde alçalmışsın. Senin bu kuru cümlelerini ancak ve ancak seni alkışlayanlar yer orhan. Sen bu yolları bilmez iken ben senin babalarınla dedelerinle tavla oynuyordum sözcükler üzerine. Sen kimsin ki ukala şey.

Azcık adamlık ve de insanlık edebin var ise, artık sus. Bak senin yorumlarına cevap bile gelmiyor...anla ki acaba niye gelmiyor? Adam değilsin sen adam pis valık. Daha fazla terbiyesizleşip insanlara karamet atma. İnsan olsan bunu yapardın ama değilsin MAYMUN sun sen oRHAN.

Uzaa konularımdan defol git, ne halin varsa gör. Senle tartışmak olmaz. Sen bir aptalsın, aptallarla tartışan her daim kaybeder. Çünkü aptalın saygısı sevgisi yoktur seviyesi hiç yoktur. Benim sana genişliğimi sen sanırım yanlış anladın. Ben susmakla korkmadım, sadece muhatap olabilecek bir insan değilsin ondan sustum Maymun.

Başka derdi yok onun bunun yazılarını kınar. git hadi git.. özgülünün internet aşkının yazılarını oku kafamıda daha attırma. Terbiyesiz.

Sevg...

orhan örs 17.1.2011 17:38
" Benim sana genişliğimi sen sanırım yanlış anladın. Ben susmakla korkmadım, sadece muhatap olabilecek bir insan değilsin ondan sustum Maymun."
Senin genişliğin bana mıydı Firari?.. Ben 'ortaya genişsin' diye düşünüyorum oysa.
İnternetizm aşk yazının zoruma gitmesi için, internetist sapıklığının zoruma gitmesi gerekir öncelikle. Oysa zoruma gitmedi. Hatta normal dedim. Suçun sende olmadığını, hatanın imalat hatası olduğunu özellikle belirttim. Konuşma organınla birlikte algı organını da değiştirmişsin anlaşılan.
Önüne gelene yavşamaktan, ağzı kulaklarına, alın yazısı ensesine gitmiş bir İbişten isimler duymak ne acayipmiş. Neyse ki isimler ağıza alınmakla kirlenmiyor. Devap et bakalım....

Hiç bir şey için olmasa bile gülmek yine burda olacağım...

Firari Fırtına 17.1.2011 17:45
İnsanlara yaklaşmak, onları sevmek okumak ve onların emeklerine sahip çıkmak ağız sulanmakmı oluyor? Genişlik öyle senin bileceğin bir şey değildir. Ben defalarca bunu dile getirmeme rağmen asıl sendeki dert nedir bunu anlayamadım. Ben insanları severim sahip çıkarım onları okurum bu benim bileceğim iş. Sen de okuma sahiplenme ne yaparsan yap banane, buda senin sorunun değil midir? Ama bana burda öyle yapma böyle yapma şunu yap bunu yap diyemezsin.

Benim varlığım genelde bırak sanalı, gerçek hayatta bile %5 lik çevremi rahatsız etmiştir hep. Neden biliyor musun? Çünkü ben varken fazla uyanık takılamıyorlar. Niye? Çünkü ben susmam konuşur adamı utandırttırrım. Sanala gelelim, sanal hikayedir ama bu sitede emek verenler var, ben o emeklerin altına yorum yapar yazılarıda okurum. O kadar. O yazıları alıp baskıya göndermiyorum korkma, kitap basma gibi bir durumda yok ortada. Ama senin derdini hala anlamış değilim.

Bende burdayım, hiç bir şey için olmasa da sana gülmek için burdayım.

İşin gcün rastgele, bu konuları bırak Allahına sığın aff dile ve insan gibi yaamına bak. Sanal bir yere kadardır Orhan.

Sevg...

özgül ... 17.1.2011 18:18
Gerçekten helal olsun,ayakta alkışlanacak bir durum,Oysa Firari sana daha iki saat önce söyledim neyin ne olduğunu,hala duruyor mesaj kutumda verdiğin cevap.Ne güzel değil mi?Birini harcamak,arada aşağılamaya çalışmak için çabalamak.Başarınızı alkışlayın,beni ağlattınız.Ama gerçekten kızdığım şey,karekter savaşlarında arada birine oynanması.Helal olsun,tek kelime dahi yazmayacağım artık.

Firari Fırtına 17.1.2011 18:31
Özgül, senlik bir durum yok ortada. Orhan ile atışıyoruz işte. Sen takma kafanı.

Sevg...

orhan örs 17.1.2011 18:32
"bir yere kadar olan sanaldan" saygı-anlayış beklemek niye o zaman Firari!.. Seni daha önce uyardığım halde, bana mesaj göndermek niye!.. Burda esip-gürlerken orda nezaket soytarılıkları niye!.. Aile şirketlerinden bahsetmek ve neresinde durduğunu belirtmek niye!.. Burada her renk giymeyi mağrifet sanırken, orda üstüne çektiğin smokin niye!.. Muhattap olmuyorum derken hem burdan hem ordan salvolar niye!.. Adının ne olduğunu çok merak ediyomuşum gibi, gerilerek yazmak niye!.. Burada söylemeyi kendine yediremediklerini oradan sunmak niye!.. Her derde deva sandığın üç buçuk cümlenin çapı ortadayken bu kadar hokkabazlık niye!.. O bildiğin üç buçuk cümleye yüklediğin gerzek-üstü misyonla başka isimlere bulaşmak niye!.. Daha bir kaç gün önce, sipariş üzerine çöpçatanlık yaparken, şimdi bu imitasyon hareketler niye!.. Neysen o olduğun zaman göreceğin evcil hayvan muamelesinden mi çekiniyosun yüzüne her saniye yeni maskeler takarken.

O mesajla gönderiğin "merhaban" olduğu yerde duruyor. Uğra al onu. Senin ilk mesajına, son olsun demiştim. Son olacak demiştin. Son olsun Firari bu kez. Çünkü öyle olmazsa, o zaman iki de bir diline düşürdüğün "hakaret" kelimesinin gerçek anlamını ve kullanımını göreceksin.


Firari Fırtına 17.1.2011 18:37
Suç bende değil mi? evet evet bende.

Bir maymuna el uzatıp merhaba denir mi?
Aile terbiyesi almamış bir şahsa el uzatılır mı?
Anlayış beklenir mi?
Saygı beklenir mi?
Suç bende ki senin gibi bir çocuğu almış karşıma konuşuyorum. Artık senle muhatap dahi olmam maymun çocuk. Allahı bil diyorum hala maymunluğundan vazgeçmiyorsun. Ne deyim ben sana daha.

Şu saatten sonra yorum yazma, yerini bil haddini bil kendini bil. O mesajı sana atmadım farzet.

Derdin ne ise derdinle uğraş ben hep buralardayım çocuk.

Sevg...

Firari Fırtına 17.1.2011 18:41
Bu arada Orhan....

Özgül ile konuş, ona söyledim anlamadı. Bari sen söyle anlasın. Bana özel mesaj atmasın. Konu ne olursa olsun bana özel mesaj atmasın. O yüreğiyle insanlığıyla yaklaşırken senin bu hayvan tarzın yüzünden kız arada kalıyor. Bari onuda al yanına gidin gideceğiniz yere.

Tamam mı şekerim gülüm maymun çitam orhanım... alkış!...

Sevg...

orhan örs 17.1.2011 18:46
Tam yorum yazılacak saattir Firari. Ailesi tarafından yapıldığına pişman bir bünye olmaktansa, aile terbiyesinden yoksunluk baş tacıdır. Bu arada her terbiye aile terbiyesi değildir. Senin terbiye aldığın eğitim çiftliğinde ki terbiyeyle özellikle karıştırılmamalı.
Ne oldu firari, mesaj yazarken giydiğin smokin sıktı mı yine giymişsin palyaço kıyafetlerini. Öyle olmalıydı zaten, ilke simgeleri, çamur hayatlarda ayar tutmazdı- tutmadı sende de. Derdim sensin ve seninle uğraşıyorum. Anlamadığın kısımları anlamadığın anda sor. Daha çok anlatacaklarım var sana. Kafan karışmasın Fazla...

A'Gül ... 17.1.2011 18:48

Arkadaşlar :
Güzellikle,ilk ve son kez söylüyorum:
YETERRRRRRRRRRRRRRR!

orhan örs 17.1.2011 18:52
Özel mesaj almaktan mı şikayet ediyorsun, ortalığın mesaj kutusu!.. Ağzında, daha önce mesaj yazarken ürettiğin salyalar daha kurumamışken ve o salyalar 15-17 yaqş grubu çocukların üzerine damlarken bu ne cüretkarlık. Bana yazacağın zaman benim ismim geçsin yazılarında bir miktar haysiyet uğradıysa bünyene. Uğramadı diyorsan devam et!..

ayse sever 18.1.2011 23:54
bazıları kuru gürültü yapmayı çok seviyor firari boş ver sen bunlara takma kafanı
gülüp geç
bu ara canları sıkıldı galiba kendilerine oyuncak arayışı içindeler

Firari Fırtına 19.1.2011 14:36
Ayşegül hanım az sakin hele.

Ayşe hanım takma boş şeyleri zaman insan yapar insan olamayanları.

Sevg...

orhan örs 23.1.2011 12:55
Evet Ayşe, kendime oyuncak arayışı içindeyim. Allahtan ben böyle arayışlara girdiğim de, oyuncakçı arayışında olan sen ve benzerlerinle karşılaşıyorum. Böyle güzel denk gelince de, sen sağ ben selamet..

Hele Firari'nin tipe!..

ayse sever 31.1.2011 00:03
orhan benden uzak allaha yakın ol diye bişey duydunmu sen nasıl birisin ya .

herhangi birüye 7.3.2011 18:51
Bu konuda tecrübe kazanmak hoş olmasa gerek.. Anlaşılıyordur zaten. Fakat gördüğüm yada yaşadığım kadarıyla bende oldum diyen o kadar kişiye hitaben; öyle birşey yok. İnan aşk dediğiniz şey yaşanarak varolur, Platoniğide internetide sadece beğeni. Eh gerçi aşk diye birşey de alışkanlıklar üzerineyse ki ben aşk diye birşeye inanmam.Herşeye aşık olunabilir. Ben bu kullandığım pc alana kadar yatıp kalkıyordum hayaliyle... fakat en fazla 1 ayda unutuldu. Sevgininde yaşam süresi varsa bence o süreyi internet ortamından başlatmayın.Tanımaya calışın görüşünü konumunu öğrenin ve beklemeyin.Sadece bir kahve içerek tanışın... İyi veya kötü günlere... Cesaretiniz varsa fırtınaya şemsiyenizi açın . Yoksa geri dönün.

elem yağmur 8.4.2011 15:28
İNADINA YAZIYI ORTADA BIRAKTIM

elem yağmur 8.4.2011 15:39
HADİ SENİ KIRMADIM TAMAMINI OKUDUM

Firari Fırtına 2.2.2012 03:45
Ehh bari tamamını okudun bende bir teşekkür edeyim sana.

Sevg...


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6149
2 Firari Fırtına 4218
3 Mustafa Ermişcan 3402
4 Hasan Tabak 3289
5 Nermin Gömleksizoğlu 2998
6 Uğur Kesim 2900
7 Sibel Kaya 2725
8 Enes Evci 2422
9 Ömer Faruk Hüsmüllü 2356
10 E.J.D.E.R *tY 2212

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1522 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com