umut berker  Mesaj Gönder

Popülerlik
Özgür Roman Sıralaması: 53 Puanı: 846

3 Haziran 2009 Çarşamba 
Başkalarının Hikayeleri...
Okunma: 1741

Hiç yolda giderken yanınızdan geçiveren herhangi biri hakkında düşündünüz mü? Ben bunu çok sık yaparım. Yaşlı bir amca, ilkokul çağında bir çocuk, 20lerinde bir genç, hiç farketmez. Onlara hayat kılıfları uydurur, görüntülerine giydiririm. Sonra bakarım yakıştı mı diye. Mesela dün gördüğüm bebek yüzlü, en fazla 18inde, kolları abartı derecede jilet kesikleriyle dolu genç. Oturmuş ağlıyor olsa o kesikleri birileri zorla yapmış sanırsınız. O kadar masum, çocuksu bir yüzü var ki. Ve giyimi kuşamı da fena değil… Ancak kesiklerini kavlattığını ve yanındaki arkadaşıyla küfürler içeren bir sohbet devam ettirdiğini görünce anlıyorum bu kesiklerin meydana geliş şeklini. Ve hemen kafamda bir senaryo gelişiyor. Despot, dayakçı bir baba, bu despotluğun her anına maruz kalan bir anne, hiçbir yere gelememiş veya uslanıp bir tamircinin yanında işe başlamış en az 2 ağabey ve artık herşeyi kabul edilebilir gören, birinin kendisini beğenip de bu evden, bu işkenceden götürmesini bekleyen, hayata küsmüş, sinmiş, kendi kabuğuna çekilmiş bir abla… Peki ya bu çocuk ne yapıyor? Muhtemelen okulu bırakmış. Bir süre sağda solda sataşabileceği bir şeyler arayacak. Daha sonra ağabeylerinin yolundan gidip bir çırak olacak. Sonunda da beğense de beğenmese de tıpkı ablası gibi bir kızla evlenip babasının annesine yaşattıklarını karısına yaşatacak…

 

Hemen kafamı çeviriyorum. Çabucak unutmaya çalışıyorum bu senaryoyu. Gördüğüm tabloya farklı bir senaryo yerleştirmeye çalışıyorum… Yok, olmuyor. Yakışmıyor. O ara karşı banktaki yaşlı dedeyi görüyorum. Önünden kucağındaki torununu seve seve geçen başka bir yaşlı amcaya hasretle bakıyor. Belli ki torunlarını özlemiş. Sonra gözlerinde bir kasvet, bir acı görüyorum sanki. Kimbilir nerede çocukları, senaryom hızla gelişiyor. Oğlunun evi bırakıp kendi yoluna gitmesini hazmedememiş, bundan dolayı ona sırt çevirmiş, tüm yardımlarından mahsun bırakmış. Çocuk kendi kendine hayatını sıfırdan kurmuş. Tabii babasına ne bir sevgi kalmış içinde, ne bir özlem. Evlendiğinde düğününe bile çağırmamış. Ama o yine de dayanamamış gitmiş… O düğün salonunda oğlunun yüzüne bile bakmadığını, ona sarılacağına gidip de kayınpederine sarıldığını gördüğünde içi acımış, ezilmiş, yerin dibine girmiş… Elinden geldiği kadar hızlı bir şekilde terketmiş salonu… Oğlu onu bir daha aramamış. O aramak istediyse de cesaret edememiş. Çok uzun yıllar önce kaybettiği karısına şikâyet etmiş her gece oğlunu. “Aramıyor, sormuyor”,demiş. Ama bir zamanlar kendisinin de onu aramadığını, sormadığını unutmuş. Unutmak istemiş… Sonra başkalarından duymuş torunları olduğunu. Resimlerini görmüş. Yanlarına gitmek, görmek istemiş, görüşmek istemiş. Ama tekrar gitmeye cesaret edememiş…

 

Başka taraflara bakıyorum, başka başka hikâyeler canlanıyor kafamda. Bu kadar çok hikâyenin arasında yaşarken yazmamak mümkün mü? Hepsini yazmak istiyorum. Anlatmak istiyorum insanlara. Her hikâye anlatılmaya değer çünkü… Hepsi ibretlik. Çevremizde her gün o kadar değerli öyküler dolanıyor ki. Bazen hepsiyle tanışmak istiyorum. Çevirip insanları hikâyelerini dinlemek istiyorum. Sonra oturup yazmak… Keşke bunu yapabilmenin bir yolu olsaydı…


Yorumlar (5)
melek. melek
çok güzel bir yazı... hikaye tadında; hikayeleri çok sevdiğini ne güzel anlatmışsın yaz kardeşim sen yaz biz okuyalım:)) ilk hikayen hala aklımda ve bazılarına ibret olsun diye anlattım bile:))

umut berker
teşekkürler melike... yorumların öyle içten ki, yazılarıma renk katıyor :) her zaman görebilmek dileğiyle...

A'Gül ...

Ben de bunları okurken seni canlandırıyorum kafamda.Yolda yürürken uzun uzun insanları inceliyorsun.Bazen dalıp birine çarpacak gibi oluyorsun,bakıyorsun ki onu da yüzünden öyküler gelip geçiyor.
Belki otobüste,dolmuşta,ya da bulunduğun şehirdeki bir parkta,kendine ayırdığın sıkışık zamanda aklındakiler uçup gitmeden bir kağıt parçasına not alıyorsun.Belki bir defterin var.Belki belleğin güçlü...
Aman Umut.Allah iyiliğini versin.Temiz ve renkli bir ruhun olduğunu düşlüyorum.Düşlüyorum,öyleyse varız.....

umut berker
evet ayşegül, düşlerimiz sürdükçe emin olun varız... :)

Nermin Gömleksizoğlu
Çok güzel anlatmışsın Umut, bu anlattıklarını inan bende yaşıyorum ama sanırım senin kadar güzel anlatmak o kadar kolay değil. yeteneğini geliştir. Sende bu cevher hakim...Hikayelerini bekliyoruz okuyucularının bir kısmı hazır bile...


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6331
2 Firari Fırtına 4392
3 Mustafa Ermişcan 3777
4 Hasan Tabak 3481
5 Nermin Gömleksizoğlu 3146
6 Uğur Kesim 3016
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2884
8 Sibel Kaya 2863
9 Enes Evci 2573
10 Turgut Çakır 2269

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1683 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com